anti-oksidan
anti-oksidan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mizon Snail Repair Eye Cream || Salyangoz Sıvısı Süzüntülü Göz Çevresi Kremi


24 Ekim 2019 Perşembe

Instagram'da paylaştığımda çokça arkadaşımın yazısını istediği Mizon Snail Repair Eye Cream, yani salyangoz sıvısı süzüntülü göz çevresi kremi bugün blogun konuğu. Mizon bilinen ve sevilen bir Kore markası ve ben de ilk kez bu göz çevresi kremi ile ürünlerini kullanmış oldum.



Mizon Snail Repair Eye Cream 25 mL'lik kahverengi cam kavanozda geliyor. UV filtreli olduğunu tamin ettiğim bu kavanozdan ürünü almak için yanında bir de spatulası bulunuyor. Son derece sade bir tasarıma ve kullanışlı bir ambalaja sahip. Kapak kolay açılıp sıkı ve sağlamca kapanıyor. 



Kremin içerik listesinin ikinci sırasında yer alan salyangoz sıvısı süzüntüsü (böyle çevriliyor diye okudum ama?) glikoprotein, hyaluronik asit, peptidler ve başka bir çok değerli madde içeren bir sıvı ve ilk yaşlanma belirtileriyle savaşma, cildi nemlendirme ve iyileştirme bakımından oldukça etkili olduğu düşünülüyor. Ayrıca bu süzüntünün elastin ve kolajen üretimini desteklediği de söyleniyor. Bir yararı da, akne ve yara izlerinin hafifletmesi. Mucize gibi görünen bu süzüntünün elde ediliş yöntemi biraz sıkıntılı aslında: salyangozlar bu sıvıyı stresli olduklarında ya da ajite edildiklerinde salgılıyorlar. Bu nedenle de, komzetik amaçlı toplanması erektiğinde, dış faktörlerle salyangozlar stres altına sokuluyor ve sıvıları toplandıktan sonra eski ortamlarına dönüyorlar. Bu işlem sırasında hiçbir salyangozun ölmediği belirtilse de, insanların kendi güzellikleri için yaptıkları müdahaleler tuhaf gerçekten... bu bilgiye de buraya bırakıp, yazıya devam ediyorum.



Kremin diğer içerikleri arasında nem ajanı bütilen glikol, cilt bariyerini güçlendiren Niacinamide, antioksidan ve e vitamini bakımından zengin mera köpüğü tohumu yağı, yine cildin en çok tanıdığı nem ajanlarından skualen ve çeşitli bitki yağları ile peptidler bulunuyor. Oldukça iyi bir içerik listesine sahip ürünün yapısı yumuşacık, losyon-krem arası ve rahatça uygulanıp çabucak emiliyor.



Temmuz sonundan beri sabah-akşam kullandığım bu kremin beni en çok etkileyen yani, ilk uyguladığım andan itibaren göz çevremde hissettiğin (iyi anlamda) gerginlikti. Nemlendirme etkisini de beğendim; ama daha çok etkilendiğim kısmı göz çevremin toparlanması oldu. Yalnız, 25 mL olmasına rağmen 3 ayda bitti; sanırım spatılayla almaya alışık olmadığım için biraz bol kepçe kullandım. 

Bir de şunu belirteyim, eğer yaşınız bana yakın değilse (35 ve üstü) ve göz çevrenizde belirgin bir sıkıntınız yoksa, bu kremin ne yaptığını çok anlamayabilirsiniz. O anlamda bence salyangoz özlü kremlerin "bir işe yaradığını görmek" istiyorsanız, bu yaşlardan ya da cildinizde belirli bir sarkma/kırışıklık oluştuysa kullanın. Ha ama derseniz ki "ben gözle görmesem de olur, cildime yatırım yapayım", o zaman 24 yaşından itibaren kullanmaya başlayabilirsiniz :)


Normal satış fiyatı 175 TL olan bu kremi ben Trendyol'un Justinbeauty butiğindeki güzel bir indirimle 86 TL'ye almıştım. Şu anda da Justinbeauty'de ve Koreden Kozmetik'te 119 TL. Elimde 2 tane göz çevresi kremi var (biri yine salyangoz özlü); ama onlar bittikten sonra yeniden almayı düşünüyorum. Siz bu salyangoz konusu hakkında ne düşünüyorsunuz? Benimle paylaşın hadi! Sevgiler!







Klaproos Cream Astaxanthine & Vitamin C içeren Hyaluronik Asit Yüz ve Göz Serumu


7 Nisan 2018 Cumartesi

Blogumu uzun süredir takip edenlerin aşina olduğu bir marka Klaproos Cream. İzmirli bir eczane markası olan Kalproos Cream'in sade ama iddialı içeriklerden oluşan ürünleri mevcut. Daha önce %100 hyaluronik asit serumunu deneyip çok beğenmiştim; bu sefer de güçlü bir antioksidan olan astaksantin içeren C vitaminli hyaluronik asit serumunu deneme fırsatım oldu! Bakalım hakkında neler düşündüm?


Klaproos Cream Astaxanthine & Vitamin C içeren Hyaluronik Asit Yüz ve Göz Serumu alkol, paraben, parfüm ve renklendirici içermeyen bir ürün. Ayrıca içinde silikon da bulunmuyor. İçeriğine bakarak güçlü bir anti-oksidan ve yaşlanma karşıtı serum olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hem yüz, hem de göz çevresi için kullanılabilen bu serum, alındaki çizgilerin ve kaz ayaklarının görünümünü de hafifletmeyi vaat ediyor.



Sanırım astaksantin nedeniyle tatlı, pembe bir rengi ve içinde minicik tanecikleri mevcut. Kıvamı bildiğimiz hyaluronik asit kıvamında (su-jel arası). Damlalıklı, kahverengi cam şişede sunulan serumun pipet mekanizması gayet düzgün çalışıyor ve en sonuna kadar ürünü damlalıkla alabiliyorsunuz.




Bir pipetten daha azı tüm yüze yetiyor. Ben sabah-akşam düzenli kullandığım 2 aylık süre boyunca önce elime bir miktar alıp göz çevreme uyguladım, daha sonra tüm yüzüme tonikten sonra, nemlendiriciden önce geçtim. Çok az yapış yapış bir his verse de kısa sürede bu his yerini nemli bir cilde bıraktığını ve üstüne uyguladığım nemlendiricinin etkisini de arttırdığını hissettim. İlk uygulamadan itibaren çok sevdiğim ve bitsin istemediğim bir serum oldu.




Etkisine gelince, cildimi daha nemli, daha dolgun hissetmekle birlikte, iki kaşımın arasındaki çizgileri önemli ölçüde hafiflettiğini de gözlemledim. Ayrıca, göz çevremi de nemli tuttuğu için yeni çizgi oluşumu fark etmedim. Bilindik pek çok markanın ünlü serumlarından çok verim alamamışken Klaproos Cream'in bu performansı beni hem şaşırttı, hem de mutlu etti! Siz de denemek isterseniz Klaproos Cream sayfasından alabilirsiniz. 









Serdar Erken ile Caudalie Cilt Bakımı Etkinliği


4 Mayıs 2017 Perşembe

Geçtiğimiz haftalarda yine sevgili Nilgün'ün davetiyle Oran Bayram Eczanesi'nde Caudalie cilt bakım etkinliğine katıldık. Caudalie Expert Skin Trainer Serdar Erken'in bizzat uygulama yaptığı bugün hem pek çok şey öğrendik, hem de Serdar Bey'in keyifli sohbetiyle mest olduk diyebilirim! 


O günkü şanslı Nilgün'dü; ve Serdar Bey leke tedavisine yönelik, Vinoperfect serisi ile bir bakım uyguladı. Öncelikle Nilgün'e Glycolic Peel Mask uygulandı. Bu benim de daha önceden kullanıp bayıldığım bir maske (zaten Caudalie'nin sevmediğim ürününü zor okursunuz). Daha sonra bu maskeyi, carbon peeling gibi yaktı. Böylece "glikolik asit üzerinden cilde hasar vererek epidermise kendini yenilemesi için harekete geçmesini" sağladı. Daha sonra cildi temizledi ve Macar Kraliçesi Isabella'nın güzellik iksiri olarak bilinen Beauty Elixir uyguladı. Üstüne cildin altındaki toksinleri, bütün zararlı ışınları ciltten arındırmak için Caudalie Polyphenol Overnight Detox Yağı'nı elinde ısıtarak yavaş hareketlerle Nilgün'ün cildine masaj yaparak yedirdi. Bu deneyimi anlatmak yetmez, Serdar Bey'in ellerinden yaşamanız lazım! Ve daha sonra Caudalie'nin kendi kan dolaşımını hızlandırıcı masajına geçti.


Bu aşamadan sonra hyaluronik asit içerikli Resveratol Lift serisine ait serumu Nilgün'ün cildine mezoterapi yöntemi ile yedirdi. Böylece cilt altındaki asitleri aktive ederek hyaluronik asit üretimini arttırmayı hedefledi. Bu yöntem cildin altında ütü yapma özelliğine sahip ve serumun cildin alt tabakalarına da ulaşmasını sağlıyor. Ardından boyun bölgesinden başlayarak kulak memesine, dudak çevresinden yine kulak memesine doğru, dermaroller tarzı masaj aletleriyle cilde masaj yaptı. Göz çevresine sıra geldiğinde bize muhteşem bir tüyo verdi, bunu sizlerle Instagram hesabımdaki videoda paylaşıyor olacağım, @larcencielblog'a bakmayı unutmayın! Bildiğimiz piyano hareketinden çok daha etkili olan bu masajı ben de bir süredir deniyorum ve yararını da görüyorum. Göz çevresinden artan kremi de iki kaşımızın arasına ve dudak çizgilerimize yedirmeyi önerdi. 

Mezoterapi başlığı

Çizgi oluşumunu ortadan kaldıran, var olan çizgilerin 5'inden 4'ünü hafifleten, yüksek hyaluronik asit içerikli mucize anti-aging kremden de bahsedelim. Yeni VineActiv 3'ü 1 Arada Nemlendirici krem hepimizde büyük heyecan yarattı. Bu kreme elimdeki nemlendiriciler bitince kesinlikle bakacağım. Ve böylece bakımı tamamlanan Nilgün'ün cildi adeta ışıldıyordu! 

Caudalie cilt bakımında kullanılan ürünler

Serdar Bey bizi bu güzel etkinlikten güzellik iksiri Caudalie Beauty Elixir ile uğurladı. Kendisine yeniden çok teşekkür ediyorum! Daha önce blogda yorumlamıştım bu ürünü. Şimdi yeni bir gözle, yazın yeniden kullanacağım. 


Sevgili Nilgün'e ve Oran Bayram Eczanesi'ne davetleri için, en sevdiğim markalardan biri olan Caudalie'ye ve Serdar Bey'e bize bu fırsatı sundukları için çok teşekkür ediyorum! Siz de Caudalie'den böyle bir cilt bakım deneyimi yaşamak isterseniz, ilinizdeki eczanelerde gerçekleştirilecek Caudalie etkinliklerini takip edebilir ve randevu alarak bu eşşiz deneyimden yararlanabilirsiniz!

Soldan sağa: @bahar_svl, @larcencielblog, @hilalsblog, @beautyinmelody_tr, @nily21, @serdarerkenn, @dortdortlukblog, @buraliolmayan

-----------------------------------------------
(Not: Ankara'da olanlar için, mezoterapi Aris VIP'nin 7 aşamalı profesyonel cilt bakımı aşamalarından yalnızca biri; ben çok beğenmiştim, aklınızda olsun).







Darphin Türkiye Ürünleri ile Aromatik El Bakımı ve Oran Bayram Eczanesi Dünya Kadınlar Günü Etkinliği


17 Mart 2017 Cuma

Bu sene Dünya Kadınlar Günü'nü kırk gün kırk gece kutladık desem yeridir! Önce Gülsen, ardından Burcu ve sonrasında da Oran Bayram Eczanesi'nin organizasyonu ve sevgili Nilgün'ün daveti ile keyifli 3 ayrı gün geçirdik. Oran Bayram Eczanesi o gün için çok sevdiğimiz Darphin firması ile de bir el bakımı etkinliği düzenlemişti. Böylece son kutlamamızı, kendimizi ve ellerimizi şımartarak yapmış olduk!


Eczanenin her tarafı ve ikram masaları pembe ve kelebekli tüllerle dekore edilmişti ve çok da şeker görünüyordu. Ayrıca, neşeli bir gün geçirmemiz için minik bir grup neşeli şarkılar çalıyordu. Oldukça keyif aldığımızı söylemem lazım. Bizler için hazırlanan lezzetli atıştırmalıklardan tattıktan sonra Darphin için ayrılan köşede, rahatlatıcı el masajını deneyimlemeye geçtik.


Darphin uzmanı hanımefendi öncelikle elime Darphin Nourishing Satin Oil uyguladı ve elleriyle 1 dakika boyunca masaj yaptı. Bu yağın yazısını daha önce blogda yazmıştım, okumak için ürünün ismine tıklayabilirsiniz. Kırmızı zencefil esansiyel yağı içeren bu üründeki botanik ve anti-oksidan özellikli yağlar cildi beslerken cilde elastikiyetini ve sıkılığını geri kazandırıyor ve  bu yağ ile yapılan bakım yaşımızı ele veren ellerimizin genç görünümünü koruyor. 


Daha sonra Sonic Cleansing and Massaging Expert cihazla (bilgi için yine ürünün ismine tıklayabilirsiniz) masaja devam edildi. Cihazın verdiği titreşim ellerimi o kadar rahatlattı ki, mest oldum diyebilirim! Aslında hem yüz temizliği, hem de kremleri cilde daha etkili biçimde yedirmek üzere kullanılan bu cihazın el masajında da kullanılacağı hiç aklıma gelmezdi. İlginç bir deneyim oldu. Bu cihazla yapılan masaj sonrasında da kalan yağı iyice yedirdik ve pamuk gibi ellerimle güne devam ettim!


El masajından sonra Darphin Ankara Bölge Sorumlusu Yunus Bey ile marka ve ürünler üzerine sohbet ettik. Darphin'in daha önce pek çok ürününü kullandım; ve şu anda en sevdiklerimden olan Intral serumun ikinci şişesini kullanmaktayım. Marka ile ilgili tüm yazılarıma BURAYA tıklayarak ulaşabilirsiniz. Günün sonunda ise eczaneden markanın bize güzel hediyesi olan Darphin Vitalskin Nemlendirici ile uğurlandık. Elimdeki nemlendirici biter bitmez denemeye başlayacağım bu ürünü kullanmak ve yorumlarımı sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum! 


Bu güzel etkinlik için Darphin Türkiye ve Oran Bayram Eczanesi'ne, daveti içinse canım Nilgün'üme çok teşekkür ediyorum! 

Mutlu Cumalar!







Etkinlik: Vichy #ışığınıkoru Toplantısı


30 Ekim 2016 Pazar

Geçtiğimiz hafta sevgili OjemRujumRimelim Nihal'in organizasyonu ve sevgili Ankaraetkinlik Ayşegül'ün davetiyle Vichy'nin ürünlerini tanıttığı "Işığını Koru #isiginikoru" toplantısına katıldım. Yalnızca ürün tanıtılan değil, eğitim müdürü sevgili Özge Hanım'ın cilt bakımına dair bilgileriyle de bizi aydınlattığı oldukça yararlı geçen bir etkinlik oldu. Öncelikle bu üç güzel kadına çok teşekkür ediyorum! Ben de, hazır bilgilerim tazeyken, hepsini sizinle paylaşmak istedim. Biraz uzun bir yazı olacak; fakat içinde hepimizin işine yarayacak pek çok bilgi bulabileceğinizden emin olabilirsiniz. Hepsini okumak istemezseniz de, paragraflardaki anahtar kelimeleri "kalın" hale getirdim; ilginizi çeken kısımlara daha hızlı göz atabilirsiniz böylece...


Rixos Grand Ankara Oteli'nin R katındaki toplantı salonu Vichy ürünleri ile donatılmıştı ve biz sunuma geçmeden önce hepsini biraz biraz inceleme fırsatı bulduk. Zaten sunum sırasında da Özge Hanım bir yandan kendisini dinlerken, bir yandan da ürünleri açıp dokularına bakmamızı rica etti. 


Vichy, aynı ismi taşıyan bir kasabada, volkanik dağların olduğu bölgede kurulmuş bir marka. Volkanlardan kaynaklanan meşhur Vichy Termal Su da yerin 4000 m altından geliyor. Cildi dengelemeyi, güçlendirmeyi ve canlandırmayı hedefleyen bu ürün -farklı bir markaya ait olsa da-aslında benim de günlük bakım rutinimde mutlaka yer alıyor. Nemsizlik pek çok kadın için önemli bir sorun iken, havası Ankara gibi kuru olan şehirlerde bu iyice ortaya çıkıyor ve cildi çok hassaslaştırıyor. Vichy Termal Su, asidik olmaya meyilli cildin asit-baz dengesini korumasına yardımcı olup nemsizlik sorunun gidermeyi hedefliyor. Bize izletilen tanıtım filminde Vichy'nin diğer termal sulardan farkını da gözlediğimiz için, bir sonraki alışverişimde tercihimi bu markadan yana yapıp farkı ben de görmek istiyorum. 


Vichy'nin farklı yaşlar ve cilt tiplerine yönelik pek çok serisi mevcut: Puréte Thermal, Aqualia, Normaderm gibi serilerinin yanında anti-aging özellikli Idealia, Liftactiv ve Neovadiol serileri de mevcut. Özge Hanım'dan öğrendiğimize göre cilt 24 yaşına kadar dışarıdan kaynaklanan hasarı kendi geri çevirebiliyor; ancak, 25 yaşından itibaren yaşlanma başlıyor. Dolayısıyla, 25'e kadar cilde yatırım yapıp, 25'ten sonra da onu iyiden iyiye desteklemek lazım. Bunun yolu da protein sentezini arttıracak anti-aging etkili ürün kullanmaktan geçiyor.  



Genç bir cilt için Vichy'nin bazı öneriler de var. Antioksidan kullanımı ile ciltte oluşan hasarı geriye döndürmek gibi. 25-40 yaş arası Retinol kullanımı de hem yaşlanmayı hem de lekeleri engelleyen önemli uygulamalardan. 20'li yaşlardan itibaren nem kaybını karşılamak için hyaluronik asit kullanımı öneriyor Özge Hanım. Bu yaşlarda nem serumu kullanmaya başlayabilirmişiz. Erken mi diye düşünsek de "ürün içeriği ve o içeriği yaşa uygun kullanmanın önemi"nden de bahsetti Özge Hanım. Örneğin, 20 yaşındayken nem serumunu haftada 2 kez kullanmak yeterliyken, benim yaşımda her gün, sabah-akşam kullanmak gerekebiliyor. Serumun etkisini arttırmak ve cildi dış etkenlere karşı daha iyi korumak için serum üstüne nemlendirici önerilse de, çok sıcak ve nemli iklimler ya da yağlı ciltler için tek serumun yetebileceği de belirtiliyor. 


Şimdi de Vichy serilerine göz atalım mı? Hassas ciltler için temizleme ürünleri bulunan Puréte Thermal cildi nazikçe temizlemek için geliştirilmiş misel sular, temizleme jelleri ve köpükleri ile makyaj temizleme suları ve sütlerinden oluşuyor. Ayrıca tonik ve bir de peeling mevcut. Cildi dengelemek ve temizlemek için tonik kullanımını çok öneriyor Özge Hanım. Ayrıca, cildin yüzeyinde biriken ölü derileri atarak cildin beslenmesi ve nemsiz kalmaması için haftada bir peeling de önerileri arasında. Özellikle cilt yağlı ise, yağ nedeniyle tutulan ve atılamayan ölü hücrelerin sivilceye dönüşmemesi için peeling şart. 


Yağlı cilt demişken, bu cilt özelliğine yönelik ürünler Vichy Normaderm serisinde mevcut. Bu seride de dikkati yüz temizleme jeli, peeling ve maske olarak da kullanılabilen 3'ü 1 Arada Temizleyici çekiyor.


Aqualia Thermal serisi ise cilde nem bombardımanı yapmayı hedefleyen hyaluronik asit içerikli serisi Vichy'nin. Vichy Termal Spa Suyu da içeren bu serinin gündüz kremlerinde UV koruması da bulunuyor. 


Idealia serisi ise ilk kırışıklıkları hedefliyor. Göz çevresinde yağ bezesi olmadığı için kırışmanın ilk göz çevresinden başladığını biliyor muydunuz? Yani aslında yağ, cildi koruyan bir şey. Fakat fazla temizlemeye çalışınca bu sefer cilt kendini korumak için daha çok yağ üretmeye başlıyor: kısır döngü! İşte bu yüzden agresif olmayan, nazik temizleyicilere ihtiyacımız var. Idealia serisinin etken maddesi Kombucha! Asyalıların "ameliyat hariç her şeyi yapar" dedikleri bu kendi büyüyüp üreyen çay ekstresi kırışıklıklarla mücadele ediyor. Bu seride LHA denilen bir tür salisilik asit de mevcut (dolayısıyla hamilelere önerilmiyor). Ayrıca, cildi dış etkenlerden korumak için gündüz serumunda antioksidanlar da bulunuyor -çünkü aslında gece değil, gündüz dış etkenlere maruz kalıyoruz ve dolayısıyla gece ürünlerindense gündüz ürünlerine antioksidan eklemek çok daha mantıklı!


40 yaş ve üstü için önerilen Liftactiv serisi cildin elastikiyetini sağlayan elastan liflerin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik ürünlerden oluşuyor. Hücre yapımında rol oynayan adenosine ve retinol içerikli ürünler bulunan bu serinin en ilgi çeken ürünü binde 2 oranında retinol içeren Advanced Filler ürünü. Cildi yoğun biçimde soyan bu ürünü cilt ihtiyaçlarına ve cildin hassasiyetine göre farklı sıklıklarda kullanabiliyoruz. Normalde yalnızca geceleri, haftada 3 gün ile başlayıp arttırılarak kullanılması öneriliyor. Hassas ciltlerde ise haftada 1 kez yüze uygulayıp maske gibi 1-2 saat beklettikten sonra ciltten temizleyerek üstüne nemlendirici geçilebileceği belirtiliyor. Göz çevresi kremi de başarılı olan bu serinin bize asıl ilginç gelen ürünü ise Göz ve Kirpik Serumu! Kirpiklerin içinde de su ve yağ olduğundan bahseden Özge Hanım, rimel sürüp temizledikçe kirpiklerin bu maddeleri kaybettiğini anlattı ve bu serumla bakım yapabileceğimizi belirtti. İtiraf ediyorum, nemsiz göz çevrem için ihtiyaç dahilinde bu serumun siparişini vermiş olabilirim! 




50 yaş üstü ve menopoz döneminde önerilen seri ise Neovadiol. Çok ünlü bir markanın mor kavanozlu kremini severek kullanan annemin Vichy Neovadiol serisi kremleri kullanmaya başladıktan sonra "o 'mor kavanozlu markadan' daha çok beğendim" diyerek artık elinden düşürmediğini yazarak başlamak istedim. Neovadiol serisi, hyaluronic asitten çok daha etkili proxylane isimli bir nem ajanı bulunduruyor. Bu madde, L'Oréal'e patentli. Bu serideki göz çevresi kremi dudak çevresine de kullanılıyor ve bu bölgedeki kırışıklıkları hedefliyor. 




Tahmin edeceğiniz gibi, benim ilgimi -yaş itibariyle- en çok Liftactiv serisi çekti ve kendimi bir an Andie MacDowell gibi hissettim. L'Oréal'in anti-aging kremlerinin reklamlarına çıktığında çok üzülmüştüm; acaba kadıncağız kırışık kremi reklamında oynadığı için mutsuz mudur, kendini kötü hissediyor mudur, diye düşünmeden edemedim yıllarca. Şimdi anlıyorum ki, yaş aldığın için değil, kendine bakmadığın için yaşlı görünmek asıl sorun. "Yıllara meydan okuyarak" yaş almak (Age gracefully!) için de doğru zamanda, doğru ürünlerle cilde iyi bakmak çok önemli. Bu yüzden de dün Özge Hanım'a tavsiye almak için yaşımı söylediğimde ve o da bana "cildinizden hiç belli olmuyor" dediğinde, genç göründüğüm için değil, yaşımı güzel yaşıyor olduğum için çok sevindim. Ürünün içinde ne olduğunu bilmek ve o içerikleri doğru kullanmaya devam ederek yaş almak şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da hedefim olacak. Size de aynısını öneririm...


Mutlu Pazarlar!







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı ✓

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.