Charlotte Tilbury
Charlotte Tilbury etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Project Pan -76 Ürün!


19 Eylül 2016 Pazartesi

Bu işleri hiç beceremediğimi biliyorum; ama, yine daraldığım bir dönemde sevgili Sihirli Mavi İlknur'dan gelen teklifi kabul edip bir denemeye karar verdim! Yılbaşına kadar bu posttaki ürünleri azimle kullanıp, yılbaşında yapacağım dev alışveriş için bütçemi rahatlatmayı umuyorum. Bakalım paylaştıklarımın kaçı bitecek, kaçı azalacak? Ayda bir durumu sizlerle paylaşacağım.



Fondötenler: Hepsi azar azar kalmış fondötenlerimi bitirip rahatlamak istiyorum. Bunlar bitince elimde daha dolu dolu duran 3 tane olması da cabası...


1- L'Oréal Nude Magique Cushion FDT: Aslında galiba bitmek üzere ve daha yazısını bile yazamadım. Sevdiğim bir fondöten olduğu için pek zorlanmayacağım.
2- Bourjois Healthy Mix FDT: Geçen sene Ekim'de Antwerp'ten almıştım; aslında bayılıyorum ve çok az kaldı. Rengi itibariyle aslında tam şimdi kullanacağım fondöten ama yapı olarak soğuk havaya daha uygun.
3- Maybelline Dream Wonder Nude FDT: Yine geçen sene Ekim'de Antwerp'ten almıştım. Hava ılıkken çok sevdiğim, soğumaya başladığında kuruyan cildimle pek anlaşamayan, başarılı bir fondöten. Bu ara kullanıp bitimem lazım. 
4- MUFE Ultra HD FDT: Bu fondöteni Makyaj Trendi'nin yarışmasında kazanmıştım. Yine benim için ılık hava fondötenlerinden. Kalıcılığı düşük olmasa pek çok sevebilirdim... içinde az kaldı, bitsin!

Farlar, Rimeller, Göz Kalemleri: 


5- Miss W Far Paleti: Yaşam Dükkanı'nda ilk gördüğümde çok beğendiğim ve daha sonra bana hediye edilen bu paletin hakkını tam veremedim; halbuki renkleri çok çok güzel! Tam da sonbahar mevsimine yakışır bu farları daha çok kullanmak için harika bir fırsat diyorum!
6- NYX Dörtlü Far Paleti: Yazın kendi oluşturduğum bu paleti de randımanlı kullanamadım; halbuki içindeki her renk bir harika. Yazısını önümüzdeki ay yazacağım.
7- Makeup Store Marbel Microshadow -Rosso Asiago: Rose gold, rose gold diye ölüp bitip, alınca 2-3 kere kullanılan farlardan bu nefis rengin de hakkını verelim, değil mi?
8- Charlotte Tilbury Colour Chamaleon -Amber Haze: Geçen seneki İngiltere seyahati ganimetklerinden bu farın tam zamanı kesinlikle sonbahar! Baz olarak da kullanabilirim üstelik!
9- Flormar Volume Essentials Mascara: Bu rimeli çok sevdim, bitirmek zor olmayacak.
10- Maybelline Lash Sensational Mascara: Bu da zorlanmadan bitireceğim rimellerden, hediye gelen 2 tane daha var. Onlar da bitecek. 
11- Maybelline Gel Eyeliner -Brown: Bu ışıltılı kahveye bayılıyorum. Zaten bunlar bitmeden yeni eyeliner almamaya söz vermiştim.
12- Bobbi Brown Gel Eyeliner -Caviar Ink: Koyu ve siyaha bakan kahve deyince aklıma başka ürün gelmiyor. Kurutmadan bitirmem lazım; geçen seferkinin iyice dibini görmüştüm kuruduğunda. Bu da öyle olsun!
13- Essence Kajal Kohl -Teddy: O kadar yumuşak bir kalem ki, zaten zırt pırt açmam gerektiği için yarılandı bile. Biter...
14- NYX Matte Liquid Liner: Siyahlığı ve kalıcılığı harika, üstelik mat! Ne zaman biter bilmiyorum ama sanki sonlara geliyor gibi. 
15- Cecile Extra Asia Waterproof Eyepencil: Bu yeni elime geçti ama bayıldım! Siyah likit liner sürmeye vaktim olmadığında kurtarıcım; asla akmıyor, bulaşmıyor! Bitince koşa koşa gidip yenisini alacağım. Yazısı gelecek...
16-17-18- Maybelline Color Tattoo -On and On Bronze, Creamy Beige, Creme de Nude: Bu sefer kurutmadan kullanmak istiyorum! Hem sür-çık, hem baz olarak harika iş görüyorlar!
19- Charlotte Tilbury Eyes to Mesmerize Long Lasting Easy Color -Mona Lisa: Yine geçen senenin İngiltere ganimetlerinden ve yine tam sonbahar rengi. Baz olarak da harikalar yaratabilir bence. 
20- Armani Eye&Brow -Auburn: İnci'ciğim 1,5 sene önce hediye etmişti. Yazısını hala yazamadım ama kalıcılığı ve naif rengini pek seviyorum. Hem sür-çık, hem baz olacak krem farlardan. Kurumadan tadını çıkarmalıyım!

Parfümler:


21- Calvin Klein Beauty: Bu parfümün kokusuna bayılıyorum!!! Diğerleri gelince unutmuştum, bir kenarda kalmamalı!
22- Yves Rocher Monoi Eau des Vahinés: Yazı hatırlatan sonbahar kokusu olsun bu da...
23- Bee Beauty Blush EDP: Zaten tam sonbaharlık; diğer ikisiyle dönüşümlü kullanmalıyım!

Saç Bakım Ürünleri:


24- Urban Care Macademia Oil Fusion Sıvı Saç Kremi: Sevdiğim bir ürün ama araya başka ürün sokmadan kullanıp bitirmeliyim.
25- Urban Care Argan Oil Serum: Bunu da çok seviyorum; ama Elseve'in mucizevi yağı pabucunu dama atıyor gibi... az kaldı, mutlu mesut bitireyim.
26- Elseve Mucizevi Yağ: İndirm cazibesine ve Onur'un methetmesine dayanamayıp aldım ve bayıldım! Yazısı gelecek. Araya ürün sokmadan kullanmaya devam etmek için listeye ekledim.
27- Thalia Natural Ebru Şallı 3D Avokado Özlü Şampuan: Çok merak ettiğim bu şampuanı çok sevdim ve yine araya ürün sokmadan bu koca şişeyi bitirmek istiyorum. 

Cilt Bakım Ürünleri: Bu ürünleri zaten düzenli kullanıyorum ve seviyorum; ama, yine merakıma yenik düşüp araya başka ürün sokmayayım diye buraya ekledim. Zaten sevmediğim ya da etkisini görmediğim cilt bakım ürününü sırf bitirmek için kullanmak niyetinde değilim. O yüzden aşağıya ayrıca açıklama yazmayacağım; bir çoğunun yazızı blogda var, olmayanlarınki de yakında gelecek.


28- Nip+Fab Glycolic Scrub Fix
29- Bee Beauty Yaban Iğdesi Özlü Yüz Temizleme Köpüğü
30- Lola Bomb Lip Balm
31- Thalia Natural Tsubaki Eye Contour Cream
32- LR Zeitgard Beauty Diamonds Eye Cream
33- Caudalie Nem Maskesi
34- Clarins Masque Purifiant
35- Bioderma Hydrabio Gel-Créme

Vücut Bakım Ürünleri:


36- Farmasi Peeling Salt: Çok seviyorum ama kullanmaya üşeniyordum son zamanlarda. Üşenmeyeyim diye listede!
37- Yves Rocher Vanille Bourbon Duş Yağı: Evdeki yegane duş jeli, biter nasılsa. 
38-39- Thalia Natural Tsubaki Vücut Losyonu ve Body Spray: Madde 36 gibi, çok seviyorum ama kullanmaya üşeniyordum son zamanlarda. Üşenmeyeyim diye listede!

Termal Sular: Termal sular da en azından tonik niyetine sabah-akşam kullandığım ürünler; 3 ayda kaçı bitecek diye emrakımdan listeye ekledim. Hepsine ayrı ayrı bayılıyorum! So Bio hariç hepsinin yazısı mevcut. NYX Dewy Finish Setting Spray de termal sularla beznser amaçlarla kullandığım ve bitmek üzere olduğu için bu listede.


40- LRP Serozinc
41- Caudalie Grape Water
42- Uriage Eau Thermale
43- So Bio Eau Florale Rose Biologique
44- NYX Dewy Finish Setting Sprey

Tırnak Bakım Ürünleri: Bir kısmını kullanmayı unuttuğum için, unutmayayım diye; diğerlerini ise zaten bitireceğim için ekledim. Oje bitiremeyeceğimi biliyorum; tek ojeye bağlı kalmak da istemiyorum. Bu yüzden bitmek üzere olan ilk ve tek ojem Essie -Fiji tek başına bu kategoride yerini aldı! 2 yedeği daha var :)) Bu gruptan sormak istedikleriniz olursa, yorum kısmına yazar mısınız?


45- Cuiq Pureness El Peelingi
46- Dax Mixup Sulphur
47- Cuiq Pureness El Kremi
48- Bepanthen Onarıcı Bakım Merhemi
49- Essie Oje -Fiji
50- NK Express Oje Kurutucu
51- Essie Base Coat
52- L'Occitane Shea Tırnak Bakım Yağı
53- Cuiq Pureness Tırnak Bakım Yağı

Bronzerlar, Aydınlatıcılar, Sabitleme Pudraları:


54- Charlotte Tilbury Filmstar Bronze&Glow: Bu kadar delik açmışken listede olmasa olmazdı; zaten bayılıyorum!
55- Maybelline Master Strobing Stick: Öylesine alıp çok sevdim! Kenarda kalmasın, biraz tadını çıkarayım istiyorum.
56- Physicians Formula Murumuru Butter Bronzer: Yüzümü ısıtmak için bayıldığım bronzer, sonbaharda da bronzluk devam etsin!
57- Clarins Instant Light Concealer: Çok aşırı sevmedim; NYX Gotcha Covered'ı açabilmek için bunu bitirmeliyim!
58- Wet'n Wild Megaglo Contouring Palette -Dulce de Leche: Kontür için rengini çok sevdim; açık kısmı da göz altı sabitlemede başarılı buldum. Kullanılır!
59- NYX HD Finishing Powder: Makyaj sabitlemek için çok başarılı. Zaten sürekli makyaj çantamda.
60- NARS Dual Intensity Blush -Sexual Content: Zaten yanımdan ayıramıyorum; bari biraz delik açılsın!
61- H&M Krem Allık -Cameo Brown: Sonbahara en çok yakıştırdığım allıklardan. Krem ürün olunca bitmesinde yarar var.

Rujlar: Rujların bitmeyeceğini bilsem de, çok severek aldıklarımı sık kullanmak adına listeye ekledim.


62-63- NYX Soft Matte Lip Cream -Cannes ve Stockholm
64- Cecile Kiss Me Matte- 306 Desert Brown
65- NYX Lip Lingerie -Exotic
66- NYX Liquid Suede -Soft Spoken
67-68-69-70-71- Golden Rose Velvet Matte Minis No.27, 05, 02, 14, 16: Bunlar hileymiş gibi görünebilir ama dibini sıyırabilmek için fırça bile aldım ve 10 numarayı bitirmem bile epey sürdü. Bence sayılmalı :)

Makyaj Bazları: Bu arkadaşları da kullanmayı unutmamak ya da kullanmaya üşenmemek için ekledim. Bakalım kaçı bitecek?


72- NYX Honey Dew Me Up
73- NYX Born To Glow Illuminating Primer
74- MAC Prep&Prime Skin Base Visage
75- Smashbox Photo Finish Primer
76- Benefit That Gal Brightening Face Primer

----------------------------------

"Wohooo" demek istiyorum! Benim için fazlasıyla iddialı bir liste olmuş. Bakalım neler olacak ve kendimi ne kadar tutabileceğim? Yalnız peşinen söyleyeyim; uzuuun zamandır beklediğim NYX Lid Lingerie'ler geldiği için online mağaza açılırsa 1-2 rengine bakarım. Ayrıca, İstanbul'a yolum düşerse ve Kiko'ya o çikolata şeklinde allık/bronzerlar gelmişse, bir denerim (beğenirsem almayacağıma söz veremem). Ama bunlar dışında, Balm'ın yeni paletini bile es geçmek istiyorum (limited collection değilse yapabilirim). 

O zaman bana bol şans! Peki başka kimler katılıyor bu zorlu yolculuğa?? Mutlu haftalar!!!







Aylık Makyaj Çantamda Ne Var? (Mart 2016)


11 Mart 2016 Cuma

En son yazdığım makyaj çantamdakiler yazısından sonra ürünler bittiği için (olley) değişiklikler oldu ve bir güncelleme yapmanın zamanı geldi! Bu ara yanımda taşıdıklarımı ve bitirmeye çabaladıklarımı bu yazıda okuyabilirsiniz.


Öncelikle, bir önceki makyaj çantası yazısından beri iki ruj, bir rimel, bir kapatıcı, kaş rimeli ve bir de minik boy parfüm bitirdim. Dolayısıyla, bu ürünlerin yerine yenileri kondu.

Ruj olarak, bitirmeye çalışmaya devam ettiğim MAC Plumful yine çantamda, yanına Flormar'ın 231 no'lu dudak kalemini de ekledim çünkü epey iyi bir ikili oldular. Ayrıca, yeni aldığım ve kullanmaktan çok hoşlandığım Revlon Colorburst Matte Balm -Sultry'yi ve bitirmek istediğim ama bitmesine de kıyamadığım Benefit Benebalm'ı da çantaya ekledim. Benebalm'a bayılıyorum, hem renk hem de nem olarak o kadar güzel ki. Keşke Benefit bu balmların bir sürü rengini çıkarsa!


Rimel olaraksa dün bahsetmiş olduğum Yves Rocher Sexy Pulp'ı yanıma alıyorum artık. İki katta günlük olarak beni tatmin eden bir sonuç veriyor. 

Kapatıcı tercihim ise yine bitsin dediğim Giorgio Armani High Precision Retouch Concealer'dan yana oldu. Bu kapatıcıyı ilk kullandığımda bayılmıştım; fakat zamanla yapısı değişti. O yüzden bir an önce bitirsem çok iyi olacak. Bir de, sivilceler için Catrice Camouflage Cream kapatıcı da çantamda yerini aldı. Bu çok çok kalın ve kapatıcı bir ürün, yüz lekelerini gayet iyi gizliyor. Ben parmağımla hafifçe alıp, tamponlayarak uyguluyorum. Üstünden nemli bir sğngerle tamponlayıp hafifçe pudrayla sabitliyorum. Sonuç süper!

Anastasia Beverly Hills Clear Brow Gel bitince bu sefer tercihim renkli kaş rimelinden yana oldu çünkü şeffaf olanların kuruyunca beyaz beyaz iz bırakması hoşuma gitmemeye başladı. Pastel'in yeni çıkardığı kaş rimellerinin Light Brown rengini seçtim. Fırçasının küçük ve kontrollü oluşu hoşuma gitti. Yazısını haftaya yazacağım; ama, ilk izlenim olarak oldukça beğendim. 

Arkasından resmen ağladığım Lancome Trésor Midnight Rose'dan sonra çantaya Durance'ın çanta boy parfümlerinden Poppy'yi yerleştirdim. Durance'ın bu ödüllü kokusu tam baharlık ve gelincik de benim en sevdiğim çiçek :)


Fondöten olarak havalar ısınmaya başladığı için yanıma genelde Maybelline Dream Wonder Nude'u almaya başladım. Arada Makeup Forever Ultra HD ile dönüşümlü kullanıyorum. Havalar soğursa yeniden Bourjois'ya dönerim. Şimdilik bu ikisinden memnunum.

Pudra, bronzer&aydınlatıcı ile allık seçimlerim ise değişmedi. Hala NARS, Charlotte Tilbury, MAC ve Chanel ile yoluma devam ediyorum. Fakat o MAC bitmiyor... Charlotte'da bile büyük delikler açtım, MAC Peaches bana mısın demedi. Gerçi demesin, kullandıkça ne kadar güzel olduğunu hatırladım! Chanel Inspiration'da belli belirsiz azalma oldu. NARS Light Reflecting Setting Powder'da ise geçen sefere kıyasla epey yol almışım sanki...

Makyaj çantamı da değiştirerek daha kullanışlı bulduğum, vaktiyle yüklü bir the Balm alışverişimin hediyesi olan bu sevimli çantayı kullanmaya başladım. Aslında fırçalık olan ama benim ince-uzun ürünleri koymayı tercih ettiğim kapağı olukça kullanışlı.

Fırça çantam değişmedi; içindekilerden ise yalnızca Real Techniques Contour Brush'ı çıkartıp krem allık için MAC 130'u ekledim. Daha iyi oldu. Beauty Blender'ımı sürekli yanımda taşımaya kıyamadığım içinse Eklips'in makyaj süngerini aldım. Gayet memnun kaldığımı söylemem lazım. Puf puf bir yapısı var ve kuru haliyle de fondöten ve kapatıcıyı güzel dağıtıyor. Üstelik 6,90 TL.


Bir sonraki güncelleme yazısı ne zaman olur bilemiyorum; ama çanta içeriği değiştikçe hem bitirme konusunda kat ettiğim yolu hem de yeni kombinasyonlarımı göstermek adına sizinle gelişmeleri paylaşmak istiyorum.

Sizin yanınızda neler var bu ara? Mutlu Cumalar!







Charlotte Tilbury Colour Chameleon Colour Morhping Eye Shadow Pencil // Renk Değiştirici Kalem Far -Amber Haze


26 Ocak 2016 Salı

Charlotte Tilbury'den seçtiğim ikinci far ise değişik göz renklerine ve gece ya da gündüz kullanımına göre farklı tonlarda tasarlanmış, göz rengini değişime uğrattığı iddiasında olan Colour Chameleon Colour Morphing Eyeshadow Pencil/kalem farların Amber Haze rengi oldu. 


Colour Chameleon kalem farlar sentetik safir tozuyla zenginleştirilmiş ve 10 saat kalıcılık iddiasında olan ürünler. Yumuşacık ve gözde yağ gibi kayan bir yapısı var. İçerdikleri safir tozu nedeniyle göz içine sürülmesi tavsiye edilmiyor. 


Kahverengi, mavi, yeşil ve ela gözlerin her biri için gündüz ve gece kullanımına uygun 8 farklı renk seçeneği mevcut. Benim elim daha pembe tonlu bir fara gitse de, makyaj artistinin önerisiyle kahverengi gözler içi olan ve aslında "gece kullanımı" için tasarlanmış Amber Haze'i aldım. İyi ki de öyle yapmışım. 


Amber Haze tam bir kehribar rengi. İçinde minik ışıltıları var; ama bu ışıltılar asla hiçbir yere bulaşmıyor. Ürün göz kapağına uyguladıktan sonra 30 saniye içinde sabitleniyor. bu arada dağıtma işlemlerini yapmanız lazım. Ama bazsız kalıcılığı bende 10 saati bulmadı ne yazık ki. 4-5 saat sonra çizgilenmeye ve rengi solmaya başlamıştı. Dolayısıyla, bu ürünü hep altına baz uygulayarak kullanıyorum. 


Farın kirpik dibine kalın bir hat çekip parmakla ya da karıştırma fırçasıyla yukarı ve gözün dış kısmına doğru uygulanması öneriliyor (Video için TIKTIK). Gece makyajı için kalemi alt kirpik dibine yayıp, dumanlı bir görünüm elde edebilirsiniz. Benim için açıkçası bu renk gündüz de rahatlıkla kullanılabilecek bir ton. Aynen belirtildiği gibi, kirpik dibime kalın bir hat çekip dağıtıyorum. Daha sonra gözün dış kısmına biraz daha uygulayıp daha az dağıtarak azıcık daha gölgeli bir görünüm elde ediyorum. Alt kiprik dibine de uygulayıp dağıtarak görünümünü tamamlıyorum. Bu renge en çok acı kahve kalem ve bol rimel yakışıyor. Aşağıdaki fotoğraflarda Sephora'nın Tiramisu rengi kalemini kirpik dibine kalınca sürüp bir kalem fırça ile dağıttım. Göz içine de aynı kalemi uyguladım. Bu kadar uğraşmak istemediğim günlerde ise kalemi rastgele sürüp parmaklarımla dağıtıyorum ve bol rimelle makyajı bitiriyorum. Renk zaten kendini her şekilde belli ediyor...



Charlotte Tilbury Colour Chameleon Eyeshadow Pencil/kalem farların satış fiyatı 19 Pound. Yine ülkemizde bulunmuyor; ama, sitesindeki swatchlar oldukça başarılı, çok beğenenler arkadaş, eş-dost vasıtasıyla sahip olabilirler diyorum :)







Charlotte Tilbury Eyes to Mesmerise Long-Lasting Easy Color -Mona Lisa


18 Ocak 2016 Pazartesi

Charlotte Tilbury'nin en sevilen ürünlerinden Eyes to Mesmerize krem farların Mona Lisa rengi iki aydır arzu nesnem halindeydi. Makyaj artistinin de göz rengime en çok bu farın yakışacağını söylemesiyle de almaya kesin olarak karar verdim.


Eyes to Mesmerize krem farlar nazik göz kapağına zarar vermeyecek şekilde kaygan yapıda, kolayca dağıtılabilen formda, cildi besleyen E vitamini içeren ve ofiste çalışan bayanların konforu da düşünülerek hem göz kapağını serinleten, hem de saatler boyu yerinden kıpırdamayacak şekilde formüle edilmiş ürünler. Yumuşak efekt için parmakla, daha şık bir görünüm içinse blending tarzda fırçayla uygulanması öneriliyor. Sitesinde de uygulamayla ilgili videolar yer alıyor. 


Mona Lisa, Da Vinci'nin ünlü tablosundan esinlenerek yaratılmış bir renk. Charlotte, Mona Lisa'nın insanı derinden etkileyen buğulu bakışlarını bu çikolata-bronz renkli krem far ile yeniden yorumlamış. Gerçekten de içindeki altın ışıltıları ve bildiğimiz kahvelerin aksine soğuk tonlamasıyla Mona Lisa, çok özel ve bakışları derinleştiren bir far. 


Ben hem parmağımla hem de blending fırça ile göz kapağıma uyguladım bu farı. Rengi yoğun alabilmek için fırça sonrası parmakla tamponladım. Göz kapağımda gördüğünüz çizgilenme ise tamamen benim göz yapımdan kaynaklanıyor. Çünkü far, bazsız uyguladığımda bile, 8 saat boyunca en ufak bir çizgilenme, toplanma, solma olmadan göz kapağımda kaldı ve 10 saatten sonra yavaş yavaş silinmeye başladı. Köpük-krem yapıdaki bir ürün için performansını oldukça başarılı buldum.


Eyes to Mesmerize krem farların fiyatı 21 Pound; ancak, Charlotte Tilbury ne yazık ki ülkemizde satılmayan bir İngiliz markası. Ama, gözünüze kestirdiğiniz ürünleri online olarak Amerika ya da İngiltere'ye giden eşe dosta sipariş etmeniz mümkün... Ben şimdi gözüme bu farların Marie Antoinette rengini kestirdim, dilek listeme ekliyorum. 

Mutlu haftalar!!! 







Londra Kozmetik Alışverişi Rehberi: Alışveriş Caddeleri, Büyük Mağazalar, Drugstorelar, İngiltere'ye Özel Markalar...


13 Ocak 2016 Çarşamba

Bir alışveriş gurusu olmamama rağmen burada bulunmayan kozmetik mağazaları ve burada pek rastlamadığımız "bakışları üstünde hissetmeden mağaza gezme ve ürünleri deneme psikolojisi" o kadar hoşuma gitti ki, gitmeyi düşünenler ya da merak edenler için ufak bir rehber hazırlamak istedim (ufak deyince kısa bir yazı beklemiyorsunuzdur, değil mi?)

Biz kabin boyu valizle gidip döndüğümüz için cilt bakımı yerine genelde hep renkli kozmetikleri inceledim. Çünkü cilt bakım ürünlerinin gramajları kabin valiz ile seyahate uygun olmayacaktı. Dolayısıyla, bu yazı da biraz renkli kozmetik alışverişi üzerine oldu. 

Öncelikle şunu paylaşmak istiyorum: hangi mağazanın kapısından adımımı atarsam atayım, kendimi çok rahat hissettim. Bu Boots'ta, Superdrug'da da böyleydi; Ted Baker, Burberry, Space NK gibi high end olanlarda da. Boots ve Superdrug'da satış görevlilerinin "yardıma ihtiyacınız var mı?" diye sorup "hayır teşekkür ederim, bakıyorum" deyince yanınızdan ayrılmaları ve uzaktan sizi rahatsız edici şekilde izleMEmeleri buradaki drugstorelarda da görmek istediğimiz hareketler. Burberry gibi mağazalarda da durum değişmiyor. Burada sanki marka sahibi kendisiymiş gibi davranan ve içeri giren insana "bu buradan alışveriş yapabilir mi?" yargısıyla bakıp ona göre davranan satış görevlilerinden sonra sürekli gülümseyen, sizi sanki markette geziyormuşsunuz gibi rahat bırakan, ama soru sorduğunuzda da güler yüzle yardımcı olup, bir şey almadığınızda da aynı güler yüzle uğurlayan satış danışmanları bana ilaç gibi geldi. Bilmiyorum, belki Türkiye'de high-end markaların müşterisi böyle muamele istiyordur... ama ben Londra'da gönlümce her mağazaya girip çıktım, alamayacak olsam da elledim, dokularına baktım... 

Londra'da ana alışveriş caddeleri Piccadilly Circus'tan başlayarak ulaşabileceğiniz Oxford Street ve Regent Street. Regent'ı kesen Carnaby Street ise bir diğer, daha butik, ama içinde Pixi gibi meşhur "Brit" markaların olduğu neşeli bir yer. Buradaki MAC, şimdiye kadar gördüğüm en büyük MAC olabilir. Yılbaşından sonraki gece mağazada bir DJ müzik yapıyordu. Her yer insan kaynıyordu ve tüm çalışanlar bütün şirinlikleriyle herkese yardımcı oluyorlardı. Ne güzel, değil mi? Bizim tercih ettiğimiz bir diğer merkez ise yine MAC, Kiko, Charlotte Tilbury, Boots, Dior, Chanel, L'Occitane gibi markaları bulabileceğiniz Covent Garden oldu. Ayrıca, Harrods'ın da bulunduğu Knightsbridge civarı da alışveriş sevenler için ideal. 


Selfridges ve Harrods, içinde her şeyi bulabileceğiniz ve hatta yemek de yiyebileceğiniz iki meşhur alışveriş mağazası/department store. Özellikle Harrods, ultra lüks ürünleriyle de turistlerin odak noktası. Bu iki mağazanın kozmetik reyonlarında NARS'tan Charlotte Tilbury'ye, İllamasqua'dan Tom Ford'a pek çok high end markanın ürünlerine ulaşmak mümkün. Türkiye'den de bildiğimiz Marks&Spencer ise "yiyecek" ve şık markaları da barındıran kozmetik ve bakım reyonlarıyla da bildiğimiz kalıbın dışına çıkıp bizi şaşırtan mağazalardan. Yine sıklıkla gördüğüm iki high end marka ise Burberry ve Ted Baker. Ted Baker'ın modellerine zaten bayılıyordum, orada epey inceleme şansım da olsu. Gerçekten rüya gibi... Orkide desenli çantaları ve aynı desen sahip etek/bluz takımlarında aklım nasıl kaldı bilemezsiniz! Burberry'nin ise daha çok kozmetik kısmına baktım. En çok ilgimi çeken, oje ve ruj yerleştirdiğinizde dudakta ve tırnakta nasıl duracağını gösteren standı oldu. Anneme buradan hediye bir ruj aldım; ama, almayı düşündüğüm farlarının pigmentasyonunu beğenmediğim için kendime bir şey alma ihtiyacı duymadım...


Top Shop, high street diye tabir edilen, ortanın biraz üstü fiyatlara ve kaliteye sahip, kendi kozmetik serisi de olan, sevdiğimiz diğer İngiliz markası. Kozmetiklerini İngiliz vloggerlar pek seviyorlar; ama bana fiyat olarak fazla geldi. Bunlar yerine başka ürünler almayı tercih ettim. Primark ise çok çok uygun fiyatlarıyla ve kıyafetten ev eşyasına, çocuk ve bebek ürünlerinden kozmetiğe ürün çeşitliliğiyle bizi bizden aldı. Kozmetik reyonu benim çok ilgimi çekmese de, I love... vücut ürünlerinin ve Hask saç bakım ürünlerinin de burada çok cüzi fiyatlara satıldığını görmüş oldum.

Alışveriş için ilk durağım, Londra deyince aklıma ilk gelen Boots oldu. Zaten her adım başında bir Boots bulmak mümkün. Genelde giriş kısmında Lancome, Clarins, Clinique gibi high end markalar, diğer katlarda, ya da tek kat ise arkalarda ise L'Oreal, Max Factor, Maybelline, Rimmel London, Revlon, Sally Hansen gibi drugstore markalar, çeşitli kişisel ve bebek bakım ürünleri ve reçetesiz satılabilen ilaçlar yer alıyor. Bizde drugstore olmayıp Boots'ta satılan diğer marka ise Essie! Türkiye'de de satılan markaları İngiltere'den almak hiç mantıklı değil; çünkü şaşırtıcı biçimde, İngiliz markaları bile bizimkine göre neredeyse %50 daha pahalı. Bu yukarıda saydığım, Türkiye'de de olan markalar dışında, Boots'a özel ve diğer mağazalarda görmediğim -benim ilgimi çeken- markalar ise Soap&Glory, No.7, Botanics ve Seventeen. Türkiye'de olmayan, fakat Boots'a da özel olmayıp diğer mağazalarda da bulunan ve benim merakla denediğim markaları ise Sleek, Barry M ve Collection. Promosyonları ve özel fiyatları oldukça bol olan mağazada kasada sürpriz indirimlerle ya da bir sonraki alışverişte kullanılmak üzere verilen 5 Pound civarı indirim çekleriyle karşılaşmak çok olası. Personelin ilgisi ve ürünlerle ilgili bilgi düzeyi de oldukça tatmin ediciydi. 


Boots'tan daha az yaygın olan ama farklı markalarıyla benim çok daha fazla ilgili çeken diğer drugstore ise Superdrug oldu. Yine L'Oreal, Max Factor, Maybelline, Rimmel London, Revlon ve Sleek, Barry M ve Collection markalarıyla birlikte, benim mağazada uzuun uzun vakitler geçirmeme neden olan Makeup Revolution, Make Up Academy, Tanya Burr ve I Love Makeup markaları da burada satılıyordu. Oxford Street'teki Superdrug'da the Balm standı da gördüm; ama fiyatları bizimkine de göre oldukça pahalıydı. Renkli kozmetik yanında Zoella'nın cilt bakımı ürünleri ve aksesuarları da şirin ambalajlarıyla ilgimi çeken diğer ürünler oldu. Makeup Revolution ve I Love Makeup standalarını görmeme çok sevinmeme rağmen, ürün stokları çok azdı... en dolusu bizim otelin karşısındaki Whitgift Centre'daydı şansıma. Sanırım bu markayı online almak en mantıklısı. 


Space NK ise merak ettiğim bir başka kozmetik zinciri idi. Burada daha çok NARS, Kevin Aucin, Becca, Hourglass, By Terry, Diptique gibi high end ürünler satılıyor. Türkiye'de muhtemelen bir rahat bakamayacağım ama deli gibi merak ettiğim tüm bu markaların ürünlerini, kimse tepemde dikilmeden, rahat rahat "mıncırdım". Hatta ben mağazadayken alışveriş yapan bir bayanın çocukları Kevin Aucin standından bir kaç ürünü devirdiler ama satış danışmanı dönüp de bakmadı bile. Space NK'den herhangi bir şey almasam da bütün bu merak uyandırıcı markaları denemiş olmak pek keyifli oldu.


Gelelim beni en çok heyecanlandıran iki İngiliz markasından birine... Oxford Street'teki iki katlı kocaman Lush mağazasını görünce ufak bir çığlık atmış olabilirim (ki genel turist eğilimi bu yöndeydi). Mağaza kocaman ve çok ferahtı, ve o kadar çok ürün çeşidi vardı ki... fiyatlar, hatırlayabildiğim kadarıyla, Türkiye'de vaktiyle satılan düzeydeydi. Ben girdiğimde mağazanın kapanmasına 10 dakika vardı ve o noktadan sonra içeri kimseyi almadılar. Ama içerideki müşterileri de "kovalamaya" çalışmadılar. Satış danışmanı kızdan yüzüm için bir maske istedim. Bana cilt tipimi, şikayetimi, nasıl bir sonuç beklediğimi sorduktan sonra hiç telaş yapmadan uzuuun uzun 3 ürün gösterdi ve hepsini elimde denedik. Maskenin etkisi için beklerken de keyifle sohbet ettik. Ben bir temizleyici ve bir de maske aldım; üstüne de Kübra'nın sorduğu bir ürünün testerını istedim. Hemen bir kap getirip testerı da ekledi. Mağazadan, kapanışından yarım saat sonra mutlu mesut ayrıldım. Sanırım bir daha Londra'ya gidersem, soluğu ilk Lush'ta alacağım!




Son bahsedeceğim ve benim için arzu nesnesi olan durak ise Charlotte Tilbury idi. Selfridges'in içinde standını gördüğümde biraz bakındım; ama hevesimi asıl Covent Garden'da yeni açtıkları mağazaya sakladım. Metrodan çıktığınızda sizi karşılayan bu şirin mağazanın içi de Charlotte Tilbury'nin kendisi gibi şık ve sevimli. Ortada bir stand ve tam karşı duvarda 8-9 adet "makeup look" bulunuyor. Bu görünüşlere ulaşmak için ihtiyaç duyacağınız ürünleri de her birinin altına dizmişler. Böylece size rehber oluyor. Satış danışmanları/makyaj artistleri çok sıcak kanlı ve yardımsever. Charlotte'un maillerindeki gibi size "darling" diye hitap etmeleri ise ayrı şeker. Mağazada beğendiğiniz ürünleri istediğiniz gibi deneyebiliyorsunuz ve size, isterseniz, çok yararlı önerilerde de bulunuyorlar. Dilerseniz merak ettiğiniz ürünü makyaj masasında size uyguluyorlar. Böyle anlık uygulamalar dışında, randevu ile makyaj uygulaması da yaptırabiliyor, eğitim alabiliyorsunuz. Online sistemden randevu alarak yaptırabileceğiniz bu makyajların fiyatı, eğer "lead artist/baş makyöz" seçerseniz 1 saat için 55 Pound. Makyaj dolabınız yenilenmesi, yararlı ip uçları ya da kırmızı halı uygulaması gibi değişik konulardan seçim yapabiliyorsunuz. Gelin makyajı 100 Pound (1'er saatlik iki uygulama içeriyor). Eğer mağazadan bir makyöz seçerseniz, 1 saatlik uygulamanın (makyaj dolabınız yenilenmesi veya yararlı ip uçları seçenekleri mevcut) fiyatı 35 Pound. 


Ben farlarımı seçerken tatlı makyöz bayana danıştım, ve o da göz rengim ve makyajda tercih ettiğim renklerden yola çıkarak bana önerilerde bulundu. Nasıl kombinleyebileceğimi ve öneri olarak bu ürünlerin de içinde bulunduğu setleri gösterdi. Rujumu alırken ise, aklımda olan rengi, daha önce MAC'ten aldığım Mocha rujla karşılaştırmak istedim. Baktığımızda "bu aynısı, bunu almayın" diyebildi mesela. Tabii ki birlikte başka bir renk seçtik! Seçtiğim rengi dudaklarıma uyguladı, yine kombin önerisinde bulundu ve merak ettiğim Magic Wonder bazın fiyatı yüksek olduğu ve sevip sevmeyeceğimi tam kestiremediğim için kendiliğinden testerını vermeyi teklif etti. Kısacası, gittiğim her iki seferde de epey vakit geçirip, mutlu mutlu ayrıldım mağazadan. Yolunuz düşerse mutlaka içeri dalın derim!

Yazmayı en çok istediğim, ama nasıl toparlayacağımı bilemediğim için yazmaktan en çok korktuğum konu buydu. Umarım sıkılmadan sonuna gelmişsinizdir! Bir sonraki Londra seyahatim için (ne zaman olur bilmiyorum, evrene mesaj yolluyorum) önerileriniz olursa merakla yorum kısmında bekliyor olacağım!







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.