Lancome
Lancome etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Lancome Monsieur Big Mascara


18 Eylül 2019 Çarşamba

Lancome maskaraları hep çok sevmişimdir! Monsieur Big de ilk çıktığında epey ilgimi çekmişti; ama, almaya sıra gelene kadar doğumgünümde sevgili patronum bana hediye etti 💕 Nisan ayından beri kullanıyorum bu maskarayı ve ancak yazabiliyor olmam çok ayıp. Ama en azından Sephora'nın %20 indirimine denk getirdim; beğendiyseniz almak için doğru zaman olabilir.


Lancome Monsieur Big Mascara hafif tombul ve metalik pembe detaylı bir ambalajda geliyor. Ana hedefi kirpiklere hacim vermek olan bu maskara 12 kata kadar hacim ve 24 saat kalıcılık vaad ediyor. 



Bu maskaranın tek rengi var: 01 Big is the New Black :) Gerçekten de simsiyah bir maskara ve kirpikleri çok güzel boyuyor. 



Maskaranın fırçası kıl yapıda, uzun ve hafif hacimli. Kılları spiral ve sık yerleştirilmiş. Normalde benim anlaşamayacağım türden olsa da, bu sefer beni şaşırttı ve kirpiklerimi hem çok güzel kavradı, hem de vaad ettiği hacmi kesinlikle verdi! Belli bir miktar uzattığını ve gayet güzel kıvırdığını da söylemeliyim. Tüm gün de kirpiklerim bu kıvrımını korudu.



Gün içinde çok ufak dökülmeler yapsa da, akma ve bulaşma asla yapmayan bir maskara. Kirpiklerimi biraz sertleştiriyor; ama rahatsız edici boyutta olmuyor. Uygularken fırçası nedeniyle illa ki göz kapağıma bulaştırsam da, çabuk kuruduğu için bir kulak pamuğu ile rahatça temizleyebiliyorum. Aşağıdaki fotoda önce tek, sonra iki kat uygulanmış halini görebilirsiniz. Üçüncü kata hiç ihtiyaç duymuyorum. Ayrıca tek katta da bu hacmi elde etmek için hiç uğraşmam gerekmiyor; çok hızlı sonuç alabiliyorum. 


Performansı ve verdiği hacim nedeniyle en en en sevdiğim maskaralar sıralamasına liste başından giren bu maskarayı Sephora'dan ya da Sevil gibi mağazalardan alabilirsiniz. Kullanım ömrü 6 ay ve ben neredeyse 6 aydır kullanıyor olmama rağmen kuruma emaresi de göstermedi. Dolayısıyla 195 TL'lik fiyatının hakkını verdiğini düşünebiliriz (Lash Paradise en fazla 3 ay kullanılabiliyor ve indirimsiz fiyatı 100 TL'ye yaklaştı). Şu an Sephora'da indirim de var, aklınızda bulunsun!










Lancome Skin Feels Good Hydrating Skin Tint Healthy Glow SPF 23 PA+++ (010C Cool Porcelain) || Renkli Nemlendirici SPF 23 PA+++ (010C Cool Porcelain)


1 Temmuz 2018 Pazar

Daha önce bahsettiğim "hafif fondöten arayışım"da Shiseido faciasına uğradıktan sonra, gözümü bu sefer çok beğendiğim ve güvendiğim blogger ve makyaj artisti Merve Dalgıç'ın ve Allana Davison, Samantha Randhval gibi Youtuber'ların (en sevdiklerimin Kanadalı olması bir tesadüf müdür acaba??) memnun kaldığı Lancome Skin Feels Good renkli nemlendiriciye diktim. Sevgili Merve de ürünle ilgili sorularıma çok samimi yanıtlar verip beni doğru yönlendirince, bu sefer doğru ürünü almış oldum! Zaten sanırım şimdiye kadar Lancome'un ten ürünlerinin hiçbiri beni yanıltmadı; en favori fondötenlerim hep Lancome'dan oldu).



Lancome Skin Feels Good, makyaj-cilt bakımı hibridi, SPF 23 PA+++ (yani geniş spektrumlu güneş filtresi) içeren bir renkli nemlendirici. Orta kapatıcılığa sahip (evet, bir renkli nemlendiriciye göre gerçekten yüksek kapatıcılığı var) bu ürün cildi renklendirirken ışıltılı bir görünüme kavuşturma ve içeriğindeki bitkisel kaynaklı gliserin ve hyaluronik asit ile cildin bakımını yapma iddiasında. Düzenli kullanımda cildin neminin %50 artacağı ve yorgunluk izlerinin görünümünün %25 azalacağı da belirtilmiş. 30 mL'lik, pompalı plastik ambalajda sunulan bu ürün tamamen su bazlı (yağsız) ve paraben içermiyor. İçerik listesini aşağıda bulabilirsiniz. 




Ürünün Türkiye'ye 4 rengi gelmiş olsa da, yurt dışında benim gördüğüm kadarıyla 11 renk seçeneği mevcut. Bendeki tüm serinin (11 rengin) en açık rengi 010C Cool Porcelaine. Pembe alt tonlu bir fildişi rengi. Benden bir ton daha açıksanız (MAC Studio Fix fondöten için rengim NC15-NC20 arası -15'e daha yakın; referans almak isterseniz), kullanabilirsiniz. Çünkü ben sürdüğümde bir tık açık kalıyor ama ben o "daha beyaz ten" görünümünü bu ara sevdiğim için özellikle bu rengi aldım. Ama Blana ve Zeynuş'a -önceki tecrübelerimizden referansla- en açık renginin bile koyu geleceği kesin. 



Yapısı krem-losyon arası olan ürün orta kapatıcılığa sahip. Sık kıllı bir fırça ile tampon hareketlerle uygularsam bir tık daha kapatıcı, parmaklarımla uygularsam biraz daha hafif ve daha parlak duruyor. Cilt üzerindeki duruşu ise, oldukça aydınlık. Kuru ve pütürlü bir görünüme asla neden olmuyor ve çok çok canlı, içten ışıldayan bir sonuç veriyor. Bu arada, nemli bir iklimde ben bile pudra kullanma ihtiyacı hissedebilmişken, Ankara gibi nemsiz bir şehirde pudrasız kullanabiliyorum (sonuç hala aydınlık bir ten). 



Benim en sevdiğim uygulama şekli, Samantha'nın şuradaki videosunda uyguladığı gibi, elimin üstüne bir pompa ürünü alıp, sık kıllı ve düz bir fırça ile yüzümün ortasından başlayarak yanlara doğru yayarak uygulamak. Böylece en yüksek kapatıcılığı cildin daha sıkıntılı (kızarık) bölgelerine verip, daha sakin yerelere daha az ürün bırakarak doğal ama düzgün bir ten makyajı elde etmek mümkün. Ekstra kapatıcılık isteyen bölgeler için minik kapatıcı dokunuşlarıyla "kendi teniniz ama daha iyisi/your skin but better" bir görünüm yakalayabilirsiniz. Bu yöntem, cildinizde sorun olsa da, olmasa da uygulanabilir bir yöntem. Hatta, Samantha'nın dediğine göre, yoğun akneleri varken, bu şekilde hafif ten ürünü+noktasal hafif kapatma ile cildinin çok daha iyi göründüğünü fark etmiş. Zira kalın ürünler, yoğun kapatıcılar ilk anda iyi dursa da, sonrasında cilt bunları kustuğu için çok daha kötü bir görünüme neden oluyor. "İhtiyacınız neyse onu kullanın, ama çok daha az kullanın" diyor Samantha :)


Kalıcılığı ise hafif yapıdaki bir ten ürününden beklenmeyecek kadar iyi. İş gününün sonunda cildime baktığımda hala aydınlık, canlı, ışıldayan bir cilt görüyorum ki bu 8 saatini bilgisayar başında geçiren biri için şahane! Burun kanatlarımda (en problemli bölgeler) hafif toplanmalar olsa da, genel anlamda cildimde parçalanmadan, oksitlenmeden, çok çok iyi duruyor. Budapeşte'de 30 derecede 7-8 saat gezdiğim bir günün sonunda bile çok hafifçe silinmeye yüz tutmuştu. Performans olarak oldukça etkileyici bana kalırsa. 


Cilt bakımı etkileri hakkında ise, 2 aydır kullanıyorum ama vaat ettiği etkileri gözlemlemedim. Zaten benim için ten ürünü bakım yapmasa da olur, cildimde düzgün dursun yeter. Şu anda geniş spektrumlu güneş koruyucu içermesi yeterli (hoş, kullandığım miktara bakılırsa o koruyucudan yararlanma ihtimalim çok düşük ama olsun). Bu ürünle ilgili iki sıkıntım var: BHT içeriyor (ve benim hassasiyetim var) ve Lancome hayvan deneyi yapan bir marka. BHT konusunda, çıkan ufak tefek sivilceleri görmezden gelmeye çalışıyorum çünkü gerçekten ürünü çok sevdim. Ama hayvan deneyi nedeniyle bitince ne yazık ki yeniden almayacağım...


Pek çok seçkin kozmetik mağazasından ve Lancome Online Satış Sitesi'nden 139 TL'ye alabileceğiniz bu ürünü benim gibi hafif kapatılmış, doğal ve aydınlık duran bir cilt görünümünden hoşlanan herkese (ama özellikle cildi nemsiz ve donuk olanlara) öneririm!







Viyana Kozmetik Alışverişi: Nereden, Ne Alınır ve Benim Seçimlerim!


29 Mayıs 2017 Pazartesi

Bu yazıyı bekleyen arkadaşlarım olduğu için fazlaca gecikmeden yazmak istedim; ama, umarım bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmam... Açıkçası giderken kendime epey bir bütçe ayırmıştım kozmetik alışverişi için; fakat, her yurt dışı seyahatimde olduğu gibi iş satın almaya geldiğinde mantığımın devreye girmesi, "çekmecemde unutup gideceğim bu ruja bu parayı vereceğime iki müze daha gezer, adam gibi restoranda yemeğimi yerim" anlayışım, çok sevgili döviz kuru (1 Euro 4 TL arkadaş, yatarak mı kazanılıyor o para??), almayı düşündüklerimin bir kısmını bulamamak ve tabii bir de "kabin boy valizle seyahat etme zorunluluğu" -ki bence bu kötü bir şey değil- nedeniyle öyle aşırının aşırısı alışveriş yapmadan ülkeye geri döndüm. Parça sayısı olarak fazla görünebilir; ama, hepsi drugstore olduğu için tane başına pahada oldukça hafif şeyler buldum ve attım sepete. 


Viyana'da nereden, hangi caddelerden alışveriş yapılır diye başlayalım... Tabii ben tamamen kozmetik alışverişine odaklı yazacağım; zira, 1 Euro 4 TL iken, tekstil cenneti ülkemizdeki ucuz ve kaliteli kıyafetleri bırakıp da Viyana'dan üst baş almaya kalkmadım haliyle. 5. Viyana'daki Mariahilferstrasse en uzun ve meşhur alışveriş caddelerinden. Burası, İngilizler'in deyimiyle "high street" markaların olduğu, yani hem uygun fiyatlı, hem de nispeten daha yüksek ama hala ulaşılabilir fiyatlı mağazaların bulunduğu, her keseye hitap eden bir cadde. Binaları, cafeleri, mağazaları ile çok estetik ve gezmesi de çok keyifli. Daha havalı bir yerden alışveriş yapmak isterseniz, Karntnerstrasse ve Grabenstrasse sizin için uygun. Louis Vuitton, Prada, Chanel, Yves Saint Laurent ve daha pek çok ultra lüks mağazanın bulunduğu, 1. Viyana'da, şehrin tam göbeğinde, tarihi merkezinde yer alan, tarihi dokusuyla da insana kendini harika hisseden bu iki caddede bir şey almasanız bile, gezmek büyük keyif. Karntnerstrasse, Graben'e göre nispeten daha uygun alternatifleri de barındıran bir cadde. Bu arada hemen belirteyim, Viyana'da Cumartesi günü mağazalar en fazla 19:00'a kadar açık ve Pazar günleri hiçbir mağaza açık değil. Buna marketler de dahil... Hiçbir market ve mağazada alışveriş poşetini kendiliğinden vermiyorlar; poşet isterseniz satın almak zorundasınız (çünkü sözde değil, özde çevrecilik bunu gerektirir!). Cadde-sokak değiğl de AVM gezmek isterseniz, havaalanından gelen trenin istasyonu bulunan ve son gün alışverişi için harika bir seçim olan Wien Mitte, Viyana'nın en büyük AVM'lerinden, Tuna kıyısına yakın Donauzentrum ve Ringstrassen Galeries iyi seçenekler. Ben bunlardan yalnızca Wien Mitte'ye gittim, küçük ama fonksiyonel mağazaların bulunduğunu söyleyebilirim (kozmetik açısından dm ve Müller var mesela). 

Karntner ve Graben kesişimi

Kozmetik kısmına gelirsek, öncelikle söylemeliyim ki, highend kozmetik markaları açısından Viyana bence kısır bir şehir. Türkiye'deki markalardan farklı olarak ArtDeco, IsaDora (fiyatlara bakarsanız high end bence) ve Anastasia Beverely Hills'in belli ürünleri var. Viyana'da Sephora yok; high end kozmetik mağazası olarak Douglas ve "department store" diyebileceğimiz çok katlı büyük mağazaların (Müller ve Steffl gibi) kozmetik bölümleri var. Douglas mağazaları en az buradaki -merhum- Douglas'lar kadar sevimsiz (sizi bilmem; ama, ben hiç sevmezdim, alışveriş yapıp yapmadığımı bile hatırlamıyorum). Sırf Zoeva var diye her gördüğüm Douglas'a daldım. Bu arada, Douglas'ın online olmayan mağazalarında yalnızca fırçalarının satıldığını biliyordum; ama, seçenekler aşırı kısıtlıydı, fırça setleri yoktu, yalnızca klasik siyah seri fırçalar vardı; hiç memnun olmadım... Sırf meraktan, ve sonrasına referans olsun diye merak ettiğim iki Zoeva fırçayı aldım, o kadar. Viyana Havaalanı'nın Duty Free'si de son derece başarısızdı. Dolayısıyla dönüşte de Ankara'dan Lancome Matte Shaker'ımı (270 numara) kaparak high end alışverişimi tamamladım.

ArtDeco standı

High end kozmetiğin tam aksine, drugstore ve "naturkosmetik/doğal kozmetik" markaları açısından ise tam bir şenlik Viyana! En ünlü iki drugstore meşhur "dm Drogerie Markt" ve BIPA. Ayrıca, yukarıda bahsettiğim Müller mağazalarının kozmetik reyonu da inanılmaz büyük ve özellikle drugstore markalar ve naturkosmetik açısından tam bir cennet! Zamanımız kısıtlı olmasa, Müller'de saatlerimi geçirebilirdim... Satılan her markadan ayrı ayrı bahsetmeye kalkarsam bu yazıya sonsuzluğa uzayabilir. Onun yerine benim en ilgimi çekenlerden bahsetmek istiyorum.

Viyana kozmetik alışverişi

dm Markt'a özel markalar tabii ki doğal kozmetik markası Alverde, Türkiye'den de tanıdığımız fakat bizdekinin 3'te biri fiyatına satılan Nonique, ve dm'nin kendi markası olan ve Kübiş sayesinde tanıdığım Trend It Up! Bunun yanında Weeleda, Lavera, bildiğimiz diğer tüm cilt bakım markaları, Rimmel London'ın Alman markası Manhattan, She, Ebelin, ve ülkemizde de bulunan Catrice, Max Factor, L'Oreal, Maybelline, Essence dm Markt'ta satılan diğer markalar. BIPA ise kendi markası olan Look'a sahip ve Essence'in de bu drugstore'a özel satılan bazı ürünleri mevcut. Özellikle Look'un ojelerini sevdiğimi söylemeliyim. Ayrıca burada, dm'deki markalara ek olarak Gosh ve the Balm da satılıyor (fiyatlar Türkiye'nin 2-3 katı). BIPA'da naturkosmetik pek dikkatimi çekmedi, bu anlamda dm Markt çok daha önde. 

dm Drogerie Markt'ta Trend It Up standı

Müller ise ayrı bir dünya!!! High end markalarla başlayan kozmetik reyonu high street ve drugstore markalarla devam edip naturkosmetik ile bitiyor. dm Markt ve BIPA'daki markalara ek olarak burada Art Deco, Makeup Factory, Sleek, the Balm, Hypoallergic, ve doğal kozmetik kısmında ise Sante, Korres, Lavera, Burts Bees, Primavera gibi markalar göze çarpıyor. Doğal cilt bakımı markalarının neredeyse hepsinin renkli kozmetik standları da mevcut, keşke Türkiye'de de olsa (ya da olanlar azıcık uygun fiyata satılsa) diye düşünüyor insan. Kabin valizle gidip dönme zorunluluğum olmasa mesela, cilt ve vücut bakımı ürünü doldurup gelmiştim Türkiye'ye, o konuda şüphem yok! Alman ekolünden olmayan markaların fiyatları bana pahalı geldi; ama, Alman markası olanlar oldukça uygun (Nonique, Lavera, Nivea gibi). Dolayısıyla ben de alışveriş tercihimi Alman markalarından yana yaptım.


Şimdi bu kadar uzun bir girizgahtan sonra neler almışım bakalım mı? Yukarıda da bahsettiğim gibi, Douglas'tan yalnızca Zoeva fırçaları aldım. Meşhur 228 Crease Brush ve 101 Luxe Highlighter Brush iki tercihim oldu. Biraz daha yumuşak hayal etmiştim Crease Brush'ı, ama görevini yerine getiriyor. Highlighter fırçası ise çok pigmentli aydınlatıcıları daha hafif uygulamak için uygun sanki. Ya da kontür yapmak için... onda çok umduğumu bulamadım sanki. Diğerleri de bu performansta ise, setlerini almayı pek düşünmüyorum. 101 Luxe Highlighter Brush 16,99 € ve 228 Crease Brush 9,99 € idi. Diğer fırçalarına da çok baktım; ama, hem elimde çok fırçam olduğundan, hem de daha sonra set olarak alabilme ihtimali daha ekonomik geldiğinden bu kadarla bıraktım.


dm Markt en çok alışveriş yaptığım mağaza oldu. Öncelikle Alverde'den daha önce internetten belirlediğim ürünleri aldım. Şeffaf kaş maskarası (3,95 €) ve Suger Lip Scrub (2,45 €) ihtiyacım olan iki üründü. Bio-Wildrose Yüz Yağı'nı hem içeriği, hem de uygun fiyatı nedeniyle (3,45 €) kışın kullanmak üzere aldım. Tek kullanımlık maskeleri pek sevdiğimden yine deneme amaçlı Bio-wildrose ve Bio-sheabutter içerikli nem veren yüz maskelerinden (2'li maskelerin tanesi 0,95 €) ve saç için 5in1 BB Bio-mandöl ve Bio-argan içerikli saç maskelerinden (1,25 €) aldım. Saç maskesinin yarısını dün kullandım ve bayıldım!!! Bu kadar temiz içerikli ürünlerin fiyatlarının bu kadar uygun olması beni aşırı mutlu etti! Evde kocaman bir çekmece dolusu yedekte bekleyen cilt, saç ve vücut bakım ürünüm bulunmasaydı, dm'nin Alverde reyonunu böyle kolumla süpürmek suretiyle sepete doldurmuştum! Cilt bakımından devam edersek, daha önce çok severek 2 tüp bitirdiğim Nonique Avokadolu Göz Çevresi Kremi'nin fiyatının 5,95 € olduğunu görünce almadan edemedim (yani göz çevresi kullandığım ve bitirdiğim bir şey neticede). Renkli kozmetik olaraksa Trend It Up'tan matte ruj -Velvet Sense Lipstick Pen 010 (3,25 €) ve bir izleyicimin önerisiyle mürdüm renkli bir göz kalemi aldım -Contour&Glide Kajal 020 (1,95 €). Catrice'in Avrupa pazarına yeni giren ojelerinin normalde tanesi 2,95 €, ancak, promosyon olarak bu mani-pedi setlerini çıkarıp aynı fiyata satışa sürmüşlerdi. Ben de bu tatlı ikiliyi aldım (10 Rosywood Hills ve 38 Honeymoon is Coming Soon). Yalnız tek katta bile örtücü ve yapısı şahane! Buraya gelirse kapın derim! Son olarak dm'den methini duyduğum Ebelin fırçaların Flat Kabuki'sini görünce dayanamayarak attım sepete. H&M'in benzer fırçasını bulamadığımdan içimde kalmıştı; krem ürünleri de çok iyi dağıtıyormuş, iyi ki almışım dedim (6,95 €). Aldıklarım çok olduğu için, işe giderken yemek koyabilirm diye düşünerek de bu kız çocuk alışveriş çantasını alıp elimdekileri yerleştirdim (0,75 €). Dediğim gibi, çok daha fazla şey alınabilirdi; ama, hem merakımı gidermek açısından bu kadarı yeterli geldi, hem de daha fazlasına gerçekten ihtiyacım yoktu...


BIPA'dansa daha çok Essence ağırlıklı alışveriş yaptım. Essence fiyatları Türkiye ile aynıydı. Fakat buraya gelmeyen ürünlerini beğenince almak istedim. Essence'in 15. yılı nedeniyle çıkan Live Laugh Celebrate serisinden içinde boncuklar olan 4'lü palet (1,45 € -bunun 8'lisi 1,95 € idi ve son gün alacaktım; unuttuğuma aşırı pişmanım), bir refill highlighter (1,45 €) ve bir de refill allık (1,45 €) aldım. Paletler için "BIPA'ya özel" yazıyordu, gerçekten de dm'deki Essence standında görmemiştim. Ayrıca Metal serisi rujlardan da daha önce Essence Cosmetics'in Instagram Story'sinde görüp beğendiğim 01 Iron Maiden rengini aldım (2,95 €). BIPA'nın kendi markası olan Look'un standı da ilgi çekiciydi; ama, gözüm asıl Metal Vision ojelere takıldı. Models Own'a benzettiğim ve bir türlü indirimde bulamadığım oje renklerinden bir rose gold olan 030 Bubble Trouble'ı görünce tabii ki denemek için aldım (2,45 €)! Sürümü pek çok metal ojeye göre daha başarılı çıktı, keşke oradayken deneyip bir iki rengini daha alsaymışım demedim değil. 


Son olarak, Müller mağazasının kozmetik bölümünde en çok Art Deco'yu inceledim; ama belki havaalanında da vardır diye almayı erteledim (yoktu tabii ki; ve zaten duty free'si rezaletti). Halbuki yaz koleksiyonundan çıkan aydınlatıcılarını çok çok beğenmiştim. Fakat, 24,5 € idi ve evde aydınlatıcı doluyken bu kadar harcama yapmak istemedim. Aklımda kaldı mı? Kaldı! Olsun mu? Olsun :) Art Deco'dan daha uygun fiyatlı ürünlere yöneldim ben de. Organik kozmetik markası Lavera'nın renkli kozmetik standını incelerken fiyatlarının bize göre çok çok uygun olduğunu gördüm ve hem rengini, hem de yapısını çok beğendiğim Beautiful Mineral Eyeshadow 03 Latte Macchiato rengini aldım (3,49 €). Diğer markalardan da en çok ilgimi çeken sade tasarımları ve çok pigmentli, adıyla müsemma hipoalerjenik ürünleriyle HYPOAllergenic oldu. O kadar çok ürününü mıncırdım ki, anlatamam! Aslında tüm standı alabilirim gibi hissetmedim değil; fakat elimdeki makyaj malzemelerini düşünerek, yine en çok kullanabileceğimi düşündüğüm tek ürünü, Stick Eyeshadow -Taupe kalem farı aldım yalnızca (6,45 €). Son olarak da, Türkiye'de satışı artık bulunmayan ve piyasaya sürülmediği için benim ve annemin karalar bağladığı, alüminyumsuz ve alkolsüz olmasına karşın zerre ter kokusu hissetmemenizi sağlayan Nivea'nın şahane Pure&Natural Roll-on'unu görünce gözlerim yuvalarından fırlayacaktı adeta! Ben Nivea bu çeşidi toptan piyasadan kaldırdı sanıyordum, meğer yalnızca Türkiye'ye gelmiyormuş. Nedenini anlamak imkansız!! Fiyatı da 1,79 € (şaka gibi) olunca, kendime 2, anneme de 2 tane aldım! Kabinle dönmüyor olsaydım, 10'ar 10'ar alırdım diye düşünüyorum!


Dönüşte ise Duty Free'den L'Oréal Genius Water ve Lancome Matte Shaker almayı planlamıştım. Genius Water'ı Sabiha Gökçen Dış Hatlar Gidiş'te gördüğüm halde, Geliş'te bulamadım. Viyana ve Ankara'da da yoktu. Artık kısmet... Lancome Matte Shaker'ın ise istediğim 270 Numarasını Ankara'da buldum (21,50 €). Yaz-kış fark etmeksizin çok kullanışlı bir renk olduğu ve denediğimde yapısına bayıldığım için aldım. Duty Free'de de epeyce gezindim ama gerçekten elimde o kadar çok makyaj malzemesi var ki, sırf meraktan daha fazla para harcamak içime sinmediğinden bakmakla yetindim. 

Çünkü kozmetik bloggerı olmak her yerde fotoğraf çekmek demekti :))
Bu uuupuzun yazımı sonuna kadar okuduysanız çok teşekkür ederim sizlere! Umarım Viyana'ya gidecekler için ufak da olsa bir yararı olmuştur. Orada yaşayan ya da iyi bilenlerin katkısı olursa, yorum kısmında okumayı çok isterim. Bir sonraki yurt dışı seyahat yazısında görüşmek üzere, esenkalın! 







Lancome Teint Visionnaire Fondöten SPF20 -010 Beige Porcelaine


22 Haziran 2016 Çarşamba

Lancome'un rimelleri ve fondötenleri kirpiklerim ve cildimle her daim iyi anlaşan ürünler. Daha önce canımcım Ayşin'den methini duyduğum Teint Visionnaire Fondöten'i İnci'ciğim sayesinde sonunda deneme şansını buldum ve bunca zaman denememiş olmama çok hayıflandım.


Lancome Teint Visionnaire Fondöten, hem corrector (renk tonu düzenleyici/kapatıcı) hem de sıvı fondöteni bir arada sunan bir ürün. Sıvı -yani fondöten- kısmı içinde hafif sedefli pigmentler olan; ama cilde uygulandığında parlak değil saten gibi duran, ince yapıya ve orta kapatıcılığa sahip bir ürün. Cilde uygulandığında resmen cilt yüzeyini "blur"lüyor; bana göre mükemmel bir kanvas sağlıyor. Bunu yaparken ciltte ağırlık yapmaması ve gün içinde cildi yağlandırmaması da artısı. Yine de kuru ya da kuru-karma ciltlerin daha çok seveceğini düşündüğüm fondötenin kalıcılığı da -pudra takviyesi olmadan bile- oldukça başarılı




Fondötenin büyücerek duran kapağının içinde ise corrector -yani renk tonu düzenleyici- gizli. Bu bölmenin kapağında ufak bir aynası var, böylece ürünü kolayca uygulayabiliyorsunuz. Ben ürünü parmaklarımla ısıtarak, göz altıma ve cildimde kızarıklık olan noktalara tampon hareketlerle uyguluyorum. Göz altımda bile kuruma yapmıyor ve çizgilere fazlaca dolmuyor. Kalıcılığı yine çok başarılı. Göz altıma rengi bir ton koyu olduğu için tam bir corrector görevi görüyor. Üstüne hafif yapılı bir aydınlatıcı geçtiğimde harika bir görünüm elde ediyorum. 


Fondötenin bendeki rengi 010 Beige Porcelaine. Bana bit ton koyu geldi ve bir miktar da oksitleniyor sanki. Bu haliyle de çok rahatsız edici değil (fotoğraflarda görebilirsiniz); fakat ben Body Shop'ın renk açıcı damlasıyla rengini bir ton açarak kullanmaktan hoşlanıyorum. Neyse ki bu damla fondötenin mükemmel yapısını değiştirmiyor (yazısı ayrıca gelecek). 


Hem corrector hem de fondöteni bir arada sunan, her iki ürünün yapısı ve kalıcılığı oldukça başarılı olan bu fondötene resmen bayıldım! Fiyatı gördüğüm kadarıyla 150 ila 225 TL arasında değişiyor -normal bir fondötene göre epeyce pahalı; fakat aynı anda iki ürün aldığımı düşününce o kadar da fena gelmiyor... Bütçeniz uygunsa, aklınızda olsun.







Aylık Makyaj Çantamda Ne Var? (Mart 2016)


11 Mart 2016 Cuma

En son yazdığım makyaj çantamdakiler yazısından sonra ürünler bittiği için (olley) değişiklikler oldu ve bir güncelleme yapmanın zamanı geldi! Bu ara yanımda taşıdıklarımı ve bitirmeye çabaladıklarımı bu yazıda okuyabilirsiniz.


Öncelikle, bir önceki makyaj çantası yazısından beri iki ruj, bir rimel, bir kapatıcı, kaş rimeli ve bir de minik boy parfüm bitirdim. Dolayısıyla, bu ürünlerin yerine yenileri kondu.

Ruj olarak, bitirmeye çalışmaya devam ettiğim MAC Plumful yine çantamda, yanına Flormar'ın 231 no'lu dudak kalemini de ekledim çünkü epey iyi bir ikili oldular. Ayrıca, yeni aldığım ve kullanmaktan çok hoşlandığım Revlon Colorburst Matte Balm -Sultry'yi ve bitirmek istediğim ama bitmesine de kıyamadığım Benefit Benebalm'ı da çantaya ekledim. Benebalm'a bayılıyorum, hem renk hem de nem olarak o kadar güzel ki. Keşke Benefit bu balmların bir sürü rengini çıkarsa!


Rimel olaraksa dün bahsetmiş olduğum Yves Rocher Sexy Pulp'ı yanıma alıyorum artık. İki katta günlük olarak beni tatmin eden bir sonuç veriyor. 

Kapatıcı tercihim ise yine bitsin dediğim Giorgio Armani High Precision Retouch Concealer'dan yana oldu. Bu kapatıcıyı ilk kullandığımda bayılmıştım; fakat zamanla yapısı değişti. O yüzden bir an önce bitirsem çok iyi olacak. Bir de, sivilceler için Catrice Camouflage Cream kapatıcı da çantamda yerini aldı. Bu çok çok kalın ve kapatıcı bir ürün, yüz lekelerini gayet iyi gizliyor. Ben parmağımla hafifçe alıp, tamponlayarak uyguluyorum. Üstünden nemli bir sğngerle tamponlayıp hafifçe pudrayla sabitliyorum. Sonuç süper!

Anastasia Beverly Hills Clear Brow Gel bitince bu sefer tercihim renkli kaş rimelinden yana oldu çünkü şeffaf olanların kuruyunca beyaz beyaz iz bırakması hoşuma gitmemeye başladı. Pastel'in yeni çıkardığı kaş rimellerinin Light Brown rengini seçtim. Fırçasının küçük ve kontrollü oluşu hoşuma gitti. Yazısını haftaya yazacağım; ama, ilk izlenim olarak oldukça beğendim. 

Arkasından resmen ağladığım Lancome Trésor Midnight Rose'dan sonra çantaya Durance'ın çanta boy parfümlerinden Poppy'yi yerleştirdim. Durance'ın bu ödüllü kokusu tam baharlık ve gelincik de benim en sevdiğim çiçek :)


Fondöten olarak havalar ısınmaya başladığı için yanıma genelde Maybelline Dream Wonder Nude'u almaya başladım. Arada Makeup Forever Ultra HD ile dönüşümlü kullanıyorum. Havalar soğursa yeniden Bourjois'ya dönerim. Şimdilik bu ikisinden memnunum.

Pudra, bronzer&aydınlatıcı ile allık seçimlerim ise değişmedi. Hala NARS, Charlotte Tilbury, MAC ve Chanel ile yoluma devam ediyorum. Fakat o MAC bitmiyor... Charlotte'da bile büyük delikler açtım, MAC Peaches bana mısın demedi. Gerçi demesin, kullandıkça ne kadar güzel olduğunu hatırladım! Chanel Inspiration'da belli belirsiz azalma oldu. NARS Light Reflecting Setting Powder'da ise geçen sefere kıyasla epey yol almışım sanki...

Makyaj çantamı da değiştirerek daha kullanışlı bulduğum, vaktiyle yüklü bir the Balm alışverişimin hediyesi olan bu sevimli çantayı kullanmaya başladım. Aslında fırçalık olan ama benim ince-uzun ürünleri koymayı tercih ettiğim kapağı olukça kullanışlı.

Fırça çantam değişmedi; içindekilerden ise yalnızca Real Techniques Contour Brush'ı çıkartıp krem allık için MAC 130'u ekledim. Daha iyi oldu. Beauty Blender'ımı sürekli yanımda taşımaya kıyamadığım içinse Eklips'in makyaj süngerini aldım. Gayet memnun kaldığımı söylemem lazım. Puf puf bir yapısı var ve kuru haliyle de fondöten ve kapatıcıyı güzel dağıtıyor. Üstelik 6,90 TL.


Bir sonraki güncelleme yazısı ne zaman olur bilemiyorum; ama çanta içeriği değiştikçe hem bitirme konusunda kat ettiğim yolu hem de yeni kombinasyonlarımı göstermek adına sizinle gelişmeleri paylaşmak istiyorum.

Sizin yanınızda neler var bu ara? Mutlu Cumalar!







Haftalık/Aylık Makyaj Çantamda Ne Var?


27 Ocak 2016 Çarşamba

Geçenlerde Instagram'da sevgili Mor Menekşe 2016'da bitirmek istediğiniz ürünler ne diye sorduğunda elimdekileri bir gözden geçirip bitirmek istediklerimi paylaşmıştım (TIKTIK). Sonra, bitirmenin en kolay yolunun sürekli gözünün önünde bulundurarak kullanmak olduğunu hatırladım. Bununla birlikte bir de, göz makyajımı yaptıktan sonra ten makyajımı yetiştiremeyip hep arabada yaptığımı göz önünde bulundurarak, kendime bir makyaj çantası oluşturmaya karar verdim! Böylece hem daha hızlı ve pratik makyaj yapabileceğimi, hem de ürünleri daha kolay azaltabileceğimi düşünüyorum... özel günlerde ise seçimlerimi değiştirme hakkı tanıdım kendime :)

İlk haftanın, aslında muhtemelen ilk ayın seçimleri ise...


Öncelikle fondöten olarak bu sene yaza kadar elimdeki Make Up Forever Ultra HD, Maybelline Dream Wonder Nude ve Bourjois Healthy Mix'i bitirmek istiyorum. Dolayısıyla, bu üçünü dönüşümlü olarak (her hafta biri) kullanacağım. Bu hafta hava çok soğuk olduğu için çantaya ilk giren Bourjois Healthy Mix oldu. Ah bu fondötenin duruşuna bayılıyorum! Bitince bir şekilde yeniden almam lazım! 

Kapatıcı olarak ise YSL Touche Eclat'yı pek seviyorum bu ara, sürekli onu kullanıyorum. Elimde bir tane daha var; ama o, acil durumlar için çantamda taşıdığım... bitmese daha iyi!

NARS Light Reflecting Translucent Setting Powder'ı önce çok severek kullanmış, sonra etkisini yitirdiğini düşünüp YSL Souffle D'Eclat toz pudraya geçmiştim ki Duygu Özaslan'ın videosunda kuru makyaj süngeriyle makyajını sabitlediğini gördüm. Ben hep fırçayla kullanıyordum, hata! Makyaj süngeriyle harika bir sonuç aldım! Kapatıcım silinmiyor, çizgilere dolmuyor, mis gibi duruyor!!! Fondöten de yüzümde daha uzun süre kalıyor. Muhteşem oldu bu iş!

Allık olarak ise pembe-mürdüm makyajlar için Chanel Inspiration, şeftali-kahve tonlu makyajlar içinde MAC Peaches bitmeye en yakın adaylar olarak çantada yerlerini aldılar. İkisinin de duruşunu özlemişim, doya doya kullanırım artık. 

Rimel olarak minilerden Benefit Roller Lash'i çantaya attım. Bendeki rimelin mi kıvamı kuru bilmiyorum; ama, azıcık daha sıvı kıvamlı olsa, gerçekten efsane bir rimel olabilirdi. Ban aşimdilik günlük kullanım için yetiyor. Kaş maskarası olaraksa Anastasia Beverly Hills Clear Brow Gel bitene kadar benimle. 

Bitirmek istediğim üç ruju da çantaya ekledim: dudak rengi ruj tercihim NARS Dolce Vita, mürdüm/pembe tonlu ruj tercihim MAC Plumful ve şeftali tonlu ruj tercihim ise Bobbi Brown Coral Pink oldu. Aslında Bobbi Brown fazla şeffaf, fazla yazlık; ama, o kadar az kaldı ki, bitireyim de üstümden yük kalksın diyorum. Plumful çok güzel bir renk, ama sanki bozulmaya yüz tuttu gibi geldi, o da bitsin. Dolce Vita'yı ise çok seviyorum; ama sıra gelmiyor. Hakkını vermek istedim. Üç ruj da hiç kalıcı olmadığı için sık sık tazeliyorum, bitirmek için doğru tercih olmuş :)


Bazen evden çıkmadan parfüm sıkmayı unutuyorum; bu günler için yanıma bayıldığım Lancome Trésor -Midnight Rose'un şipşirin testerını aldım. Bu parfümün kokusu rüya gibi...

Fırçalar içinse ayrı bir çanta yaptım, Real Techniques fırça çantalarından birini kullandım. Çünkü ürünlerin konulduğu makyaj çantalarında formları çok bozuluyor. Fondötenler için Bobbi Brown Full Coverage Face Brush'ı aldım yanıma. Bu fırça gerçekten işini çok ama çok iyi yapıyor! Kontür/bronzer için kült olan NARS Ita'dan başkasını zaten pek kullanamıyorum. Çok zahmetsizce, mükemmel uygulama sağlıyor. Real Techniques Setting Brush'a aydınlatıcı uygularken çok alıştım. MAC 116 toz allıklar için süper, sevgili İnci'min hediyesi. Real Techniques Contour Brush ise krem allık uygularken en sevdiğim fırçalardan. Formunun da daha minik olması nedeniyle yanımda taşımak için bu fırçayı tercih ettim.

Göz altı kapatıcısını uygulamak ve üstünden transparan pudrayı geçmek içinse Beauty Blender'ı tercih ettim tabii ki.


Makyaj çantamı ise bir kaç haftada bir değiştirmek istiyorum, maksat hareket olsun :) Bu hafta Makeup Revolution'ın rose-gold çantasını seçtim. Tüm ürünleri ve Beauty Blender'ı rahat rahat aldı. 

Bakalım ürünleri ne kadar zamanda bitirip yerlerine yenilerini koyacağım ve bu yazıyı yenleyebileceğim? Bana bol şans! Peki sizin bitirmek istediğiniz ürünler var mı? 







#ilkbaharmakyajım No.1: The Balm Nude Dude Palet ile Sıcak Bahar


21 Nisan 2015 Salı

Dünkü yazımda aldığım kararlardan ve İlkbahar Makyajımdan bahsetmiştim. Aslında makyaj uygulamalarını önümüzdeki haftadan itibaren paylaşmayı düşünüyordum; ama, istek gelince erkene çektim. 

İlk makyajımı The Balm'ın Nude Dude paletini kullanarak yaptım. Bu paleti gerçekten özlemişim! Daha önce blogda bu paletle yaptığım hiçbir makyajı paylaşma fırsatım olmamıştı. Bu anlamda da aslında bu yazıyı hevesle yazmak istedim!


Makyajda kullandığım ürünleri bir önceki yazımda görebilirsiniz. Oradak, ürünlere ek olarak farklı olarak baz olarak Rimmel London Lasting Finish Primer, Gosh Prime'n Refresh Illuminating Eye Roll-on, Amway Artistry Automatic Eyeliner, Rimmel London Scandaleyes Eyeliner -Nude, Amway Artistry Automatic Brow Liner, MAC Prep+Prime Highlighter -Light Boost ve Charlotte Tilbury Filmstar Bronze&Glow kullandım.


Gözler için tüm göz kapağına Faithful rengini uyguladım. Yarısından sonra, dış köşeye doğru Fit ile rengini belirginleştirdim. Katlanma bölgesine (crease) Flawless geçtim. Funny'yi hem gözün dış köşesinde gölge olarak, hem de alt kirpik dibinde kullandım. Fearless ile kaş altını, Fabulous ile de göz pınarını aydınlattım.


Allık olarak bu makyaj için Hourglass Dim Infusion'ı, ruj olarak da Essence -Coral Calling'i seçtim. Essence'in dudağıma biraz geçip parmaklarımla dağıtıyorum. Fazla parlak rengini böylece eşitlemiş oluyorum; ruj da parmağımın ısısıyla eriyip çok daha düzgün uygulanıyor...


Benim çok hoşuma giden ışıl ışıl bir makyaj oldu; umarım siz de sevmişsinizdir... haftaya Salı görüşmek üzere!!!

----------------
NOT: Hatırlarsanız dünkü yazımda Makyaj Blogum'un paylaşımından ilham aldığımı yazmıştım. Pazartesi o da kararlarını anlattığı çok güzel bir yazı yazmış. Henüz okumadıysanız TIKTIK! Böylece birbirimize destek olmak çok hoş oldu ve belki yapmak isteyenlere de fikir veririz, ne dersiniz? Ben kendisinin bitirme projesiyle ilgili yazılarının linklerini de paylaşacağım. Sevgiler...







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.