Apivita
Apivita etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bitirdim#58-#59


4 Kasım 2017 Cumartesi

Geçen ayki koşturmacada Bitirdim yazısı yazmadığımı fark ettiğimde ayın ortası gelmişti. Ben de iki ayınkini birleştireyim istedim. Yine de çoook uzun bir yazı olmadığını düşünüyorum... performans düşüyor mu ne?


Kişisel Bakım Ürünleri


1- Flormar Up to 7 Days UV Top Coat: Bu sanırım bitirdiğim 3. şişe. Ama bu seferkinin fırçasını hiç beğenmedim; performansı da düşmüş. Bir daha alşmayacağım.

2- Sensodyne True White Diş Macunu: Hassas dişler için gerçekten başarılı bir diş macunu. Şimdi Signal White Now kullanıyorum ama sonra yeniden Sensodyne'e dönebilirim.

3- Farmasi Alaska Cool Gel: Sırtım tutulduğunda kullanmıştım, ferahlatma ve ağrıyı toparlama etkisi başarılı. 

4- L'Occitane Bienvenue Chez L'Occitane İkili Sabun: Hediye gelen bu sabunlar mis gibi turunçgil kokuyordu ve desenleri de harikaydı. Ellerimi de hiç kurutmadı. Çok severek kullandım.

5- Nivea Pure&Natural Action: Nivea'nın temiz içerikli ve son derece etkili roll-on'u. Bende Viyana'dan aldığım bir şişe daha var. Galiba n11'de de satılıyor. Bittikçe alınacak.

6- Atelier Rebul Eau de Cologne -Erguvan: Ya bunun kokusu olağanüstü, nefis! Tam bir parfüm, fakat kalıcılığı vasat... Babamın hediyesiydi, hunharca kullandım resmen ❤

7- Calvin Klein EDP -Beauty: Senelerdir açık ara favori parfümüm... aşığım! Gratis'te uygun fiyata bulabiliyorum. Baharda yeniden alacağım.

Cilt Bakım Ürünleri


8- Apivita Sun Care Anti-Spot SPF 50 ve Oil Balance 30: Apivita alışverişimde hediye verilen testerlardan Anti-Spot ve Oil Balance olanların dokusu bence çok farklı değildi. İçeriği temiz ve yoğun kremler. Korumalarını tam anlayamadım zira İstanbul seyahatlerimde kullandım; ama, çok makyaj altına uygun değiller bence... kuru ciltler sevecektir diyorum son olarak.

9- Bioderma Sensibio AR Tinted Cream SPF30: Hafif renkli bu kremi oldukça sevdim; hem güneş koruyucu, hem de fondöten gibi kullandım. Cildi yağlandırmıyor ve tonunu güzel eşitliyor. Başarılı bir ürün bence.

10- Dermalogica Anti-oxidant Hydra Mist: Bitt gönlümün efendisi... geçen sene bu zamanlar bir çılgınlık yapıp almıştım; gerçekten muhteşem bir mist idi. Nemlendirmesi, cildi koruması, canlandırması, makyaj sabitlemesi 10 numaraydı... ama 200 TL. Nasıl alayım yeniden, sorarım size? :(

11- L'Anné Rejuvenation Serum: Çok çok başarılı bir hyalüronik asit ve C vitamini serumuydu. Bu yaz oluşan güneş lekelerimi çok kısa sürede geçirdi ve nemlendirmesi de çok başarılıydı. Elimdeki 2 benzer serum bitince yeniden alırım gibi.

12- Darphin Resurfacing Peel: Darphin'in sıvı formdaki, nazik ama etkili peelingi! Aslında retinol kullandığım şu aylarda asıl ihtiyacım varmış kendisine :) baya başarılı bir ürün, bitince kıymetini iyice anladım. Aklınızda olsun. Yazısı blogda mevcut.

13- Apivita Wine Elixir Eye & Lip Cream: Yazısını yazamadan bitti bu krem. Selanik'ten aldığım, yaşlanma karşıtı ve sıkılaştırma etkisi olan bir üründü. Gerçekten göz çevremi toparladığını düşünüyorum; ama, nem verme açısından bence yeterli değildi.

14- Origins Clean Energy Gentle Cleansing Cream: Aslında tam bitmedi ama çook az kaldı; pompalı başka şişeye aktardığım için şimdiden yazıyorum. Kullandığım en iyi makyaj temizleme yağlarından ve aşırının aşırısı bereketli!!! Haziran ortasından beri neredeyse her gün kullandım. Daha da tam bitmedi. Bitince yenisi alınacak, kesin bilgi, yayalım!

15- Friendly Vanilla ve Coconut Lip Balmlar: Friendly'den hediye gelen iki lip balm da bitti! Yenilerini alacakken Nivea'dan hediye geldi. Fakat bu Friendly olanlar ayrı bir olay! Tertemiz içerikli ve çok etkili ürünler. Çok çok çok seviyorum! Hatta bu ay çocuklar için aromasız olanını alacağım (yüzlerinde kuruyan bölgelere de sürülebiliyor).

Saç Bakım Ürünleri


16- Phyto Elixir Cleansing Cream: Seyahat boyu ürünlerden oluşan Phyto setinin içinden çıkan bu temizleme kremi çok ilginç bir üründü. Dönüşümlü olarak şampuan yerine kullanılması öneriliyordu. Gerçekten saçı hem temizleyen, hem de yumuşacık yapan bir ürün. Beğendim!

17- Phyto Elixir Saç Bakım Yağı: Bu yağı da beğendim; ama, bir HC Complex değil bence. Phyto ürünlerinden çok umduğumu bulamadım diyebilirim.

18- Urban Care Elastic Curl Mousse: En sevdiğim saç köpüğüm. Büyük boyu alındı bile.

Cilt Temizleme Yardımcıları/Pamuk


19- Benri Pamuklar, Isana Pamuk, Benri Makyaj Temizleme Mendili: Bu ekibin hiçbirinden memnun kalmadım. Zorda kalırsam yeniden alırım.


20- Nascita Brush Shampoo/Fırça Temizleme Şampuanı: Vasat.

21- Procsin AquaBio Cleansing Water: Bir Pino etkinliğinde hediye edilen bu cilt temizleme suyunun temizleme ve cildi yumuşatma performansı müthişti! Fakat gözlerimi çılgınca yaktı. O nedenle bir süre cilt temizliğinde kullansam da, asıl fırçalarımı temizleme görevini verdim. Mükemmel iş çıkardı. Gözünüzde kullanmayacaksanız, bence mutlaka bakın. Gerçekten temizleme performansı müthiş.

Seyahatte Bitenler


22- Apivita Pure Jasmine Essential Oils Duş Jeli: Bunun kokusu da, vücuda verdiği yumuşaklık da muhteşemdi!!! Aaah, keşke tam boyunu alsaymışım Selanik'ten dönmeden! Resmen özlem duyuyorum!

23- Benefit They're Real Mascara: Heyooo tek renkli kozmetik! Bu maskarayı çok seviyorum! Benim kirpiklerimde çok işe yarıyor. Ama seyahat boyları ile idare ediyorum; böyle iyi :)

24- Olivarrier Emollient Extra Comfort Cream: Hafif ama yoğun nem veren yapısı ile sevdiğim kremlerden!

25- Kenzo World EDP: Amberle karışık nefis bir çiçek kokusuydu. Tam boyu aklımda!!!

26- Apivita Sun Care Anti-Spot SPF 50 Tinted: Açık renk bir renkli güneş kremi olan bu ürün, Apivita'nın en sevdiğim güneş bakım ürünü oldu. Yağlandırmadan, hafiften ortaya kapatıcılığa sahip, ciltte çok pürüzsüz bir doku bırakan, çok başarılı bir güneş kremi. Aslında yaza doğru Yunanistan'a giden birini bulursam kesin isterim!

27- Crystal Essence Towelettes: Mendil şeklindeki bu deodorantlar hem temiz içerikli, hem de seyahatlerde çok işe yarıyorlar. Almayı unutmazsam tabii! Yoksa koca roll-onu yanımda taşımam gerekiyor... koruması da gayet başarılı.

---------------------------

İki ayın toplamı diye düşünürseniz, bence "eeh...." bir performans olmuş; ama, bu yarın okuyacağınız alışveriş yazısını engelledi mi? Tabii ki hayır!! O zaman yarın görüşmek üzere, sevgiler!!!







Cilt Bakım Rutinim (Haftalık Bakım): Kuru-Nemsiz Cildimi Nasıl Karmaya Çevirdim?


14 Ekim 2017 Cumartesi

Bir süredir cildimden ve kullandığım ürünlerden çok memnunum. Ve tek tek ürün yazısı yazmaktan da biraz sıkıldığımı fark ettim... O yüzden biraz ara verip size cildime çok iyi gelen ürünlerden bahsetmek istedim! Bu rutini 1 aydan uzun süredir uyguluyorum ve eskiden oldukça kuru görünen yanaklarım şu an sağlıkla parlıyorlar. Çenemde ya da burun etrafımda da pullanma, kuruluk yaşamıyorum. Cildim de genel olarak bence ışıltılı duruyor. 

Yazıyı sabah, akşam ve haftalık bakım olarak 3'e böleceğim. Böylece daha okunur olabilir diye düşünüyorum. Merak ettiğiniz ürünlerin detaylı yazılarına üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ama, bu kuru ve nemsiz cildi nasıl adam ettiğimi (aslında karma değil de normal olsaydı iyiydi; ama, olamadı) gerçekten merak ediyorsanız, 3 yazıyı da okumalısınız diye düşünüyorum :)


Sabah ve akşam rutinimden sonra sıra geldi cildimi çokça şımarttığım haftalık bakımlarıma! 

Temizleme


Haftada 2-3 kere, duştayken NYX Stripped Off Cleansing Salt Scrub ile yüzüme peeling uyguluyorum. Bazen de bu işi ipek kese ile yapıyorum. NYX'in bu scrubını temizlik ve cildi kurutmaması ile oldukça beğendim. Bu peelingi uyguladığımda, gece banyo yapmışsam eğer, ayrıca yüzümü temizleme köpüğü ile yıkamıyorum (ki cildi fazlaca temizleyip sebum salgısını arttırmayayım). 

Arındırma


Banyodan çıktıktan sonra, haftada bir kez, kil ya da kömür detoks maskelerimi uyguluyorum. Banyonun buharıyla gözeneklerim açılmışken içindeki kiri tamamen çekecektir diye düşünüyorum. Dönüşümlü olarak Origins Active Charcoal Mask ve L'Oréal Saf Kil Peeling Maskesi ve Saf Kil Detoks maskelerini uyguluyorum. L'Oréal maskeleri, Peeling'i T bölgeme, Detoks'u yanaklarıma olmak üzere "double-masking" yöntemiyle kullanmayı tercih ediyorum (Bir Zeynuş tavsiyesi). Her iki maskenin (maske kombinasyonunun) etkileri oldukça benzer: cildi tertemiz yapıyor, germiyor, pürüzsüz bir doku bırakıyorlar! 

Nem... Nem... Daha Çok Nem!


Yine haftanın 2 gecesi (biri tercihen maske uyguladıktan sonra), uyurken bakım yapan nem maskelerimden birini cilt bakım rutinim son aşaması olarak, Olivarrier Fluid Oil yerine kullanıyorum. Bunun için tek bir favorim yok! Origins Drink-up Intensive Overnight Mask hem yüzüm, hem de göz çevrem için kullandığım bir nem maskesi ve sabah kalktığımda cildimi bebek gibi gösteriyor. Gece nemlendirici gibi sürüp, temizlemeden yatıyorum. Korres Damask Rose Overnight Anti-Fatigue Mask ise hem kokusu, hem de etkisi nefis bir maske. Origins gibi gece kremi niyetine uygulayıp gece yatıyorum. Zaten daha uygular uygulamaz cildi daha canlı gösteriyor. Sabah da yine aydınlık ve dinlenmiş bir ciltle uyanıyorum. Bu iki maske de yedekli olarak bende mevcut :) Son favorim ise Apivita Face Mask with Orange -Radiance. Cilde aydınlık vermeyi hedefleyen bu maskenin içinde minik kürecikler var ve uygularken ciltte eriyor. Bu kürecikler cildi anında çok daha aydınlık gösteriyor. Satış danışmanı "bunu temizlemeseniz de olur" dediği için yine gece bakımı olarak kullanıyorum. Hem kokusu, hem etkisi muhteşem!

Özel Kür!


Bu özle kür hiç aklımda yokken piyangodan çıktı; ama, cildimin gidişatını değiştirdi resmen! Eşimin Rusya seyahati sırasında hakkında hiçbir fikrim olmadan sipariş verdiğim Natura Siberica'nın ikili bakım kürü (ki ben serum ve krem ikilisi sanıyorken kendisi kür çıktı), sonbaharda cildimin tam da ihtiyacı olan yenilenmeyi sağladı! Bir serum ve bir de kremden oluşan bu kürü, kutusundan çıkan minik kaplar içinde, yine kutudan çıkan spatulalarıyla karıştırarak kullanıyorsunuz. Önce, 14 gün boyunca her gece, cilt türünüze göre belli miktarda serum ve kremi karıştırıp (normal ciltler için 5 damla krem+5 damla serum) yüzünüze sürüp 10 dakika bekliyor ve sonra fazlasını peçeteyle alıyorsunuz. Ben genelde ıslak pamuk ile sildim. 14 gün sonunda, 2 ay boyunca, haftada 2 kez aynı işlemi uyguluyorsunuz. İlk 14 gün ben hiç ten makyajı yapmayarak ve bol güneş kremi kullanarak cildimin yenilenme sürecine destek olmaya çalıştım. Bu dönemde, cildim hafif hafif soyuldu. Şimdi 2 aylık haftalık bakım sürecindeyim; ve yine her uygulama sonrası cildim hafif hafif soyuluyor ve altından capcanlı bir ten çıkıyor. Bu kürü gece cildimi temizledikten hemen sonra uyguluyorum ve sonrasında Pixi Glow Tonic adımını atlıyorum. Rusya'ya giden olursa, ısrarla isteyiniz diyorum!

Evet geldik bu yazı dizisinin sonuna... Yazdıklarım çok zahmetli görünse de, ve pek çoğunuz eminim "ben makyajımı bile zor temizliyorum" diyecekse de, tüm bu yazdıklarım neme doymuş bir cilt için benim bulduğum ve vazgeçmeyeceğim çözümler. Ve aslında nemsizlik yalnızca kuru ciltlerin sorunu değil; her cildin sorunu. Özellikle de Ankara gibi kuruluk seviyesi saçmalık boyutunda olan bir şehirde yaşıyorsanız... Kaliteli içerik ve doğru sırayla doğru ürün kullanımı gerçekten çok önemli. Hatta, bana önerileriniz olursa da seve seve okurum.

Bir sonraki yazı dizisinde görüşene kadar, esenkalın!!!







Cilt Bakım Rutinim (Akşam): Kuru-Nemsiz Cildimi Nasıl Karmaya Çevirdim?


12 Ekim 2017 Perşembe

Bir süredir cildimden ve kullandığım ürünlerden çok memnunum. Ve tek tek ürün yazısı yazmaktan da biraz sıkıldığımı fark ettim... O yüzden biraz ara verip size cildime çok iyi gelen ürünlerden bahsetmek istedim! Bu rutini 1 aydan uzun süredir uyguluyorum ve eskiden oldukça kuru görünen yanaklarım şu an sağlıkla parlıyorlar. Çenemde ya da burun etrafımda da pullanma, kuruluk yaşamıyorum. Cildim de genel olarak bence ışıltılı duruyor.


Yazıyı sabah, akşam ve haftalık bakım olarak 3'e böleceğim. Böylece daha okunur olabilir diye düşünüyorum. Merak ettiğiniz ürünlerin detaylı yazılarına üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ama, bu kuru ve nemsiz cildi nasıl adam ettiğimi (aslında karma değil de normal olsaydı iyiydi; ama, olamadı) gerçekten merak ediyorsanız, 3 yazıyı da okumalısınız diye düşünüyorum :)


Akşam cilt temizliğim eve geldiğimde başlıyor. Makyajdan mümkün olduğunca çabuk kurtulmak istiyorum genelde ve makyaj temizlemek için bu ara kullandığım 3 farklı ürün var;
Makyaj temizliği için son 1 senedir sadece yağ ve/veya balm kullanıyorum ve cildime çok az pamuk değdirdiğim için çok mutluyum!


Gece yatmadan önce ise yüzümü önce Nivea Kuru Ciltler için Yatıştırıcı Cilt Temizleme Köpüğü ile yıkıyorum. Bu köpük hem nazik, hem kurutmadan güzel temizlik sağlıyor. Cildimi temizledikten sonra disk pamuklardan birini Pixi Glow Tonic ile ıslatarak tüm yüzüme uyguluyorum. %5 glikolik asit içeren bu tonik hem cildi nemlendirmeyi, hem de ölü derilerden arındırmayı vaat ediyor. Henüz çok yeni kullanmaya başladım; ama, zaten bu adımda mutlaka bir tonik uyguluyordum. Glow Tonic'ten daha sonra daha detaylı bahsedeceğim. Tonikten sonra akşam da alnıma ve göz çevreme, sabah rutinimde kullandığım The Ordinary Argireline Solution 10% uyguluyorum. Bu kuruduktan sonra, yine Olivarrier Dual Moist Toning Lotion'ı avuç içlerimde ısıtıp tampon hareketlerle cildime yediriyorum. İyice emildikten sonra bir gece The Ordinary Retinol 1%, bir gece de L'Anné Rejuvenation Serum'u dönüşümlü kullanıyorum. Retinoid'i cilt tonumu düzenlemesi ve cilt sorunlarımı (gözenekler, ince çizgiler, vb) hafifletmesi için uyguluyorum ve 1 aya yakındır kullandığım bu ürünün epey yararını gördüğümü söyleyebilirim. L'Anné Serumu ise yakın zamanda yazmıştım. Nem açısından harika bir serum olduğunu düşünüyorum; cildim adeta ışıl ışıl duruyor. Sanırım 2-3 günde bitirmiş olacağım; lekeleri açma konusunda da etkili olduğunu artık kesinlikle söyleyebilirim! Bittiği zaman elimdeki benzer ürünlere geçeceğim (Clinique Moisture Surge Hydrating Supercharged Concentrate ya da Palabs Hydralift Serum). Fakat L'Anné Rejuvenation Serum'u şiddetle öneririm! 


Gece rutinimde de gündüz kullandığım Apivita Wine Elixir Eye&Lip Cream'i kullanıyorum; ama, bir farkla! Altına mutlaka birer damla Jojoba Yağı'nı serum gibi kullanarak! Aslında göz çevresi için en iyisi Marula Yağı imiş; eğer bir yerde rastlarsam onunla devam edeceğim (rastladım ve aldım, yine the Ordinary'den yana oldu tercihim). Jojoba Yağı da aslında göz çevreme çok çok iyi geliyor; ama, işte bir kere Marula Yağı'nı duymuş bulundum :) Son aşama olaraksa gece kremi yerine bir kaç damla Olivarrier Fluid Oil Squalene'i avuçlarımda ısıtarak tampon hareketlerle cildime uyguluyorum. Bu yağ çok ilginç bir ürün. Cilde gereken nemi sağlayıp, bir yandan da sebum dengesi kuruyor. Sabah uyandığımda hiçbir şekilde ekstra yağlanma gözlemlemiyorum. Daha ziyade, pamuk gibi bir ciltle kalkıyorum.

Bir sonraki ve son yazım da haftalık bakımlarımla ilgili olacak. Haftalık bakımlar da bana göre sabah ve akşam rutinleri kadar önemli; cilde bir anda yükleme yapıp şımartan bakımlar. Dolayısıyla, hiç ihmal etmemeye çalışıyorum. 

Ayrıca, bitirirken yine ilk yazıda yazdığımı tekrarlamak istiyorum... Özellikle yazının gece yüzümü yıkamayla başlayan paragrafı zahmetli görünse de, ve pek çoğunuz eminim "ben makyajımı bile zor temizliyorum" diyecekse de, o paragrafta yazanlar neme doymuş bir cildin temelini oluşturuyor. Ve nemsizlik yalnızca kuru ciltlerin sorunu değil; her cildin sorunu. Özellikle de Ankara gibi kuruluk seviyesi saçmalık boyutunda olan bir şehirde yaşıyorsanız... Kaliteli içerik ve doğru sırayla doğru ürün kullanımı gerçekten çok önemli. Hatta, bana önerileriniz olursa da seve seve okurum. O zaman, üçüncü ve son bölümde görüşmek üzere, esenkalın!







Cilt Bakım Rutinim (Sabah): Kuru-Nemsiz Cildimi Nasıl Karmaya Çevirdim?


10 Ekim 2017 Salı

Bir süredir cildimden ve kullandığım ürünlerden çok memnunum. Ve tek tek ürün yazısı yazmaktan da biraz sıkıldığımı fark ettim... O yüzden biraz ara verip size cildime çok iyi gelen ürünlerden bahsetmek istedim! Bu rutini 1 aydan uzun süredir uyguluyorum ve eskiden oldukça kuru görünen yanaklarım şu an sağlıkla parlıyorlar. Çenemde ya da burun etrafımda da pullanma, kuruluk yaşamıyorum. Cildim de genel olarak bence ışıltılı duruyor.


Yazıyı sabah, akşam ve haftalık bakım olarak 3'e böleceğim. Böylece daha okunur olabilir diye düşünüyorum. Merak ettiğiniz ürünlerin detaylı yazılarına üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ama, bu kuru ve nemsiz cildi nasıl adam ettiğimi (aslında karma değil de normal olsaydı iyiydi; ama, olamadı) gerçekten merak ediyorsanız, 3 yazıyı da okumalısınız diye düşünüyorum :)


Sabahları yüzümü yalnızca su ile yıkıyorum. Bu cildimin yağ dengesini korumak için yıllardır uyguladığım bir yöntem aslında. Temizleyicileri akşama bırakıyorum. Yüzümü yıkadıktan sonra Olivarrier Dual Moist Toning Lotion'u iki avucumda ısıtarak yüzüme tampon hareketlerle  (ellerimle) uyguluyorum. pH'sı 5,5 olan, alkolsüz ve içinde squalene ve hyalüronik asit bulunduran bu hafif kıvamlı losyon cildimi hem sonraki bakımlara hazırlıyor, hem de gerçekten çok iyi nem veriyor. Hatta bu losyonu Gothamista'nın "7 Skin Method"ı ile uyguladığımda, başka nemlendirici kullanmasam da oluyor! Bu adımdan sonra alnıma ve göz çevreme The Ordinary Argireline Solution 10% uyguluyorum. The Ordinary ürünleri için topluca bir inceleme yazısını daha sonra yazacağım; ama, argireline Lipotec firması tarafından geliştirilen ve ciltteki ince çizgileri gidermeye yönelik bir ürün. "Şişedeki Botox" olarak da bilinen bu solüsyonun 1 ayda etkisini göstermeye başladığı söyleniyor. Ben henüz 2 haftadır kullanıyorum; gözlemlerimi daha sonra yazacağım. Argireline'in emilmesini bekledikten sonra cildimi herhangi bir termal su ile ıslatıp (favorim Caudalie Grape Water; ancak burada temsili olarak Dermalogica Antioxidant Hydramist mevcut) The Ordinary Hyaluronic Acid 2% + B5 Serum'u tampon hareketlerle uyguluyorum. Bu serumu epey beğeniyorum ve bu ikinci şişem; ancak, bitince yerine muhtemelen Buffet olanı alacağım.


Göz çevrem için yaz ortasından beri Apivita Wine Elixir Eye&Lip Cream kullanıyorum. Üzüm özü içeren yaşlanma karşıtı bu göz çevresi kremi hiç nem vermiyor gibi gelse de baya baya yararını gördüm. Üstelik göz çevresini anında toparlıyor. Yazısını yazacağım umarım bir ara... Göz çevresini de nemlendirdikten sonra gündüz nemlendiricimi uyguluyorum. Son zamanlarda Atelier Rebul Gündüz Kremi'ni kullanıyorum ve verdiği nemden oldukça memnunum. Havalar biraz daha soğuyunca muhtemelen daha yoğun bir ürüne geçebilirim. Son olarak da mutlaka güneş koruyucu kullanıyorum. Bioderma Photoderm Max Aqua Fluid ise favorim!


Özellikle yazının ilk paragrafı zahmetli görünse de, ve pek çoğunuz eminim "ben bir krem sürüp geçiyorum" diyecekse de, o paragrafta yazanlar neme doymuş bir cildin temelini oluşturuyor. Ve nemsizlik yalnızca kuru ciltlerin sorunu değil; her cildin sorunu. Özellikle de Ankara gibi kuruluk seviyesi saçmalık boyutunda olan bir şehirde yaşıyorsanız... Kaliteli içerik ve doğru sırayla doğru ürün kullanımı gerçekten çok önemli. Hatta, bana önerileriniz olursa da seve seve okurum. O zaman, ikinci bölümde görüşmek üzere, esenkalın!








❤ Büyük Yunanistan Alışverişi: Apivita, Korres, Wycon, W7, Duty Free! ❤


13 Ağustos 2017 Pazar

Temmuz ayının sonunda 2 günlüğüne Saros'tan Selanik'e geçtik. Amacımız Çınar'a Atatürk'ün evini göstermek ve kısa da olsa yeni bir yurtdışı deneyimi yaşatmaktı aslında. Fakat ben tabii ki rahat durmadım ve ne zamandır aklımda olan Apivita ve Korres markalarıyla, hiç aklımda olmayan bir kaç şeyi daha sepete atıverdim! 

Selanik'in iki büyük alışveriş caddesi, birbirine paralel Tsimiski ve Ermou. Tsimiski, meşhur Aristo Meydanı'nı da kesen en büyük caddesi. İstanbul Bağdat Caddesi'ne benzettiğim bu ferah ve şık alanda hem lüks, hem de uygun fiyatlı mağazaları ve department store'ları bulabilirsiniz. Benim en sevdiğim department store'lar ise Attica ve Hondos oldu. Yunanistan'da yeme-içme bence ucuz, Türk tatil beldelerine kıyasla baya ucuz hatta! Porsiyonlar büyük, yiyecekler lezzetli ve insanlar çok güler yüzlü. Kıyafet ve kozmetiğe gelirsek, kendi markaları da Euro'ya rağmen bence kalitesine göre oldukça uygun fiyatlı. Giyim için de aynı şeyi söylemek mümkün. Dolayısıyla, çok güzel gezip, yeyip, içip, alışveriş yapmamıza rağmen tahminimizden az para harcadık. Aslında Selanik ayrı bir yazıı hak ediyor; ama şimdi asıl konumuza dönüp neler aldığıma bakalım mı?


Apivita

Yunanistan'in en bilinen ve sevilen markalarından olan Apivita ile Onur sayesinde tanışmıştım. Bana hediye ettiği maskeleri çok beğendiğim için, Attica'ya girdiğimde cilt ihtiyaçlarıma uygun maskelerinden seçmeye çalıştım. Süper şirin mağaza görevlisi de bana çok yardımcı oldu, ve hazır tüm ürünlerde %27 oranında da indirim varken, 1 adet tam boy maske ile denemek amacıyla çeşitli poşet maskelerinden de aldım. Hatta, arkadaşlarıma da hediyelik bir şeyler almış olabilirim. O şirin bayan göz kremini çok övünce onu da mağazada boynu bükük bırakmadım tabii! Bu arada, Apivita alışverişlerimi Hondos ve Attica'dan yaptım; her iki mağazada da indirimoranları ve fiyatlar aynıydı. İki tam boy yüz maskesi, bir göz çevresi kremi ve ikili poşet maskeleri ben aldım; kalanları satış danışmanları hediye ettiler ❤❤❤❤❤❤


Kendime seçtiğim tam boy maske Face Mask with Orange -Radiance (aydınlık veren portakallı maske) oldu. İçinde minik C vitamini tanecikleri bulunan bu maskeyi ister yguladıktan sonra durulayarak, isterseniz de tüm gece yüzünüzde bırakarak kullanabiliyorsunuz. Ben ikinciyi tercih ediyorum. Cilde uygular uygulamaz nefis bir aydınlık ve canlılık veriyor. Sabah kalktığımda da bu etki devam ediyor. Bayıldım!!! İndirimle 10 Euro'ya geldi. Görseldeki Royal Jelly olan ve daha önce BURADA bahsettiğim maskeyi ise arkadaşım istedi; ona aldım. Denemek için poşet olarak seçtiğim diğer maskeleri ise aşağıdaki görsellerde görebilirsiniz. Bu maskeler ikili olarak satılıyor ve her ikili indirimsiz 3,20 Euro idi:


Express Beauty with Sea Lavender: Nem vermeyi vaad eden bu maske durulanan ya da fazlası alınan türden bir maske. Uygulandığında cildi çok ferahlatıyor ve nem bombası hissi veriyor. Bir poşeti 3 kez kullanabildim ben. Ancak, çok daha iyi nem maskelerim olduğundan tam boyunu almayı düşünmüyorum. 

Express Beauty wit Pink Clay Cleansing Mask: Cildi temizlemeyi vaad eden, epey kremsi formdaki bu pembe kil maskesini de cildinize sürüp 10-15 dakika beklettikten sonra temizliyorsunuz. Cildi çok güzel temizlediğini ve kurutmadığını söyleyebilirim. Ama yine olağan üstü bir tarafını görmedim. Elimdeki ürünler nedeniyle tam boyunu almayı düşünmem; ama, güzel bir maske. 


Express Beauty with Grape Anti-wrinkle Eye Mask: Krem formdaki bu göz çevresi maskesi kırışıklıklarla savaşmayı hedefleyen ve gece yatmadan uygulanıp temizlenmeyen bir ürün. Açıkçası, satın almış olduğum Wine Elixir Göz Çevresi Kreminden ne yapı, ne etki olarak pek farkını görmedim; sanki onun poşetlenmiş versiyonu gibi. Aslında, o kremi denemek için epey de avantajlı çünkü bir poşeti rahatlıkla 10 kez kullanırsınız :)


Express Beauty Hair Mask with Hyaluronic Acid: Kurumuş ve yıpranmış saçları onarmayı vaad eden bu saç maskesini büyük umutlarla aldım; ama, sanki benim saçlarımı yağlandırdı. Bir poşeti 2 kez kullanabildim. İkisinde de ertesi gün saçlarımı yıkamam gerekti. İçinde silikon vs yok, son derece temiz bir maske; fakat, yine de saç diplerine değdirmemek gerektiğini anladım. 


Wine Elixir Anti-wrinkle Eye&Lip Cream: Viyana'dan aldığım Nonique göz çevresi kremi bana yetmeyince yeni bir göz çevresi kremi almak istedim ve Attica'daki tatlı bayanın tavsiyesi ile bu kremi aldım. Hem göz, hem de dudak çevresinde kullanılan bu krem cildi ciddi ciddi toparlıyor bana göre. Nem konusunda bir tık daha iyi olmasını dilerdim; ama, sevdim ve severek de kullanmaya devam ediyorum. Bu kremin fiyatı indirimli olarak 20 Euro idi.

Korres

Yunanistan'ın bir diğer gözde markası olan Korres'i ise kampanyaları ve kofreleri nedeniyle eczaneden almayı tercih ettim. Eczacı hanım da marka ve ürünler konusunda oldukça bilgiliydi ve bana da çok yardımcı oldu! Aslında tüm Korres ürünlerini eve getiresim geldi; ama, kendimi bir miktar tuttum (nedennn?)... 


Zeynuş'la birlikte Blana'ya doğumgünü hediyesi ne alalım diye yazışırken Korres'in ödüllü serisi Wild Rose'un şahane bir kofresini buldum. Yüz kremi alana tam boy göz çevresi kremini hediye eden bu setten tabii ki kendime de aldım! Blana'ya da hediye aldığımız için fiyatı net yazmak istemiyorum; ama, Korres fiyatları da Apivita mertebesinde diyebilirim. Üstelik bu kofrenin içinden deneme boyu Wild Rose serum da çıkıyor :)


Selanik'e arabayla gittiğimiz için sıvı ürün kısıtlamasına takılmadan alışveriş yapabilme keyfi çerçevesinde bu 1 alana 1 bedava Water Lily Blossom duş jellerinden de denemek istedim. İkilisi 5,90 Euro idi. Henüz denemedim; ama, eczanede baktığımda kokusu harikaydı. 


Korres'ten son seçtiğim ürün ise Yunanistan'a özgü Damask gülü içeren, Damask Rose Overnight Anti-fatigue Mask oldu. Yorgunlukla savaşan bu gece maskesini tabii ki hemen denedim ve muhteşem kokusuyla verdiği anında canlılık etkisine ba-yıl-dım!!! 3,65 Euro olan bu maskeden çılgınca depolayasım var şimdi!

Wycon

Wycon aslında bir İtalyan markası ve ben daha önce adını Kübiş'ten duymuştum. Mağazasını Tsimiski'de görünce bir bakmak istedim. Allahım!!! Nasıl güzel ürünler vardı öyle... kendi fiyatları da yeterince uygunken, indirimli ürünlerde resmen gözüm döndü!


Real Kisses for Real Women serisine ait tatlı bir çanta, ruj ve dudak kaleminden oluşan bu şahane set 14 küsürden 6,95 Euro'ya düşmüştü. Renk olarak en çok Bare Sweet ikilisini sevdim. Fakat yapısının bu derece muhteşem çıkacağını bilsem, oradaki her renkten toplardım! İtalya'ya giden olursa bana haber etsin lütfen 🙈

Electro Carousel serisine ait 01 Equilibrist 3'lü far paletinin ise yanar döner morumsu-grimsi rengine hasta oldum. Farların yapısı da çok çok güzel ve tam seyahat paleti. Bu palet indirimde 7,90 Euro idi. Aldığıma çok memnunum doğrusu!

W7

Evet W7 Türkiye'de de var; ama, Ermou'daki kocaman mağazasını görünce girip alışveriş yapıvermişim... 


Dynamite Highlighting Powder Super Nova rengine gördüğüm anda bayıldım ve allık olarak kullanmak için aldım. Dehşet metalik bir ışıltısı var, öyle böyle değil!!! Chunky Eyes kalemlerin Mocha rengi de tam yaza ve bronz makyaja uygun bir renk! Fiyatları da Türkiye ile aynıydı. Aslında aklımda Vegan ürün serisi kaldı; ama, çok fazla incelemeye vaktim olmadığında bu iki parçayı kapıp çıktım... 

Duty Free

Arabayla sınır kapısından geçerken Yunan tarafındaki Duty Free'ye de uğradık tabii ki! Pek çok güzel Yunan markasının standı vardı ve ama kapıda 3 saate yakın beklediğimiz için, çok oyalanmamak adına hızlıca baktım. 


Duty Free'de fiyatlar mağazadakilerle aynıydı. Fakat, AVM'lerde görmediğim, çok temiz içerikli O.Live markasını yalnızca Duty Free'de gördüm. Apivita ve Korres'e dadanmış olmasam O.Live'den bir kaç parça alabilirdim... aslında hala bu haftasonu Thassos'a arabayla gidecek olan kardeşime yüz temizleme köpüğü ısmarlayabilirim diye düşünüyorum kih kih kih...


Benim Duty Free'den aldıklarım ise bunlardı! Çok sevdiğim L'Oréal Genius Water'ı bulunca tabii ki kaçırmadım! Harika bir ürün bu! Yazısını yazarım bir ara :) Bir de denemek için anneme ve kendime Herbolive markasına ait Argan yağlı el kremini aldım. Tertemiz içeriği, 150 mL dev boyu ve 5 Euro fiyatıyla iyi bir tercih oldu bence. Nemşendirmesini ve yağlı his bırakmamasını da sevdim!

Bu dev alışverişin detayları işte böyleydi... aralarından merak ettiklerinize blogda yazmak için öncelik verebilirim. Mutlu Pazarlar!







Apivita Firming Face Mask with Royal Jelly // Arı Sütlü Sıkılaştırıcı Yüz Maskesi


11 Aralık 2015 Cuma

Apivita'nın Royal Jelly (Arı Sütü) Maskesi ile ilk defa canım Onur'cum sayesinde tanışmıştım. Bana tek kullanımlık bir paket yollamıştı ve ben maskeye resmen bayılmıştım! Belçika'ya gittiğimde bana alacağım eczaneyi göstermesini istedim; fakat kendisi zaten tam boyunu benim için almış. Tatlı arkadaşım, ne diyeyim, seviyorum seni!!


Apivita Yunan kökenli bir cilt bakım markası. Temiz ve doğal içerikleriyle iddialılar. Özellikle maskeleri oldukça beğeniliyor. Ürünlerinde paraben, silikon, propylene glycol, mineral yağ, ethanolamine ve fitalat bulunmuyor -ve güvenle kullanabiliyoruz. 

İçinde royal jelly/arı sütü bulunan bu maskesi cildi sıkılaştırma ve yenileme iddasında. Tüm cilt tipleri için uygun olduğu belirtilmiş. İçinde su yerine antioksidan özellikleri nedeniyle organik yeşil çay infüzyonu kullanılmış. Lipozomlar içinde bulunan arı sütünün cilde derinlemesine nüfuz ettiği ve dolayısıyla daha etkili sonuç verdiğinden bahsedilmiş. İçeriğinin %89'u doğal içeriklerden oluşuyor. Şeffafa yakın süt kıvamında bir yapısı var.


Maskeyi haftada 1-2 kere (ihtiyaca göre) cildinize kalın bir tabaka halinde uygulayıp 10 dakika bekledikten sonra önce ıslak bir pamukla temizleyip sonra da ılık suyla yıkamanız öneriliyor. Ciltte önce yapışkan bir his bırakıyor, ancak temizledikten sonra gerçekten nemli, daha toparlanmış ve aydınlık bir cilt elde ediyorsunuz. Kullandığım en güzel maskelerden biri olduğunu söyleyebilirim. Kokusu da oldukça hoş, sakin, rahatsız etmeyip ferahlık veren türden. 


Sevgili Onur'cuğuma güzel hediyesi için teşekkür ederken, bu markanın ülkemizde bulunmadığından da üzülerek bahsetmek zorundayım. Ama, yurt dışına çıkma ve inceleme imkanınız olursa, kesinlikle aklınızda bulunsun! 

Mutlu Cumalar!







Yurtdışı Alışveriş: "Beljik" Ganimetleri :)


19 Ekim 2015 Pazartesi

Ve döndüm! Oldukça uzun bir iş seyahatinden döndüğümde yapacağım son şeyin blog yazmak olacağını düşünmüştüm ama sanırım özlemişim ki bugün (dün) fotoğrafları çekip akşam da hemen yazmaya koyuldum. Euro sağolsun, en ufak şeyler bile TL'ye çevrildiğinde bir servet tuttuğundan gönül rahatlığı ile alışveriş yapamadım; ama, Türkiye'de olmlayan bir kaç parça kozmetik ürününü aldım. Bir deee, seyahatin bonusu Dört Dörtlük Blog'un yazarlarından canımın için Onur'cuğumla buluşmak oldu! Benim aldıklarımın iki katını bana hediye olarak getirmiş, hem mahcup, hem de zevkten dört köşe oldum... halbuki o harika sohbeti yeter de artardı bile! 

Önce hediyelerimle başlıyorum...


Öncelikle Onur'cum benim daha önce testerını deneyip bayıldığım ve tam boyunu almayı kafaya koyduğum Apivita Royal Jelly maskeyi alıvermiş bile! Bu maskenin hem kokusu hem de cilde verdiği yumuşaklık bir harika!!! Tertemiz içeriği de bonusu. Bundan sonra her Avrupa seyahatimde peşine düşeceğim kesin. Ban ahediye getirdiği bir baika maske ise Dr. Van Der Hoog Gorgeous Grain Tahıllı yüz maskesi. Bir Hollanda markası anladığım kadarıyla ve tahıl, buğday kepeği, shea yağı gibi içerikleriyle cildi yatıştırmayı, kızarıklığı ve tahrişi azaltmayı, ve cildi beslemeyti vaat ediyor. Parfüm vb zararlı kimyasalları içermiyor. 10 mL'lik poşetler halinde satılan maske 10 mL. Denemek için sabırsızlanıyor olabilirim! 


Yves Rocher Sensitive Vegetal Ultra Yatışrıtıcı ve Nemlendirici Konsantre Krem Onur'a biraz ağır gelmiş. Benim cildim dah kuru olduğu için ben kullanmaya devam edeceğim; bakalım nasıl bir sonuç alacağım? Gece kremi olarak uygulamayı düşünüyorum; ama, havalar çok soğursa gündüz de tercih edebilirim.

Yves Rocher'den devam edersek, Sexy Pulp Mascara ve Couleurs Nature serisinin Mauve renkli dudak kalemini de eklemiş hediyelerin yanına. Dudak kaleminin rengi kalp ben diyorum şimdilik sadece... Son olarak da, seyahatlerimde kullanmam için Bioderma'nın Sebium serisi yıkama jeliyle misel suyunu da koymuş ki cidden bu set süper oldu! Bir de bana bu ufak manikür-pedikür setini hediye etti. Tekrar teşekkürler Onur'cuğumm!!!

Peki ben neler aldım?


Bir ara yeni çıktığını fark edip pek merak ettiğim Maybelline Wonder Nude Fondötenin 01 Ivory (13,95 Euro)  rengini aldım. Yapısı, aplikatörü de dahil olmak üzere, bence YSL Fusion Ink Fondöten'e pek çok benziyor. Dolayısıyla bunu, "mat cilt istediğim gün fondöteni" olarak kullanmaya karar verdim. Daha sonra havaalanında Bourjois'nın bazı ürünlerinin %25 indirime girdiğini gördüm ve Fleur de Force'un drugstore favorisi Bourjois Healthy Mix Fondötenin 52 Vanille (normal fiyatı 15 Euro civarı, ben 11 Euro'ya aldım) rengini de aldım. Zaten bu fondöten o kadar uzun zamandır aklımdayı ki! Bunu da "nemli cilt istediğim gün fondöteni" olarak atadım. Eğer elimdeki Lancome Teint Miracle ve YSL Youth Liberator fondötenleri bitirmiş olmasam böyle bir çifte fondöten çıkarması yapmazdım tabii ki. Aslında aklımda dönüşte MUFE Ultra HD Fondöteni almak vardı; artık yılbaşına kadar bekleyecek o güzelim fondü...


Maybelline Lash Sensational Rimel'i (13,99 Euro) yine Fleur de Force'ta göre göre almasayadım herhalde çatlayacaktım. Fırça yapısı da bana umut verince, ayrıca Kruidvat'ta 2 ürün alımına %20 indirim (3 alabilsem %30 olacaktı ama gereksiz bir şey almak istemedim; fondöten ve rimel ile birlikte 2 ürüne %20 indirimden yararlandım) olunca tabii ki vatanından ayırıp Misak-ı Milli sınırları içine getirdim kendisini. Çok da iyi yapmışım, kirpiklerimi tek tek ayırmasını, kıvırmasını ve bir kaç kat sürdüğümde topaklanmadan hacim vermesini pek beğendim. Bunlarla birlikte, zorlu bir günde dökülme, akma, bulaşma yapmamasıyla da benden tam puan aldı.


Ve son olarak da hala Türkiye'ye gelmeyen ama benim cildi yatıştırmasına bayıldığım, çinko içeriğiyle kızarıklıkları hafifleten La Roche Posay Serozinc'ten de bir şişe alıverdim. Daha önce, 10 Euro'luk fiyatı nedeniyle 2-3 şişe isteyebildiğim termal sudan kuru düşününce 1 şişeyi bile yutkunarak almak sinir bozucu oldu doğrusu... kahrolsun bağzı ekonomik parametreler!

Türkiye'de bulunmayan ürünler olduğu için yazma konusunda biraz kararsızım... bu yüzden, sizin merak ettikleriniz varsa ve yazmamı isterseniz lütfen yorum bırakın.

Mutlu mutlu haftalar!!!!!







Bitirdim #33


5 Temmuz 2015 Pazar

Haziran ayının bitenlerini bu sefer fazla bekletmeden yazmak istedim. Kendime daha büyük bir bitenler kutusu buldum; nasıl oluyor bilmiyorum; ama, peynir ekmek gibi kozmetik bitiriyorum :) Neyse, en azından aldığımı kullanıyorum; o da önemli (diye yazar burada kendini kandırmaktadır).


Bu ay gözünüze bir kaç renkli kozmetik ve çılgınca biten banyo ürünleri çarpacak. Havalar ısındıkça daha çok yıkanır olmuşuz demek ki...


1- Lilibe Biowattepads disk pamuk
2- Fresh'n Soft Makyaj Temizleme Pedi: Sevgi'yle Yaza Merhaba çay partisinin sponsorlarından olan Fresh'n Soft'un bu pamuğunu beğendim; gayet kaliteli ve yüzü çizmiyor. Biraz daha kalın olabilirdi; ama sevdim!
3- Garnier Göz Makyajı Temizleyicisi Ekspres Çift Etki
4- Cyréne Makyaj Temizleme Suyu: Bu ürünü annem de ben de çok seviyoruz. Cildi hem nazikçe, hem de başarıyla temizliyor! Anneme büyük boyunu alıp bittikçe yedekliyoruz.


5- La Roche Posay Serozinc Çinko-Sülfat Solüsyonu: Kızarıklık karşıtı bu misel suyu çok sevmiştim; ama ne yazık ki, ülkemizde satılmıyor.
6- Cyréne Enriched Skin Recovery Facial Tonik: Güzel bir tonikti; cildimi nemlendriciye çok güzel hazırladı; ama, hala Aloe'li toniği ve cildimi yatıştırmasını daha çok seviyorum! 
7- Nip+Fab Glycolic Fix Cleanser: Zeytinyağı ve AHA içeren bu yüz temizleyiciyi çok çok sevdim! Sanırım elimdeki bitince yine buna döneceğim...
8- Apivita Express Beauty with Honey Face Mask: Onur'cuğumun hediyesi bu maskeye BA-YIL-DIM!!! Nasıl güzel nemlendirdi cildimi ve nasıl güzel kokuyor!!! İçeriği de temiz... ilk fırsatta alınacaklar listesinde...
9- Kiehl's Creamy Eye Treatment: Efsanevi avokadolu göz kremimin ikincisi de bitti. Şu an elimde ürünler var, onlar bitince geri dönebilirim.


10- Maybelline Watershine 12 Nutmeg: Yıllaaar yıllar önce almıştım bu ruju... çok güzel bir dudak rengiydi. Çok çok az kalmıştı ki Rüzgar'ın parmaklaması suretiyle bitti. Gözdeeee, ruj bitirdim!
11- Farmasi BB Eye Cream Light to Medium: Son derece başarılı bir kapatıcı. Yapısı hafif; ama çizgilere dolmuyor ve kalıcılığı da hiç fena değil. Kapatıcılarımı bitirip bunun Hyaluronik asitli versiyonunu denemek istiyorum.
12- Smashbox Waterproof Eyeliner -Raven: Bu göz kalemini önce sevmeyip sonra müptelası oldum. Ama mekanizmasını iyi yapamamış bence Smashbox. O kadar çabuk bitti ki kalem; hala bitmedi de mekanizma bozuldu diye inanmak istiyorum. Çok güzel olmasına karşın, fiyatına göre kullanım süresi çok kısa olduğundan yeniden almayacağım...


13- MAC Brush Cleanser Fırça Temizleyici: Yarı yarıya suyla karıştırıp spreyli şişeye koyuyorum. Bana 6 aya yakın yetiyor.
14- Burberry the Beat EDP: Bu parfümü hep kardeşim alıyor bana, bayılarak kullanıyorum. 
15- Selin Pembe Greyfurt & Nar Kolonyası: Aşığım buna! Hemen gidip yenisini almam lazım... sadece Migroslar'da satılıyor olması çok gıcık!
16- Watson's Sakura kokulu ıslak mendil


17- Wellness & Beauty Duş Köpüğü: Köpük formunda olan bu yıkama ürününü nedense pek sevemedim; halbuki kullanımı pratik. Vanilya kokusu çok güzeldi; ama temizlemiyormuş gibi hissettim hep.
18- Yves Rocher Bio Shea Duş Kremi: Onur'un tavsiyesi ile aldığım bu üründen çok memnun kaldım. Hem içeriği harika, hem de cildimi hiç kurutmadı! Kokusu da hafif ve güzeldi. Yalnız çok çabuk bitiyor Yves Rocher'nin bu ürünleri, daha büyük ambalaj istiyoruz...
19- Yves Rocher Les Jardins du Monde Portakallı Duş Jeli: Bunu eşim kullandı ve bitirdi. O kokusunu sevmiş, ben fazla köpürdüğü ve cildimi gerdiği için sevmedim.
20- Davines Melu Şampuan: Bu şampuana bayıldım! Çok güzel nemlendirdi saçımı ve epey uzun süre gitti. İçeriği de temiz. Bakalım, elimdeki Otacı bitince belki alabilirim...
21- Batiste XXL Volume Kuru Şampuan: Bunu beğenmeyen, hatta nefret eden tek ben miyim acaba? Saçımı öyle sertleştirdi ve ağırlaştırdı ki, her kullandığımda o akşam saçımı yıkadım mutlaka! 
22- HC Hair Care Volume Shampoo: Bunu bitirmiş ve unutmuşum banyoda. Saça güzel hacim veren bir şampuan, ihtiyacınız varsa şans verebilirsiniz.
23- Life-Flo Pure Coconut Oil: Etkisini çok beğendiğim bu ürün artık Yaşam Dükkanı'nda satılmıyor ama sanırım yakında gelecekmiş. 
Bunlar da değerlendirilecek ambalajlar! Boş MAC kaplarını bir gün gelir işe yarar ümidiyle tutuyorum. Cyréne tonik şişesini ise Aloe'li toniğe ayırdım; bu şekilde kullanımı daha pratik. Kiehl's göz kremi kavanozunu da Kiehl'sin geri dönüşüm programına götüreceğim. Kartıma boş ambalajı işlettiğimde alacağım ödül ne olacak çok merak ediyorum! Hindistancevizi yağı kutusunu da yeniden içine numunelik bir şey koyarım diye atmadım...

Siz neler bitirdiniz? Bu ay "hızlı gitti" dediğiniz ürünler oldu mu? 

Mutlu pazarlar!!!!







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.