Bir süredir cildimden ve kullandığım ürünlerden çok memnunum. Ve tek tek ürün yazısı yazmaktan da biraz sıkıldığımı fark ettim... O yüzden biraz ara verip size cildime çok iyi gelen ürünlerden bahsetmek istedim! Bu rutini 1 aydan uzun süredir uyguluyorum ve eskiden oldukça kuru görünen yanaklarım şu an sağlıkla parlıyorlar. Çenemde ya da burun etrafımda da pullanma, kuruluk yaşamıyorum. Cildim de genel olarak bence ışıltılı duruyor.
Yazıyı sabah, akşam ve haftalık bakım olarak 3'e böleceğim. Böylece daha okunur olabilir diye düşünüyorum. Merak ettiğiniz ürünlerin detaylı yazılarına üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ama, bu kuru ve nemsiz cildi nasıl adam ettiğimi (aslında karma değil de normal olsaydı iyiydi; ama, olamadı) gerçekten merak ediyorsanız, 3 yazıyı da okumalısınız diye düşünüyorum :)
Yazıyı sabah, akşam ve haftalık bakım olarak 3'e böleceğim. Böylece daha okunur olabilir diye düşünüyorum. Merak ettiğiniz ürünlerin detaylı yazılarına üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ama, bu kuru ve nemsiz cildi nasıl adam ettiğimi (aslında karma değil de normal olsaydı iyiydi; ama, olamadı) gerçekten merak ediyorsanız, 3 yazıyı da okumalısınız diye düşünüyorum :)
Sabahları yüzümü yalnızca su ile yıkıyorum. Bu cildimin yağ dengesini korumak için yıllardır uyguladığım bir yöntem aslında. Temizleyicileri akşama bırakıyorum. Yüzümü yıkadıktan sonra Olivarrier Dual Moist Toning Lotion'u iki avucumda ısıtarak yüzüme tampon hareketlerle (ellerimle) uyguluyorum. pH'sı 5,5 olan, alkolsüz ve içinde squalene ve hyalüronik asit bulunduran bu hafif kıvamlı losyon cildimi hem sonraki bakımlara hazırlıyor, hem de gerçekten çok iyi nem veriyor. Hatta bu losyonu Gothamista'nın "7 Skin Method"ı ile uyguladığımda, başka nemlendirici kullanmasam da oluyor! Bu adımdan sonra alnıma ve göz çevreme The Ordinary Argireline Solution 10% uyguluyorum. The Ordinary ürünleri için topluca bir inceleme yazısını daha sonra yazacağım; ama, argireline Lipotec firması tarafından geliştirilen ve ciltteki ince çizgileri gidermeye yönelik bir ürün. "Şişedeki Botox" olarak da bilinen bu solüsyonun 1 ayda etkisini göstermeye başladığı söyleniyor. Ben henüz 2 haftadır kullanıyorum; gözlemlerimi daha sonra yazacağım. Argireline'in emilmesini bekledikten sonra cildimi herhangi bir termal su ile ıslatıp (favorim Caudalie Grape Water; ancak burada temsili olarak Dermalogica Antioxidant Hydramist mevcut) The Ordinary Hyaluronic Acid 2% + B5 Serum'u tampon hareketlerle uyguluyorum. Bu serumu epey beğeniyorum ve bu ikinci şişem; ancak, bitince yerine muhtemelen Buffet olanı alacağım.
Göz çevrem için yaz ortasından beri Apivita Wine Elixir Eye&Lip Cream kullanıyorum. Üzüm özü içeren yaşlanma karşıtı bu göz çevresi kremi hiç nem vermiyor gibi gelse de baya baya yararını gördüm. Üstelik göz çevresini anında toparlıyor. Yazısını yazacağım umarım bir ara... Göz çevresini de nemlendirdikten sonra gündüz nemlendiricimi uyguluyorum. Son zamanlarda Atelier Rebul Gündüz Kremi'ni kullanıyorum ve verdiği nemden oldukça memnunum. Havalar biraz daha soğuyunca muhtemelen daha yoğun bir ürüne geçebilirim. Son olarak da mutlaka güneş koruyucu kullanıyorum. Bioderma Photoderm Max Aqua Fluid ise favorim!
Özellikle yazının ilk paragrafı zahmetli görünse de, ve pek çoğunuz eminim "ben bir krem sürüp geçiyorum" diyecekse de, o paragrafta yazanlar neme doymuş bir cildin temelini oluşturuyor. Ve nemsizlik yalnızca kuru ciltlerin sorunu değil; her cildin sorunu. Özellikle de Ankara gibi kuruluk seviyesi saçmalık boyutunda olan bir şehirde yaşıyorsanız... Kaliteli içerik ve doğru sırayla doğru ürün kullanımı gerçekten çok önemli. Hatta, bana önerileriniz olursa da seve seve okurum. O zaman, ikinci bölümde görüşmek üzere, esenkalın!



