duty free
duty free etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

❤ Büyük Yunanistan Alışverişi: Apivita, Korres, Wycon, W7, Duty Free! ❤


13 Ağustos 2017 Pazar

Temmuz ayının sonunda 2 günlüğüne Saros'tan Selanik'e geçtik. Amacımız Çınar'a Atatürk'ün evini göstermek ve kısa da olsa yeni bir yurtdışı deneyimi yaşatmaktı aslında. Fakat ben tabii ki rahat durmadım ve ne zamandır aklımda olan Apivita ve Korres markalarıyla, hiç aklımda olmayan bir kaç şeyi daha sepete atıverdim! 

Selanik'in iki büyük alışveriş caddesi, birbirine paralel Tsimiski ve Ermou. Tsimiski, meşhur Aristo Meydanı'nı da kesen en büyük caddesi. İstanbul Bağdat Caddesi'ne benzettiğim bu ferah ve şık alanda hem lüks, hem de uygun fiyatlı mağazaları ve department store'ları bulabilirsiniz. Benim en sevdiğim department store'lar ise Attica ve Hondos oldu. Yunanistan'da yeme-içme bence ucuz, Türk tatil beldelerine kıyasla baya ucuz hatta! Porsiyonlar büyük, yiyecekler lezzetli ve insanlar çok güler yüzlü. Kıyafet ve kozmetiğe gelirsek, kendi markaları da Euro'ya rağmen bence kalitesine göre oldukça uygun fiyatlı. Giyim için de aynı şeyi söylemek mümkün. Dolayısıyla, çok güzel gezip, yeyip, içip, alışveriş yapmamıza rağmen tahminimizden az para harcadık. Aslında Selanik ayrı bir yazıı hak ediyor; ama şimdi asıl konumuza dönüp neler aldığıma bakalım mı?


Apivita

Yunanistan'in en bilinen ve sevilen markalarından olan Apivita ile Onur sayesinde tanışmıştım. Bana hediye ettiği maskeleri çok beğendiğim için, Attica'ya girdiğimde cilt ihtiyaçlarıma uygun maskelerinden seçmeye çalıştım. Süper şirin mağaza görevlisi de bana çok yardımcı oldu, ve hazır tüm ürünlerde %27 oranında da indirim varken, 1 adet tam boy maske ile denemek amacıyla çeşitli poşet maskelerinden de aldım. Hatta, arkadaşlarıma da hediyelik bir şeyler almış olabilirim. O şirin bayan göz kremini çok övünce onu da mağazada boynu bükük bırakmadım tabii! Bu arada, Apivita alışverişlerimi Hondos ve Attica'dan yaptım; her iki mağazada da indirimoranları ve fiyatlar aynıydı. İki tam boy yüz maskesi, bir göz çevresi kremi ve ikili poşet maskeleri ben aldım; kalanları satış danışmanları hediye ettiler ❤❤❤❤❤❤


Kendime seçtiğim tam boy maske Face Mask with Orange -Radiance (aydınlık veren portakallı maske) oldu. İçinde minik C vitamini tanecikleri bulunan bu maskeyi ister yguladıktan sonra durulayarak, isterseniz de tüm gece yüzünüzde bırakarak kullanabiliyorsunuz. Ben ikinciyi tercih ediyorum. Cilde uygular uygulamaz nefis bir aydınlık ve canlılık veriyor. Sabah kalktığımda da bu etki devam ediyor. Bayıldım!!! İndirimle 10 Euro'ya geldi. Görseldeki Royal Jelly olan ve daha önce BURADA bahsettiğim maskeyi ise arkadaşım istedi; ona aldım. Denemek için poşet olarak seçtiğim diğer maskeleri ise aşağıdaki görsellerde görebilirsiniz. Bu maskeler ikili olarak satılıyor ve her ikili indirimsiz 3,20 Euro idi:


Express Beauty with Sea Lavender: Nem vermeyi vaad eden bu maske durulanan ya da fazlası alınan türden bir maske. Uygulandığında cildi çok ferahlatıyor ve nem bombası hissi veriyor. Bir poşeti 3 kez kullanabildim ben. Ancak, çok daha iyi nem maskelerim olduğundan tam boyunu almayı düşünmüyorum. 

Express Beauty wit Pink Clay Cleansing Mask: Cildi temizlemeyi vaad eden, epey kremsi formdaki bu pembe kil maskesini de cildinize sürüp 10-15 dakika beklettikten sonra temizliyorsunuz. Cildi çok güzel temizlediğini ve kurutmadığını söyleyebilirim. Ama yine olağan üstü bir tarafını görmedim. Elimdeki ürünler nedeniyle tam boyunu almayı düşünmem; ama, güzel bir maske. 


Express Beauty with Grape Anti-wrinkle Eye Mask: Krem formdaki bu göz çevresi maskesi kırışıklıklarla savaşmayı hedefleyen ve gece yatmadan uygulanıp temizlenmeyen bir ürün. Açıkçası, satın almış olduğum Wine Elixir Göz Çevresi Kreminden ne yapı, ne etki olarak pek farkını görmedim; sanki onun poşetlenmiş versiyonu gibi. Aslında, o kremi denemek için epey de avantajlı çünkü bir poşeti rahatlıkla 10 kez kullanırsınız :)


Express Beauty Hair Mask with Hyaluronic Acid: Kurumuş ve yıpranmış saçları onarmayı vaad eden bu saç maskesini büyük umutlarla aldım; ama, sanki benim saçlarımı yağlandırdı. Bir poşeti 2 kez kullanabildim. İkisinde de ertesi gün saçlarımı yıkamam gerekti. İçinde silikon vs yok, son derece temiz bir maske; fakat, yine de saç diplerine değdirmemek gerektiğini anladım. 


Wine Elixir Anti-wrinkle Eye&Lip Cream: Viyana'dan aldığım Nonique göz çevresi kremi bana yetmeyince yeni bir göz çevresi kremi almak istedim ve Attica'daki tatlı bayanın tavsiyesi ile bu kremi aldım. Hem göz, hem de dudak çevresinde kullanılan bu krem cildi ciddi ciddi toparlıyor bana göre. Nem konusunda bir tık daha iyi olmasını dilerdim; ama, sevdim ve severek de kullanmaya devam ediyorum. Bu kremin fiyatı indirimli olarak 20 Euro idi.

Korres

Yunanistan'ın bir diğer gözde markası olan Korres'i ise kampanyaları ve kofreleri nedeniyle eczaneden almayı tercih ettim. Eczacı hanım da marka ve ürünler konusunda oldukça bilgiliydi ve bana da çok yardımcı oldu! Aslında tüm Korres ürünlerini eve getiresim geldi; ama, kendimi bir miktar tuttum (nedennn?)... 


Zeynuş'la birlikte Blana'ya doğumgünü hediyesi ne alalım diye yazışırken Korres'in ödüllü serisi Wild Rose'un şahane bir kofresini buldum. Yüz kremi alana tam boy göz çevresi kremini hediye eden bu setten tabii ki kendime de aldım! Blana'ya da hediye aldığımız için fiyatı net yazmak istemiyorum; ama, Korres fiyatları da Apivita mertebesinde diyebilirim. Üstelik bu kofrenin içinden deneme boyu Wild Rose serum da çıkıyor :)


Selanik'e arabayla gittiğimiz için sıvı ürün kısıtlamasına takılmadan alışveriş yapabilme keyfi çerçevesinde bu 1 alana 1 bedava Water Lily Blossom duş jellerinden de denemek istedim. İkilisi 5,90 Euro idi. Henüz denemedim; ama, eczanede baktığımda kokusu harikaydı. 


Korres'ten son seçtiğim ürün ise Yunanistan'a özgü Damask gülü içeren, Damask Rose Overnight Anti-fatigue Mask oldu. Yorgunlukla savaşan bu gece maskesini tabii ki hemen denedim ve muhteşem kokusuyla verdiği anında canlılık etkisine ba-yıl-dım!!! 3,65 Euro olan bu maskeden çılgınca depolayasım var şimdi!

Wycon

Wycon aslında bir İtalyan markası ve ben daha önce adını Kübiş'ten duymuştum. Mağazasını Tsimiski'de görünce bir bakmak istedim. Allahım!!! Nasıl güzel ürünler vardı öyle... kendi fiyatları da yeterince uygunken, indirimli ürünlerde resmen gözüm döndü!


Real Kisses for Real Women serisine ait tatlı bir çanta, ruj ve dudak kaleminden oluşan bu şahane set 14 küsürden 6,95 Euro'ya düşmüştü. Renk olarak en çok Bare Sweet ikilisini sevdim. Fakat yapısının bu derece muhteşem çıkacağını bilsem, oradaki her renkten toplardım! İtalya'ya giden olursa bana haber etsin lütfen 🙈

Electro Carousel serisine ait 01 Equilibrist 3'lü far paletinin ise yanar döner morumsu-grimsi rengine hasta oldum. Farların yapısı da çok çok güzel ve tam seyahat paleti. Bu palet indirimde 7,90 Euro idi. Aldığıma çok memnunum doğrusu!

W7

Evet W7 Türkiye'de de var; ama, Ermou'daki kocaman mağazasını görünce girip alışveriş yapıvermişim... 


Dynamite Highlighting Powder Super Nova rengine gördüğüm anda bayıldım ve allık olarak kullanmak için aldım. Dehşet metalik bir ışıltısı var, öyle böyle değil!!! Chunky Eyes kalemlerin Mocha rengi de tam yaza ve bronz makyaja uygun bir renk! Fiyatları da Türkiye ile aynıydı. Aslında aklımda Vegan ürün serisi kaldı; ama, çok fazla incelemeye vaktim olmadığında bu iki parçayı kapıp çıktım... 

Duty Free

Arabayla sınır kapısından geçerken Yunan tarafındaki Duty Free'ye de uğradık tabii ki! Pek çok güzel Yunan markasının standı vardı ve ama kapıda 3 saate yakın beklediğimiz için, çok oyalanmamak adına hızlıca baktım. 


Duty Free'de fiyatlar mağazadakilerle aynıydı. Fakat, AVM'lerde görmediğim, çok temiz içerikli O.Live markasını yalnızca Duty Free'de gördüm. Apivita ve Korres'e dadanmış olmasam O.Live'den bir kaç parça alabilirdim... aslında hala bu haftasonu Thassos'a arabayla gidecek olan kardeşime yüz temizleme köpüğü ısmarlayabilirim diye düşünüyorum kih kih kih...


Benim Duty Free'den aldıklarım ise bunlardı! Çok sevdiğim L'Oréal Genius Water'ı bulunca tabii ki kaçırmadım! Harika bir ürün bu! Yazısını yazarım bir ara :) Bir de denemek için anneme ve kendime Herbolive markasına ait Argan yağlı el kremini aldım. Tertemiz içeriği, 150 mL dev boyu ve 5 Euro fiyatıyla iyi bir tercih oldu bence. Nemşendirmesini ve yağlı his bırakmamasını da sevdim!

Bu dev alışverişin detayları işte böyleydi... aralarından merak ettiklerinize blogda yazmak için öncelik verebilirim. Mutlu Pazarlar!







Viyana Kozmetik Alışverişi: Nereden, Ne Alınır ve Benim Seçimlerim!


29 Mayıs 2017 Pazartesi

Bu yazıyı bekleyen arkadaşlarım olduğu için fazlaca gecikmeden yazmak istedim; ama, umarım bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmam... Açıkçası giderken kendime epey bir bütçe ayırmıştım kozmetik alışverişi için; fakat, her yurt dışı seyahatimde olduğu gibi iş satın almaya geldiğinde mantığımın devreye girmesi, "çekmecemde unutup gideceğim bu ruja bu parayı vereceğime iki müze daha gezer, adam gibi restoranda yemeğimi yerim" anlayışım, çok sevgili döviz kuru (1 Euro 4 TL arkadaş, yatarak mı kazanılıyor o para??), almayı düşündüklerimin bir kısmını bulamamak ve tabii bir de "kabin boy valizle seyahat etme zorunluluğu" -ki bence bu kötü bir şey değil- nedeniyle öyle aşırının aşırısı alışveriş yapmadan ülkeye geri döndüm. Parça sayısı olarak fazla görünebilir; ama, hepsi drugstore olduğu için tane başına pahada oldukça hafif şeyler buldum ve attım sepete. 


Viyana'da nereden, hangi caddelerden alışveriş yapılır diye başlayalım... Tabii ben tamamen kozmetik alışverişine odaklı yazacağım; zira, 1 Euro 4 TL iken, tekstil cenneti ülkemizdeki ucuz ve kaliteli kıyafetleri bırakıp da Viyana'dan üst baş almaya kalkmadım haliyle. 5. Viyana'daki Mariahilferstrasse en uzun ve meşhur alışveriş caddelerinden. Burası, İngilizler'in deyimiyle "high street" markaların olduğu, yani hem uygun fiyatlı, hem de nispeten daha yüksek ama hala ulaşılabilir fiyatlı mağazaların bulunduğu, her keseye hitap eden bir cadde. Binaları, cafeleri, mağazaları ile çok estetik ve gezmesi de çok keyifli. Daha havalı bir yerden alışveriş yapmak isterseniz, Karntnerstrasse ve Grabenstrasse sizin için uygun. Louis Vuitton, Prada, Chanel, Yves Saint Laurent ve daha pek çok ultra lüks mağazanın bulunduğu, 1. Viyana'da, şehrin tam göbeğinde, tarihi merkezinde yer alan, tarihi dokusuyla da insana kendini harika hisseden bu iki caddede bir şey almasanız bile, gezmek büyük keyif. Karntnerstrasse, Graben'e göre nispeten daha uygun alternatifleri de barındıran bir cadde. Bu arada hemen belirteyim, Viyana'da Cumartesi günü mağazalar en fazla 19:00'a kadar açık ve Pazar günleri hiçbir mağaza açık değil. Buna marketler de dahil... Hiçbir market ve mağazada alışveriş poşetini kendiliğinden vermiyorlar; poşet isterseniz satın almak zorundasınız (çünkü sözde değil, özde çevrecilik bunu gerektirir!). Cadde-sokak değiğl de AVM gezmek isterseniz, havaalanından gelen trenin istasyonu bulunan ve son gün alışverişi için harika bir seçim olan Wien Mitte, Viyana'nın en büyük AVM'lerinden, Tuna kıyısına yakın Donauzentrum ve Ringstrassen Galeries iyi seçenekler. Ben bunlardan yalnızca Wien Mitte'ye gittim, küçük ama fonksiyonel mağazaların bulunduğunu söyleyebilirim (kozmetik açısından dm ve Müller var mesela). 

Karntner ve Graben kesişimi

Kozmetik kısmına gelirsek, öncelikle söylemeliyim ki, highend kozmetik markaları açısından Viyana bence kısır bir şehir. Türkiye'deki markalardan farklı olarak ArtDeco, IsaDora (fiyatlara bakarsanız high end bence) ve Anastasia Beverely Hills'in belli ürünleri var. Viyana'da Sephora yok; high end kozmetik mağazası olarak Douglas ve "department store" diyebileceğimiz çok katlı büyük mağazaların (Müller ve Steffl gibi) kozmetik bölümleri var. Douglas mağazaları en az buradaki -merhum- Douglas'lar kadar sevimsiz (sizi bilmem; ama, ben hiç sevmezdim, alışveriş yapıp yapmadığımı bile hatırlamıyorum). Sırf Zoeva var diye her gördüğüm Douglas'a daldım. Bu arada, Douglas'ın online olmayan mağazalarında yalnızca fırçalarının satıldığını biliyordum; ama, seçenekler aşırı kısıtlıydı, fırça setleri yoktu, yalnızca klasik siyah seri fırçalar vardı; hiç memnun olmadım... Sırf meraktan, ve sonrasına referans olsun diye merak ettiğim iki Zoeva fırçayı aldım, o kadar. Viyana Havaalanı'nın Duty Free'si de son derece başarısızdı. Dolayısıyla dönüşte de Ankara'dan Lancome Matte Shaker'ımı (270 numara) kaparak high end alışverişimi tamamladım.

ArtDeco standı

High end kozmetiğin tam aksine, drugstore ve "naturkosmetik/doğal kozmetik" markaları açısından ise tam bir şenlik Viyana! En ünlü iki drugstore meşhur "dm Drogerie Markt" ve BIPA. Ayrıca, yukarıda bahsettiğim Müller mağazalarının kozmetik reyonu da inanılmaz büyük ve özellikle drugstore markalar ve naturkosmetik açısından tam bir cennet! Zamanımız kısıtlı olmasa, Müller'de saatlerimi geçirebilirdim... Satılan her markadan ayrı ayrı bahsetmeye kalkarsam bu yazıya sonsuzluğa uzayabilir. Onun yerine benim en ilgimi çekenlerden bahsetmek istiyorum.

Viyana kozmetik alışverişi

dm Markt'a özel markalar tabii ki doğal kozmetik markası Alverde, Türkiye'den de tanıdığımız fakat bizdekinin 3'te biri fiyatına satılan Nonique, ve dm'nin kendi markası olan ve Kübiş sayesinde tanıdığım Trend It Up! Bunun yanında Weeleda, Lavera, bildiğimiz diğer tüm cilt bakım markaları, Rimmel London'ın Alman markası Manhattan, She, Ebelin, ve ülkemizde de bulunan Catrice, Max Factor, L'Oreal, Maybelline, Essence dm Markt'ta satılan diğer markalar. BIPA ise kendi markası olan Look'a sahip ve Essence'in de bu drugstore'a özel satılan bazı ürünleri mevcut. Özellikle Look'un ojelerini sevdiğimi söylemeliyim. Ayrıca burada, dm'deki markalara ek olarak Gosh ve the Balm da satılıyor (fiyatlar Türkiye'nin 2-3 katı). BIPA'da naturkosmetik pek dikkatimi çekmedi, bu anlamda dm Markt çok daha önde. 

dm Drogerie Markt'ta Trend It Up standı

Müller ise ayrı bir dünya!!! High end markalarla başlayan kozmetik reyonu high street ve drugstore markalarla devam edip naturkosmetik ile bitiyor. dm Markt ve BIPA'daki markalara ek olarak burada Art Deco, Makeup Factory, Sleek, the Balm, Hypoallergic, ve doğal kozmetik kısmında ise Sante, Korres, Lavera, Burts Bees, Primavera gibi markalar göze çarpıyor. Doğal cilt bakımı markalarının neredeyse hepsinin renkli kozmetik standları da mevcut, keşke Türkiye'de de olsa (ya da olanlar azıcık uygun fiyata satılsa) diye düşünüyor insan. Kabin valizle gidip dönme zorunluluğum olmasa mesela, cilt ve vücut bakımı ürünü doldurup gelmiştim Türkiye'ye, o konuda şüphem yok! Alman ekolünden olmayan markaların fiyatları bana pahalı geldi; ama, Alman markası olanlar oldukça uygun (Nonique, Lavera, Nivea gibi). Dolayısıyla ben de alışveriş tercihimi Alman markalarından yana yaptım.


Şimdi bu kadar uzun bir girizgahtan sonra neler almışım bakalım mı? Yukarıda da bahsettiğim gibi, Douglas'tan yalnızca Zoeva fırçaları aldım. Meşhur 228 Crease Brush ve 101 Luxe Highlighter Brush iki tercihim oldu. Biraz daha yumuşak hayal etmiştim Crease Brush'ı, ama görevini yerine getiriyor. Highlighter fırçası ise çok pigmentli aydınlatıcıları daha hafif uygulamak için uygun sanki. Ya da kontür yapmak için... onda çok umduğumu bulamadım sanki. Diğerleri de bu performansta ise, setlerini almayı pek düşünmüyorum. 101 Luxe Highlighter Brush 16,99 € ve 228 Crease Brush 9,99 € idi. Diğer fırçalarına da çok baktım; ama, hem elimde çok fırçam olduğundan, hem de daha sonra set olarak alabilme ihtimali daha ekonomik geldiğinden bu kadarla bıraktım.


dm Markt en çok alışveriş yaptığım mağaza oldu. Öncelikle Alverde'den daha önce internetten belirlediğim ürünleri aldım. Şeffaf kaş maskarası (3,95 €) ve Suger Lip Scrub (2,45 €) ihtiyacım olan iki üründü. Bio-Wildrose Yüz Yağı'nı hem içeriği, hem de uygun fiyatı nedeniyle (3,45 €) kışın kullanmak üzere aldım. Tek kullanımlık maskeleri pek sevdiğimden yine deneme amaçlı Bio-wildrose ve Bio-sheabutter içerikli nem veren yüz maskelerinden (2'li maskelerin tanesi 0,95 €) ve saç için 5in1 BB Bio-mandöl ve Bio-argan içerikli saç maskelerinden (1,25 €) aldım. Saç maskesinin yarısını dün kullandım ve bayıldım!!! Bu kadar temiz içerikli ürünlerin fiyatlarının bu kadar uygun olması beni aşırı mutlu etti! Evde kocaman bir çekmece dolusu yedekte bekleyen cilt, saç ve vücut bakım ürünüm bulunmasaydı, dm'nin Alverde reyonunu böyle kolumla süpürmek suretiyle sepete doldurmuştum! Cilt bakımından devam edersek, daha önce çok severek 2 tüp bitirdiğim Nonique Avokadolu Göz Çevresi Kremi'nin fiyatının 5,95 € olduğunu görünce almadan edemedim (yani göz çevresi kullandığım ve bitirdiğim bir şey neticede). Renkli kozmetik olaraksa Trend It Up'tan matte ruj -Velvet Sense Lipstick Pen 010 (3,25 €) ve bir izleyicimin önerisiyle mürdüm renkli bir göz kalemi aldım -Contour&Glide Kajal 020 (1,95 €). Catrice'in Avrupa pazarına yeni giren ojelerinin normalde tanesi 2,95 €, ancak, promosyon olarak bu mani-pedi setlerini çıkarıp aynı fiyata satışa sürmüşlerdi. Ben de bu tatlı ikiliyi aldım (10 Rosywood Hills ve 38 Honeymoon is Coming Soon). Yalnız tek katta bile örtücü ve yapısı şahane! Buraya gelirse kapın derim! Son olarak dm'den methini duyduğum Ebelin fırçaların Flat Kabuki'sini görünce dayanamayarak attım sepete. H&M'in benzer fırçasını bulamadığımdan içimde kalmıştı; krem ürünleri de çok iyi dağıtıyormuş, iyi ki almışım dedim (6,95 €). Aldıklarım çok olduğu için, işe giderken yemek koyabilirm diye düşünerek de bu kız çocuk alışveriş çantasını alıp elimdekileri yerleştirdim (0,75 €). Dediğim gibi, çok daha fazla şey alınabilirdi; ama, hem merakımı gidermek açısından bu kadarı yeterli geldi, hem de daha fazlasına gerçekten ihtiyacım yoktu...


BIPA'dansa daha çok Essence ağırlıklı alışveriş yaptım. Essence fiyatları Türkiye ile aynıydı. Fakat buraya gelmeyen ürünlerini beğenince almak istedim. Essence'in 15. yılı nedeniyle çıkan Live Laugh Celebrate serisinden içinde boncuklar olan 4'lü palet (1,45 € -bunun 8'lisi 1,95 € idi ve son gün alacaktım; unuttuğuma aşırı pişmanım), bir refill highlighter (1,45 €) ve bir de refill allık (1,45 €) aldım. Paletler için "BIPA'ya özel" yazıyordu, gerçekten de dm'deki Essence standında görmemiştim. Ayrıca Metal serisi rujlardan da daha önce Essence Cosmetics'in Instagram Story'sinde görüp beğendiğim 01 Iron Maiden rengini aldım (2,95 €). BIPA'nın kendi markası olan Look'un standı da ilgi çekiciydi; ama, gözüm asıl Metal Vision ojelere takıldı. Models Own'a benzettiğim ve bir türlü indirimde bulamadığım oje renklerinden bir rose gold olan 030 Bubble Trouble'ı görünce tabii ki denemek için aldım (2,45 €)! Sürümü pek çok metal ojeye göre daha başarılı çıktı, keşke oradayken deneyip bir iki rengini daha alsaymışım demedim değil. 


Son olarak, Müller mağazasının kozmetik bölümünde en çok Art Deco'yu inceledim; ama belki havaalanında da vardır diye almayı erteledim (yoktu tabii ki; ve zaten duty free'si rezaletti). Halbuki yaz koleksiyonundan çıkan aydınlatıcılarını çok çok beğenmiştim. Fakat, 24,5 € idi ve evde aydınlatıcı doluyken bu kadar harcama yapmak istemedim. Aklımda kaldı mı? Kaldı! Olsun mu? Olsun :) Art Deco'dan daha uygun fiyatlı ürünlere yöneldim ben de. Organik kozmetik markası Lavera'nın renkli kozmetik standını incelerken fiyatlarının bize göre çok çok uygun olduğunu gördüm ve hem rengini, hem de yapısını çok beğendiğim Beautiful Mineral Eyeshadow 03 Latte Macchiato rengini aldım (3,49 €). Diğer markalardan da en çok ilgimi çeken sade tasarımları ve çok pigmentli, adıyla müsemma hipoalerjenik ürünleriyle HYPOAllergenic oldu. O kadar çok ürününü mıncırdım ki, anlatamam! Aslında tüm standı alabilirim gibi hissetmedim değil; fakat elimdeki makyaj malzemelerini düşünerek, yine en çok kullanabileceğimi düşündüğüm tek ürünü, Stick Eyeshadow -Taupe kalem farı aldım yalnızca (6,45 €). Son olarak da, Türkiye'de satışı artık bulunmayan ve piyasaya sürülmediği için benim ve annemin karalar bağladığı, alüminyumsuz ve alkolsüz olmasına karşın zerre ter kokusu hissetmemenizi sağlayan Nivea'nın şahane Pure&Natural Roll-on'unu görünce gözlerim yuvalarından fırlayacaktı adeta! Ben Nivea bu çeşidi toptan piyasadan kaldırdı sanıyordum, meğer yalnızca Türkiye'ye gelmiyormuş. Nedenini anlamak imkansız!! Fiyatı da 1,79 € (şaka gibi) olunca, kendime 2, anneme de 2 tane aldım! Kabinle dönmüyor olsaydım, 10'ar 10'ar alırdım diye düşünüyorum!


Dönüşte ise Duty Free'den L'Oréal Genius Water ve Lancome Matte Shaker almayı planlamıştım. Genius Water'ı Sabiha Gökçen Dış Hatlar Gidiş'te gördüğüm halde, Geliş'te bulamadım. Viyana ve Ankara'da da yoktu. Artık kısmet... Lancome Matte Shaker'ın ise istediğim 270 Numarasını Ankara'da buldum (21,50 €). Yaz-kış fark etmeksizin çok kullanışlı bir renk olduğu ve denediğimde yapısına bayıldığım için aldım. Duty Free'de de epeyce gezindim ama gerçekten elimde o kadar çok makyaj malzemesi var ki, sırf meraktan daha fazla para harcamak içime sinmediğinden bakmakla yetindim. 

Çünkü kozmetik bloggerı olmak her yerde fotoğraf çekmek demekti :))
Bu uuupuzun yazımı sonuna kadar okuduysanız çok teşekkür ederim sizlere! Umarım Viyana'ya gidecekler için ufak da olsa bir yararı olmuştur. Orada yaşayan ya da iyi bilenlerin katkısı olursa, yorum kısmında okumayı çok isterim. Bir sonraki yurt dışı seyahat yazısında görüşmek üzere, esenkalın! 







Eylül'e Kadar Jübile Alışverişi!


22 Nisan 2014 Salı

Doğum iznime çıkmama 1,5 hafta kaldı ve yeniden işe döneceğim tarih olan Eylül'e kadar özellikle high-end sayılacak harcamalarımı durdurmam gerekiyor artık. Son aldığım ve dün yazmış olduğum NARS NARSissist paletle birlikte NARS Pro-Prime Instant Line&Pore Perfector'ı da aldım; yazısı önümüzdeki hafta gelecek. Fakat benim için daha heyecan verici olan, eşimin getirdiği Duty Free siparişlerimdi!


Chanel krem allıkları herkes o kadar övdü ve swatchlarını o kadar çok beğendim ki, yurt dışı fırsatını değerlendirmek istedim. Ben aslında tek renk istemiştim; ama bulamazsa diye alternatifli yazmıştım. Eşim beğendiğim her iki rengi de almış. MAC Prolongwear Paint Pot -Stormy Pink rengini mağazada denediğimde bayılmıştım. Ama yine Atatürk Havalima'nında açılan MAC mağazasının fiyatlarını merak ettiğimden bunu da eşimden rica ettim. Aynı şekilde MAC'te deneyip çok beğendiğim In Extreme Dimension -Extreme Black rimeli de aynı nedenle istedim. Chanel allıkların fiyatını bilmiyorum; ama, MAC Paint Pot ve rimel mağaza ile aynı fiyat (20,5 Euro). Dolayısıyla, Euro düşmeden Duty Free'den alınmasına gerek yokmuş.

Chanel Le Blush de Créme -Inspiration ve Révélation
MAC Prolongwear Paint Pot -Stormy Pink
MAC In Extreme Dimension Rimel -Extreme Black

Hepsinin ayrıntılı yazıları sırayla blogda olacak. Fakat ilk izlenim olarak Chanel allıkların renklerine ve yapılarına gerçekten bayıldım! Övüldükleri kadar varmış. MAC Paint Pot Stormy Pink'in de hem yapısı hem de rengi nefis. Aşağıda önizleme olarak renklerini görebilirsiniz. Rimeli henüz açmadım; elimdeki iki rimel (Pastel ve Chanel) bitince açacağım ki kurumasın. Sabredebilirsem tabii...


Sevgiler!







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.