sonbahar cilt bakımı
sonbahar cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sonbahar Geldi, Ölü Hücrelerden Kurtulma Zamanı: Peelingler!


9 Ekim 2018 Salı

Özellikle mevsim geçişlerinde sizin cildiniz de cansız, donuk ve pürüzlü görünüyor mu? Bu görünüme, cildi tıkadıkları için ölü hücreler neden oluyor. Ölü hücreleri ciltten uzaklaştırmanın "ev-tipi" yolu peelingler! Fakat bu ürünlerin de "sert" olanları, ölülerle birlikte canlı hücrelerin de giderilmesine neden olduğu için cildi daha çok hassaslaştırabiliyor. Sonbahar ise, hem yazdan çıkan yorgun cildi canlandırmak, hem de güneş ışınları etkisini yitirmeye başladığı için, cildi hassaslaştırmadan ve cilde zarar vermeden yenilemek için en ideal mevsim! Ben sonbaharın bu güzelliğini fırsat bilip, sizinle benim elimde olan ve severek kullandığım peelingleri paylaşmak istedim. 


1- NYX Professional Makeup Cleansing Salt Scrub: Bu peeling bana geçen yaz gönderilmişti (yazısı için TIKTIK). O zamandan beri haftada bir kezi geçmeyecek şekilde, banyodayken cildime uyguluyorum. Tanecikleri ilk başta kalın görünmesine karşın; suyla eriyor ve hem çok temiz, hem de nemini korumuş bir cilt bırakıyor. Yazısına tıklayarak daha detaylı yorumlarıma ulaşabilirsiniz; ancak, oldukça beğendiğim bir ürün oldu.


2- Origins Retexturising Mask with Rose Clay: Aslında bu bir maske; ancak, içinde minik partiküller barındırdığı için, kendisini üşengeç zamanlarımda "çift fonksiyonlu" olarak kullanıyorum. Yazısını yazmayı uzattıkça uzattım ama bir videoda anlatmıştım. Hem kil maskesi, hem de arındırıcı olan bu maske cildimi yumuşacık yapıyor ve gözeneklerimi temizliyor. Fakat fiyatına bakarak, bu işi daha uygun fiyata daha iyi yapan maskeler olsa gerek diyorum.


3- Skin Food Black Sugar Mask Washoff: Eşime Kore'den sipariş verdiğim ürünlerden biri olan bu maske/peeling en en en sevdiklerim arasında. Koyu kahve reni şeker püresi kıvamında olan bu ürünü  ıslak parmak uçlarınıza alarak ıslak cildinize ince bir maske gibi uyguluyorsunuz. 10-15 dakika bekledikten sonra yine ıslak parmak uçlarınızla hafifçe masaj yapıyor ve sonra yıkıyorsunuz.



Minerallerle zenginleştirilmiş Brezilya siyah şekeri içeren bu maske/peelingden sonra cildim tertemiz, ışıl ışıl olduğu gibi yumuşacık da kalıyor. Ben genelde duşa girmeden 15 dakika önce uygulayıp duşta hafifçe masaj yaparak yıkıyorum. Nefis bir narenciye kokusuna sahip bu ürün, kullanırken beni mest ediyor! Skin Food Türkiye'de de satılıyor ancak fiyatları Kore'ye göre çok pahalı... gerçi artık ne ucuz ki?



4- L'Oréal Şeker Peeling: Işıltı verme ve canlandırma vaadi olan bu peeling 1 ay önce elime ulaştı ve o zamandan beri haftada 1 kez mutlaka kullanıp etkisini görmeye çalışıyorum. Görünüş açısından Skin Food'a epey benzer nitelikte olan bu peeling, kıvam olarak Skin Food'a göre epey yumuşak ve hiçbir kokusu bulunmuyor. Ayrıca, dudaklardaki ölü deriyi gidermek için de kullanılabiliyor. Islak yüzünüze hafif masaj yaparak uygulayıp bekletmeden durulamanız öneriliyor. Ben yine duşta kullanıyorum kendisini, ama 2-3 dakika da bekletiyorum. Etki olarak Skin Food kadar "wow" dedirtmese de bana, fiyat/performans açısından yaklaştığımda gayet alternatif ve alınabilir bir ürün olduğunu düşünüyorum. Dudaklardaki ölü derileri giderme performansı ise baya iyi. Bu anlamda, iki ürün almaktan bizi kurtarmış oluyor. Fakat L'Oréal'in hayvan deneyleri yapmakta olduğunu da hatırlatmayı kendime borç biliyorum. Bu ürünü nasıl kullandığım ile ilgili bir videoyu da IG TV kanalımda bulabilirsiniz (TIKTIK). 


5- The Ordinary AHA 30% + BHA 2% Peeling Solution: Elimdeki en ilginç peeling ürünü bu. Çok yüksek oranda AHA ve BHA içeren bu peeling cildi nazikçe soyarak ölü hücrelerden arındırmayı hedefleyen bir ürün. Tabii %30 AHA oranı aslına bakarsanız oldukça sert sayılabilir; ancak, markanın talimatlarına uyarak sorun yaşamadığımı belirtmeliyim. Ayrıca bu peelingi yaz boyunca hiç kullanmadım; çünkü cildi güneşe karşı çok hassas hale getirebileceğini düşündüm. Sonbaharda kullandığımda ise, güneşten korunmaya ekstra özen gösteriyorum. Hassas ya da soyma işlemine alışık olmayan ciltlere asla önerilmediğini belirtmek zorundayım. 



İçindeki siyah havuç ve pepperberry ekstraktlarından dolayı kırmızı ve kıvamlı bir sıvı olan bu ürünü nasıl kullanıyorum? 1 damlalık ürünü (1 damla değil, tüm damlalığı boşaltıyorum) elime alıp temiz ve tamamen kuru cildime (genelde banyodan sonra, yalnızca akşamları ve haftada sadece 1 kere) ince bir tabaka halinde yayarak en fazla 10 dakika bekletiyorum ve sonra ılık suyla yıkıyorum. İlk uyguladığımda hafif hafif karıncalanma hissediyorum ki bu, ürünün etki ettiğini de gösteriyor (diye düşünüyorum). Yıkadıktan sonra daha aydınlık bir cilde kavuşuyorum, orası kesin. Ama, belki çok düzenli kullanamadığımdan, belki de beklentimin çok yüksek olmasından dolayı, "of hayatımın ürünü" diyemedim. Örneğin, sivilceler üzerine hiçbir etkisini görmedim, ki görünümlerini hafifletmek de vaatlerinden biri. Zaten uzun zamandır o deli patronları Brandon yüzünden bu markanın hiçbir ürününü almıyorum. Ki dün de kendisinin iyice ileri giderek tüm operasyonu ve satışı durdurduğunu öğrendim. Markayı satın alan Estée Lauder'ın tepkisini aşırı merak ediyorum. 


Benim elimdeki ürünler böyle! Peeling olarak ya suda hemen eriyen ince tanecikli ürünleri, ya da taneciksiz ve kimyasal olarak etki eden ürünleri tercih ediyorum. Siz peeling için en çok hangi ürünü ya da ürünleri seviyorsunuz? Belki elimdekiler bitince (132832746872 yıl sonra) sizin favorilerinizi denerim :)







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.