Ysmn
Ysmn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

L'Oréal Infallible 24 HR Stay Fresh Foundation -150 Beige Eclat


6 Mart 2015 Cuma

Benim de çok merak ettiğim ama bir türlü alamadığım Infallible fondöten için bu değerlendirme yazısını canım arkadaşım Ysmn bizler için yazdı. Oldukça detaylı bir yazı olmuş, ellerine sağlık güzel arkadaşım! Ysmn'in bu blogdaki tüm yazılarına Ysmn etiketiyle ulaşabilirsiniz...

-------------------------

8 Mart Kadınlar günü indirimleri başlamışken, severek kullandığım L’oreal Infallible 24H Stay Fresh fondöten ile ilgili yorumlarımı paylaşmak istedim. 

Ürünün sevdiğim ve sevmediğim yanlarını anlatmaya başlamadan önce, karma mı kuru mu normal mi olduğuna halen karar verememiş hassas ve olgun bir cildim, yanaklarımda ikinci hamileliğimden bana hatıra 3-5 kırmızı lekem olduğunu belirteyim. Ten rengime gelince, dün gittiğim Akasya MAC’teki görevliye göre NC25-30 arası bir yerlerdeyim; Bobbi Brown’da ise 3-Beige’im.


Gelelim ürün yorumlarına… Geçtiğimiz 14 Şubat Sevgililer Günü indiriminde Rossmann’da öylesine dolaşırken bu fontöden beni önce pompalı şık ambalajı ile daha sonra da indirimdeki 28TL’lik fiyatı ile cezbetti. Rossmann Acıbadem Şubesindeki görevlinin de yardımı ile mağazada tenimde gayet iyi duran 150 Beige Eclat rengini aldım. 

Ürün şunları vaad ediyor: 
-24 saat kalıcı
-Bozulmaz
-Bulaşmaz
-Parlamaz
-Kurumaz
-Maske gibi durmaz.

Ürünü mağazada ilk denediğimde en hoşuma giden şey, yüzümde herhangi bir ağırlık hissetmemem ve cildimle bütünleşmesiydi. Bu açıdan baktığımızda ‘maske gibi durmaz’ vaadini yerine getiriyor. Her ne kadar T-bölgem yağlı olsa da bu fondöten cildimde parlama yapmadı (Dün MAC’te denediğim Mineral fondöten  parlama yaptı mesela.)


Günlük makyajımda, ürünü uygulamadan önce yüzüme Yves Rocher Hydra Vegetal Serum, Bioderma Hydrabio Light Cream nemlendiricimi ve Gosh foundation primer cream sürüyorum. Tek bir pompa ürün, RT Expert Face Brush ile tüm yüzüme yetiyor, kırmızı lekelerimi kapatıyor. Bazen yarım pompa ürün daha alarak bazı bölgelerin üzerinden geçiyorum. Tüm gün boyunca yüzümde kuruma, pul pul dökülme, çizgilere dolma gibi sorunlar yaşamıyorum. 

En iddialı vaadi 24 saat kalıcılığa gelirsek, 24 saatlik süreyi test edebilmenin çok gerçekçi olmadığını düşünsem de,  benim için önemli olan mesai saatlerimde beni kurtarması. Eğer üzerine transparan pudra geçersem sabah yaptığım makyaj beni öğleden sonra 4’e kadar idare ediyor. T-bölgeme hafif bir pudra takviyesi gerekiyor. Ancak transparan pudra ile sabitlemezsem maalesef kalıcılığı azalıyor.

Bulaşmaz vaadi ise diğer fondotenlere oranla daha az bulaşır olarak değiştirmek istiyorum:  mesela telefonla konuşurken bulaşma oldukça az. 


Gelelim ürünün en büyük dezavantajına, her ne kadar mağazada doğru rengi seçtim gibi gelse de gün ışığında rengin azıcık turuncuya döndüğünü fark ettim.  Yüzünüze yazın canlılığı yansıtmış gibi olsa da bu üründe doğru rengi seçmek için bir süre beklemek gerekiyor çünkü ürün oksitlenmeye meyilli. Yorumlarını okuduğum ya da videolarını izlediğim bir çok blogger da bu dezavantajından bahsetmiş. 



Ortanın üstündeki kapatıcılığı, kalıcılığı, hafifliği ve uygun fiyatı ile indirimlerde değerlendirilmesi gereken bir ürün olduğunu düşünüyorum. 








Max Factor Lipfinity (012 Almost Almond) Ruj *ve Uçuğa Etkisi*


9 Mayıs 2012 Çarşamba



Bu yazı Ysmn tarafından yazılmıştır... Ysmn'in bütün yazılarına "Ysmn" etiketi altında ulaşabilirsiniz...

---------------------------

Üniversite lisans yıllarında çok makyaj yapan bir insan değildim. Kozmetik çantam bir pudra, bir-iki ruj, bir-iki fardan ibaretti. Zaten bizim öğrenciliğimizde en moda ruj Pastel 55'ti (bakınız, soldaki resim). Her dudakta farklı renkte durur, her kıyafetle de uyardı. Proje yetiştirmek için sabahladığımız zaman, uykusuzluğum belli olmasın diye makyaj yapardım. Yüksek lisans yaparken de durum çok değişmedi ancak ben bakımlı görünmek istiyordum. Hani bir sürdüğüm ruj çıkmasın, renkli dursun diyordum. 

Boyner’de amaçsızca dolaşırken beni yakalayan Max Factor görevlisi, Lipfinity rujları tavsiye etti. Kırmızı olsun dedim, bana 210 numaralı rengi denetti, aşık oldum aldım. O zamana kadar yaptığım en pahalı kozmetik harcamamdı onu hatırlarım.

25 yaşıma kadar uçuk çıkaran bir insan da değildim. İlk uçuğumu, rüyamda kocaman bir örümcek gördüğüm gecenin sabahı çıkardım. Uçuk çıkardığıma inanamadım. Çok üzüldüm, Zovirax aldım ama iş içten geçmişti.

İkinci uçuğumun çıkmasını hissettiğim anda, dedim ki “Şimdi bu uçuk çıkacak, büyüyecek, bari ben şu çıkmayan rujumu süreyim de bakımlı görüneyim. ” Rujumu sürdüm, işe gittim, eve döndüğümde uçuk büyümemişti. Gece yatarken de rujumu sürdüm,sabah uçukta bir ilerleme yoktu. Uçuğum tamamen gittiğinden emin oluncaya kadar rujumu sürmeye devam ettim ve voila..... uçuğum kabarmadan, sulanmadan, kopmadan geldiği gibi gitmişti.

O günden sonra ne zaman uçuğun çıkacağını hisssetsem, Max Factor Lipfinity’e sığındım. Rujumun bittiğini ve uçuğumun çıkacağını farkettiğim bir gece saat 9'da, sevgili eşimi ve görümcemi Gratis-Watson bulmaya gönderecek kadar da abarttım. Bir çok arkadaşıma tavsiye ettim, ancak uyguladılar mı uygulamadılar mı bilemedim...

...taa ki geçtiğimiz Çarşamba günü, beraber çalıştığım bir arkadaşım “Ysmn, geçen gün uçuğum çıkıyordu, senin dediğin aklıma geldi. Çıkmayan ruju sürdüm, uçuğum geçti” diyince kadar. Tecrübem başka biri tarafından da test edilip onaylanınca, canım arkadaşım B.’nin aracılığı ile bu keşfimi kozmetik dünyası ile paylaşayım dedim.

Uçuk ve Max Factor Lipfinitiy hikayesi böyle. Şimdi sıra teknik detaylarda: nasıl uygulanmalı ve rujun yapısı, kullanımı, kalıcılığı nasıl, vs. vs. vs.

Rujun uçuk üzerinde en etkili olduğu dönem “Dudağım hafif sızlıyor, uçuğum mu çıkıyor acaba?” dediğimiz dönem. Eğer hiç gecikmeden ruju sürersek, uçuk kabarmadan sönüyor. Uçuk çok az kendini belli etmişse, ruju sürdüğümüzün ertesi günü uçuk kuruyor, kabuk bağlıyor.

Max Factor Lipfinity likit bir ruj, içinden çıkan bir fırça ile sürülüyor, hijyen açısından içindeki fırçayı uçuk üzerine sürmemek iyi olabilir. Kullan at, minik ruj fırçaları var sanki kozmetik mağazalarında, onların kullanılması daha doğru olabilir.


Rujun yapısına gelince, sürdükten 1 dakika sonra, ruj kuruyor ve dudağınızı germeye başlıyor, bu sebeple ki içinden nemlendirici çıkıyor. Onu sürerseniz pırıl pırıl dolaşıyorsunuz. Ancak, gün içinde ruju yenilemeseniz de nemlendirici takviyesi yapmak durumunda kalıyorsunuz ki takip ettiğim kadarı ile bu ruju kullanan çoğu kişi verdiği bu gerginlik hissini sevmiyor ve bu sebeple ruju kullanmıyor.
Rujun kullanımıyla ilgili EDIT: Lipfinity'yi önce tek kat sürüyorsunuz, kurumasını bekliyorsunuz. Sonra, parlatıcıyı sürüyorsunuz.  Klasik rujlardaki gibi dudağın uzerinden 2-3 defa gecmek gerekmiyor, sürdükten sonra dudak alışkanlığı olan dudakları birbirine yedirmeyi yapmamak gerekiyor. Bilginize...


Kalıcılığına gelirsek, eğer yemekte tereyağlı iskender yemezseniz, rujunuz siz çıkarana kadar dudağınızda kalıyor.İskender örneğinden de anlaşılacağı gibi, bir tek yağ bu ruju çıkartabiliyor ki bundan dolayı çift fazlı göz makyajı temizleyicileri ya da bebeyağını Lipfinitiy çıkarmak için kullanabilirsiniz.

Kritik nokta fiyatı... Bir arkadaşım “Uçuğa iyi geldiği için mi böyle uçuk bir fiyata satılıyor?” demişti. Watson-Gratis gibi mağazalarda fiyati 38-45 TL arasında değişiyor; Boyner’de yanılmıyorsam 53TL’ye gördüm. Fiyatları mağazadan mağazaya değişiyor, araştırmakta fayda. Bir ruja 10TL’den fazla para vermek istemeyen benim gibi biri için yüksek fiyatlar, ancak kalıcılığını ve uçuğa etkisini düşününce fiyat göze biraz daha makul geliyor.

Renk tavsiyesine gelince....Bu aralar No:12 Almost Almond kullanıyorum, tam yaz rengi benim için. Aklınızda bulunsun!









© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.