Sephora
Sephora etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Natasha Denona Mini Sunset Palette


14 Eylül 2020 Pazartesi

Natasha Denona'nın farlarını -daha doğrusu far paletlerini- çok merak ediyor; ancak, fiyatları nedeniyle almaya çok elim gitmiyordu. Geçenlerde Chanel aydınlatıcı stick için gözümü karartmışken, hadi dedim yanında bu da olsun; renkleri bana çok hitap eden Mini Sunset Palet'i alıverdim! 

Bu noktada şöyle bir şey belirteyim; ND farlar için hep "çok pahalı" deniyor; ancak, mini paletlerdeki fiyat/gramaja bakınca, MAC farlarla aynı seviyede; hatta daha ucuz olduğunu net söyleyebilirim! MAC refill farlar 1,5 gram ve 89 TL iken, ND'nin 1,5 gr'ı 73 TL'ye geliyor... yani "ooo wow diğer highend ürünlere göre çook pahalııı" algısı bence yersiz! 



Mini Sunset Palet, ND'nin Sunset paletinin tonlarında; fakat, o palettekilerden farklı 5 renk içeriyor. Yani, diğer markaların yaptığı gibi, büyük paletin sevilen renklerinden mini palet yapmamış; tamamen yeni bir palet yaratmış marka. Epey ticari bir bakış açısı aslında; böylece "büyüğü yerine küçüğünü alayım" diyemiyorsunuz :) Palet şeffaf kapaklı, plastik bir ambalajda geliyor. İçinde ayna ya da aplikatörü bulunmuyor. Ama plastiği oldukça kaliteli, ucuz bir ürün algısı yaratmıyor. Her bir panda 0.8 gr far bulunuyor. Minik bir palet; ancak, benim gibi junkieler için oldukça ideal!






Palette iki adet mat, üç adet de metalik far bulunuyor. ND'nin mat farları "creamy matte-kremsi mat" olarak geçiyor. Gerçekten yumuşacık, aşırı pigmentli, çok rahat dağılıp karışan, ipek gibi bir formülasyona sahip mat renkler! Bu marka tamamen mat renklerden oluşan palet çıkarsa (ve ulaşabilsem) hemen alırım; hiç düşünmem! O kadar beğendim! ND'nin ayrıca 3 farklı metalik far yapısı var: folyolu (çok parlak), saten bitişli, ve pırıltılı! Bu palette iki pırıltılı, bir tane de folyolu (foiled) metalik far bulunuyor. Mat farlar, çok yumuşak oldukları için tozutma yapabiliyor; ama göz altına dökülmüyor. Metalikler de minimum dökülüyor diyebilirim... ama yine de, ten makyajınızdan önce göz makyajınızı yapmanız tavsiye edilir :)





Renklere tek tek bakalım mı? Soldan başlarsak, ilk renk Guava; puslu bir şeftali rengi olarak geçiyor. Deve tüyü olarak da tanımlayabilirim. Bir tık daha turuncu deve tüyüne göre. Yumuşacık, pigmentli ve çok kolay karıştırılabilen bir far. Kalıcılığı tüm günü kurtarıyor. İkinci renk, folyolu metalik yapıdaki Apollo: kiremite çalan parlak bir bordo. Çok güzel yansımaları olan bir renk. Yalnızca, kalıcılığını biraz vasat buldum. İyi bir far bazıyla kullanılmazsa, gün içinde çizgilenme yapabiliyor. Paletin ortasında mat renklerden Dirty Mars yer alıyor. Kirli bir terracota, tam yanık bir kahverengi. Guava'nın formülüyle aynı ve yine kalıcılığı çok yüksek. Son iki renk, ışıltılı metalik yapıya sahip Sun Beam ve Halo... Sun Beam, yoğun bir metalik bronze, çok güzel bir yansıması var. Tam metalik ışıltı alabiliyorsunuz. Simleri bir miktar dökülüyor, o nedenle, simli far sevenler bu paleti sevmez bence... bense, parlaklığının hatrına ses çıkarmıyorum :) Halo ise, sıcak bir metalik şampanya rengi. Farlarda en en sevdiğim ton. Pembeye değil, sarıya daha çok çalıyor. Aynı Sun Beam gibi çok parlak ama hafif simleri bulaşabilen bir renk. Fakat bu iki farın da kalıcılığı gayet başarılı; gün içinde çizgilenme yapmıyor.



Bu farlarla o kadar çok farklı kombin yapılabilir ki! Ben 4 tanesini aşağıya ekliyorum :) Ayrıca, her bir farı tek başına da rahatlıkla kullanmak mümkün. Özellikle, Apollo ve Halo'yu birlikte kullandığım makyajları çok seviyorum; bu iki farın birleşimi de harika bir renk çıkarıyor ortaya... diğer metalikleri de üst üste kullanarak, yeni ve çok yansımalı renkler türetebliyorum!



Natasha Denona mini paletler Sephora'da 195 TL'ye satılıyor. Ucuz değil; ancak, kalitesini görünce de insan verdiği paraya üzülmüyor (pek çok high end markaya kıyasla). Mini paletlerin Star ve Glam versiyonlarında da gözüm var... muhtemelen de Sephora kartıma indirim tanımlandıkça gidip alacağım; çünkü, yüksek performanslı ürünlere, hele de farlara bayılıyorum!

Mutlu Haftalar!








Marc Jacobs Highliner Gel Eye Crayon Eyeliner -42 Blacquer ve 43 (Brown)ie


13 Şubat 2020 Perşembe

Son bir senedir izlediğim yabancı Youtube videolarında hep Marc Jacobs göz kalemlerinin adı geçiyor. Güvendiğim Youtuber'lar da favorilerinde gösterince, bu seneki yurtdışı seyahatimde bu göz kalemlerini alıp denemeyi aklıma koymuştum. Berlin'e gittiğimde de Sephora'dan önce (Brown)ie rengini, sonra da tavsiye üzerine Blackquer rengini satın aldım. Bakalım övüldüğü kadar var mıymış?


Marc Jacobs Highliner göz kalemleri kalem formunda jel eyeliner olarak tanımlanıyor ve tam opak renk verme, 12 saat kalıcı olma iddiasında. Kalemlerin mat, pırıltılı ve saten olmak üzere 3 farklı bitişi ve 33 farklı rengi bulunuyor. Net bir çizgi çizmek için kullanabileceğiniz ya da çizdikten sonra dağıtarak dumanlı bir görünüm elde edebileceğiniz belirtilmiş. Kalemlerin gümüş renkte, ortasında kalemin rengiyle uyumlu ahşap kısmı bulunan çok şık bir ambalajı mevcut. Saten renkte ambalaj parlak iken, matlarda mat bir metal kullanılmış.



Kalemler arkadan çevrilerek açılan türde, kalemtraş kullanmanıza gerek kalmıyor. Ama şöyle ki, otomatik kalemlerin de uçlarını sivriltmek istiyoruz zaman zaman, değil mi? Ben şahsen incecik eyeliner çekmek için kalemin ucunun sivri olmasını seviyorum. Bu amaç için kalemin arka kapağında, ambalaja entegre minik bir kalemtraşı da mevcut. Bir de dağıtma aplikatörü olsa tam olacakmış; ama, zaten o aplikatörler hiçbir zaman işe yaramadığından bunu sorun etmiyoruz :)




Ben bu kalemlerin 42 Blacquer ve 43 (Brown)ie renklerini seçtim. Aslında, elimde hem acı kahve, hem de siyah göz kalemlerim olduğu için sadece açık ve tatlı bir kahve olan (Brown)ie'yi alacaktım (ve önce tek onu almıştım); ama, daha sonra Instagram'da çok severek yazıştığım sevgili Zeynep siyahını da çok beğendiğini yazınca dayanamadım; net bir siyah olan Blacquer'ı da aldım. 



Mat seriden olan 43 (Brown)ie ve saten serinin tek rengi olan 42 Blacquer yapı olarak aslında birbirine çok benziyor. Açıkçası, ben aralarında "matlık/parlaklık" açısından pek fark görmedim. İkisi de aynı netlikte, aynı opaklıkta, aynı güçlü pigmentasyona sahip, yumuşacık ürünler. Göz üstünde de, içinde de yağ gibi kayıyor, rengini net veriyor. Siyahı belki bir tık daha yumuşak ve kontrolü bir tık zor olabilir sadece. Hata yaptığınızda düzeltmeye, uyguladıktan sonra kısa bir süre dağıtmaya imkan veriyor. Ancak sonra sabitlenip uzun süre kalıcılığını koruyor. 





Ben performans olarak (Brown)ie'yi, Blacquer'dan bir tık daha fazla beğendim. Göz içimden de, göz pınarlarımdan da akma ya da dalgalanma yapmadı. Çok uzun süre (5-6 saat) kalıcılığını korudu.  Göz çevresine akmadı, bulaşmadı, dökülmedi. Blacquer ise 4-5 saatten sonra göz içinden biraz silinme yaptı, göz pınarlarında da dalgalanma gözledim. Fakat göz çevresine dağılma, akma, dökülme gibi bir sorunla asla karşılaşmadım. Açıkçası, bu kadar yumuşak bir göz kaleminin, göz pınarlarında kusursuz performans sergileyemese de, göz çevresine dağılmaması bence harika bir şey! Ama tabii fiyatına bakınca, göz pınarımda da çakılı kalmasını isterdim :) 

Marc Jacobs Highliner Gel Eye Crayon Eyeliner -43 (Brown)ie

Marc Jacobs Highliner Gel Eye Crayon Eyeliner -42 Blacquer

Marc Jacobs Highliner Gel Eye Crayon Eyeliner kalemlerin Amerika satış fiyatı 26 USD (+vergiler), Avrupa satış fiyatı ise 21 Euro. Ben alışverişimden pişman olmadım açıkçası zira Marc Jacobs makyaj ürünlerini çok seviyorum ve ambalajları bile kullanırken beni mutlu etmeye yetiyor. Ama gidip koşa koşa alın der miyim? Kahverengi olanları için (bir de acı kahve Earthquake var mesela gözüm onda şimdi) diyebilirim. Marc Jacobs hayvanlar üzerinde deney yapmayan bir marka ve Sephora mağazalarından ulaşabilirsiniz. 







🛍 Berlin ve Prag Kozmetik Alışverişi (2020 Yeniyıl Alışverişi) 🛍


9 Ocak 2020 Perşembe

IG TV'de videosunu yayınlamış olsam da (TIKTIK), blogda yazmadan olmaz dedim ve Berlin ile Prag alışveriş yazım geldi!!! Size, aldıklarımın ufak bir önizlemesinden sonra, önce Berlin ve Prag'da nerelerden kozmetik alışverişi yapılır kısaca bahsedeceğim. Kozmetik alışverişinden önce, biraz şehir önizlemesi da yaptırabilirim size :) Daha sonra da kendi aldıklarımı kısa kısa anlatacağım. Ama her halükarda bol fotoğraflı ve çok uzun bir yazı olacağını önden söylemek istiyorum! İlginizi çekmeyen kısımları atlamakta serbestsiniz :)))


Öncelikle söylemeliyim ki, Berlin'de alışveriş yapmaya çok az vaktim oldu. Yalnızca ilk gün vaktimiz vardı. İkinci gün Pazar'dı ve Müze Adası'nı gezmeyi tercih ettiğimizden mağazalar kapanmıştı. Pazartesi-Salı Prag'daydık (hatta dönerken yolda Dresden'e de uğradık ve orayı da çok beğendik) ve Salı 31'i olduğu için mağazalar her yerde 14:00 civarı kapanıyordu. 1 Ocak'ta açık yer bulmak imkansız. Ve 2'sinde de öğleden sonra uçağı ile döndük (ama sabah hızlıca hediyeliklerimizi aldık). Zaten amaç alışveriş değil; gezmek olduğu için çok sorun değildi; ama, tatlılarıyla meşhur KaDeWe kafeteryasını göremediğim, benzer şekilde Kurfürstendamm'daki AVM'ye gidemediğim için de biraz buruldum. Berlin'e yeniden gitmem lazım :) Şaka bir yana, hem Berlin, hem de Prag öyle güzel şehirler ki, hiç alışveriş yapmasam da üzülmezdim. Bakınız aşağıdaki fotolar!

Berlin -Berliner Dom

Berlin -Kurfürstendamm

Berlin -Gendarmenmarkt Weichnachtmarkt

Berlin -(sol üst) Berlin Duvarı, (sağ üst) Weichnachtmark, (sol alt) Kurfürstendamm, (sağ alt) Reichstag/Parlamento Binası
Prag

Prag -Kale İçi

Prag -Charles Bridge

Prag -Belediye Binası Noel Pazarı

Prag

Dresden

Şimdi alışveriş kısmına geçebilirim. Almanya kozmetik alışverişi açısından cennetmiş; ben yeteri kadar yararlanamasam da (yararlanamadığım halimi görüyorsunuz)... Drugstore olarak Rossmann ve dm Markt en meşhurları (ben Rossmann'a gidemedim orada ama dm'leri gezdim epeyce). dm Markt'ın en sevilen markaları ise Trend It Up ve Balea. Ben bu sefer drugstore ürün almadım (yerim çok sınırlıydı ve genelde sonradan kullanmadığımı fark ettim); ama, bence bu ik marka gayet kaliteli. Highend ürün alışverişi yapmak isterseniz de AVM'ler içinde Sephoralar ve her tür highend kozmetik markasının standı mevcut. Ve tabii Douglas! Ülkemizde kıymeti bilinmedi çünkü hiç Almanya Douglaslar gibi kullanılmadı. Ben Viyana'dakilerden de hoşnut kalmamıştım; fakat, Alman  (özelinde Berlin; zira Dresden'deki Douglas da pek keyif vermedi) Douglaslar'ına bayıldım! Hem renkli kozmetik, hem de cilt bakımı açısından çok tatminkar ve Türkiye'de bulunmayan pek çok markaya sahip bir ürün gamı var: Laura Mercier, Hourglass, Dr.Deniss Gross, Glow Recipe, the Ordinary, vb... Sephoralar'da da Tarte, Charlotte Tilbury, Natasha Denona, Fresh Beauty bulmak mümkün. Ayrıca, Almanya MAC standlarında Back2MAC uygulanıyor ve bir çok Avrupa ülkesinin aksine koleksiyon ürünleri dahil her tür plastik ambalajı kabul ediyorlar. Tüm kozmetik mağazalarının çalışanları çok şeker, çok yardımsever. Douglas mağazalarında sormasanız da tester veriyorlar; Sephora'da tövbe alamadım (Türkiye'ye çok laf etmemek lazımmış)... fakat son gün alışveriş yaparken kasada görevli bey "noel nedeniyle çok alışveriş oldu, kalmadı, bir dahaki sefere söz" dedi. Kendimi Türkiye Sephora'da hissettim bir an :)))) Bu arada, başlıca kozmetik markalarına ulaşabileceğiniz adresler Alexandrplatz'daki Galeria Kaufhof (ben hep buradan alışveriş yaptım), Friedrichstarsse'deki Galeries Lafayette, Douglas (ben Friedrichstrasse'dekine gitmiştim, baya büyük orası; ama Mitte'dekine gitmedim... sanırım o da büyükmüş), ve Kurfürstendamm'daki KaDeWe. Mutlaka atladığım da vardır; ama bunlar bile yeter! Adım başı dm Markt göreceksiniz. Tren istasyonu içinde ve şehrin çeşitli noktalarında da Rossmann mevcut (Makeup Revolution markası Rossmann'da varmış, ben hiç denk gelmediğim için kendim göremedim). 

Galeria Kaufhof @Alexandrplatz (ve meşhur TV binası)

Sephora

Sephora

Sephora

Sephora

Sephora

Sephora
Douglas

Douglas

Douglas

Douglas
Prag'da ise Sephora, Lush, Douglas ve dm markt'a denk geldim... 1 TL 4 Çek Kronu etmesine rağmen fiyatlar Almanya'ya göre daha pahalıydı. Yalnızca Sephora'daki Sunday Riley markası Türkiye'ye göre çok çok uygun fiyatla satılıyordu; fakat, hem artık cildimde çok ürün kullanmadığımdan, hem de markayı etik bulmadığımdan (bakınız çalışanlarına olumlu yorum yazdırma rezaleti) almayı tercih etmedim. Fakat burada 500'e satılan setin 150 TL civarı olduğunu görmek değişik bir deneyimdi... Lush çok ilgimi çeken bir marka değil (linç gelir mi?); burada da çok almazdım. Belirli bir kaç ürününü seviyorum ama kabin valizle seyahat ederken ve kilo sınırı varken almak çok ilgimi çekmiyor. Yine de mağazayı dolaştım tabii! Douglas'da ise Nudestix markasını gördüm; fakat fiyatlar o kadar yüksekti ki, almaya elim gitmedi... Sadece Sephora'dan Hourglass'ın bir farını aldım (Berlin'de ne Douglas'da, ne de Sephora'da istediğim renk yoktu çünkü). Fakat çalışanlar çok kibirli ve kaba, tester tabii ki yoktu. Ayrıca ürün çeşidi de baya azdı. Oradaki Sephora'dan sonra bizimkilerden özür dileyesim geldi...

Prag Sephora

Prag Lush

Prag Douglas
Şimdi gelelim benim aldıklarımaaa... ben Sephora ve Douglas'dan alışveriş yapmayı tercih ettim. MAC'ten Back2MAC kapsamında 2 adet farımı ücretsiz aldım. Bir de dm Markt'tan Essie'nin bir ojesini aldım; onu videoda belirtmeyi unutmuşum! Burada bahsetmiş olayım.



Douglas:
  • The Ordinary Marula Oil: Tretin'den kuruyan ve arada soyulan cildim için daha önce de kullanıp çok sevdiğim Marula yağını almak istedim. Bu yağ saça, vucüda, yüze, her yere kullanılıyor. Hiç yağlandırmadan çok güzle nem veriyor ve çok iyi bir makyaj bazı.
  • Benefit Gimme Brow 3.5: Benefit'in bu minnoş ama pahalı kaş ürünü favorim ne yazık ki... Almanya'daki tam boyunun indirimsiz fiyatı, Türkiye'deki mini boylardan ucuz olduğu için aldım. Aslında yedeklemek de istiyordum ama paraya kıyamadım resmen :))
  • Glow Recipe Avocado Melt Retinol Eye Sleeping Mask: Glow Recipe uzun süredir benim arzu markam! Douglas'ta bulmayı hiç beklemiyordum, nasıl sevindim!! En merak ettiğim ürünü olan retinollü göz çevresi için gece kremini aldım. Daha kullanmadım; pek yakında başlıyorum!
Sephora:
  • Charlotte Tilbury Hollywood Flawless Filter -2 Light: Çok uzun süredir merak ettiğim bu ürünü Sephora'da denedim ve etkisini epey beğenince 2 numarasını aldım. Tek başına, fondöten altına ya da fondöten üstüne uygulanabiliyor. Benim favori uygulamam; mata yakın fondötenlerimin altına uygulayıp cildime çok sağlıklı bir aydınlık katmak. 
  • Charlotte Tilbury Matte Lipstick -Pillow Talk: Bu ruju Zeynuş istemişti benden, beni de yaktı allahsız :))) Ama iyi ki yakmış, daha güzel bir nude ruj yok bu dünyada, o kadar iddialı konuşuyorum! IG TV'deki videoda dudağımda bu ruj var.
  • Tarte Creaseless Concealer 20N Light: Kathleen Lights'ın favorisi olan bu kapatıcıyı almaya niyetli değildim; ta ki deneyene kadar! Sephora'ya makyajsız gitmek hem avantaj, hem dezavantaj :) o kadar nemli duruyor ki bayıldım! Tam kuru göz altları için, ama mutlaka sabitlemek lazım.
  • Fresh Sugar Lip Polish: Fresh'in ürünlerinin çok sevildiğini biliyorum, koca standı görünce testerlarını denedim ve bu dudak scrubına bayıldım. Çok dudak balmım olduğu için balmlarını bu seferlik tercih etmedim. 
Sol: Hourglass Scattered Eyeshadow -Smoke // Sağ: Natasha Denona Crystal Chroma Top Coat -Grey Brown
  • Hourglass Scattered Eyeshadow -Smoke: Hourglass'ın bu farı Jamie Page'in 2019 favorisiydi; tabii ki almaya mecburdum. Kaç mağaza dolaştım ama sonunda Prag'da aradığımı buldum. Öyle güzel bir ışıldaması var ki, ay rüya gibi!!!! Yılbaşı gecesi de makyajımda bunu kullandım, haarika oldu!
  • Natasha Denona Crystal Chroma Top Coat -Grey Brown: Ben ve soğuk renkler -who dis?! İlk seferde Hourglass'ı bulamayınca, daha önce Kathleen Lights'ın kullanıp çok beğendiği Natasha Denona krem/sim farlardan aldım. Evet sıcak renkleri,şeftaliye dönük tonları da vardı; ama, bence bu tür pırıltılı makyajlarda vizonumsu renkler çok daha klas ve elegan duruyor.
  • Marc Jacobs Velvet Noir Mascara -Seyahat Boy: Bunu kasa önünde görüp pek aklımda yokken aldım; ama, Berna'nın yakın zamanda yazdığına göre harika bir maskaraymış. Daha kullanmadım; elimdeki minnoş Chanel Le Volume bitsin, sonra hemen açacağım. Ben seyahat boyunu aldım. Çok beğenirsem bir sonraki sefer tam boyu benimle gelir :)
  • Marc Jacobs Highliner (Göz Kalemleri) -Blacquer & Brownie: Evet yine bir youtuber, Allana Davison/Jamie Page favorisi olan bu kalemlerden edinmem şarttı. Instagram arkadaşım sevgili Zeynep de siyahını önerdi. Göz kalemi bitirebildiğim nadir malzemelerden olduğu için ikisini de aldım! Yazısını umarım haftaya yazabilirim.
dm Markt:
  • Essie Oje -Gorge ous Geodes: Essie'nin bu hafif holografik, full simli ama opak ojeleri sanırım yeni. Bu rengi görünce gözümden kapler çıktı. Drugstore olarak aldığım tek ürün bu oldu (nasıl drugstore ise artık o paraya...). Ama bayıldım kendisine, hep onu sürmek istiyorum!
MAC Cosmetics:


Veee... Back2MAC'ler: 6 boş MAC kabı karşılığında Almanya'da size 1 adet far veriyorlar. Biz  her yurtdışı seyahatinde Gözde'yle güçlerimizi birleştiriyoruz. Ben Suspiciously Sweet (turuncu) ve Starry Night renklerini tercih ettim; Gözde de Mulch aldı. Starry Night'i daha sonra o da kullanacak, hakkı var üstünde :) Çoğu ülkenin aksine, Almanya MAC koleksiyon ürünlerinin kaplarını da kabul ediyor. Giderken plastik neyiniz varsa götürün derim!

Son olarak, kozmetik değil ama; Berlin'de Karl Lagerfeld'in mağazası var (Friedrichstarsse'de) ve ben çanta tasarımlarını çok seviyorum. Yazdan beri leopar desenli omuzdan askılı çantasına bakıp duruyordum, Ahmet bana doğumgünü hediyesi aldı ^_^ O da burada dursun, gitmeyi düşünen çanta tutkunlarının aklında olsun isterim.

NOT: Ben tüm bu alışverişlerimde Tax Free'den yararlandım. Bunun için mağazaya ödeme sırasında "Tax Free işlemi yapmak istediğinizi" belirtiyorsunuz. Onlar da size fişinizle birlikte bir belge daha veriyorlar. İster havaalanında, isterseniz de bu işlemi gerçekleştiren AVM'lerde (biz Galeries Lafayette ve Galeria Kaufhof'ta yaptık) ödediğiniz verginin bir kısmını (sanırım fiş başına maksimum 25 Euro) geri alabiliyorsunuz. Geri ödeme nakit de yapılıyor, kredi kartınıza da (biz nakit tercih ettik). Her durumda havaalanında gümrük kısmına gidip belgelerinizi damgalatmanız ve orada bulunan kutulara postalanmak üzere bırakmanız gerekiyor. Büyük alışverişleriniz için mutlaka aklınızda olsun!


--------------------------------------

Bu uzun, hafif gezelim-görelim konseptli alışveriş yazısının sonuna geldik... umarım çok sıkmamışımdır, ben yazarken baya keyif aldım aslında :) Siz hangi yazılar önce gelsin istersiniz? Yorumlara yazarsanız sıralamayı ona göre yaparım! Çok sevgiler!







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.