kuaför
kuaför etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Barbizon Ankara'da Matrix Biolage ile Yeni Yıl Daveti


28 Ocak 2016 Perşembe

Aralık ayının son günlerinde Ankara Ümitköy'deki Barbizon'da Matrix Biolage'ın tanıtımına davetliydik. Barbizon, içinde lezzetli pasta/börekler de servis edilen şirin bir cafesi olan bir bakım/güzellik salonu, kuaför. 2011 yılından beri hizmet veren, 4. yılını kutlayan bu güzel mekanın sahibesi Deniz Hanım, aynı zamanda Oi Arte ayakkabılarının da sahibesi. Barbizon adını, Fransa'nın şirin bir kasabasından, aynı zamanda da Deniz Hanım'ın etkilendiği bir sanat akımından alıyor. 


Ben ilk defa gittiğim bu mekanın sıcak ortamına, ikramlarına ve çalışanlarının sıcaklığına bayıldım! Evim yakın olsa, yalnızca güzelleşmek için değil, kış bahçesinde çayımı içmek, yazın güzel bahçelerinde, yeşillikler arasında sohbet etmek için bile sık sık giderdim!


Matrix Biolage ürünlerinin tanıtımı da Barbizon'un nefis kış bahçesinde, yeni yıl temasına uygun dekorasyonu eşliğinde, L'Oreal'in CEO'su Emine Akat Hanım ve Barbizon'un tatlı sahibesi Deniz Hanım'ın ortak organizasyonu ile gerçekleşti. Matrix Biolage profesyonel bir saç bakım ürünleri grubu ve 2000 yılından beri Türkiye piyasasında. Markayı bize Dilşad Hanım ve Serkan Bey tanıttılar. 


Markanın iddialı ürünleri arasında HydraSource Şampuan ve saç kremleri, Volume Builder Hacim Verici Saç Köpüğü ve Oil Wonders Amazonian Murumuru Oil bulunuyor. Matrix ürünlerinin farklı yanının ilk kullanımdan itibaren etkili ve sonuç veren ürünler olduğu da bize verilen bilgiler arasındaydı.

Ben de bu etkinlikte bize hediye edilen ürünleri geçtiğimiz ay boyunca denedim. Öncelikle belirtmeliyim ki, benim saçlarım oldukça kuru, perma ve boya işlemi görmüş, ince telli (hacimsiz) türden. 


HydraSource serisinin şampuan ve saç kreminden ümitliydim; ancak, benim saçlarıma pek yeterli gelmedi bu ikili. Bir de, sülfat içeren şampuanlar benim saçımı sertleştiriyor. Bu yüzden, bir süre kullandıktan sonra, ikinci bir gözün de inceleyebilmesi için anneme hediye ettim. Onun yorumlarını da zamanı gelince sizlerle paylaşacağım.

Volume Builder köpüğü ise hacim olarak epey sevdim; fakat, her hacim köpüğü gibi saçı biraz sertleştirdiğini fark ettim. Ama, saçın şeklini ve hacmini koruma konusunda başarılı buldum.


Oil Wonders Amazonian Murumuru Oil ise saça banyodan önce bakım amaçlı, banyoda yumuşatıcı olarak ya da kurutmadan önce/sonra kullanılabilen çok işlevli bir yağ. Saçın elektriklenmesini 72 saat boyunca kontrol altında tutabildiği belirtilmiş. Ben banyodan önce bakım amaçlı ve kurutmadan önce şekillendirme, elektriklenmeyi kontrol amaçlı kullandım. Güzel, hafif bir yağ. Saçınız kuruyken de kullansanız saçı yağlandırmıyor, hacmini söndürmüyor. Elektriklenmeyi de kontrol altında tutuyor (ama 72 saati gözlemleyemedim). Bana çok mucizevi bir yağ gibi gelmese de, saçı çabuk yağlanan ama elektriklenme sorunundan şikayetçi olanlara uygun olabilir diye düşünüyorum.

Bu güzel davet ve Matrix ürünlerini deneme fırsatı için sevgili Deniz Hanım'a ve tatlı arkadaşım Burcu'ya bir kez daha çok çok teşekkür ediyorum! 









Atölye Tırnakçı'da Kalıcı Oje Deneyimi (Shellac)


6 Ocak 2016 Çarşamba

2015'in son günlerinde sevgili Parti Maymunu Emine ve Ankara Etkinlik Ayşegül ortak bir blogger partisine imza attılar. Ankara'daki pek çok türde yazan bloggerı buluşturan bu parti bizim için çok çok keyifli olmasının yanı sıra, sürprizliydi de. Çünkü Emine ve Ayşegül bizim için tatlı bir çekiliş hazırlamış ve her birimize farklı hediyeler seçmişlerdi. Ne şanslıyım ki, bana Atölye Tırnakçı'dan Kalıcı Oje Uygulaması çıktı. Londra seyahatim öncesi daha uygun bir hediye bulamazdım sanırım!

Atölye Tırnakçı Ankara'da, Tunalı Hilmi Caddesi'nde, İnci Ayakkabı'nın hemen üstünde (yanında da Gratis var). İçerisi oldukça şık ve ferah. Manikür kısmı ise alışılmışın dışında şık bir tasarıma sahip. Çalışanlar da çok kibar ve ilgiler, orada geçirdiğim her dakika bunu hissettim, kendilerine teşekkür ederim.


Benimle Damla Hanım ilgilendi ve kalıcı oje uygulamasını o yaptı. Kalıcı oje nedir, derseniz; özel bir ojeyle yapılan ve iki haftaya kadar kalıcılık vaat eden özel bir uygulama. Ojenin markası Shellac. Altına sürülen baz sayesinde tırnaklara zarar vermeyen ve kalın bir tabaka uygulandığı için tırnak kırılmalarını önleyip tırnakların uzamasına da yardımcı olan bir uygulama. Oje değiştirmeye üşenen, ama tırnaklarının da her daim bakımlı görünmesini isteyenler için birebir. Seyahatler içinse biçilmiş kaftan!

Malzemeler ve UV makinesi

Uygulama adımlarını o gün Snapchat'te anlatmıştım; ama kaçıranlar için tek tek yazmak istedim. Öncelikle tırnaklar hazırlık solüsyonu ile siliniyor ve ojeye hazırlanıyor. Daha sonra tırnaklarınıza şeffaf bir koruyucu baz sürülüyor. Diğer ele geçerken, baz sürülen el makineye alınıyor ve UV ışınıyla bu kat kurutuluyor. Elin biri işlemdeyse, diğeri makinede oluyor. 


Daha sonra ojeye geçiliyor. Tek sıkıntı, renk seçeneği. Shellac ojelerin çok fazla renk seçeneği yok; ama klasik renklerden hoşlanıyorsanız, sıkıntı değil. Ben tatil için en sevdiğim tonlardan biri olan bordoyu seçtim. Oje iki kat uygulanıyor ve her katta yine eller makineye alınarak tırnakların kuruması sağlanıyor. 


Oje sürme işlemi bittikten sonra üst kat uygulanıyor ve eller yine her kattan sonra makinete giriyor. Tırnakların kuruduğuna emin olunduktan sonra üst kat bir solüsyonla siliniyor ve böylece oje sabitlenmiş ve tırnaklara parlaklık verilmiş oluyor. Bu işlemden sonra ayrıca kuruma süresi vs beklemiyorsunuz. Bu uygulamanın en keyifli yanlarından biri de bu: Cüzdan çıkarmak için akrobasi yapmak zorunda kalmamak :)


Ojeyi çıkarmak içinse dilerseniz yaptırdığınız yere geri gidebilirsiniz, dilerseniz de saf aseton ile, alüminyum folyo yöntemi kullanarak (asetonlu pamuğu her bir tırnak üstüne koyup folyo ile kaplıyorsunuz ve 5-6 dakika bekletip siliyorsunuz) evde çıkarabilirsiniz (ben daha denemedim çıkarmayı, saf aseton bulmam lazım). Normal asetonlar bu ojeyi çözmüyor ama parlaklığını alıyormuş.

Edit: Saf aseton bulmadım; ama bloglara şöyle bir bakınca, normal asetonun da iş göreceğini anladım. Ama "asetonlu" aseton olacak. Aynen simli oje çıkarır gibi pamuklara döküp her bir tırnağımın üstüne koydum ve alüminyum folyo ile kapladım. 10 dakika kadar beklettim ve rahatlıkla çıktı hepsi... Yalnız tırnaklarımı biraz daha yumuşamış buldum. Yani sürekli yapılırsa etkisi ne olur bilemedim o yüzden; ama, seyahatler için bir harika!

Kalıcı ojenin üstüne isterseniz başka oje de sürebiliyor ve asetonsuz oje çıkarıcılarla kalıcı ojenin rengine ve parlaklığına zarar vermeden çıkarabiliyormuşsunuz; ama, ben denemedim açıkçası. 


2 haftaya yakın kalıcılık vaat eden oje, olur da herhangi bir yerinden hava alır da kavlarsa dokunmamanız öneriliyor. Ben hiç böyle bir sorun yaşamadım. Ve merak edilen noktaya gelirsek, an itibariyle tam bir haftadır tırnaklarımda bu oje var ve ne kavlama, ne soyulma, ne çizilme; hiçbir sorun olmadı. Ve hala ilk sürüldüğü gibi pasparlak!!! Bakınız aşağıda da kanıtı var :) Özellikle arka planda klavye var ki işe döndükten sonra çektiğim anlaşılsın... ya da, bugünün gazetesiyle mi çekseydim :))) 


Bu uygulamanın fiyatı Atölye Tırnakçı'da 50-60 TL arası. Tatiller ya da bahsettiğim gibi tırnak uzatmak isteyip de kırılmasından dolayı uzatamayanlar için iyi bir çözüm olabilir. Damla Hanım'ın uygulamasından da gayet memnun kaldım; gönül rahatlığı ile önerebilirim.


Adres: Atölye Tırnakçı, Tunalı Hilmi Caddesi No: 111/2 Kavaklıdere, Ankara
Tel: 0312 468 7490

Bu güzel hediye için yeniden Sevgili Emine ve Ayşegül'e teşekkür ediyorum!!!







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.