Barielle
Barielle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bitirdim #6


1 Eylül 2012 Cumartesi

Son yazıdan 1 ay sonra karşınızdayım. Bu ay bitenler daha çok tester ürünler. Elimdekiler bitsin istedim...

Saç Bakım Ürünleri


1- John Frieda Frizz-Ease Dream Curls Styling Spray: Çok sevdim ama her gün kullanınca çok çabuk bitti! Alıp özel zamanlarda kullanmak lazım. Köpüğü çok daha ekonomik.

2- Dax SuperGro Hair and Scalp Conditioner: Saçlarım hızlı uzasın diye aldığım bir üründü. Çok da sevdim ve işe de yaradı. Biraz ara verdim. Yine uzatmak istediğimde yine alacağım, şiddetle öneririm!

3- Yves Rocher Nutrition Şampuan: Çok seviyorum ama çok çabuk bitiyor. Nude'a geçtim...

4- Rareblossom Organik Şampuan: Benimki gibi permalı-boyalı, yani yapısı değişmiş saçlara organik şampuanlar iyi gelmiyor. Bu testerı fırçalarımı yıkamak için kullandım. O konuda başarılı; ama saçlarımı çok sertleştirmişti. 

5- Bepanthen Ampul: Yıpranmış saçlarıma her banyo sonrası bir ampulü friksiyon yaparak uyguladım ve gerçekten çok işe yaradı! Aklınızda bulunsun...

Göz Bakımı/Göz Makyajı Ürünleri


1- Opti-Free Lens Solüsyonu: Benim gözlerime en iyi bu solüsyon geliyor.

2- Cosmo Clean Soft Lens: Oksijen geçirgenliği yüksek, ince şeffaf lens. Pek çok marka bende alerji yaptı bu ilkbaharda. Cosmo Clean ile böyle bir sorun yaşamadım neyse ki.

3- Jane Iredale Pudra -Natural: Aslında bu göz makyaj ürünü değil; ama gramajı küçük olduğu için ve mineral yapısından dolayı bir dönem ıslatarak göz altı kapatıcısı olarak kullandım. Düşük kapatıcılıkta bir ürün. Taşlaştığı için kullanamıyorum artık. Sevmiştim; ama çok özel değil bence.

4- Lancome Hypnose Doll Eyes Rimel: Üst üste çok yazısı geldi. 5 ay neredeyse her gün kullandım bu rimeli ve kullandıkça daha da çok sevdim! Yenisini alacakken Duty Free'de Hypnose Star'ı denedim ve bir şans vermek istedim. Kesinlikle tavsiye ederim.

5- Natur Amorel Organik Pamuk: Poitiers'deki marketten almıştım, yapısını çok sevdim. Burada organik makyaj pamukları pek çok markette var artık. Denemekte yarar var.

Cilt/Yüz Ürünleri


1- Clarins Créme Solaire Anti-Rides Visage 50+: Son Lila Kutu'dan çıkan deneme boyu bir güneş koruyucuydu. Alaçatı'da iken kullandım ve bitirdim. Yapısını da çok sevdim! Ama, makyaj altına kullanmadığımdan yağlandırır mı, bilemiyorum. Kokusu, dokusu bence çok iyiydi. Gelecek sene belki bir şans veririm?

2- Avéne Sérum Apaisant Hydratant: Avéne'in serumunu sevmiştim. Ama zaman geçtikçe nemlendirmesini yeterli bulmamaya başladım. Şu an herhangi bir serum kullanmıyorum. Kış gelince duruma bakacağım...

3- ROC Rides Filler: Kırışıklık bakımı için deneme boyu bir gündüz kremi kendisi. Bana fazla yağlı geldi. Kuru ciltler sevebilir.

Banyo/Vücut Ürünleri


1- LCN Chapped Skin Balm: Geçen ayki favoriler yazısında anlattığım gibi, ayaklarım için değil ama ellerim ve tırnaklarım için çok sevmiştim. Yeniden almayı düşünmüyorum. Lush Lemony Flutter çok daha etkili!

2- Fruttini Strawberry Çilekli Duş Jeli: Kokusu ve temizlemesi fena değil. Ama tam boyunu almayı düşünmüyorum.

3- Aldo Vandini Duş Jelleri: Özellikle "macademia-vanille" olanın kokusu nefis, diğer "aloe veralı" olan da çok ferah. Her ikisini de sevdim. Güzel temizliyor ve yumuşak bir cilt bırakıyor.

4- Nivea Calm&Care Deodorant: Minik boyutu nedeniyle bütün seyahat çantalarımın vazgeçilmeziydi. Pudralı, hoş bir yapısı da vardı. Kokusuz. Deorollon sevdiğim için büyük boyunu almam ama bence etkili bir ürün. Denemeye değer.

5- Barielle 60 Saniyede Manikür: Lila Kutu'dan çıkan en iyi ürünlerden biriydi. Gerçekten tırnak çevresini güzel temizleyip yumuşatıyordu. Tam boyunu şimdi değil ama daha sonra alabilirim kesinlikle!

6- Burt's Bees Tırnak Eti Bakım Kremi: Çok sevdiğim bir tırnak eti kremiydi. Şubat başında almıştım; ancak bitti! Fakat, tavsiye üzerine Lush Lemony Flutter'a geçtim. Lush sanki daha etkili...

7- Aura by Swarowski: Lila Kutu'dan çıkmıştı bu tester. Çok ferah, hafif bir koku...

8- Sephora Kremsi Duş Jelleri: Ben denemek amacıyla Fleur d'Orange (portakal çiçeği) ve Thé Vert (yeşil çay) kokulu olanları almıştım. Jellerin yapıları çok güzel, ama kokuları sıfır. Bu benim için büyük hayal kırıklığı. Şöyle güzel, buram buram portakal çiçeği ya da yeşil çay koksa nasıl memnun olurdum... bence almaya değmez.

----------------

Gelecek ay görüşmek üzere!!!







Evde Mükemmel Manikür


14 Nisan 2012 Cumartesi

İki hafta önce Karla Sugar'da bu makaleyi okuduğumdan beri bu konuda yazmak istiyorum. Daha doğrusu, makalenin ufak bir çevirisini buraya aktarmak istiyorum...

Uzunca bir süre dışarıda manikür yaptırıp da tırnak etlerimi kestire kestire rezil ettikten sonra dışarıda manikür yaptırmayı bıraktım. Düzgün bakım ürünleri ile doğru yöntemleri kullanarak evde kendi manikürümü kendim yapıyorum, sonucundan çok da memnunum. Aşağıdaki çeviride de, ünlü el ve tırnak bakım markası Deborah Lippmann'ın Deborah Lippmann'ının manikür adımlarıyla ilgili tüyolarını bulabilirsiniz.


1- Ojeyi Çıkarın: Hepimizin bildiği ilk adım. Ben Oversa'nın Besleyici Yağlı asentonsuz oje çıkarıcısını  (No.1) kullanıyorum. Genelde, el kremimle birlikte Amadea'nın sitesinden alıyorum. TIK TIK. Bu asetonu çok seviyorum; çünkü, hem en koyu renk hatta kırmızı ojeyi bile bulaştırmadan çıkarıyor, hem de tırnaklarımı pürüzsüz bırakıyor.

2- Törpüleyin/Şekil Verin: Tırnaklarınızı, aşağıda görüldüğü gibi, avuç içinize doğru parmaklarınızı büküp tırnaklarınız size bakacak biçimde hizalayın (fotoğrafta hizalı değil, evet...) ve törpüleyin. Böylece, hepsi aynı seviyede olacaktır. Ben genelde kağıt törpü (No. 2) kullanıyorum ve çok memnunum. Cam törpüler için daha iyi diyorlar; ama, henüz denemedim.


3- Pürüzsüzleştirin: Bu iş için dikdörtgenler prizması biçiminde törpüler var. Ben, börülcemin bana getirdiği H&M törpüyü kullanıyorum (No. 3). 1. ve 2. yüzeyi tırnağın üstündeki kusurları törpülemek için. 3. yüzey tırnak yüzeyini pürüzsüzleştiriyor, 4. yüzey de parlatıyor. Haftada 1 kez kullanılması öneriliyor. Ben bu işlemi çok seviyorum çünkü tırnak yüzeyini gerçekten sağlıklı ve ojeye hazır hale getiriyor.

4- Kütikülleri (Tırnak Etlerini) Giderin: Bir çok markanın kütkikül giderici ürünü var. Ben Sally Hansen 15 saniyede tırnak eti giderici (No. 4) ürünü kullanıyorum. Bu ürünü tırnak diplerine U şeklinde sürüp 15 saniye bekliyorsunuz, daha sonra tırnak eti itici alet (No. 5) ile itiyorsunuz. Bu işlemden hemen sonra elleri ılık sabunlu su ile yıkamak gerekiyor. Ben Sally Hansen'in ürününü sevdim. Güzel, temiz bir sonuç alıyorum. Haftada 2 kez kullanılabiliyor. 

Tırnak etlerini, şeytan tırnağı değilse, kesmeyi asla önermiyorlar. Ayrıca, tırnak eti giderici bir ürün kullanmadan tırnak etlerinin itilmesini son derece zararlı buluyorlar! Aklınızda bulunsun...

Deborah Lippmann, tırnak kenarlarındaki kalın deriyi de aşağıdaki şekilde görebileceğiniz bir pense yardımıyla giderebileceğinizi söylemiş. Ben bunu kullanmıyorum, Sally Hansen'ın ürününü 1 dakika bu sert kenarlarda bekletiyorum (kutunun üstünde bu şekilde yazıyor) ya da Barielle'in 60 Saniyede Manikür ürünüyle (No. 11) yumuşatıyorum. 

Fotoğraf: Karla Sugar

5- Nemlendirin: Bu aşamadan sonra, vaktiniz varsa, kütkülleri bir tırnak yağı ile, ya da bakım balmı gibi bir ürünle nemlendirip ellerinize güzel bir kremle masaj yapıyorsunuz. Kütikülleri nemlendirmek için ben Burt's Bees tırnak bakım kremini (No. 6) kullanıyorum. Aslında bu kremi her gece yatarken tırnaklarımın kenarına sürüyorum. Hem çok güzel kokuyor hem de güzel yumuşatıyor. Yağ isterseniz de, Sephora'nın lavantalı kütkikül yağını önerebilirim. El kremi olarak da, Aldo Vandini'nin Makademya Fındığı ve Vanilyalı kremini (No. 7) kullanıyorum. Yalnız, bu aşamadan sonra hemen oje sürecekseniz, tırnak yüzeyindeki, tırnak etindeki ve tırnağın içindeki kremleri asetonla hafifçe temizlemeniz gerekir; çünkü, yağlı tırnak yüzeyine oje sürmeye çalışmaktan daha zor bir şey olamaz.

6- Oje Sürün: Deborah Lippmann 2 kat tırnak primeri, basecoat, 2 kat oje ve topcoat öneriyor. 
Ben:
- Tırnağımdaki soyulmaları engellemek için Sally Hansen Miracle Cure (No. 8) (en alt kata, henüz etkisini konuşmak için erken... ama verdiği parlaklık muhteşem. Şahane bir parlak topcoat da olur).
- Tırnak yüzeyini pürüzsüzleştirmek ve ojenin rengini daha iyi alabilmek için Butter London Nail Foundation  (No. 9) (işte bu ürün muhteşem, en kısa zamanda yazısı gelecek).
- Oje (Butter London'dan beri tek kat yetiyor genelde)
- Seche Vite Dry Fast Top Coat (No. 10) (hakkında çok yazıldı, çizildi... ama yazılan her şeyi hakediyor. Bir kere tırnağa çok güzel bir parlaklık veriyor. Ve ojeyi çok çok hızlı kurutuyor. 1 dakika içinde en kalın katlı oje bile kuruyuveriyor. Ve de, tırnağın sert cisimlerle çizilmesini ve ojenin bozulmasını engelliyor. Daha ne istersiniz ki bir topcoat'tan?)
kullanıyorum.

Ve bu 6 adımın sonunda muhteşem görünen tırnaklara kavuşmuş oluyorsunuz!

Okuması, uygulamasından daha uzun sürüyor... Bilginize :) Kolay gelsin!







Mart Ayı Lila Kutu


20 Mart 2012 Salı

Son ulaşan kutulardan biri de benim kutumdu sanırım :) Çıkan ürünlerle ilgili bloglarda genel bir memnuniyetsizlik vardı. Geçen ayki Inglot sürprizinden sonra normal bence. Bu yüzden çok beklentim yoktu. Ama, kutuyu açıp da ürünleri inceleyince, epey hoşuma gitti bu ayki kutu!

Kutudan çıkan ürünler böyle... Cosmed, Max Factor, Oxyload, Barielle ve Rausch her kutuda olan ürünler. Fresh Line, Caudelie ve PCO kutulara farklı konulan ürünlermiş. Lila Kutu, sitesindeki Mart ayı videosunda ürünleri ve kutuları tek tek tanıtıyor. 5 farklı kutu gönderilmiş bu ay. Yalnız bence, 5. kutuyu alanlar hiç memnun olmamış olabilirler; ve haklılar da. Bana da bu kutu gelse, ben de çok bozulurdum (ki Vanilya Club üyeliğimi dondurmamın nedeni buydu). Çünkü diğer 4 kutuda 8 ürün grubu varken, 5. kutuda 7 ürün grubu var... Kutular hazırlanırken bu tür durumlara hassasiyet gösterilmesi önemli.  Çünkü herkes aynı ücreti ödüyor.

Benim kutumdan çıkan ürünlerle ilgili ilk izlenimlerim ise...

Freshline markasını merak ediyordum, pek çok ürününü deneme fırsatım olacağı için memnunum. Yalnız bu ara evde öyle bir tester kirliliği var ki, sıraya sokup sistematik bir şekilde ele almam lazım. Bu yüzden, hemen açıp bakmadım...

PCO plasenta yüz maskesinin çıkmasına çok sevindim, bu markayı çok merak ediyordum. Üstelik, çok özel bir ürünü deneme fırsatı vermiş olmaları da harika! Göz için olan maske çıksa çok daha memnun olurdum; ama, Sayın Ayşenur Yazıcı'nın önerisiyle göz maskesini de kendim aldım... her iki maskenin de ayrı yazısı gelecek. 

Bu kutunun flash ürünlerinden biri bence Barielle 60 Saniyede Manikür. Dün gece, artık neredeyse nasırlaşmış tırnak etlerime uyguladım ve sonuç: 1 dakikada pürüzsüz bir görünüm! Gerçekten etkisi gözle görülebiliyor, tırnak çevresindeki ölü deriyi anında temizleyip elleri daha yeni manikür yapılmış gibi gösteriyor! Fotoğraflarla ayrı bir yazıyı hak ediyor!

Caudalie, paraben içermeyen, hem yüz hem de göz için temizleyici. Dün kullandım; az bir miktarı yetiyor, çok nazikçe temizliyor, gözü yakmıyor. Bittikçe alacağım bir ürün değil belki; ama, sevdim. Seyahatler için iyi olacak!

Cosmed selülit kremi ve serumu bence, kutunun en gereksiz iki ürünü. Geçen seferki tüy azaltıcı losyon ve serum için ne yazmışsam aynıları bu ikili için de geçerli. Bu kadar ufak gramajla hiçbir şey test edilemiyor ne yazık ki. Bence Cosmed yerine bir tane daha makyaj ürünü olsaydı kutuda, 10 üzerinden 10 alabilirdi benden :) Sevgili Lila Kutu, rakipleriniz "Lancome mu verelim Chantecaille mi?" diye soruyor; bilginiz olsun!

Rausch'un kepek önleyici şampuanını baba horoza devrettim. Bende kepek sorunu yok. Kendisi kullandıktan sonra yorumlarımızı yazarız...

Oxyload kremin yoğun oksijen verme ve dolayısıyla ciltteki yara izlerini, akneleri ve bazı cilt kusurlarını iyileştirme gibi bir iddiası var. Ben gece kremi niyetine kullanmaya karar verdim. Tek kusuru, kokusu gerçekten hiç hoş değil (ama, ozon sonuçta, ne bekliyorum ki?)... sonuçları yazarım.

Ve son olarak, Max Factor Color Elixir ruj, 510 English Rose. Aslında rengi çok güzel görünüyor; ama, benim dudağımda pembesi hiç iyi durmadı. Yapısı güzel, dudaklara hoş bir yumuşaklık veriyor. Keşke farklı ten renkleri için farklı renkler seçilseymiş, daha iyi olurmuş. 

Mart ayı böyle geçti... Ben bu kutuyu neden sevdim? Bir çok bilmediğim markayı ve merak ettiğim ürünleri deneme fırsatım oldu. Ürünlerin hepsi parabensiz, içerikleri kullanıcı dostu. Ve de sadece "duş jeli, vücut losyonu, el kremi" vermek yerine plasenta maskesinden yoğun oksijen kremine, manikür tuzundan makyaj temizleyiciye geniş bir yelpaze sunmuşlar. Bu gerçekten hoşuma gitti! 

Sonuçta bu kutuların amacı tam boy ürün vermek değil, bizi yeni markalarla tanıştırmak. Ama burada önemli bir nokta var: kutudan çıkacak ürünleri almamız için, verilen miktarların ürünün performansını göstermeye yetecek olması gerekiyor. Ama, arada kutudan çıkan makyaj ürünleri kullanıcıları kesinlikle daha bir çekiyor, orası kesin!

Bu arada, Lila Kutu Blog'a hiç baktınız mı bilmiyorum; ama, Ayşenur Yazıcı orada herkesin sorularını tek tek ve ayrıntılı biçimde yanıtlıyor! Üstelik yalnızca ticari ürün önermiyor, Lila Ekran'da tariflerini verdiği doğal maskelere ya da kremlere de yönlendiriyor. Lila Kutu'nun bu uygulamaları oldukça hoşuma gidiyor açıkçası. Üstelik, iletişim konusunda çok nazik bir ekibi var. Bu ayki kargo aksaklığı nedeniyle Twitter'dan serzenişte bulunmuştum, hemen cep telefonumdan arayıp bilgi verdiler. Kendilerine bir kez de buradan teşekkür ediyorum...

Lila Kutu'yu siz de her ay almak isterseniz, Lila Kutu'nun Kutu Sayfasına tıklayıp abone olmanız yeterli. Nisan kutuları bitmiştir; ama, Mayıs'ta sizin kapınızı da mor bir kutu çalabilir...








© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.