Alverde
Alverde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Viyana Kozmetik Alışverişi: Nereden, Ne Alınır ve Benim Seçimlerim!


29 Mayıs 2017 Pazartesi

Bu yazıyı bekleyen arkadaşlarım olduğu için fazlaca gecikmeden yazmak istedim; ama, umarım bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmam... Açıkçası giderken kendime epey bir bütçe ayırmıştım kozmetik alışverişi için; fakat, her yurt dışı seyahatimde olduğu gibi iş satın almaya geldiğinde mantığımın devreye girmesi, "çekmecemde unutup gideceğim bu ruja bu parayı vereceğime iki müze daha gezer, adam gibi restoranda yemeğimi yerim" anlayışım, çok sevgili döviz kuru (1 Euro 4 TL arkadaş, yatarak mı kazanılıyor o para??), almayı düşündüklerimin bir kısmını bulamamak ve tabii bir de "kabin boy valizle seyahat etme zorunluluğu" -ki bence bu kötü bir şey değil- nedeniyle öyle aşırının aşırısı alışveriş yapmadan ülkeye geri döndüm. Parça sayısı olarak fazla görünebilir; ama, hepsi drugstore olduğu için tane başına pahada oldukça hafif şeyler buldum ve attım sepete. 


Viyana'da nereden, hangi caddelerden alışveriş yapılır diye başlayalım... Tabii ben tamamen kozmetik alışverişine odaklı yazacağım; zira, 1 Euro 4 TL iken, tekstil cenneti ülkemizdeki ucuz ve kaliteli kıyafetleri bırakıp da Viyana'dan üst baş almaya kalkmadım haliyle. 5. Viyana'daki Mariahilferstrasse en uzun ve meşhur alışveriş caddelerinden. Burası, İngilizler'in deyimiyle "high street" markaların olduğu, yani hem uygun fiyatlı, hem de nispeten daha yüksek ama hala ulaşılabilir fiyatlı mağazaların bulunduğu, her keseye hitap eden bir cadde. Binaları, cafeleri, mağazaları ile çok estetik ve gezmesi de çok keyifli. Daha havalı bir yerden alışveriş yapmak isterseniz, Karntnerstrasse ve Grabenstrasse sizin için uygun. Louis Vuitton, Prada, Chanel, Yves Saint Laurent ve daha pek çok ultra lüks mağazanın bulunduğu, 1. Viyana'da, şehrin tam göbeğinde, tarihi merkezinde yer alan, tarihi dokusuyla da insana kendini harika hisseden bu iki caddede bir şey almasanız bile, gezmek büyük keyif. Karntnerstrasse, Graben'e göre nispeten daha uygun alternatifleri de barındıran bir cadde. Bu arada hemen belirteyim, Viyana'da Cumartesi günü mağazalar en fazla 19:00'a kadar açık ve Pazar günleri hiçbir mağaza açık değil. Buna marketler de dahil... Hiçbir market ve mağazada alışveriş poşetini kendiliğinden vermiyorlar; poşet isterseniz satın almak zorundasınız (çünkü sözde değil, özde çevrecilik bunu gerektirir!). Cadde-sokak değiğl de AVM gezmek isterseniz, havaalanından gelen trenin istasyonu bulunan ve son gün alışverişi için harika bir seçim olan Wien Mitte, Viyana'nın en büyük AVM'lerinden, Tuna kıyısına yakın Donauzentrum ve Ringstrassen Galeries iyi seçenekler. Ben bunlardan yalnızca Wien Mitte'ye gittim, küçük ama fonksiyonel mağazaların bulunduğunu söyleyebilirim (kozmetik açısından dm ve Müller var mesela). 

Karntner ve Graben kesişimi

Kozmetik kısmına gelirsek, öncelikle söylemeliyim ki, highend kozmetik markaları açısından Viyana bence kısır bir şehir. Türkiye'deki markalardan farklı olarak ArtDeco, IsaDora (fiyatlara bakarsanız high end bence) ve Anastasia Beverely Hills'in belli ürünleri var. Viyana'da Sephora yok; high end kozmetik mağazası olarak Douglas ve "department store" diyebileceğimiz çok katlı büyük mağazaların (Müller ve Steffl gibi) kozmetik bölümleri var. Douglas mağazaları en az buradaki -merhum- Douglas'lar kadar sevimsiz (sizi bilmem; ama, ben hiç sevmezdim, alışveriş yapıp yapmadığımı bile hatırlamıyorum). Sırf Zoeva var diye her gördüğüm Douglas'a daldım. Bu arada, Douglas'ın online olmayan mağazalarında yalnızca fırçalarının satıldığını biliyordum; ama, seçenekler aşırı kısıtlıydı, fırça setleri yoktu, yalnızca klasik siyah seri fırçalar vardı; hiç memnun olmadım... Sırf meraktan, ve sonrasına referans olsun diye merak ettiğim iki Zoeva fırçayı aldım, o kadar. Viyana Havaalanı'nın Duty Free'si de son derece başarısızdı. Dolayısıyla dönüşte de Ankara'dan Lancome Matte Shaker'ımı (270 numara) kaparak high end alışverişimi tamamladım.

ArtDeco standı

High end kozmetiğin tam aksine, drugstore ve "naturkosmetik/doğal kozmetik" markaları açısından ise tam bir şenlik Viyana! En ünlü iki drugstore meşhur "dm Drogerie Markt" ve BIPA. Ayrıca, yukarıda bahsettiğim Müller mağazalarının kozmetik reyonu da inanılmaz büyük ve özellikle drugstore markalar ve naturkosmetik açısından tam bir cennet! Zamanımız kısıtlı olmasa, Müller'de saatlerimi geçirebilirdim... Satılan her markadan ayrı ayrı bahsetmeye kalkarsam bu yazıya sonsuzluğa uzayabilir. Onun yerine benim en ilgimi çekenlerden bahsetmek istiyorum.

Viyana kozmetik alışverişi

dm Markt'a özel markalar tabii ki doğal kozmetik markası Alverde, Türkiye'den de tanıdığımız fakat bizdekinin 3'te biri fiyatına satılan Nonique, ve dm'nin kendi markası olan ve Kübiş sayesinde tanıdığım Trend It Up! Bunun yanında Weeleda, Lavera, bildiğimiz diğer tüm cilt bakım markaları, Rimmel London'ın Alman markası Manhattan, She, Ebelin, ve ülkemizde de bulunan Catrice, Max Factor, L'Oreal, Maybelline, Essence dm Markt'ta satılan diğer markalar. BIPA ise kendi markası olan Look'a sahip ve Essence'in de bu drugstore'a özel satılan bazı ürünleri mevcut. Özellikle Look'un ojelerini sevdiğimi söylemeliyim. Ayrıca burada, dm'deki markalara ek olarak Gosh ve the Balm da satılıyor (fiyatlar Türkiye'nin 2-3 katı). BIPA'da naturkosmetik pek dikkatimi çekmedi, bu anlamda dm Markt çok daha önde. 

dm Drogerie Markt'ta Trend It Up standı

Müller ise ayrı bir dünya!!! High end markalarla başlayan kozmetik reyonu high street ve drugstore markalarla devam edip naturkosmetik ile bitiyor. dm Markt ve BIPA'daki markalara ek olarak burada Art Deco, Makeup Factory, Sleek, the Balm, Hypoallergic, ve doğal kozmetik kısmında ise Sante, Korres, Lavera, Burts Bees, Primavera gibi markalar göze çarpıyor. Doğal cilt bakımı markalarının neredeyse hepsinin renkli kozmetik standları da mevcut, keşke Türkiye'de de olsa (ya da olanlar azıcık uygun fiyata satılsa) diye düşünüyor insan. Kabin valizle gidip dönme zorunluluğum olmasa mesela, cilt ve vücut bakımı ürünü doldurup gelmiştim Türkiye'ye, o konuda şüphem yok! Alman ekolünden olmayan markaların fiyatları bana pahalı geldi; ama, Alman markası olanlar oldukça uygun (Nonique, Lavera, Nivea gibi). Dolayısıyla ben de alışveriş tercihimi Alman markalarından yana yaptım.


Şimdi bu kadar uzun bir girizgahtan sonra neler almışım bakalım mı? Yukarıda da bahsettiğim gibi, Douglas'tan yalnızca Zoeva fırçaları aldım. Meşhur 228 Crease Brush ve 101 Luxe Highlighter Brush iki tercihim oldu. Biraz daha yumuşak hayal etmiştim Crease Brush'ı, ama görevini yerine getiriyor. Highlighter fırçası ise çok pigmentli aydınlatıcıları daha hafif uygulamak için uygun sanki. Ya da kontür yapmak için... onda çok umduğumu bulamadım sanki. Diğerleri de bu performansta ise, setlerini almayı pek düşünmüyorum. 101 Luxe Highlighter Brush 16,99 € ve 228 Crease Brush 9,99 € idi. Diğer fırçalarına da çok baktım; ama, hem elimde çok fırçam olduğundan, hem de daha sonra set olarak alabilme ihtimali daha ekonomik geldiğinden bu kadarla bıraktım.


dm Markt en çok alışveriş yaptığım mağaza oldu. Öncelikle Alverde'den daha önce internetten belirlediğim ürünleri aldım. Şeffaf kaş maskarası (3,95 €) ve Suger Lip Scrub (2,45 €) ihtiyacım olan iki üründü. Bio-Wildrose Yüz Yağı'nı hem içeriği, hem de uygun fiyatı nedeniyle (3,45 €) kışın kullanmak üzere aldım. Tek kullanımlık maskeleri pek sevdiğimden yine deneme amaçlı Bio-wildrose ve Bio-sheabutter içerikli nem veren yüz maskelerinden (2'li maskelerin tanesi 0,95 €) ve saç için 5in1 BB Bio-mandöl ve Bio-argan içerikli saç maskelerinden (1,25 €) aldım. Saç maskesinin yarısını dün kullandım ve bayıldım!!! Bu kadar temiz içerikli ürünlerin fiyatlarının bu kadar uygun olması beni aşırı mutlu etti! Evde kocaman bir çekmece dolusu yedekte bekleyen cilt, saç ve vücut bakım ürünüm bulunmasaydı, dm'nin Alverde reyonunu böyle kolumla süpürmek suretiyle sepete doldurmuştum! Cilt bakımından devam edersek, daha önce çok severek 2 tüp bitirdiğim Nonique Avokadolu Göz Çevresi Kremi'nin fiyatının 5,95 € olduğunu görünce almadan edemedim (yani göz çevresi kullandığım ve bitirdiğim bir şey neticede). Renkli kozmetik olaraksa Trend It Up'tan matte ruj -Velvet Sense Lipstick Pen 010 (3,25 €) ve bir izleyicimin önerisiyle mürdüm renkli bir göz kalemi aldım -Contour&Glide Kajal 020 (1,95 €). Catrice'in Avrupa pazarına yeni giren ojelerinin normalde tanesi 2,95 €, ancak, promosyon olarak bu mani-pedi setlerini çıkarıp aynı fiyata satışa sürmüşlerdi. Ben de bu tatlı ikiliyi aldım (10 Rosywood Hills ve 38 Honeymoon is Coming Soon). Yalnız tek katta bile örtücü ve yapısı şahane! Buraya gelirse kapın derim! Son olarak dm'den methini duyduğum Ebelin fırçaların Flat Kabuki'sini görünce dayanamayarak attım sepete. H&M'in benzer fırçasını bulamadığımdan içimde kalmıştı; krem ürünleri de çok iyi dağıtıyormuş, iyi ki almışım dedim (6,95 €). Aldıklarım çok olduğu için, işe giderken yemek koyabilirm diye düşünerek de bu kız çocuk alışveriş çantasını alıp elimdekileri yerleştirdim (0,75 €). Dediğim gibi, çok daha fazla şey alınabilirdi; ama, hem merakımı gidermek açısından bu kadarı yeterli geldi, hem de daha fazlasına gerçekten ihtiyacım yoktu...


BIPA'dansa daha çok Essence ağırlıklı alışveriş yaptım. Essence fiyatları Türkiye ile aynıydı. Fakat buraya gelmeyen ürünlerini beğenince almak istedim. Essence'in 15. yılı nedeniyle çıkan Live Laugh Celebrate serisinden içinde boncuklar olan 4'lü palet (1,45 € -bunun 8'lisi 1,95 € idi ve son gün alacaktım; unuttuğuma aşırı pişmanım), bir refill highlighter (1,45 €) ve bir de refill allık (1,45 €) aldım. Paletler için "BIPA'ya özel" yazıyordu, gerçekten de dm'deki Essence standında görmemiştim. Ayrıca Metal serisi rujlardan da daha önce Essence Cosmetics'in Instagram Story'sinde görüp beğendiğim 01 Iron Maiden rengini aldım (2,95 €). BIPA'nın kendi markası olan Look'un standı da ilgi çekiciydi; ama, gözüm asıl Metal Vision ojelere takıldı. Models Own'a benzettiğim ve bir türlü indirimde bulamadığım oje renklerinden bir rose gold olan 030 Bubble Trouble'ı görünce tabii ki denemek için aldım (2,45 €)! Sürümü pek çok metal ojeye göre daha başarılı çıktı, keşke oradayken deneyip bir iki rengini daha alsaymışım demedim değil. 


Son olarak, Müller mağazasının kozmetik bölümünde en çok Art Deco'yu inceledim; ama belki havaalanında da vardır diye almayı erteledim (yoktu tabii ki; ve zaten duty free'si rezaletti). Halbuki yaz koleksiyonundan çıkan aydınlatıcılarını çok çok beğenmiştim. Fakat, 24,5 € idi ve evde aydınlatıcı doluyken bu kadar harcama yapmak istemedim. Aklımda kaldı mı? Kaldı! Olsun mu? Olsun :) Art Deco'dan daha uygun fiyatlı ürünlere yöneldim ben de. Organik kozmetik markası Lavera'nın renkli kozmetik standını incelerken fiyatlarının bize göre çok çok uygun olduğunu gördüm ve hem rengini, hem de yapısını çok beğendiğim Beautiful Mineral Eyeshadow 03 Latte Macchiato rengini aldım (3,49 €). Diğer markalardan da en çok ilgimi çeken sade tasarımları ve çok pigmentli, adıyla müsemma hipoalerjenik ürünleriyle HYPOAllergenic oldu. O kadar çok ürününü mıncırdım ki, anlatamam! Aslında tüm standı alabilirim gibi hissetmedim değil; fakat elimdeki makyaj malzemelerini düşünerek, yine en çok kullanabileceğimi düşündüğüm tek ürünü, Stick Eyeshadow -Taupe kalem farı aldım yalnızca (6,45 €). Son olarak da, Türkiye'de satışı artık bulunmayan ve piyasaya sürülmediği için benim ve annemin karalar bağladığı, alüminyumsuz ve alkolsüz olmasına karşın zerre ter kokusu hissetmemenizi sağlayan Nivea'nın şahane Pure&Natural Roll-on'unu görünce gözlerim yuvalarından fırlayacaktı adeta! Ben Nivea bu çeşidi toptan piyasadan kaldırdı sanıyordum, meğer yalnızca Türkiye'ye gelmiyormuş. Nedenini anlamak imkansız!! Fiyatı da 1,79 € (şaka gibi) olunca, kendime 2, anneme de 2 tane aldım! Kabinle dönmüyor olsaydım, 10'ar 10'ar alırdım diye düşünüyorum!


Dönüşte ise Duty Free'den L'Oréal Genius Water ve Lancome Matte Shaker almayı planlamıştım. Genius Water'ı Sabiha Gökçen Dış Hatlar Gidiş'te gördüğüm halde, Geliş'te bulamadım. Viyana ve Ankara'da da yoktu. Artık kısmet... Lancome Matte Shaker'ın ise istediğim 270 Numarasını Ankara'da buldum (21,50 €). Yaz-kış fark etmeksizin çok kullanışlı bir renk olduğu ve denediğimde yapısına bayıldığım için aldım. Duty Free'de de epeyce gezindim ama gerçekten elimde o kadar çok makyaj malzemesi var ki, sırf meraktan daha fazla para harcamak içime sinmediğinden bakmakla yetindim. 

Çünkü kozmetik bloggerı olmak her yerde fotoğraf çekmek demekti :))
Bu uuupuzun yazımı sonuna kadar okuduysanız çok teşekkür ederim sizlere! Umarım Viyana'ya gidecekler için ufak da olsa bir yararı olmuştur. Orada yaşayan ya da iyi bilenlerin katkısı olursa, yorum kısmında okumayı çok isterim. Bir sonraki yurt dışı seyahat yazısında görüşmek üzere, esenkalın! 







Bitirdim #19


5 Şubat 2014 Çarşamba

Ocak ayının bitenleri ile karşınızdayım.


Ecowell Face Tonic Organic Chamomille: Ecowell’in bu toniğini severek kullandım ancak çok çabuk bitti sanki. Etkisinden de gayet memnundum ama sırf meraktan Kiehl’s Acai toniğini aldım. Son derece tercih edilebilir, hoş, temizliği güzel bir ürün. Fiyatı da oldukça uygun.

Institut Esthederm Eau Cellulaire: Bildiğimiz termal sulara alternatif, aynı işi yapan ama içinde ATP (biyoloji derslerinden hatırladığım kadarıyla adenozintrifosfat –hücre yapı taşı) olan bir su. Sabah-akşam serumdan önce cildime sıktım. Etkisini diğer termal sulardan çok da farklı bulmadım; belki uzun vadede daha değişik gözlemlerim olabilirdi. Yoluma yine deneme boy Vichy ile devam ediyorum…

Caudalie Mousse Nettoyant Fleur de Vigne: Bu yüz temizleme köpüğünün dördüncü şişesini de bitirmiş oldum. Sanırım son 2 senedir başka yüz temizleyici kullanmadım. Ancak, hamilelikle birlikte cildimin karmadan kuruya dönmesi sonucu yenisini almadım. Aubrey’in salatalık özlü krem temizleyicisine başladım. Caudalie’yi ise herkese gönül rahatlığıyla öneririm!

La Roche Posay Eau Thermale: Severek kullandığım, güzel bir termal su. Esthederm ile arasında belirgin bir fark görmedim. Tercih edilebilir, son derece yararlı bir ürün!

Alterra Dudak Nemlendiricisi: Rossmann’da satılan, fiyatı uygun, içeriği çok temiz olan bu nemlendiriciyi çok da severek kullandım. Dudaklarımı da gayet güzel yumuşattı. Kübra’cığımdan hediye EOS lipbalm’ı kullandığım için yenisini almadım; EOS bitince alabilirim yeniden.


Benri Kare Pamuk: Bendeki bu kutu çok ince çıktı, bir türlü memnun kalamadım. Ama İnci’de kullandıklarım kalın kalındı. Standardı yok sanırım ama seviyorum bu pamukları.

Lilibe Bio Wattepads Disk Pamuk: En sevdiğim pamuk, bitenler yazısı klasiği!

Cala Makyaj Temizleme Mendili –Rose: İndirimli diye aldığım ama pek de memnun kalmadığım bir ürün oldu.


Flormar Express Çift Fazlı Göz Makyaj Temizleyicisi: Pek beğendiğimi söylemem. O kadar yağlı yapısına karşın makyajı tamamen silmekte başarılı bulmadım.

Urtekram Green Tea Diş Macunu: İçeriği çok temiz olan bu diş macununun temizliğini de sevdim. Denemek için bitince Ökaliptüslü olanını aldım ama tadı çok kötüymüş. Bu çeşidinden şaşmamak lazım!

NY Beauty Oje Çıkarıcı: Bu tür pompalı asetonların kullanımı çok rahat oluyor. Bu asetonu da rahatça kullandım ama kokusu çok keskindi. Tırnaklarımı ve tırnak etlerimi de kuruttu. Bir daha almayı düşünmüyorum.

Organique Duş Jeli: Seregon’cuğumun gönderdiği paketten çıkan bu pırıltılı ve çilek kokulu duş jelini çok sevdim. Pırıltısı ve kokusu kalıcı değilse de temizliği çok güzeldi! Tam boyu düşünülebilir!


Alverde Camouflage Kapatıcı 02 Medium: Bu kapatıcıyı çok seviyordum fakat sanırım son kullanım tarhi geçti (bir sene önce Şebnem’ciğim hediye etmişti). Göz altımda topaklanıp ambalajında sulanmaya başlayınca atmak zorunda kaldım. Ama dibini epey açana kadar kullanmış olduğum için mutluyum!

Fresh Line Persephone Vücut Sütü: Ylang Ylang ve Yasemin aromalı bu vücut sütü daha güzel kokar diye düşünmüştüm; ama biraz kimyasal bir kokusu var. Fakat cildi yumuşatması harika!! Fresh Line losyonlarını çok beğeniyorum zaten!

Estee Lauder Advance Night Recovery Eye Serum: İki poşet bitirdiğim bu numunelerden çok da bir verim alamadım. Belki uzun vadede iyidir ama beni kullandığım 4-5 gün boyunca çok da etkilemedi.

Clinique Even Better Eyes Dark Circle Corrector: Bu ürünü cilt bakım ürünü olarak mı satıyorlar, ne amaçla satıyorlar bilmiyorum ama renkli ve içinde micro simleri olan bir krem. Göz altı bazı olarak kullanılabilir, işini de iyi yapar, ama bakım ürünü değil kesinlikle. Baz almak istediğim zaman aklımda bulunabilir.

-----------------
Bu ay bu kadardı; gelecek ay görüşmek üzere!







Yeni Yıl Makyajı #1: Çılgın Altın! New Year Look #1: Futuristic Gold!


27 Kasım 2013 Çarşamba

Yılbaşına kadar ara ara sizinle kah bugünkü gibi "çılgın" kah daha "elit" yeni yıl makyajları paylaşacağım. Çılgın yılbaşı makyajı fikri aslında katılmayı planladığımız bir partiden ortaya çıktı. Belki aranızda yeni yılı kostümlü partiyle karşılamak isteyenler olabilir diye, bilinen makyajların yanı sıra, biraz daha farklı olanlarını da deneyip yorumlamak istedim! Bugün paylaşacağım makyaj da onlardan biri!

I'll share different new year party make-up looks until New Year's Eve! These will sometimes be crazy, and sometimes be chic! Actually, the "crazy new year look idea" rose from a party that we are invited for new year. May be, some of you plan to attend that kind of costume parties and these crazy looks, an example of which will be here today, will inspire you!


Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz ürünler yeni yıl makyajlarımda kullanılmak üzere Marinella Perfumes tarafından gönderildi. Bu sene herşey altın ve gümüş, yeni yıl makyajında da bu renkler epey öne çıkıyor! Neler olduğuna biraz daha yakından bakarsak...

The products you see above are sent by Marinella Perfumes to help me create new year looks. It's all about gold and silver this year and these colors inspire new year looks! If we zoom...

George gold and silver eyeliners

L.A. Colors gold eyeshadow and gold glitter gloss

L'Oreal silver eyeshadow


Bu kadar metalik renk olunca, aklıma ilk fütüristik bir makyaj yapma fikri geldi. L.A. Colors altın rengi pigmenti ıslak kullanarak tüm göz kapağıma uyguladım. Rimmel London Scandaleyes Thick&Thin Eyeliner ile kalın bir çerçeve çekip kirpik dibine de George altın rengi eyeliner'ı daha ince bir hat olarak sürdüm. Göz dışına siyah gölge ve bol rimelle göz makyajını tamamladım.

Having a lot of metallics, I wanted to create a futuristic look. I applied L.A. Colors gold pigment wet on my eyelid. I draw a thick frame around my eyes using Rimmel London ScandalEyes Thick&Thin Eyeliner and went over it following the lashline with Geroge gold eyeliner. I completed the look by applying black shadow towards the outer edge of the eye and layers of mascara.


Ten makyajı için, köşeli hatlar yaratmayı hedeflediğimden, Missha BB krem, bol aydınlatıcı ve bol kontur kullanmayı tercih ettim. Dudaklarda yılbaşı ruhuna uygun olarak parlak bir kırmızı üstüne altın simli glossu geçtim.

As I aim to have an angled and sharp face, I applied layers of BB cream and a lot of contouring and highlighting. Following the new year spirit, I used a bright red lip color and topped it with glitter shine gloss.


Ve sonuç/and the result...



Umarım beğenmişsinizdir! Burada kullandığım metalik ürünler ülkemizde bulunmuyor; ama muadillerine ulaşmak mümkün. Mesela ben Marinella Perfumes'te gördüğüm şu altınlara bayıldım!!!

I hope you like the look!! You can find more "golds" on Marinella Perfumes website!!!



Kısacası, bu yılbaşı parlamaya hazır olun!!! Sevgiler!!!

To sum up, get ready to glow this new year!!! Loves!!!

------------------------------------------------------------------------------------------
NOT/PS: Ürün gönderimi için Marinella Perfumes'e teşekkürler... Thanks to Marinella Perfumes for the lovely gold and silver products...







Makyaj Malzemesi Koleksiyonu #5: Fondötenler, Pudralar, Kapatıcılar


30 Nisan 2013 Salı

Makyaj malzemeleri koleksiyonuna ten ürünleriyle devam ediyorum: fondötenler, pudralar, kapatıcılar... Açıkçası, yine geçen seneye kadar pek fondöten kullanmıyordum. Fakat sevgili Luna'mın "kanvas düzgün olmayınca yapılan göz makyajı bile kendini göstermiyor" cümlesinden sonra hafif ten ürünlerini denemeye başladım ve gerçekten sonucu ne kadar değiştirdiğini gördüm. İşin aslı, bu zamana (30'lu yaşların başına) kadar sıkça fondöten kullanmamış olmamı bir kazanç olarak görüyorum; ve hala bulabildiğim en ince yapılı , cilde en az zarar verecek tarzda ten ürünlerini kullanmaya dikkat ediyorum. 


Fondötenler

Soldan sağa: The Balm BalmShelter Light/Medium, Garnier BB Cream (karma ve yağlı ciltler) Light, Burberry Sheer FDT Trench No. 06, La Roche Posay Toleraine Teint Fluid 11, Chanel Mat Lumiére 30 Cendré, Skin79 VIP Gold Collection Super+ BB


Bu kadar çok fondötene kesinlikle ihtiyacım yok; ama her birinin kullanım amacı farklı diye kendimi kandırabilirim. Fotoğrafta beni Arap Bacı yapacakmış gibi görünen BalmShelter aslında yazın bronzlaşınca ciltte hiç de kahverengi durmuyor ve nefis, kadife gibi bir görünüm veriyor. Yaz için favorim! Chanel Mat Lumiére yazın yağlanan cildim için gayet ideal oluyor. Parlama yapmıyor ve ciltle çok güzel bütünleşiyor. Burberry Sheer FDT'yi kışın, özellikle soğuk havalarda çok severek kullandım. Ama yazın yapısı bana ağır gelecekmiş gibi hissediyorum. Ve bu soğuk alttonlu renk cildime çok iyi gitmedi.

Çok kapatıcılık istediğimde La Roche Posay Toleraine Teint kullanıyorum! Bayıldığım bir ürün oldu, Aysel'ciğime çoook teşekkürler yeniden. Bu ürünü mutlaka pudra ile kullanıyorum, gün içinde parlama yapıyor çünkü. Sevgili İnci'nin gönderdiği Garnier BB krem ise daha az kapatıcılıkta fakat cilt dokusunu o kadar başarıyla iyileştiriyor ki, hayranım! Fakat soğuk havalarda biraz kuruttuğunu fark ettim; ilkbahar-ya için harika olacağını düşünüyorum! Ve yine Aytül'ümün gönderdiği Skin79 VIP Gold BB krem hafif kapatıcılıkta, yine cilt tonunu eşitleyen ve parlama yapmayıp bütün gün cilde çok sağlıklı bir görünüm ve ışıltı veren nefis bir BB! Bu paragraftaki tüm ürünler yüzde yüz favorilerim!

Pudralar

Paletteki: Inglot AMC Pressed Powder 55, Palet üstündeki arkadan öne: MAC Select Sheer Pressed Powder NW20, MAC Prep+Prime Skinfinish Transparent Loose Powder

ve hep çantamda olduğu için fotoğrafa eklemeyi unuttuğum La Roche Posay Toleraine Teint Mineral Compact No. 11

La Roche Posay Toleraine Teint Compact No. 11

Pudralarımdan tartışmasız olarak en çok sevdiğim La Roche Posay Toleraine Teint Mineral Compact. Hafif-Orta arası kapatıcılığa sahip bu ürünün cildi kurutmadan, parlak bitişi matlaştırmadan tazelemesine bayılıyorum! Makyaj tazelemk için hep çantamda! Inglot AMC 55 ise en kapatıcı olan pudram. Yapısı da kadife gibi. Biraz tozutuyor, ama seviyorum. MAC Select Sheer bitmek üzere, kapatıcılığı varla yok arası, bu yüzden de benim gibi mat görünüm sevmeyenlere çok uygun. Fondötenin bitişini değiştirmeden cilt tonunu düzenliyor. MAC Transparan pudra ise aslında makyaj sabitleme amacıyla aldığım ve ancak geceleri bir yere giderken kullandığım bir ürün. Beyazlık vermiyor, tamamen şeffaf ve dengeli bir görünüm sağlıyor. 

Kapatıcılar

Önden arkaya: Inglot Cream Concealer LW500, Maybelline Dream LumiTouch 01 Ivory, L'Oréal LumiMagique 02 Medium
Arka sıra, soldan sağa: Helena Rubenstein Magic Concealer 02 Medium, Alverde Camouflage 002 Beige, Bobbi Brown Creamy Concealer Kit Warm Ivory


Bitmek tükenmek bilmeyen kapatıcı arayışımın sonucu evde bulunan altı adet kapatıcı! Bir de, Aytül'ümün gönderdiği Skin Food Salmon Dark Circle Concealer vardı; fakat hem azalmıştı, hem de morluklardan muzdarip bir arkadaşıma denemesi için kalanını verdim. Çok başarılı, çizgilere dolmayan ve göz çevresini sürekli nemli tutan bir kapatıcıydı. Kalan kapatıcılarımdan Alverde'nin yapısı ve rengi SkinFood'a çok benziyor. Şebnem'cim göndermişti, severek kullanıyorum. Maybelline Dream LumiTouch da son derece iyi performansı olan bir kapatıcı. Inglot krem kapatıcıyı aslında paletlerin içine koymak için aldım. Bir kez kullandım. Çok başarılı değil, çabuk silinmeye müsait. Ama nemli ve çizgilere dolmayan bir yapısı var. Gün içinde tazelemek kaydıyla kullanılabilir. 

L'Oreal LumiMagique kapatıcıdan çok aydınlatıcı işlevli bir ürün. Renkleri çok açık. Bobbi Brown kapatıcıyı ise geçen yaz severek kullanmıştım. Nedense bu ara kalıcılığı bana yetmemeye başladı. Yanında transparan sabitleme pudrasıyla bir kit; ama pudrası çok kuru ve pul pul görünüm vermeye başladı. Tek başına da çabucak uçup gidiyor.

Ve benim favorim, Helena Rubenstein Magic Concealer. Hem rengi tenimle çok uyumlu, hem de çizgilere dolmayan çok hafif ama kapatıcı bir yapısı var. İnci'me teşekkür ediyorum yeniden!

-------------------------------------

Önümüzdeki hafta makyaj fırçaları koleksiyonumla burada olacağım. Ve daha sonraki hafta da ojelerle koleksiyon kısmını şimdilik kapatmayı düşünüyorum. Farlarımı yazmayı çok isterdim; ama swatchlamam imkansız gibi... Sevgiler :)







Alverde Camouflage Kapatıcı -002 Beige


4 Mart 2013 Pazartesi

Alverde Almanya'da DM Marketlerde satılan, doğal ya da organik içeriklere sahip başarılı bir kozmetik markası. Sevgili Şebnem kendisine alırken bana da bu güzel markanın göz altı kapatıcısını almış.


Minik, yuvarlak kutuda gelen bu kapatıcı kremsi yapıda. Ama, diğer krem kapatıcılar gibi göz altına sürüldüğünde pudralaşmıyor. Daha çok Skin Food kapatıcımın verdiği etkiye benzer nemli ve aydınlık bir görünüm bırakıyor. Yani, kuru göz altları için çok çok uygun bir ürün.


Yalnız, bu kremsi yapısıyla tek başına kullanırsam, rimelin ya da göz kaleminin bulaştığını fark ettim. Bir de bu şekilde gün içinde göz altından uçmaya çok meyilli. Bu yüzden, üstünden çok hafif transparan pudra geçiyorum. Böylece hem kalıcılığını arttırıyorum hem de rimelin/göz kaleminin bulaşmasını engelliyorum. 


En sevdiğim yanı, göz altlarını kurutmadığı için çizgilere de dolmaması. Diğer renklerini bilmiyorum haliyle, ama 002 Beige rengi benim ten rengim ve göz altlarım için çok uygunmuş. Bu güzel seçiminden dolayı sevgili Şebnem'e çok çok teşekkür ediyorum!

İlk fotoğrafta transparan pudra yok, ikinci fotoğrafta var...


Herkese iyi haftalar!!!







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.