Nonique
Nonique etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Viyana Kozmetik Alışverişi: Nereden, Ne Alınır ve Benim Seçimlerim!


29 Mayıs 2017 Pazartesi

Bu yazıyı bekleyen arkadaşlarım olduğu için fazlaca gecikmeden yazmak istedim; ama, umarım bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmam... Açıkçası giderken kendime epey bir bütçe ayırmıştım kozmetik alışverişi için; fakat, her yurt dışı seyahatimde olduğu gibi iş satın almaya geldiğinde mantığımın devreye girmesi, "çekmecemde unutup gideceğim bu ruja bu parayı vereceğime iki müze daha gezer, adam gibi restoranda yemeğimi yerim" anlayışım, çok sevgili döviz kuru (1 Euro 4 TL arkadaş, yatarak mı kazanılıyor o para??), almayı düşündüklerimin bir kısmını bulamamak ve tabii bir de "kabin boy valizle seyahat etme zorunluluğu" -ki bence bu kötü bir şey değil- nedeniyle öyle aşırının aşırısı alışveriş yapmadan ülkeye geri döndüm. Parça sayısı olarak fazla görünebilir; ama, hepsi drugstore olduğu için tane başına pahada oldukça hafif şeyler buldum ve attım sepete. 


Viyana'da nereden, hangi caddelerden alışveriş yapılır diye başlayalım... Tabii ben tamamen kozmetik alışverişine odaklı yazacağım; zira, 1 Euro 4 TL iken, tekstil cenneti ülkemizdeki ucuz ve kaliteli kıyafetleri bırakıp da Viyana'dan üst baş almaya kalkmadım haliyle. 5. Viyana'daki Mariahilferstrasse en uzun ve meşhur alışveriş caddelerinden. Burası, İngilizler'in deyimiyle "high street" markaların olduğu, yani hem uygun fiyatlı, hem de nispeten daha yüksek ama hala ulaşılabilir fiyatlı mağazaların bulunduğu, her keseye hitap eden bir cadde. Binaları, cafeleri, mağazaları ile çok estetik ve gezmesi de çok keyifli. Daha havalı bir yerden alışveriş yapmak isterseniz, Karntnerstrasse ve Grabenstrasse sizin için uygun. Louis Vuitton, Prada, Chanel, Yves Saint Laurent ve daha pek çok ultra lüks mağazanın bulunduğu, 1. Viyana'da, şehrin tam göbeğinde, tarihi merkezinde yer alan, tarihi dokusuyla da insana kendini harika hisseden bu iki caddede bir şey almasanız bile, gezmek büyük keyif. Karntnerstrasse, Graben'e göre nispeten daha uygun alternatifleri de barındıran bir cadde. Bu arada hemen belirteyim, Viyana'da Cumartesi günü mağazalar en fazla 19:00'a kadar açık ve Pazar günleri hiçbir mağaza açık değil. Buna marketler de dahil... Hiçbir market ve mağazada alışveriş poşetini kendiliğinden vermiyorlar; poşet isterseniz satın almak zorundasınız (çünkü sözde değil, özde çevrecilik bunu gerektirir!). Cadde-sokak değiğl de AVM gezmek isterseniz, havaalanından gelen trenin istasyonu bulunan ve son gün alışverişi için harika bir seçim olan Wien Mitte, Viyana'nın en büyük AVM'lerinden, Tuna kıyısına yakın Donauzentrum ve Ringstrassen Galeries iyi seçenekler. Ben bunlardan yalnızca Wien Mitte'ye gittim, küçük ama fonksiyonel mağazaların bulunduğunu söyleyebilirim (kozmetik açısından dm ve Müller var mesela). 

Karntner ve Graben kesişimi

Kozmetik kısmına gelirsek, öncelikle söylemeliyim ki, highend kozmetik markaları açısından Viyana bence kısır bir şehir. Türkiye'deki markalardan farklı olarak ArtDeco, IsaDora (fiyatlara bakarsanız high end bence) ve Anastasia Beverely Hills'in belli ürünleri var. Viyana'da Sephora yok; high end kozmetik mağazası olarak Douglas ve "department store" diyebileceğimiz çok katlı büyük mağazaların (Müller ve Steffl gibi) kozmetik bölümleri var. Douglas mağazaları en az buradaki -merhum- Douglas'lar kadar sevimsiz (sizi bilmem; ama, ben hiç sevmezdim, alışveriş yapıp yapmadığımı bile hatırlamıyorum). Sırf Zoeva var diye her gördüğüm Douglas'a daldım. Bu arada, Douglas'ın online olmayan mağazalarında yalnızca fırçalarının satıldığını biliyordum; ama, seçenekler aşırı kısıtlıydı, fırça setleri yoktu, yalnızca klasik siyah seri fırçalar vardı; hiç memnun olmadım... Sırf meraktan, ve sonrasına referans olsun diye merak ettiğim iki Zoeva fırçayı aldım, o kadar. Viyana Havaalanı'nın Duty Free'si de son derece başarısızdı. Dolayısıyla dönüşte de Ankara'dan Lancome Matte Shaker'ımı (270 numara) kaparak high end alışverişimi tamamladım.

ArtDeco standı

High end kozmetiğin tam aksine, drugstore ve "naturkosmetik/doğal kozmetik" markaları açısından ise tam bir şenlik Viyana! En ünlü iki drugstore meşhur "dm Drogerie Markt" ve BIPA. Ayrıca, yukarıda bahsettiğim Müller mağazalarının kozmetik reyonu da inanılmaz büyük ve özellikle drugstore markalar ve naturkosmetik açısından tam bir cennet! Zamanımız kısıtlı olmasa, Müller'de saatlerimi geçirebilirdim... Satılan her markadan ayrı ayrı bahsetmeye kalkarsam bu yazıya sonsuzluğa uzayabilir. Onun yerine benim en ilgimi çekenlerden bahsetmek istiyorum.

Viyana kozmetik alışverişi

dm Markt'a özel markalar tabii ki doğal kozmetik markası Alverde, Türkiye'den de tanıdığımız fakat bizdekinin 3'te biri fiyatına satılan Nonique, ve dm'nin kendi markası olan ve Kübiş sayesinde tanıdığım Trend It Up! Bunun yanında Weeleda, Lavera, bildiğimiz diğer tüm cilt bakım markaları, Rimmel London'ın Alman markası Manhattan, She, Ebelin, ve ülkemizde de bulunan Catrice, Max Factor, L'Oreal, Maybelline, Essence dm Markt'ta satılan diğer markalar. BIPA ise kendi markası olan Look'a sahip ve Essence'in de bu drugstore'a özel satılan bazı ürünleri mevcut. Özellikle Look'un ojelerini sevdiğimi söylemeliyim. Ayrıca burada, dm'deki markalara ek olarak Gosh ve the Balm da satılıyor (fiyatlar Türkiye'nin 2-3 katı). BIPA'da naturkosmetik pek dikkatimi çekmedi, bu anlamda dm Markt çok daha önde. 

dm Drogerie Markt'ta Trend It Up standı

Müller ise ayrı bir dünya!!! High end markalarla başlayan kozmetik reyonu high street ve drugstore markalarla devam edip naturkosmetik ile bitiyor. dm Markt ve BIPA'daki markalara ek olarak burada Art Deco, Makeup Factory, Sleek, the Balm, Hypoallergic, ve doğal kozmetik kısmında ise Sante, Korres, Lavera, Burts Bees, Primavera gibi markalar göze çarpıyor. Doğal cilt bakımı markalarının neredeyse hepsinin renkli kozmetik standları da mevcut, keşke Türkiye'de de olsa (ya da olanlar azıcık uygun fiyata satılsa) diye düşünüyor insan. Kabin valizle gidip dönme zorunluluğum olmasa mesela, cilt ve vücut bakımı ürünü doldurup gelmiştim Türkiye'ye, o konuda şüphem yok! Alman ekolünden olmayan markaların fiyatları bana pahalı geldi; ama, Alman markası olanlar oldukça uygun (Nonique, Lavera, Nivea gibi). Dolayısıyla ben de alışveriş tercihimi Alman markalarından yana yaptım.


Şimdi bu kadar uzun bir girizgahtan sonra neler almışım bakalım mı? Yukarıda da bahsettiğim gibi, Douglas'tan yalnızca Zoeva fırçaları aldım. Meşhur 228 Crease Brush ve 101 Luxe Highlighter Brush iki tercihim oldu. Biraz daha yumuşak hayal etmiştim Crease Brush'ı, ama görevini yerine getiriyor. Highlighter fırçası ise çok pigmentli aydınlatıcıları daha hafif uygulamak için uygun sanki. Ya da kontür yapmak için... onda çok umduğumu bulamadım sanki. Diğerleri de bu performansta ise, setlerini almayı pek düşünmüyorum. 101 Luxe Highlighter Brush 16,99 € ve 228 Crease Brush 9,99 € idi. Diğer fırçalarına da çok baktım; ama, hem elimde çok fırçam olduğundan, hem de daha sonra set olarak alabilme ihtimali daha ekonomik geldiğinden bu kadarla bıraktım.


dm Markt en çok alışveriş yaptığım mağaza oldu. Öncelikle Alverde'den daha önce internetten belirlediğim ürünleri aldım. Şeffaf kaş maskarası (3,95 €) ve Suger Lip Scrub (2,45 €) ihtiyacım olan iki üründü. Bio-Wildrose Yüz Yağı'nı hem içeriği, hem de uygun fiyatı nedeniyle (3,45 €) kışın kullanmak üzere aldım. Tek kullanımlık maskeleri pek sevdiğimden yine deneme amaçlı Bio-wildrose ve Bio-sheabutter içerikli nem veren yüz maskelerinden (2'li maskelerin tanesi 0,95 €) ve saç için 5in1 BB Bio-mandöl ve Bio-argan içerikli saç maskelerinden (1,25 €) aldım. Saç maskesinin yarısını dün kullandım ve bayıldım!!! Bu kadar temiz içerikli ürünlerin fiyatlarının bu kadar uygun olması beni aşırı mutlu etti! Evde kocaman bir çekmece dolusu yedekte bekleyen cilt, saç ve vücut bakım ürünüm bulunmasaydı, dm'nin Alverde reyonunu böyle kolumla süpürmek suretiyle sepete doldurmuştum! Cilt bakımından devam edersek, daha önce çok severek 2 tüp bitirdiğim Nonique Avokadolu Göz Çevresi Kremi'nin fiyatının 5,95 € olduğunu görünce almadan edemedim (yani göz çevresi kullandığım ve bitirdiğim bir şey neticede). Renkli kozmetik olaraksa Trend It Up'tan matte ruj -Velvet Sense Lipstick Pen 010 (3,25 €) ve bir izleyicimin önerisiyle mürdüm renkli bir göz kalemi aldım -Contour&Glide Kajal 020 (1,95 €). Catrice'in Avrupa pazarına yeni giren ojelerinin normalde tanesi 2,95 €, ancak, promosyon olarak bu mani-pedi setlerini çıkarıp aynı fiyata satışa sürmüşlerdi. Ben de bu tatlı ikiliyi aldım (10 Rosywood Hills ve 38 Honeymoon is Coming Soon). Yalnız tek katta bile örtücü ve yapısı şahane! Buraya gelirse kapın derim! Son olarak dm'den methini duyduğum Ebelin fırçaların Flat Kabuki'sini görünce dayanamayarak attım sepete. H&M'in benzer fırçasını bulamadığımdan içimde kalmıştı; krem ürünleri de çok iyi dağıtıyormuş, iyi ki almışım dedim (6,95 €). Aldıklarım çok olduğu için, işe giderken yemek koyabilirm diye düşünerek de bu kız çocuk alışveriş çantasını alıp elimdekileri yerleştirdim (0,75 €). Dediğim gibi, çok daha fazla şey alınabilirdi; ama, hem merakımı gidermek açısından bu kadarı yeterli geldi, hem de daha fazlasına gerçekten ihtiyacım yoktu...


BIPA'dansa daha çok Essence ağırlıklı alışveriş yaptım. Essence fiyatları Türkiye ile aynıydı. Fakat buraya gelmeyen ürünlerini beğenince almak istedim. Essence'in 15. yılı nedeniyle çıkan Live Laugh Celebrate serisinden içinde boncuklar olan 4'lü palet (1,45 € -bunun 8'lisi 1,95 € idi ve son gün alacaktım; unuttuğuma aşırı pişmanım), bir refill highlighter (1,45 €) ve bir de refill allık (1,45 €) aldım. Paletler için "BIPA'ya özel" yazıyordu, gerçekten de dm'deki Essence standında görmemiştim. Ayrıca Metal serisi rujlardan da daha önce Essence Cosmetics'in Instagram Story'sinde görüp beğendiğim 01 Iron Maiden rengini aldım (2,95 €). BIPA'nın kendi markası olan Look'un standı da ilgi çekiciydi; ama, gözüm asıl Metal Vision ojelere takıldı. Models Own'a benzettiğim ve bir türlü indirimde bulamadığım oje renklerinden bir rose gold olan 030 Bubble Trouble'ı görünce tabii ki denemek için aldım (2,45 €)! Sürümü pek çok metal ojeye göre daha başarılı çıktı, keşke oradayken deneyip bir iki rengini daha alsaymışım demedim değil. 


Son olarak, Müller mağazasının kozmetik bölümünde en çok Art Deco'yu inceledim; ama belki havaalanında da vardır diye almayı erteledim (yoktu tabii ki; ve zaten duty free'si rezaletti). Halbuki yaz koleksiyonundan çıkan aydınlatıcılarını çok çok beğenmiştim. Fakat, 24,5 € idi ve evde aydınlatıcı doluyken bu kadar harcama yapmak istemedim. Aklımda kaldı mı? Kaldı! Olsun mu? Olsun :) Art Deco'dan daha uygun fiyatlı ürünlere yöneldim ben de. Organik kozmetik markası Lavera'nın renkli kozmetik standını incelerken fiyatlarının bize göre çok çok uygun olduğunu gördüm ve hem rengini, hem de yapısını çok beğendiğim Beautiful Mineral Eyeshadow 03 Latte Macchiato rengini aldım (3,49 €). Diğer markalardan da en çok ilgimi çeken sade tasarımları ve çok pigmentli, adıyla müsemma hipoalerjenik ürünleriyle HYPOAllergenic oldu. O kadar çok ürününü mıncırdım ki, anlatamam! Aslında tüm standı alabilirim gibi hissetmedim değil; fakat elimdeki makyaj malzemelerini düşünerek, yine en çok kullanabileceğimi düşündüğüm tek ürünü, Stick Eyeshadow -Taupe kalem farı aldım yalnızca (6,45 €). Son olarak da, Türkiye'de satışı artık bulunmayan ve piyasaya sürülmediği için benim ve annemin karalar bağladığı, alüminyumsuz ve alkolsüz olmasına karşın zerre ter kokusu hissetmemenizi sağlayan Nivea'nın şahane Pure&Natural Roll-on'unu görünce gözlerim yuvalarından fırlayacaktı adeta! Ben Nivea bu çeşidi toptan piyasadan kaldırdı sanıyordum, meğer yalnızca Türkiye'ye gelmiyormuş. Nedenini anlamak imkansız!! Fiyatı da 1,79 € (şaka gibi) olunca, kendime 2, anneme de 2 tane aldım! Kabinle dönmüyor olsaydım, 10'ar 10'ar alırdım diye düşünüyorum!


Dönüşte ise Duty Free'den L'Oréal Genius Water ve Lancome Matte Shaker almayı planlamıştım. Genius Water'ı Sabiha Gökçen Dış Hatlar Gidiş'te gördüğüm halde, Geliş'te bulamadım. Viyana ve Ankara'da da yoktu. Artık kısmet... Lancome Matte Shaker'ın ise istediğim 270 Numarasını Ankara'da buldum (21,50 €). Yaz-kış fark etmeksizin çok kullanışlı bir renk olduğu ve denediğimde yapısına bayıldığım için aldım. Duty Free'de de epeyce gezindim ama gerçekten elimde o kadar çok makyaj malzemesi var ki, sırf meraktan daha fazla para harcamak içime sinmediğinden bakmakla yetindim. 

Çünkü kozmetik bloggerı olmak her yerde fotoğraf çekmek demekti :))
Bu uuupuzun yazımı sonuna kadar okuduysanız çok teşekkür ederim sizlere! Umarım Viyana'ya gidecekler için ufak da olsa bir yararı olmuştur. Orada yaşayan ya da iyi bilenlerin katkısı olursa, yorum kısmında okumayı çok isterim. Bir sonraki yurt dışı seyahat yazısında görüşmek üzere, esenkalın! 







Bitirdim #24


6 Temmuz 2014 Pazar


Haziran ayında yine vücut temizliği ve cilt bakımıyla ilgili pek çok ürün bitti. Kısa kısa bakalım neler bitmiş; neleri sevip neleri sevmemişim...


1- Organique Chocolate Peeling ve Chocolate Bronzing Body Butter: Deneme boyu olarak gelen bu ürünleri çok sevdim. Ayrıntılı yorumumu Instagram'da yapmıştım (TIKTIK); yakında blogda da yer alacak. Kısaca, kendinizi yeme isteği uyandıracak banyo ürünleri!

2- Organique Keçi Sütü ve Liçi Peeling ve Body Butter: Tam süt kokulu, cildi yumuşacak yapan bir ikiliydi, pek sevdim. Ama çikolatalı seri bir tık önde! Instagram yorumum BURADA.

3- Benri Disk Pamuk: İndirimde Gratis'ten stoklananların sonuncusuydu. Benim çok sıkıntım yok; ama Rossmann'dan aldığım Lilibe Bio Wattepads pamuklar on numara!

4- Bausch&Lomb BioTrue Lens Solüsyonu: Bu solüsyonu seviyorum, gözlerime çok iyi geliyor.

5- Farmasi Hammam Pure Musk Hand Wash: Çok çok hafif kokusu olan güzel bir el yıkama jeliydi. Biz bu ara sabunları resmen yediğimiz için çok dayanmadı. Yumuşak bir jeldi ve ellerimizi kurutmadı.

6- Organique Sabunlar: Kokuları ve temizlikleri gayet güzel sabunlardı. Yapıları da oldukça yumuşaktı. Tek kusurları, kullanırken parçalara ayrılıyorlardı. Sevdim, ama ev halkı bu parça parça olma işinden pek hoşlanmadı.

7- Otacı Zeytinyağlı ve Limonlu Doğal Sabun: Bu sabunun kokusu muhteşemdi. Ellerimizi de sertleştirmedi, sevdik!

8- Bath&Body Works Japanese Blossom Duş Jeli: Kübra'cığımın hediyesi bu duş jelinin kokusu tam bir aromaterapiydi benim için. Temizliği ve cildi yumuşatması da güzeldi. İçinde SLS olmasa sürekli almak isteyebilirdim. Teşekkürler Kübiş'im!

9- The Body Shop Ginger Sparkle Shimmer Lotion: Bu losyonu 1,5 sene önce yılbaşında almıştı eşim. Yarısını kullandım, sonra kaldı. Yapısı katılaşmış, çöpe gitti... 


10- Institut Esthederm Osmo Clean Gentle Deep Pore Cleanser: Vaatleri fazla olan ve kuru cilde uygulanan bir peelingdi. Herhangi bir peelingden fazlaca farkını göremedim...

11- Caudalie Vinosource Moisture Recovery Cream: Açık ara kullandığım en iyi nemlendiriciydi. Uygulandıktan saatler sonra bile cildim yumuşacıktı. Yalnız en sonunda ne zaman sürsem cildim kızardı. Bu lohusalık döneminde bitkisel esanslar ve parfümler bana iyi gelmiyor sanırım...

12- Nonique Intensive Eyecare Cream: En sevdiğim göz çevresi bakım kremlerinden. Bu da Caudalie gibi sonuna yaklaştığımda göz çevremde hassasiyete neden oldu... 

13- La Roche Posay Hydraphase Intense Yeux: Bu bitirdiğim ikinci tüp sanırım, ya da üçüncü... artık bana çok yetmese de, daha genç ciltler için çok iyi bir ürün.

14- Caudalie Hand and Nail Cream: Yapısı hafif ve kokusu muhteşem bir kremdi. Kış için yeterli olmayacaksa da, sıcak havalar için çok uygun.

15- Shiseido Beneficiance Wrinkle Resist 24 Express Smoothing Eye Mask: Bir kutu içinde tekli paketlerden oluşan bu ürünü bir kez uygulayabildim. Düzenli kullanımda işe yaradığını görür müyüm, bilmiyorum. Ama, herhangi bir göz çevresi kremi kadar nemlendiriyor.

16- Kiehl's Micro Blur Skin Perfector: Bu ürünün anlık etkisini çok sevdim! Fakat biraz fazla kaygan tabaka bırakıyor gibi ciltte. Şimdi akşamları düzenli olarak uygulamaya başladım, bakalım etkisini görecek miyim?


17- MAC Prep+Prime Vibrancy Eye Primer: Bunu oldukça sevmiştim; göz altlarında optik yanılmayla güzel bir aydınlık sağlıyordu. Yeniden alşmayı şu an düşünmüyorum

18- Benefit Stay Don't Stray Far Bazı: Bu minik ürün sonuna yaklaştıkça etkisini kaybetse de, ilk başta harika bir bazdı.

19- NARS ProPrime Instant Line and Pore Perfector: Kapatıcı altında ince çizgileri yumuşatma görevini iyi yapsa da, uygularken sürekli kırıldı ve o kadar çabuk bitti ki, resmen nefret ettim. Gözenekler üzerinde ise etkisi yoktu. Micro-Blur kat kat daha iyi bir ürün...

20- Flormar Nail Polish Remover: Görevlinin bana asteonsuz diye sattığı aseton. Güzel temizliyordu ve tırnaklarımı kurutmadı. 


21- Live Clean Defining Mousse: İçeriği temiz olduğu için sevinerek almıştım; ama, bendekinin mi yapıısında sorun vardı, bilmiyorum, çok gevşek bir köpüktü ve yarısından sonra kullanamadım...

22- Organique Toz Kil Maskesi: Bu maskeye bayıldım. Hem iyi temizliyor hem de cildi kurutmuyor. Tam boyu kesinlikle alınabilir.

24- Nashi Argan Instant Hydrating Styling Serum: Durulanmayan bakım spreyleri içinde en çok sevdiğim nu ürün oldu. Şu an elimde bu tür spreylerden 3 tane olduğu için yenisini almıyorum; ama onlar bitince aklımda!

Peki siz neler bitirdiniz geçtiğimiz ay?








Bitirdim #18


14 Ocak 2014 Salı

Son 4 aydır bitirdiğim ürünleri yazmıyordum. Bu sürede bitirdiğim bir çok ürünü de attım sanırım. Ama bir kutuda sakladıklarımı da bulunca, yeni bitenlerle birleştirip yazısını yazmaya karar verdim.


Giovanni Deep Moisture Shampoo: No-poo'ya başlamadan önce en sevdiğim şampuanımdı. Giovanni'nin bütün çeşitlerini severek kullandım. Bir ara Live Clean Argan Oil Şampuanı denedim, memnun kalmadım. 

Gioanni 2chic Dual Action Leave-in Spray: Saçı güzel nemlendiriyordu ve kolayca taranmasını sağlıyordu. Artık ihtiyacım olmadığından almıyorum. Biraz da çabuk bitti sanki.

Marakkesh Oil Hair Styling Elixir: Bunu 2 sene kadear önce Amerika'dan arkadaşım getirmişti. O zaman çok beğenmiştim; ama sonradan baktım ki içinde silikon da var. Doğal argan yağlarına yönelmek daha yararlı bana göre...


Doa Cilt Serumu: Doa Kozmetik denemem için göndermişti. Çok etkilenmedim; ama içeriği güzel.

Nonique Intensive Eye Care Cream: Bu kreme bayıldım! Yeni bitti ve etkisini özlüyorum. Lila Kutu'dan bu sefer kuru göz çevresi için önerdikleri Göz Çevresi Sıvısı'nı aldım... Şiddetle öneririm.

La Roche Posay Hydraphase Intense Yeux: Nonique'ten önce bu krem bitmişti. Çok sevdiğim bir göz çevresi bakım kremi ve bu ara üçüncü tüpümü kullanıyorum. Fakat sanırım artık bana yetmiyor. Daha genç ciltler, göz altı torbaları ve morlukları için ideal ama.


Anastasia Beverly Hills Clear Brow Gel: Amerika'dan aldığım bu şeffaf kaş şekillendirme jeli kullandıklarımın en iyisiydi. Keşke 2-3 tane alıp gelseymişim...

Dior 360 Lash Revolving Rotating Mascara: Dior'un fırçası kendisi de dönen rimelinin kirpiklere verdiği etkiyi seviyordum fakat kurudu ve dökülmeye başladı. 

MAC Göz Kalemi -Pearlglide Intense Eyeliner Blackline: Bu kaleme bayılmıştım alırken. Çok kalıcı değildi ama içinde altın ışıltıları olan siyah rengi muhteşemdi! Dibine kadar da kullandım ve sonunda kuruyup sürülemeyecek hale geldi... 

Lancome Hypnose Rimel -Brun Hypnotic: Hayran olduğum bu rimelim de sonunda bitti. En güzel kahverengi rimelimdi diyebilirim. Şimdilik yenisini almıyorum; belki sonra...

Maybelline Dream LumiTouch Highlighter -01 Ivory: Helena Rubenstein kapatıcıma muadil olduğunu düşündüğüm bu harika ürün de bir süre önce bitti. Elimde çok kapatıcı olduğu için yenisini almadım; ama daha sonra alabilirim. Başarılıydı çünkü! 

Yves Saint Laurent Effet Faux Cils Rimel -Noir: Bu rimeli de çok severek kullanıyordum ki kuruyuverdi. 


H2O+ Sea Clear Mattifying Toner: H2O'nun içinde kil de olan bu dengeleyici ürününü severek kullandım ve ikinci şişesini bitirdim. Gerçekten cilt üzerindeki temizleyici etkisi çok çok güzeldi; ancak içeriğinin benim için yeterince temiz olmadığını fark ettim. 

Missha Time Revolution First Treatment Essence: Cildi gayet güzel temizleyen, nemlendiren ve sıkılaştıran bir tonikti. İçerik bilgisine ulaşmayı başarsam belki satın alabilirdim.

Avene Termal Su: Bayılıyorum termal sulara! Bundan bir büyük bir küçük boy bitti. Şimdi hediye gelen La Roche Posay'i kullanıyorum. 

Bioderma h2o: Değişmeyen makyaj temizleyicim. Burada bir şişe olduğuna bakmayın. Bu arada bir 250'lik, bir de 500'lük bitti. Bir 500'lüğün de sonuna yaklaşıyorum an itibariyle...

MAC Fix+: Bu minik boyunu denemek amacıyla almıştım ve sonrasında iyi ki tam boyunu almamışım dedim. Hiç etkilendiğim bir ürün olmadı. Termal sular hem daha sağlıklı, hem de daha ucuz.


Pangea Organics El Kremi: Muhteşem bir kremdi. Galiba 2 tüp bitirdim. Daha ucuz alternatif olarak Alterra Narlı kullanıyorum şu an, o da güzel. 

Bath and Body Works Warm Vanilla Sugar Body Lotion: Canım Aytül'üm göndermişti bu nefis kokulu losyonu. Çok severek kullandım ve bitirdim.

Yves Rocher Monoi de Tahiti: Bu kuru yağı Fransa'dan uygun fiyata almıştım. Bronzluğu arttırmasını ve cildi nemlendirmesini umuyordum ama çok etkilenmedim. En güzel yönü, muhteşem kokusu! 

h2o+ Spa El Kremi: Bu kokusuz kremin nemlendirmesi oldukça vasattı. Ancak yağlı bir hiş bırakmıyordu. Çantamda taşıyıp kullandım ve bitti.

Missha Hot Burning Body Gel: Selülitler için olan bu jel uygulandığında gerçekten insanı cayır cayır yakıyor. Şaka bir yana, oldukça ferahlatıcı bir ürün. Tabii ki sıkılaşma etkisini deneme boyuyla tam göremedim.


Jasön Powersmile Diş Macunu: Temiz içerikli bu diş macununu Amerika'dan almıştım. Tadını ve kokusunu da seviyordum. Güzel de temizliyordu. Şimdi başka bir temiz içerikli macun kullanıyorum ama bu çok daha iyiydi.

NYC Turbo Dry Top Coat: Hem uycuz hem etkilşi bu oje kurutucunun biten üçüncü şişesi bu sanırım. Şimdilik Essie Good to Go kullanıyorum. 

Lilibe BioWattepads: Rossmann'dan aldığım bu bio pamuklara hayranım! Temsili olarak bir poşet var ama bundan 4-5 paket bitti.

DeLuxe Aseton: Kokusuz diye almıştım ama temizlemesini hiç beğenmediğim bir ürün oldu.


Elizabeth Arden Green Tea Eau Parfumee: Bu kokuya gençliğimden beri bayılırım. Duty Free'den almıştım uzun zaman önce. Kullandım ve bitti. Aslında bir de Parfümevi Primadonna bitirdim ama şişesini atmıştım...

Alba Botanica Clear Enzyme Deodorant Stick: Bu roll-on'u da Amerika'dan almıştım ama kokuyu önleme konusunda çok başarısızdı. Crystal Essence'e geri döndüm, çok da iyi yaptım.

-------------------------------------

Bundan sonra daha düzenli bitenler yazıları yazabilmeyi umuyorum. Ortak biten ürünlerimiz var mı?







Ayın Makyajı: Geyşa-Esintili Makyaj/Geisha Inspired Look


2 Aralık 2013 Pazartesi

Tema makyajlarımıza devam! Aralık ayının başı için Geyşa makyajını seçtik... fakat Aralık'ın sonuna doğru hepimizin yılbaşı makyajı yorumunu da okuyabileceksiniz.

Makyaja geçmeden önce, katılan diğer yetenekli bloglara göz atmak isterseniz:


-----------------------------------------------------

Geyşa makyajı deyince akla bembeyaz bir ten geliyor, değil mi? Benim bu ten görünümünü sağlayacak bir malzemem yoktu; dolayısıyla bu tam bir Geyşa makyajı değil, Geyşa-esintili makyaj olabildi. Geyşa makyajına Gökkuşağı yorumu kısacası :)

Tenimi mümkün olduğunca beyazlatmak için AVON BB kremin Ivory rengini göz kapakları, göz altları, kaşlarım ve dudaklarım dahil tüm yüzüme iki kat sürdüm, ama cildime yedirmedim. Yedirmediğim için oluşan dalgalı görüntüyü de MAC Prep+Prime Skinfinish Transparent Loose Powder geçerek düzelttim ve biraz da aydınlık görüntüsünü arttırmış oldum. 


Göz makyajı için, tüm göz çevreme, burnum dahil, The Balm Nude'tude paletten Sassy rengini yoğun bir şekilde uyguladım ve bembeyaz bir görüntü elde ettim. Daha sonra, Sleek üçlü allık paletinin kırmızı rengiyle gözün dış köşesi de dahil olmak üzere ve göz altıma da inecek şekilde, kulaklarıma kadar gölge uyguladım. Kırmızı gölgenin etrafını aynı allığın turunuc rengiyle biraz yumuşattım ve renklendirdim. 

Gözümün içine ve kirpik diplerime Avon Supershock kalemin siyah rengiyle kalın bir çerçeve çizdim. Kaşlarımı yarıya kadar Flormar Ultra Black göz kalemiyle boyadım. Kaşımın kalan kısmına beyaz fardan uygulayarak olabildiğince kapatmaya çalıştım. Geyşaların kirpiklerinin belirsiz olması nedeniyle Yves Rocher Volume Vertige siyah rimeli çok hafif uyguladım, alt kirpiklerime biraz daha yoğun bir hava vermeye çalıştım.


Dudaklarımı MAC Cherry kırmızı dudak kalemiyle çerçeveleyip küçülttüm ve üstünden Yves Rocher'nin nefis kırmızısı Grand Rouge'u geçerek Geyşa dudakları elde ettim. Bu rujun rengine ve dudakları nemlendirmesine bayılıyorum!!! Ayrıntılı yazısının daha sonra geleceğini belirtip Yves Rocher'ye, makyajımızda kullanmamız için bu nefis ruju bize gönderdiği için de çok çok teşekkür ediyorum!


Saçımı topuz yapıp üstüme de kimono-sabahlığımı giyince, herhangi bir kostüm partisine Geyşa görüntümle gitmeye hazır oldum bence!!! 



Nasıl buldunuz? :) Ben yaparken çok eğlendim. Bu makyajı yeniden yapma imkanım olursa, çılgın varyasyonlarını denemeyi düşünüyorum!!! 

Bu yoğun makyajı, özellikle göz kısmını temizlerken bana yardımcı olanlara göz atarsak...

Özellikle Flormar'ın Dual Effect rimelinin göz makyajı temizleyicisi, göz içindeki siyah kalemi ve rimel artıklarını tamamen temizlemek için birebir!!!

Ve yopun temizlikten sonra cildim yeniden sakinleşsin diye bana yardım edenler...

Cildim sakinleşsin diye kullandığım Ecowell Organik Papatyalı Yüz Toniği'ne bayıldım!...

Herkese mutlu mutlu haftalar!!!!







Nonique Intensive Eye Care Cream *Yoğun Göz Çevresi Bakım Kremi*


22 Kasım 2013 Cuma

Amerika'dan döndükten sonraki temiz içerikli kozmetik arayışlarım sürerken, Lila Kutu'da Nonique markasını keşfettim. Bu göz kremi de, hem muhteşem bitki avokado içermesi, hem temiz içeriği hem de çok uygun fiyatıyla ilgimi çekti ve denemeye karar verdim. 


Nonique Yoğun Göz Çevresi Bakım Kremi, hepsi %100 organik olan noni meyvası, aloe vera, avokado yağı, zeytinyağı, ayçiçek yağı, balmumu, jojoba yağı ve shea yağı içeren, son derece temiz içerikli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş (cruelty-free) bir ürün. 15 mL'lik tüpte satılıyor. Tüpün ağzı oldukça ince, bu da kremi çok kontrollü almayı sağlıyor.


Kremin kıvamı oldukça yoğun ama çabuk emiliyor ve çok güzel nemlendiriyor. Zaten, kuru ve çok kuru göz çevresi için tasarlanmış. Bir göz kreminin yapacağı herşeyi vaat ediyor: çizgilerde hafifleme, mat görünümü alma, şişlikleri hafifletme ve morlukları gidererek aydınlatma. Bense, şimdiye kadar kullandığım en iyi göz kremlerinden biri olduğunu düşünüyorum. 4 ay sabah-akşam kullandım. Yeni kırışıklıklar gözlemediğim, gün boyu göz altlarımı nemli tutan iki göz kreminden biri (diğeri, yine çok sevdiğim La Roche Posay Hydraphase Intense Yeux). Göz çevremi aydınlattığını da kesinlikle söyleyebilirim. Şişliklerim olmadığı için bu konuda yorum yapmam doğru olmaz.

Çok taze bir kokusu var, içinde parfüm yok, ama kokusu belirgin. Bu yüzden, yine koku hassasiyeti olanlar belki bir kez daha düşünebilirler. Ben kokusunu ferahlatıcı bulduğum için sıkıntı yaşamadım.

Kullanımdan sonra göz çevrem... hiçbir kozmetik ürün yok.

Hem içeriğini, hem de etkisini çok sevdiğim bu kremin bir başka şahane özelliği ise fiyatı! Lila Kutu'dan 28 TL'ye bu güzel ürünü satın alabilirsiniz. İçi silikon ve kimyasal dolu, üstelik cruelty-free olmayan başka göz çevresi bakım kremlerine dünyanın parasını vermek yerine, bundan sonra Nonique almaya devam edeceğim. Size de öneririm :)

Mutlu Cumalar!!!!










Bitirdim #17


2 Eylül 2013 Pazartesi

Ağustos ayının biten ürünleriyle karşınızdayım. Bu ay çok bereketli geçti; makyaj ürünü bile bitirdim, alkış! Bakalım neler bitmiş?


1- Bioderma Sensibio H2O: En sevdiğim, en pratik makyaj temizleyicim!Makyaj bol eyelinerlı ise yetmeyebilşiyor; ama onun dışında ek bir ürün kullanmaya ihtiyaç duymuyorum! Yedek şişem bol, yenisi açıldı bile!

2- Benri Aseton -Çilek: Gratis'in bir süre önce gönderdiği paketten çıkmıştı. Paket geldiği sırada zaten şeftalilisini kullanıyordum. Çileklisinin de kokusunu beğendim. Benri asetonlar genel olarak son derece başarılı. "Asetonsuz" olan oje çıkarıcıları da var, onu deneyeceğim bir sonraki sefer.

3- Watson's Islak Mendil -Yasemin: Bu ıslak mendilin kokusuna bayıldım! Resmen parfüm niyetine kullanıyorum!

4- Watson's Aquare Puffs Kare Pamuk: Kocaman paket, uygun fiyat fakat başarısız bir pamuk. Çok lif lif oldu kullanırken.

5- Lilibe BIO Wattepads Disk Pamuk: Lilibe'nin bu pamukları süper! Hem kalın, hem lif lif olmuyor, kenarları yumuşak, ve dokulu. Rossmann'da bulabilirsiniz. Fiyatı da çok çok uygun!


6- Skin79 VIP Gold Super+ BB: Bu harika BB'yi canım Luna'm hediye etmişti bana. Kullandım, bitirdim, o kadar çok beğendim ki Amerika'dayken yenisini aldım. Şimdi biraz Flormar CC'ye takmış olsam da, bu BB'nin saplantıyla kullanılacağı zaman gelecek yeniden, eminim.

7- Mineral Fusion Lengthening Mascara -Rock: İlk temiz içerikli rimelimi4 ay içinde bitirdim. Yaz mevsiminde daha hafif makyajlarla kahverengi rimel kullanmayı sevdiğim için çok sık kullandım. Buradan yenisini bulamam; ama temiz rimellerden devam edeceğim kesin.

8- Urban Decay Primer Potion: Bu baz Deluxe Shadow Box'ın içinden çıkmıştı. Zaten minikti, çabuk bitti. Herkesin bildiği gibi, harika bir ürün! Fazla söze gerek yok...

9-NYC Turbo Dry Top Coat: İkinci şişem de bitti/uhulaştı. Bu oje kurutucuların uhulaşmasından hiç hoşlanmıyorum; fakat, en azından dünya para verip aldığım Seche Vite'e göre daha ucuz ve daha çok kullanılabiliyor. Yedeği alındı ve açıldı; süper iş çıkarıyor!


10- Isana Deo Spray -Fresh: Rossmann'dan alabileceğiniz harika bir ürün. Hem içeriği, hem etkisi, hem de kokusu süper! 

11- John Frieda Bukle Belirginleştirici Saç Köpüğü: Bu köpüğü uzun zamandır kullanıyorum ve çok seviyorum. Bu sefer içeriği temiz olsun diye Live Clean aldım. Fakat JF bir tık önde...

12- Celsus Body Oil with Rose Extract/ Gül Esanslı Vücut Yağı: İçeriği saf zeytinyağı ve gül yağından oluşan bu harika vücut yağını çok tatlı bir izleyicim hediye olarak göndermişti. Duştan sonra nemli cildime uyguladım ve etkisine, nemlendirmesine, yumuşatmasına hayran kaldım! O kadar da bereketli ki...

13- Nonique Zeytinyağlı Doğal Sabun: Blogger buluşmamızda bize hediye edilen Lila Kutulardan çıkmıştı bu güzel sabun. 2 ay banyoda kullandım; ancak bitti. Cildi kurutmayan, doğal içerikli bir ürün. Lila Kutu'da satışı var, öneririm!

14- Giovanni Smooth as Silk Deep Moisture Şampuan: Giovanni'nin bu şampuanını çok çok seviyorum. Tatile giderken bu minik boyunu yanıma almıştım; ailecek kullanıp bitirdik. Evdeki büyük boyu da bitmek üzere...


15- Avéne Termal Su: Yüzümü yıkadıktan sonra her sabah sıktığım bu minik mucizeyi tatilde de sık sık kullandım. Bu ufak boyu 1 ayda bitti. 

16- Bioderma Sébium Global: Sébium Serum'u ne kadar çok sevdiysem, Global'den bir o kadar bir şey anlamadım. Çok seveni olduğunu biliyorum; ama Sébium bana daha iyi geliyordu. Şimdilik ikisini de kullanmıyorum. Mevsim geçişlerinde tekrar Serum olanını alırım sanırım.

17- Jasön Pure Natural Ultra-C Eye Lift Göz Kremi: Yazısını daha yeni yazmıştım hatırlarsanız. Çok çabuk bitti ve pek de sevmedim.

18- Fresh Line Hephaestus Lip Therapy Dudak Balmı: Bu dudak balmına bayılıyorum. 10 ay kadar kullandım, ancak bitti. Tek sevmediğim yanı kavanozdan parmakla alınması. Pek pratik ve hijyenik olmuyor.


19- Pierre F Gentle Peel Off Mask: Bu poşet maskeyi 3 kere kullandım. Etkisi güzel fakat biraz kurutuyormuş gibi geldi. Bir de çıkarırken biraz can yakıyor. Hassas ciltlere uygun değil; ama arada derin gözenek temizliği istediğimde poşetlerini alabilirim.

20- Rare Blossom Güneş Yağı: Hem kokusu hem de bronzlaştırıcı etkisi harika bir üründü. Neyse ki yeniden satışa başlamışlar...

21- Fresh Line Hesperides Karma Ciltler İçin Nemlendirici: İlk kullandığımda(kışın) nemlendirmesi bana yeterli gelmemişti; ama yazın sevdim. Yağlandırmadan nemlendiriyor. Tek eksisi, kokusu!

22- Mama Mio Boo.b Tube: Lila Kutu'dan testerını istemiştim. 3 günde bile etkisini göstereceği yazıyordu. Güzel ürünmüş, sıkılaşma etkisi daha sürerken hissediliyor. İçeriği de gayet temiz! Hamilelikte ve emzirirken bile kullanılabiliyormuş.

23- Pearly Oje Çıkarıcı Mendil: Gonca'cığımın gönderdiği hediyelerdeni bu mendil. İşini gayet güzel yapıyor ve elde gereksiz bir tabaka da bırakmıyor. Sevdim!

24- Missha Oje Çıkarıcı Mendil: Bu da Missha'nın hediye kutusundan çıkmıştı. Tek ve kalın bir ped olarak geliyor. Biraz yağlı ama simli oje dahil her türlü ojeyi gazyet güzel temizliyor. Sonra elleri yıkamakta yarar var. Sevdim!

25- Mama Mio Mighty Moisture Yüz Nemlendiricisi: Bu testerı 6 günde ancak bitirdim ve ba-yıl-dım!!! Kokusu, yapısı, nemlendirme etkisi, cildi yağlandırmaması, temiz içeriği... herşeyi 10 numara! Tek eksisi fiyatı... Lila Kutu'dan alabilirsiniz. Ya da, Mama Mio deneme setini daha uygun fiyata alıp deneyebilirsiniz. 

Bu arada, Mama Mio kremin tester poşetinin tasarımı süperdi. Poşetin ortasında ürünün akacağı ufak bir delik var. Poşetten ürün aşma eziyeti yoktu, başarılı!


Yazarken yoruldum :) Herkese kolayca geçecek, yorucu olmayan, harika bir hafta diliyorum!!! Bir sonraki "bitirdim" yazısında görüşmek üzere...







Yenilenen "Temiz" Cilt Bakım Rutinim!


31 Mayıs 2013 Cuma

Dönüş yazımda Seda'nın sayesinde bir kitap okumaya başladığımı ve bu kitabın -ve Seda'nın- da etkisiyle en azından cilt bakım (vücut, saç, diş bakımı dahil) rutinimi tamamen temiz kozmetiklere yönelttiğimden bahsetmiştim. Renkli kozmetik konularının daha çok ilgi çektiğini ve beklendiğini bilmekle birlikte, düzenli kullanıldıkları için cilt bakım ürünlerinin içeriklerini daha çok önemsediğimden önceliği bu yazıya vermek istedim...


Aslında kitapta "eğer cilt bakım rutininizden memnunsanız, tüm ürünlerimi buldum, değiştirmem diyorsanız bile en azından saç ürünlerinizi temiz içerikli seçin. Saç derisi ve kıl kökleri kimyasalları vücuda en çok ileten kısımdır." dediği için, yazarken de "saç bakım rutinimden" başlayacaktım. Fakat, hafta başında sipariş ettiğim saf aloe sıvısı ve saf jojoba yapı henüz elime ulaşmadığından (Aubrey Organics) deneyip yorumlama şansım olmadı. Şimdilik saçlarıma yalnızca Giovanni Smooth as Silk Deep Moisture Shampoo kullanıyorum ve çok da memnunum.

"Temiz" -sayılabilecek- cilt bakım rutinime gelirsek... 

Sabah yüzümü yalnızca suyla yıkayıp Avéne Termal Su sıkıyorum. Biraz yüzüme oturmasını bekledikten sonra Caudalie Vinosource S.O.S Thirst Quenching Serumu elimde biraz yayıp tampon hareketlerle yüzüme yediriyorum. Nemli cilt üzerine uygulanan kremlerin/serumların/yağların etkisi çok daha kalıcı oluyor. Avéne termal su gibi hidrosol ürünler bu nemi sağlamak için oldukça uygun; Avéne termal su da saf içeriğiyle en iyilerinden. Caudalie Serumun içeriği oldukça iyi görünse de, "fragrance/parfum" barındırıyor ve bu da aslında -eğer doğal yollarla elde edilmemişse- "içimde listelenmeyen bir sürü kimyasal olabilir, bilemezsiniz" demek-miş! Bu yüzden içim rahat etmedi ve Caudalie ile iletişime geçtim ve bana "fragrance" olarak kullandıklarının listesini verip veremeyeceklerini sordum. Müşteri Temsilcisi hemen konuyla ilgilendi ve içeriği yazdı (fleurs de mandarinier, feuilles de citronnier, eau de concombre et menthe fraîche). Dolayısıyla, gönül rahatlığıyla kullanmaya devam edebilirim serumumu!

Sabah rutini...

Daha sonra göz çevremi La Roche Posay Hydraphase Intense Yeux göz kremi ile nemlendiriyorum. Bu jel yapıda bir göz çevresi kremi ve içeriği nispeten iyi. Gündüz kullanımında ferahlatıcı ve nemlendirici etkisini sevsem de, fiyatını çok daha uygun bulduğum ve içeriği çok daha temiz Nonique Yoğun Nemlendiricili Göz Çevresi Kremi'ni aldım Lila Kutu'dan. Ve bayıldım! Anında bir gerginlik hissi ve nem veriyor. Nem etkisi de uzun süre kaybolmuyor! Yedek bir kaç tane almak istiyorum şu an... Gündüz bakımımı Jasön Effects Pure Natural Creme sürerek tamamlıyorum. Bu kremin yapısı çok yoğun fakat asla yağlanma yapmıyor. Hatta tam tersi, nispeten mat ve kadifemsi bir görünüm veriyor.

Geçen haftayı ofiste geçirdiğim için ve elimde içeriği pek de parlak olmayan Biotherm SunVivo güneş kremi olduğu için sabahları güneş kremi sürmemiştim pek. Fakat kitapta da yazıyor "güneş ışınlarına maruz kalmaktansa, kimyasal koruyucu bulunan güneş kremi kullanmak daha iyidir" diye... tabii ki kimyasal değil fiziksel koruyucuları (zinc-oxide, titanium dioxide, vb.) seviyoruz. Bu yüzden tam Bitoherm'i kullanmak üzereydim ki Lila Kutu siparişimden Cosmed SPF 50 Yüz Kremi testerı çıktı. Daha sonra da, eşimle birlikte  kullanmak için Green Enery Organics'in SPF30 Yüz ve Vücut Kremini aldım. Böylece güneş bakımı kısmını da tamamlamış oldum!


Dikkat ettiyseniz güneş kreminin formülü epeyce katı. Ne kadar az alkol, o kadar katı ürün demek...  Bu güneş kreminin etken maddeleri titanyum oksit ve çinko oksit! Yedirilmesi zor; ama tamamen mat bir görünüm bırakıyor. Yüze uygulamak için iyi bir ürün; fakat makyaj altına uygularken katı kıvamından dolayı zorlanıyorum. Net yorum yapmak için daha uzun süre kullanmam gerek. Cosmed'in yüz kremini ise seviyorum. Kolay yediriliyor cilde, yağlı bir tabaka da bırakmıyor.

Gece rutini...

Akşam ise yüzümü Caudalie Mousse Nettoyant Fleur de Vigne köpük ile yıkıyorum. İçeriği temiz gibi görünse de "fragrance/parfum" barındırıyor. Ve yine parfümün içeriğini sorduğumda tamamen doğal esanslardan oluştuğunu öğrendim (-Bergamote d’Italie -Coriandre d’Ukraine -Orange d’Italie -Rose Essence Communelle de Bulgarie -Cardamone du Guatemala -Mandarine). Daha sonra yüzümü Gabriel Organics Red Seaweed Purifying Tonik ile siliyorum. Bu toniğe bayıldım; cildi hem kullandığım tüm toniklerden daha iyi temizliyor, hem de ferahlatıyor. İçeriğinin güzelliğine bakar mısınız? Hemen ardından, Now %100 Pure Avocado Oil'i avucumun içine alıp tampon hareketlerle yüzüme uyguluyorum. Bu işlemi bazen yine Avéne Termal Su ile nemlendirdiğim cildime de yapabiliyorum. Bu tür saf yağlar gece bakımı için bence çok uygun. Kozmetik içerikli yağ olmadığından ciltte kalmasında da sakıncası yok. Kullanmaya başladığımdan beri kesinlikle çok fark yarattığını düşünüyorum! Ardından Jasön Effects Pure Natural Ultra-C Eye Lift göz kremini sürüyorum. Bu kremin yoğun ve pütürlü bir yapısı var; dolayısıyla gündüz kullanımına hiç uygun değil. Ama etkisini sevdim. Şimdilik kırışıklık vb. konularla ilgili yorum yapmak için erken, ama nemlendirmesini beğendim.

Haftalık bakım...

Haftalık bakım olarak da, yalnızca Evan Healy French Rose Clay toz maskeyi kullanıyorum. Haftada 1-2 kere scrub/peeling olayını hayatımdan çıkardım. Amerika'ya ilk gittiğimiz akşamlarda Seda anlatmıştı; sonra kitapta da okuyunca pekişti. Ciltten sürekli ölü deriyi atmaya çalışmak, yağ tabakasını yok etmeye çalışmak, cildin koruma kalkanlarını yok ediyor. O derilerin ve sebum tabakasının "orada" olmasının bir nedeni var: koruma! Sert temizleyiciler, iri soyucular, sık soyma işlemleri cildi -kitapta geçen deyimle- "şizofrenik" yapıyor. Yani, yağ kusan fakat kuruyan ve pullanan bölgeleri de bulunan, kızaran ve hassasiyet geliştiren bir hale getiriyor. Bu yüzden de, haftada bir kere Evan Healy'nin bu harika toz maskesini kullanıyorum. Bu maske hem gözenekleri temizliyor, hem de çok nazik bir "exfoliation" yapıyor. Maskeyi genelde gece yaptığım için, uygulamadan hemen sonra Avéne Termal Su sıkıp Now Avokado Yağı sürüyorum ve göz kremiyle de gece bakımımı tamamlamış oluyorum. 

Bu arada not: Toz/katı ürünler, sıvı ürünlere göre daha az kimyasal içeriyor! Ne kadar sıvı, o kadar çok kimyasal demek! Bu yüzden mesela, toz kil maskesi ya da vücut şampuanı yerine doğal sabun (Nonique Lemon Olive Oil Soap) kullanmayı tercih etmeye başladık evde...

Bu yazıda geçen ürünlerin çoğunu Amerika'dan aldım; fakat Türkiye'de yaşadığımdan hemen alternatiflerini araştırmaya başladım. Fiyatları Amerika ile çok denk olmamakla birlikte, beklediğimden çok daha fazla alternatif çıktı karşıma. Üstelik bu alternatiflerin bir kısmı, hiç de yüksek fiyatlı değil. Ve bir not daha; bu kadar temiz olan ürünlerin hemen hemen hepsi "hayvan deneylerine karşı"; yani bilinen tanımlamayla "cruelty-free"!

- Pangea Organics: Pangea Turkey

Ayrıca, Lila Kutu, temiz içerikli kozmetik arayanlar için bir cennet! Markalar kısmından gözünüze kestirdiğiniz bir markaya tıklayıp, merak ettiğiniz ürünü açın. Ne İşe Yarar? sekmesine girip İçinde Ne Var? linkine tıklayın. Açılan pencere size içeriği listeleyecektir. Bu içerikteki kimyasallardan "şüpheli" gördüklerinizi EWG Skin Deep sayfasından aratıp sonuçlara bakabilirsiniz (Yeşil her zaman iyidir!). Ben Nonique ürünlerini böyle araştırdım... Aynı zamanda, geçen günlerde Bakımlı Blog'da okuduğum 3KA sitesinden de Jasön, Alba Botanica vb. doğal markaların bazı ürünlerine ulaşabilirsiniz.

Kozmetiklerin yanısıra, cilt bakım rutinime destek olarak her gün bir kapsül Solgar Biotin alıyorum. Nasıl bir yararını göreceğimi çok merak ettiğimi söylemem lazım!


Renkli kozmetikte bu atılımları yapamadım; ürünlerim bittikçe -biterse?- yenilerini temiz alternatifleriyle değiştirmeyi düşünüyorum. Rimeller en hızlı sıra gelecek sınıfta görünüyor. Hali hazırda bir adet kahverengi doğal içerikli rimelim var (Mineral Fusion); ve kendisine bayılıyorum. İkinci sırayı ise fondöten ve renkli nemlendiricilere vereceğim; çünkü yüzün büyük bölümünü, günün büyük bölümünde kaplayan ürünler... NveyEco ve Lavera ürünlerinin bu konuda bana yardımcı olacağını düşünüyorum! 

Ve son olarak: biliyorum, çevrede bizi "zehirleyen" pek çok faktör var. Bunların bazılarını da hayatımızdan çıkaramıyoruz: kablosuz internet gibi! Fakat en azından kendi adıma, "daha güzel görünmek için" kendimi bu kadar zehirlememeye karar verdim. Yapabileceğimin en azı bu; kar kardır diye düşünüyorum. 

Hepimize "daha az zehirli" günler diliyorum :)

----------------------------------------
Drugstore çekilişim devam ediyor; katılmak için TIKTIK!!
Son katılım: 22 Haziran 2013, 00:00








© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı ✓

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.