Zoeva
Zoeva etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Viyana Kozmetik Alışverişi: Nereden, Ne Alınır ve Benim Seçimlerim!


29 Mayıs 2017 Pazartesi

Bu yazıyı bekleyen arkadaşlarım olduğu için fazlaca gecikmeden yazmak istedim; ama, umarım bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmam... Açıkçası giderken kendime epey bir bütçe ayırmıştım kozmetik alışverişi için; fakat, her yurt dışı seyahatimde olduğu gibi iş satın almaya geldiğinde mantığımın devreye girmesi, "çekmecemde unutup gideceğim bu ruja bu parayı vereceğime iki müze daha gezer, adam gibi restoranda yemeğimi yerim" anlayışım, çok sevgili döviz kuru (1 Euro 4 TL arkadaş, yatarak mı kazanılıyor o para??), almayı düşündüklerimin bir kısmını bulamamak ve tabii bir de "kabin boy valizle seyahat etme zorunluluğu" -ki bence bu kötü bir şey değil- nedeniyle öyle aşırının aşırısı alışveriş yapmadan ülkeye geri döndüm. Parça sayısı olarak fazla görünebilir; ama, hepsi drugstore olduğu için tane başına pahada oldukça hafif şeyler buldum ve attım sepete. 


Viyana'da nereden, hangi caddelerden alışveriş yapılır diye başlayalım... Tabii ben tamamen kozmetik alışverişine odaklı yazacağım; zira, 1 Euro 4 TL iken, tekstil cenneti ülkemizdeki ucuz ve kaliteli kıyafetleri bırakıp da Viyana'dan üst baş almaya kalkmadım haliyle. 5. Viyana'daki Mariahilferstrasse en uzun ve meşhur alışveriş caddelerinden. Burası, İngilizler'in deyimiyle "high street" markaların olduğu, yani hem uygun fiyatlı, hem de nispeten daha yüksek ama hala ulaşılabilir fiyatlı mağazaların bulunduğu, her keseye hitap eden bir cadde. Binaları, cafeleri, mağazaları ile çok estetik ve gezmesi de çok keyifli. Daha havalı bir yerden alışveriş yapmak isterseniz, Karntnerstrasse ve Grabenstrasse sizin için uygun. Louis Vuitton, Prada, Chanel, Yves Saint Laurent ve daha pek çok ultra lüks mağazanın bulunduğu, 1. Viyana'da, şehrin tam göbeğinde, tarihi merkezinde yer alan, tarihi dokusuyla da insana kendini harika hisseden bu iki caddede bir şey almasanız bile, gezmek büyük keyif. Karntnerstrasse, Graben'e göre nispeten daha uygun alternatifleri de barındıran bir cadde. Bu arada hemen belirteyim, Viyana'da Cumartesi günü mağazalar en fazla 19:00'a kadar açık ve Pazar günleri hiçbir mağaza açık değil. Buna marketler de dahil... Hiçbir market ve mağazada alışveriş poşetini kendiliğinden vermiyorlar; poşet isterseniz satın almak zorundasınız (çünkü sözde değil, özde çevrecilik bunu gerektirir!). Cadde-sokak değiğl de AVM gezmek isterseniz, havaalanından gelen trenin istasyonu bulunan ve son gün alışverişi için harika bir seçim olan Wien Mitte, Viyana'nın en büyük AVM'lerinden, Tuna kıyısına yakın Donauzentrum ve Ringstrassen Galeries iyi seçenekler. Ben bunlardan yalnızca Wien Mitte'ye gittim, küçük ama fonksiyonel mağazaların bulunduğunu söyleyebilirim (kozmetik açısından dm ve Müller var mesela). 

Karntner ve Graben kesişimi

Kozmetik kısmına gelirsek, öncelikle söylemeliyim ki, highend kozmetik markaları açısından Viyana bence kısır bir şehir. Türkiye'deki markalardan farklı olarak ArtDeco, IsaDora (fiyatlara bakarsanız high end bence) ve Anastasia Beverely Hills'in belli ürünleri var. Viyana'da Sephora yok; high end kozmetik mağazası olarak Douglas ve "department store" diyebileceğimiz çok katlı büyük mağazaların (Müller ve Steffl gibi) kozmetik bölümleri var. Douglas mağazaları en az buradaki -merhum- Douglas'lar kadar sevimsiz (sizi bilmem; ama, ben hiç sevmezdim, alışveriş yapıp yapmadığımı bile hatırlamıyorum). Sırf Zoeva var diye her gördüğüm Douglas'a daldım. Bu arada, Douglas'ın online olmayan mağazalarında yalnızca fırçalarının satıldığını biliyordum; ama, seçenekler aşırı kısıtlıydı, fırça setleri yoktu, yalnızca klasik siyah seri fırçalar vardı; hiç memnun olmadım... Sırf meraktan, ve sonrasına referans olsun diye merak ettiğim iki Zoeva fırçayı aldım, o kadar. Viyana Havaalanı'nın Duty Free'si de son derece başarısızdı. Dolayısıyla dönüşte de Ankara'dan Lancome Matte Shaker'ımı (270 numara) kaparak high end alışverişimi tamamladım.

ArtDeco standı

High end kozmetiğin tam aksine, drugstore ve "naturkosmetik/doğal kozmetik" markaları açısından ise tam bir şenlik Viyana! En ünlü iki drugstore meşhur "dm Drogerie Markt" ve BIPA. Ayrıca, yukarıda bahsettiğim Müller mağazalarının kozmetik reyonu da inanılmaz büyük ve özellikle drugstore markalar ve naturkosmetik açısından tam bir cennet! Zamanımız kısıtlı olmasa, Müller'de saatlerimi geçirebilirdim... Satılan her markadan ayrı ayrı bahsetmeye kalkarsam bu yazıya sonsuzluğa uzayabilir. Onun yerine benim en ilgimi çekenlerden bahsetmek istiyorum.

Viyana kozmetik alışverişi

dm Markt'a özel markalar tabii ki doğal kozmetik markası Alverde, Türkiye'den de tanıdığımız fakat bizdekinin 3'te biri fiyatına satılan Nonique, ve dm'nin kendi markası olan ve Kübiş sayesinde tanıdığım Trend It Up! Bunun yanında Weeleda, Lavera, bildiğimiz diğer tüm cilt bakım markaları, Rimmel London'ın Alman markası Manhattan, She, Ebelin, ve ülkemizde de bulunan Catrice, Max Factor, L'Oreal, Maybelline, Essence dm Markt'ta satılan diğer markalar. BIPA ise kendi markası olan Look'a sahip ve Essence'in de bu drugstore'a özel satılan bazı ürünleri mevcut. Özellikle Look'un ojelerini sevdiğimi söylemeliyim. Ayrıca burada, dm'deki markalara ek olarak Gosh ve the Balm da satılıyor (fiyatlar Türkiye'nin 2-3 katı). BIPA'da naturkosmetik pek dikkatimi çekmedi, bu anlamda dm Markt çok daha önde. 

dm Drogerie Markt'ta Trend It Up standı

Müller ise ayrı bir dünya!!! High end markalarla başlayan kozmetik reyonu high street ve drugstore markalarla devam edip naturkosmetik ile bitiyor. dm Markt ve BIPA'daki markalara ek olarak burada Art Deco, Makeup Factory, Sleek, the Balm, Hypoallergic, ve doğal kozmetik kısmında ise Sante, Korres, Lavera, Burts Bees, Primavera gibi markalar göze çarpıyor. Doğal cilt bakımı markalarının neredeyse hepsinin renkli kozmetik standları da mevcut, keşke Türkiye'de de olsa (ya da olanlar azıcık uygun fiyata satılsa) diye düşünüyor insan. Kabin valizle gidip dönme zorunluluğum olmasa mesela, cilt ve vücut bakımı ürünü doldurup gelmiştim Türkiye'ye, o konuda şüphem yok! Alman ekolünden olmayan markaların fiyatları bana pahalı geldi; ama, Alman markası olanlar oldukça uygun (Nonique, Lavera, Nivea gibi). Dolayısıyla ben de alışveriş tercihimi Alman markalarından yana yaptım.


Şimdi bu kadar uzun bir girizgahtan sonra neler almışım bakalım mı? Yukarıda da bahsettiğim gibi, Douglas'tan yalnızca Zoeva fırçaları aldım. Meşhur 228 Crease Brush ve 101 Luxe Highlighter Brush iki tercihim oldu. Biraz daha yumuşak hayal etmiştim Crease Brush'ı, ama görevini yerine getiriyor. Highlighter fırçası ise çok pigmentli aydınlatıcıları daha hafif uygulamak için uygun sanki. Ya da kontür yapmak için... onda çok umduğumu bulamadım sanki. Diğerleri de bu performansta ise, setlerini almayı pek düşünmüyorum. 101 Luxe Highlighter Brush 16,99 € ve 228 Crease Brush 9,99 € idi. Diğer fırçalarına da çok baktım; ama, hem elimde çok fırçam olduğundan, hem de daha sonra set olarak alabilme ihtimali daha ekonomik geldiğinden bu kadarla bıraktım.


dm Markt en çok alışveriş yaptığım mağaza oldu. Öncelikle Alverde'den daha önce internetten belirlediğim ürünleri aldım. Şeffaf kaş maskarası (3,95 €) ve Suger Lip Scrub (2,45 €) ihtiyacım olan iki üründü. Bio-Wildrose Yüz Yağı'nı hem içeriği, hem de uygun fiyatı nedeniyle (3,45 €) kışın kullanmak üzere aldım. Tek kullanımlık maskeleri pek sevdiğimden yine deneme amaçlı Bio-wildrose ve Bio-sheabutter içerikli nem veren yüz maskelerinden (2'li maskelerin tanesi 0,95 €) ve saç için 5in1 BB Bio-mandöl ve Bio-argan içerikli saç maskelerinden (1,25 €) aldım. Saç maskesinin yarısını dün kullandım ve bayıldım!!! Bu kadar temiz içerikli ürünlerin fiyatlarının bu kadar uygun olması beni aşırı mutlu etti! Evde kocaman bir çekmece dolusu yedekte bekleyen cilt, saç ve vücut bakım ürünüm bulunmasaydı, dm'nin Alverde reyonunu böyle kolumla süpürmek suretiyle sepete doldurmuştum! Cilt bakımından devam edersek, daha önce çok severek 2 tüp bitirdiğim Nonique Avokadolu Göz Çevresi Kremi'nin fiyatının 5,95 € olduğunu görünce almadan edemedim (yani göz çevresi kullandığım ve bitirdiğim bir şey neticede). Renkli kozmetik olaraksa Trend It Up'tan matte ruj -Velvet Sense Lipstick Pen 010 (3,25 €) ve bir izleyicimin önerisiyle mürdüm renkli bir göz kalemi aldım -Contour&Glide Kajal 020 (1,95 €). Catrice'in Avrupa pazarına yeni giren ojelerinin normalde tanesi 2,95 €, ancak, promosyon olarak bu mani-pedi setlerini çıkarıp aynı fiyata satışa sürmüşlerdi. Ben de bu tatlı ikiliyi aldım (10 Rosywood Hills ve 38 Honeymoon is Coming Soon). Yalnız tek katta bile örtücü ve yapısı şahane! Buraya gelirse kapın derim! Son olarak dm'den methini duyduğum Ebelin fırçaların Flat Kabuki'sini görünce dayanamayarak attım sepete. H&M'in benzer fırçasını bulamadığımdan içimde kalmıştı; krem ürünleri de çok iyi dağıtıyormuş, iyi ki almışım dedim (6,95 €). Aldıklarım çok olduğu için, işe giderken yemek koyabilirm diye düşünerek de bu kız çocuk alışveriş çantasını alıp elimdekileri yerleştirdim (0,75 €). Dediğim gibi, çok daha fazla şey alınabilirdi; ama, hem merakımı gidermek açısından bu kadarı yeterli geldi, hem de daha fazlasına gerçekten ihtiyacım yoktu...


BIPA'dansa daha çok Essence ağırlıklı alışveriş yaptım. Essence fiyatları Türkiye ile aynıydı. Fakat buraya gelmeyen ürünlerini beğenince almak istedim. Essence'in 15. yılı nedeniyle çıkan Live Laugh Celebrate serisinden içinde boncuklar olan 4'lü palet (1,45 € -bunun 8'lisi 1,95 € idi ve son gün alacaktım; unuttuğuma aşırı pişmanım), bir refill highlighter (1,45 €) ve bir de refill allık (1,45 €) aldım. Paletler için "BIPA'ya özel" yazıyordu, gerçekten de dm'deki Essence standında görmemiştim. Ayrıca Metal serisi rujlardan da daha önce Essence Cosmetics'in Instagram Story'sinde görüp beğendiğim 01 Iron Maiden rengini aldım (2,95 €). BIPA'nın kendi markası olan Look'un standı da ilgi çekiciydi; ama, gözüm asıl Metal Vision ojelere takıldı. Models Own'a benzettiğim ve bir türlü indirimde bulamadığım oje renklerinden bir rose gold olan 030 Bubble Trouble'ı görünce tabii ki denemek için aldım (2,45 €)! Sürümü pek çok metal ojeye göre daha başarılı çıktı, keşke oradayken deneyip bir iki rengini daha alsaymışım demedim değil. 


Son olarak, Müller mağazasının kozmetik bölümünde en çok Art Deco'yu inceledim; ama belki havaalanında da vardır diye almayı erteledim (yoktu tabii ki; ve zaten duty free'si rezaletti). Halbuki yaz koleksiyonundan çıkan aydınlatıcılarını çok çok beğenmiştim. Fakat, 24,5 € idi ve evde aydınlatıcı doluyken bu kadar harcama yapmak istemedim. Aklımda kaldı mı? Kaldı! Olsun mu? Olsun :) Art Deco'dan daha uygun fiyatlı ürünlere yöneldim ben de. Organik kozmetik markası Lavera'nın renkli kozmetik standını incelerken fiyatlarının bize göre çok çok uygun olduğunu gördüm ve hem rengini, hem de yapısını çok beğendiğim Beautiful Mineral Eyeshadow 03 Latte Macchiato rengini aldım (3,49 €). Diğer markalardan da en çok ilgimi çeken sade tasarımları ve çok pigmentli, adıyla müsemma hipoalerjenik ürünleriyle HYPOAllergenic oldu. O kadar çok ürününü mıncırdım ki, anlatamam! Aslında tüm standı alabilirim gibi hissetmedim değil; fakat elimdeki makyaj malzemelerini düşünerek, yine en çok kullanabileceğimi düşündüğüm tek ürünü, Stick Eyeshadow -Taupe kalem farı aldım yalnızca (6,45 €). Son olarak da, Türkiye'de satışı artık bulunmayan ve piyasaya sürülmediği için benim ve annemin karalar bağladığı, alüminyumsuz ve alkolsüz olmasına karşın zerre ter kokusu hissetmemenizi sağlayan Nivea'nın şahane Pure&Natural Roll-on'unu görünce gözlerim yuvalarından fırlayacaktı adeta! Ben Nivea bu çeşidi toptan piyasadan kaldırdı sanıyordum, meğer yalnızca Türkiye'ye gelmiyormuş. Nedenini anlamak imkansız!! Fiyatı da 1,79 € (şaka gibi) olunca, kendime 2, anneme de 2 tane aldım! Kabinle dönmüyor olsaydım, 10'ar 10'ar alırdım diye düşünüyorum!


Dönüşte ise Duty Free'den L'Oréal Genius Water ve Lancome Matte Shaker almayı planlamıştım. Genius Water'ı Sabiha Gökçen Dış Hatlar Gidiş'te gördüğüm halde, Geliş'te bulamadım. Viyana ve Ankara'da da yoktu. Artık kısmet... Lancome Matte Shaker'ın ise istediğim 270 Numarasını Ankara'da buldum (21,50 €). Yaz-kış fark etmeksizin çok kullanışlı bir renk olduğu ve denediğimde yapısına bayıldığım için aldım. Duty Free'de de epeyce gezindim ama gerçekten elimde o kadar çok makyaj malzemesi var ki, sırf meraktan daha fazla para harcamak içime sinmediğinden bakmakla yetindim. 

Çünkü kozmetik bloggerı olmak her yerde fotoğraf çekmek demekti :))
Bu uuupuzun yazımı sonuna kadar okuduysanız çok teşekkür ederim sizlere! Umarım Viyana'ya gidecekler için ufak da olsa bir yararı olmuştur. Orada yaşayan ya da iyi bilenlerin katkısı olursa, yorum kısmında okumayı çok isterim. Bir sonraki yurt dışı seyahat yazısında görüşmek üzere, esenkalın! 







Zoeva Cocoa Blend Palet


25 Nisan 2016 Pazartesi

Uzun süre arzu nesnem olarak dilek listelerimin en tepelerini süsleyen ve doğum günümde sevgili Seher'in Almanya ziyareti sayesinde kavuştuğum Zoeva Cocoa Blend palet ile huzurlarınızdayım!


Mat ve sedefli 10 renkten oluşan bu paleti ilk gördüğümde sıcacık tonlarına ve özellikle hem üst hem de alt sırada, en ortada bulunan iki renge vurulmuştum. Elime geçtiğinde ise, renklerin tamamının çok özel olduğunu; renklerden de ziyade, paletteki farların yapısının mükemmel olduğunu keşfettim.


İncecik, dore detaylı karton ambalajda sunulan Cocoa Blend paletin ambalajı çok şık, fakat, kapağında bir de aynası olsaymış çok iyi olabilirmiş. Gerçi, paletle ilgili söyleyebileceğim tek olumsuzluk bu olduğu için, es geçebiliriz. İçindeki farların boyutları gayet makul ve buna karşın, ince ambalajı sayesinde rahatlıkla her yere taşınabilen bir ürün olmuş. Üstelik, içinde hem mat hem de sedefli renkler bulunması, mat renklerin bir tanesinin de yeterince koyu olması nedeniyle tam bir göz makyajını tek paletle yapmaya da elverişli. Ayrıca, paletteki tüm renkler birbirleriyle uyumlu, sıcak tonlar. Farların az tozuttuğunu, kalıcılıklarının ortalama olduğunu, çok kolay karıştırılabildiklerini, karıştırıldıklarında renklerinin solmadığını ve mat renklerin dahi pigmentasyonlarının oldukça iyi olduğunu da yazıp renklere geçiyorum...


Bitter Start, mat bir kemik rengi. Ne tam beyaz, ne de bej olan bir tonu var ve tüm göz kapağına astar olarak kullanmak ve kaş altını aydınlatmak için çok uygun.

Sweeter End, benim bayıldığım dore-lila karışımı, duochrome bir renk. Hem göz kapağında, hem de kaş altı-göz pınarı aydınlatmak için kullanıyorum. 

Warm Notes, sıcacık bir sedefli kızılcık/cranberry rengi; oldukça turunu alttonlu ve harika bir yansıması var. Bazen gölge için, bazen de tüm göz kapağımda kullanıyorum. Paleti almama neden renklerden biri. 

Subtle Blend nefis bir bronz. Altın yansımaları çok belirgin ve göz kapağına aktarıldığında, bilektekinden bile daha özel duruyor. Yine gölgelendirme ya da tüm göz kapağına uygulama yapabiliyorum. 

Beans Are White ise oldukça acı ve koyu, mat bir kahve. Gölgeleme için zaten uygun, eyeliner fırçasında alıp kirpik diplerimi de kolayca belirginleştirebiliyor, kuyruklu eyeliner uygulaması yapabiliyorum. Pigmentasyonu harika!


Pure Ganache, resmen cayır cayır yanan bir bakır rengi. Far sedefli değil, bildiğiniz metalik etkiye sahip, öyle mükemmel bir pigmentasyonu var. Kahveli gölgeli makyajlar yaptığımda göz kapağında bir harika duruyor. 

Substitute For Love, mat karamel tonuyla palette en çok kullandığım renk sanırım. Her amaca hizmet edebilir; ama ben,  -bu paletle ya da başka farlarla yaptığım- neredeyse her makyajımdan önce iri bir karıştırma fırçasına (Inglot 6SS) alıp katlanma bölgesine (crease) önce bu rengi uyguluyorum. Üstüne kullandığım her farın rengini ısıtan, harika karışmasını sağlayan, mükemmel bir geçiş rengi!

Freshly Toasted da mat bir kızıl-kahve ve yine her makyajımda, daha yoğun kıllı bir karıştırma fırçasıyla (MAC 217), Substitute For Love'ın üstüne yoğun şekilde geçtiğim diğer far. Tek kelimeyle harika bir ton ve gölgelendirme için de, geçiş rengi olarak da muhteşem!

Infusion, içinde minik altın simleri olan haki tonlu bir kahve-füme. Evet, fark ettiğiniz gibi, tanımlaması zor bir renk. Aynen Beans Are White gibi, hem gölgelendirme için, hem de eyeliner olarak kullanabiliyorum. 

Delicate Acidity ise, paletteki tek soğuk tonlu renk gibi durmasına karşın, tene uygulandığında sıcak, şampanya rengine çalan tonları ortaya çıkan lila-taupe arası farklı bir far. Ben genelde ya tek başına dağıtarak ya da Sweeter End'e gölge olarak kullanıyorum. 


Bu paletle onlarca farklı makyaj yapmak mümkün! Ben de örnek olarak bir kaç tanesini paylaşmak istedim... yazının coşkusundan paleti ne kadar beğendiğim anlaşılıyordur diye düşünüyorum. Tüm makyajlarda tüm göz kapağına astar olarak Bitter Start, katlanma bölgesine ise önce Substitute for Love, sonra da Freshly Toasted uyguladım. Kullanılan diğer farları ise fotoğrafların altında bulabilirsiniz...
Göz Kapağı: Sweeter End, Gölge: Delicate Acidity

Göz kapağı: Pure Ganache, Gölge: Beans Are White, Eyeliner: Infusion

Göz kapağı: Warm Notes, Gölge: Beans Are White & Freshly Toasted, Eyeliner: Beans Are White

Göz Kapağı: Sweeter End

Göz Kapağı: Sweeter End, Gölge: Beans Are White

Göz Kapağı: Sweeter End, Gölge: Warm Notes

Ne yazık ki ülkemizde satılmayan bu paleti Almanya'dan 17,50 Euro'ya sipariş ettim ve bu kadar güzel bir paleti bu kadar uygun fiyata almış olmanın da keyfini sürüyorum :) Türkiye'de de, bazı Instagram satış hesaplarından ulaşabilirsiniz. 

M U T L U * H A F T A L A R *







Alışveriş Listesi #4 (Şubat '16)


1 Mart 2016 Salı

Şu an resmen utanç içinde oturdum klavyenin başına ve bu satırları yazıyorum... ama açıklayabilirim: Şubat doğumgünü ayımdı! 



Bir de, Şubat ayının başından beri bir nedenden ötürü canım sıkkındı ve endişeliydim. Şu an biraz daha iyiyim, çok şükür. Ama önümüzde zor geçecek bir süreç var ve açıkçası beni biraz strese sokmuyor değil bu durum. Böyle olunca da kendimi alışverişe verdim, n'apiyim :)



Eveeet, ilginizi dağıtıp, odağınızı yaptığım çılgınca alışverişlerden kendi duygu durumuma çevirmeyi başardıysam, neler aldığımı anlatmaya başlayabilirim. Doğumgünü + can sıkkınlığı hep bunlara neden! Ama Mart'ta bambaşka bir Başak göreceksiniz (evet, geçen ay da böyle demiştim, hı-hı).

Ojeler



Flormar Glitter serisinden Pink Silver ojeyi ne zamandır böyle bir glitter oje istediğim için aldım; ama beklediğim kadar pembe çıkmadı. Yine de güzel (4,90 TL). 

Golden Rose Jolly Jewels 103 numaradan daha önce 1 şişeyi yarılayıp kuruyunca atmıştım. Bu sefer kurutmam umarım! Kırmızı ojelerle bu renk çok güzel kombinleniyor (7,90 TL).

Golden Rose'un Ice Chic serisini de Gözde'de gördüğümden beri merak ediyordum. Standda 65 ve 12 numaralı renkler gözüme ilk çarpanlar oldu. Yapıları gayet güzel; ama sedefsiz ve ışıltısız renkleri çok daha iyi sanırım. Oldukça parlak bitişleri var ve hızlı kuruyorlar. Sedefli olan sürerken çizgilenmese daha iyiymiş; ama, üstünden matlaştırıcı geçince çizgilenme sıkıntısı da kalmıyor, renk de bir ayrı güzel oluyor. Sevdim! 15 numarada gözüm var şimdi... (tanesi 4,90 TL).

NOTE Icon 509 ojeyi ise tamamen Nails Inc. Porchester Square'e muadil olur mu diye boşu boşuna aldım... bildiğiniz açık leylak rengi bir oje. Yapısı fena değil ama rengi sevemedim (3,90 TL). Yaptığım en gereksiz alışveriş oldu; çünkü eşim Nails Inc. ojeyi bana hediye aldı :)

Flormar

Eye Perfection Primer 02 Sweet Coral'ı Aylin'de görmüştüm; gerçekten benzer renkteki farların rengini ortaya çıkarmak için güzel bir krem baz. Fakat bende kalıcı olmadı. O yüzden, onun da altına baz geçip kullanmam lazım. Fakat çok sade, yokmuş gibi bir makyaj yaptığınızda, gözlerinizi aydınlatmak için mükemmelmiş (12,90 TL)!

Flormar'ın meşhur Eye Cather serisinin meşhur 02 Close Up farı zaten aklımdaydı, Beauty in Melody'de görünce 04 Boom Shot'ı da online olarak alıverdim. 05'i almadığıma pişman oldum! Farlar gayet güzel renk veren, duochrome yansımaları olan ürünler. Kalıcılıkları orta şeker. 02 Close Up beklediğim kadar muhteşem bir renk çıkmasa da, taupe/kahve/siyahlarla kombinlendiğinde çok havalı makyajlar çıkardı ortaya (tanesini, indirimle, 9,90 TL'ye aldım).

Gratis



Cala makyaj temizleme mendilini seyahat için almıştım; fena değil... Göz makyajını tam temizleyemiyor ama cilt makyajı yine daha iyi (4 TL idi yanlış hatırlamıyorsam).

Wet'n Wild Mega Last rujlardan Spiked with Rum rengini aklıma Makyaj Maceraları soktu, dayanamadım resmen, nasıl güzel bir renk, nasıl güzel bir ton! Hiç makyaj yapmadan bile yüzümü acayip canlı gösteriyor. Mega Last rujların yeni renkleri çok güzel zaten (10,90 TL).

Dermokil Sivilce Karşıtı Maske'den İrem bahsetmişti. Ben de -muhtemelen stresten- sapıtan cildime iyi gelir umuduyla mini boyunu aldım. Yapısı çok güzel, çok kremsi. 3 kere kullandım şimdilik; çok yararı oldu mu bilemiyorum... (6,75 TL).

Dirty Works makyaj süngerini de Beauty Blender'a azıcık muadil olur mu diye deneyeyim dedim ama yok, çok başarısız, çok sert ve hiç esnek değil. Tek işe yaradığı şey, krem aydınlatıcı sürmek. O konuda gayet iyi iş çıkarıyor (9,90 TL).

Golden Rose



Ojelerle birlikte tabii ki yeni çıkan Long Stay Likit Rujlara karşı koyamadım ve serinin sosyal medyayı sallayan 10 ve 11 numaralı renklerini aldım! Golden Rose ruj işini başka hiçbir Türk markasına bırakmayacak gibi duruyor, son derece başarılı olmuş bunlar! Nasıl durdukları Instagram hesabımda mevcut, yakında da blogda olur ikisi de... (tanesi 16,90 TL).

Watson's



İndirimde karşı koyamadığım drugstore olan Watson's, hem istek listemdeki ürünlere yaptığı indirimlerle hem de yeni getirdiği ürünlerle aklımı çeldi. Ne zamandır İngiliz vloggerların videolarında görüp merak ettiğim Max Factor Velvet Volume rimeli %50 indirimde bulunca denemek istedim. Pek sevdiğimi söyleyemem! Yazısı bu hafta gelecek (satış fiyatı 46,90 TL, indirimle 23,45 TL'ye aldım). 

Rimmel London'ın Magnif'eyes serisinin ikili kalem farlarını Şubat başında katalogda görünce paylaşmıştım. Tabii ki mağazada, hem de %40 indirimle görünce kaçıramadım. Önce 003 Queens of the Bronzed Age'i, onun yapısını çok beğenince 002 Kissed by a Rose Gold'u aldım (%40 indirimle tanesi 9,90 TL'ye geldi). Daha sonra, yine katalogda görüp merak ettiğim Rimmel London Volume Colourist Rimel'i de fiyatı uygun olduğu için aldım; fakat başarısız buldum. Günlük kullanım için sonucu iyi olsa da fırçası kirpik diplerimi çok acıtıyor. Alınmasına gerek olmayanlardanmış bu da (satış fiyatı 19,90 TL, %40 indirimle 11 TL civarına aldım).

Zoeva



Gelelim bu ayın yıldızına! Zoeva Cocoa Blend paleti istek listeme koyduğumda sevgili Seher "Şubat sonunda Almanya'ya gidiyorum, sana getirmemi ister misin?" deyince üstüne atladım tabii bu teklifin! Ve bu güzellik geçen hafta elime ulaştı... İyi ki teklifi değerlendirmişim, hala bakışıyoruz; yüz görümlülüğü falan takacağım sanırım kullanmadan önce, öyle bi'şi yani benim için... Fiyatı 18,50 Euro. Çok teşekkürler Seher'cim!

------------------------------------------------

Evet, patlatmışım Şubat ayını, aferin bana! Hey gidi büyük laflar eden Başak, n'oldu şimdi diyenler haklılar; ama, yapacak bir şey yok. Artık önümüzdeki aylara bakacağız... 

Mart ayı için kendime bir kaç ürün belirledim. MAC fırça temizleyici almam lazım. Kendim evde yapmayı denedim ama fırçaları biraz yıprattım sanki. Golden Rose rujların iki numarası daha aklımda; ama, alıp almama konusunda henüz kararsızım. Rich Color 80 ve Ice Chic 15 numaralı ojeleri ise muhtemelen alınacak. Caudalie'nin kofre içinde bir parfümünü gözüme kestirdim; bir de, Grape Water face mist'ini... Ek olarak, Nuxe Reve de Miel dudak balmı almam lazım. Hurraw kullanıyorum ve çok seviyorum; ama, mat rujların altına olmuyor. Son olarak da şeffaf kaş rimelim bitiyor, Rival de Loop'unkini alıp, onu da yenilersem sanki başka bir şey almadan bitirebilirim bu ayı. 

Artık hadi hayırlısı...








© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.