Güvenli Kozmetik


22 Temmuz 2012 Pazar

Makyaj ve cilt bakımı ürünlerinin içeriği kimimiz için ilgilenilecek son nokta, kimimiz içinse ilk. Bir ürünün içinde paraben vb. sağlık açısından riskli gruptaki maddelerin olmaması hayati önem taşıyor, kimimiz de "amaan, bu yaşa kadar almışız alacağımız kadar kimyasalı, çok da umursayamayacağım" diyor.

Blogdaki yazılarıma bakarsanız, ben iki uçta da değilim. Yine blogdaki yazılarımın seyrine dikkat ederseniz, umursamamaktan "iki ürün arasında kalırsam, içeriği daha güvenli olanı tercih ederim"e doğru bir yol almış olduğumu görebilirsiniz. Tam olarak "her ürünümün içeriği güvenli olsun" noktasına gelememiş olmamın nedeni, henüz bu tavrı -kendi açımdan- tamamen sürdürülebilir bulmamam. Sürdürülebilir kelimesini açmak gerekirse: ekonomik anlamda, bu tür ürünlerin Türkiye'de bulunabilmesi anlamında, vs vs...

Görsel: HangiModa'dan

Dediğim gibi, eskiden "içindekiler" kısmına hiç bakmazken, artık benim için öncelikli konulardan biri ürünün içinde ne olduğu. Hele de söz konusu civcive aldığım bakım ürünleriyse, baba horozu Gratis'te yarım saat raf önünde tutacak kadar hassaslaşabiliyorum. Çünkü, "güvenilir" diye bildiğimiz markalar bile bağışıklık sisteminde hasarlara yol açabilecek, ya da kansere yol açma ihtimali bulunan, ya da toksik, ya da ciltte irritasyona neden olabilecek, ya da alerjik reaksiyonlara yol açabilen, ya da astımı tetikleyen, ya da çeşitli organlarda yetmezliğe yol açacağından şüphelenilen kimyasalları çeşitli nedenlerle ürünlerine ekleyebiliyorlar. Üstelik "doğal", "bitkisel", ya da organik olarak bilinen ya da bu sıfatla tanıtımı yapılan markalarda/ürünlerde bile bu tür kimyasallar bulunabiliyor.


Yakın zamana kadar ben bu maddelerden "paraben" ve "sodium laureth sulfate"i biliyordum. Daha neler neler varmış. Sağolsun D'mu bana bir blog önerdi: Kozmetik Avcıları. Bu senenin başında açılmış, çok "yararlı" bir blog. Dosya dosya güvenli kozmetik ürünlerini ve bu ürünlerin ya da içeriklerindeki kimyasalların güvenli olup olmadığını bulabileceğimiz web sayfalarını da listelemişler. Sayelerinde, kendime güzel bir cilt bakım listesi yaptım. 

Ve bu blogdan öğrendiğim iki web sitesi de bilgisayarımın "sık kullanılanlar" sayfaları arasındaki yerini aldı. Bu sayfalardan ilki Good Guide. Kişisel bakımdan yiyecek içeceğe, elektronik ekipmana kadar pek çok kategoride ürünün yalnızca insan sağlığı üzerindeki etkilerini değil, aynı zamanda üretim aşamasında çevreye verdikleri zarar, hayvan testleri, geri dönüşüm politikaları kadar pek çok değişik konuda değerlendirmesi yer alıyor. Tabii, test edilen markalar genelde Amerikan menşeili markalar. Ama, siteye test edilmesini istediğiniz bir markayı/ürünü de önerebiliyorsunuz. Bir ürün arattığınızda size içinde sağlığa zararlı olabilecek kimyasalları kategorilere ayrılmış biçimde listeliyor. Cursor'ı her bir kimyasalın üzerine tuttuğunuzda, olası sağlık risklerini özetleyen bir kutucuk açılıyor. Good Guide'de en iyi not 10 (yeşil) -sağlığa olumsuz etkisi olabilecek hiçbir madde içermiyor demek. En kötü not ise 0 (kahverengi) -uzak dursanız iyi olur, demek.


Diğer bahsetmek istediğim site ise EWG'nin (Environmental Working Group) Skin Deep sayfası. Mantık olarak Godd Guide ile aynı. Yalnız bu sayfada, tercih edebileceğiniz içeriklerle ilgili bilgiler de yer alıyor. Örneğin, güneş kremi alacaksanız içinde hangi maddeler olsa iyi olur, gibi... Skin Deep'i daha çok, aradığım bir ürünü Good Guide'da bulamazsam, içeriğindeki maddeleri tek tek araştırmak için kullanıyorum. Mesela...


Buradaki rakamlar şunu ifade ediyor:

Yeşil -düşük hasar, Sarı -orta hasar, Kırmızı -yüksek hasar

Bu sitelere biraz baktıktan sonra zaten içimden "güvenli olmayan" kozmetiklerden almak gelmiyor doğrusu. Yazının başında da dediğim gibi, şu an tamamen "güvenli" tarafta olmakla ilgili bir sürdürülebilirlik sorunum var. Ama, elimden geldiğince güvenli içeriğe sahip ürünleri tercih etmeye çalışıyorum. İki ürün arasında karar vermem gerektiğinde de, bu sayfalardan destek alarak seçimimi yapıyorum.

Bu konuyla ilgilenenlere umarım biraz yardımcı olabilmişimdir. Ya da, güvensiz taraftan, güvenli tarafa doğru ilginizi biraz da olsa çekebildiysem, ne mutlu bana!

Sağlıklı günler!







The Balm Shelter Tinted Moisturizer SPF 18 (Light/Medium) -Renkli Nemlendirici


Gratis indirimini aylardır hevesle beklememin nedeni bu renkli nemlendiriciydi! The Balm Shelter -okuduğum ve konuştuğum kadarıyla- kullanan herkesin kalbine taht kurmuş bir üründü. Benim için de farklı olmadı!


Bu ürün bir renkli nemlendirici. BB krem ya da fondöten değil. Vaadettiği şey, cildi nemlendirirken renk eşitsizliklerini dengelemek, cilt tonunu düzenlemek. Ayrıca, SPF 18 gibi, düşük de olsa, bir güneş koruma faktörü de var. Yapısı çok çok hafif. Minicik de alsanız, bol bol da sürseniz yüze ağırlık vermiyor! Ama, fondöten ya da BB krem olmadığı için de kapatıcılığı oldukça az. Zaten öyle bir iddiası da yok. Kapatmak istediğiniz sivilce vb. yerleri kapatıcı yardımıyla yok edip üstüne de Shelter geçtiğinizde yüzünüz kaymak gibi görünüyor zaten. Ben ilk sürdüğümde bayıldım aynadaki görüntüme, kadife gibi oldu birden cildim!


Bu ürünü daha çok yazın kullanacağımı ve yazın yüzümün bir miktar daha koyu olacağını düşündüğümden light (açık) yerine light/medium (açık/orta) tonunu aldım. İyi ki öyle yapmışım. Çok çok hafif bir renk de veriyor bu ton yüze. Çok sağlıklı görünüyor cildim! Her cilt tipine uygun olduğu yazıyor kutuda. Ben bir kaç blogda cildi yağlandırdığını okumuştum. Benim cildim yazları yağlıya dönük bir karma cilt. Buna rağmen  sorun yaşamadım. Aklıma gelirse T bölgesine transparan pudra geçiyorum, böylelikle gün boyu parlama da yapmıyor. Kalıcılığını değerlendirmem gerekirse, belki kışın daha uzun ömürlü olur; ama, yazın bu sıcakta 4-5 saat ancak dayanıyor gibi geliyor...


64 mL'lik tüp ambalajında satılıyor. Kapağın altında koruma bandı var. Böylece ürünün daha önce kullanılmamış olduğundan emin oluyorsunuz. Tüpten aldığınız miktarı ayarlamak çok kolay, ambalajını gayet başarılı buldum. 

Light/medium rengine bakarsak...


Gördüğünüz gibi, oldukça koyu duran rengi yedirdikçe ciltle bütünleşiyor ve hafif bir kapatma sağlayan, ama onun ötesinde cildi canlı ve pürüzsüz gösteren bir hal alıyor. 


Fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi, kapatıcılığı az olsa da, cildi oldukça hoş, pürüzsüz ve canlı gösterdiği bir gerçek! Pure Beauty BB Krem ile yaşadığım "cansız görünüm" sorununu da böylece çözmüş oldum!

The Balm, cilde dost içeriği olan ve hayvanlar üzerinde test yapmayan bir marka. Shelter'in içeriği de fena görünmüyor. Tek tek incelemeye fırsatım olmadı; ama, en azından paraben yok ve ismini "şüpheli" bulup aradığım kimyasallar SkinDeep'te yeşil -zararsız- kategoride çıktı. 


İyi ki Gratis indirime girmiş de tanışmışım bu ürünle diyorum. Şimdi bitse, yenisini almak için indirimi bile beklemem; zira böyle güzel bir ürün için 40 TL oldukça uygun bana göre. Ve hatta "Shelter'dan başka renkli nemlendiriciye/BB kreme giderse bu eller kırılsın" bile diyorum :)

Böyle bir ürün arıyorsanız, şiddetle öneririm!! 







Çekiliş: Makyaj Günlüğü'nden Muhteşem 3. Yaş Hediyesi!


20 Temmuz 2012 Cuma


Gözleriniz kamaştı di mi?

Benim de!!!

Hepsi mağazadan tazecik seçilmiş, yepyeni ürünler. 

Ayrıntılar için Makyaj Günlüğüm'e ışınlanın!!

Bol şans hepimize :)








Sorular...


18 Temmuz 2012 Çarşamba

@ Bir goz kremi (15 mL diyelim) sabah-aksam duzenli kullanildiginda ne kadar zamanda biter? Bana 2 ay ancak dayaniyor, normal mi ki? Cok mu kullaniyorum?? 

Görsel: Pudra.com dan


@ Serum dedigimiz sey gercekten ise yarar mi? Kirisiklik acmasi vs derdim degil de, nemlendirsin, cildimi yumusacik yapsin istiyorum. Oneriniz var mi? 

Görsel: Pudra.com dan


@ Harika bir blog kesfettim D'mu satesinde: Kozmetik Avcilari! Sephora'da satilan Yes To urunlerini ovmusler. Kullanan var mi? Ozellikle Blueberries serisini (ve hatta goz kremini). Çok iştah açıcı görünüyor hepsi de... 

Görsel: Yes To'dan

@ (Edit): Böyle mağazaya girip de "şimdi bana bakınca yüzümde ne sorun görüyorsunuz ve buna karşın ne önerirsiniz sorumu "içtenlikle" yanıtlayacak ve de "ürün satma amacıyla" değil de "sorunumu giderme amacıyla" ürün önerecek bir satış danışmanı var mıdır Ankara'da?


Simdilik bu kadar, arada sorarim yine :) Tesekkurler!!

NOT: İlk 3 soruyu telefondan yazdığım için Türkçe karakterler yok... kusuruma bakmayın.







KIEHL'S - CLEARLY CORRECTIVE™ DARK SPOT SOLUTION


Bu yazı Meycan tarafından yazılmıştır... Meycan'ın bütün yazılarına "Meycan" etiketi altında ulaşabilirsiniz...

---------------------------------------------------


Çocukken "ay ne kadar tatlı çillerin var senin" dedikleri çillerimin, ilerleyen zamanlarda başıma bu kadar sorun olacağını bilemezdim...

Yirmili yaşların sonuna doğru çiller birleşerek parça parça lekelere dönüşmeye başladılar yüzümde. Kullandığım  SPF50 koruma faktörlü ürünler ve hiç güneşe çıkmamak bile neredeyse bir çözüm olmadı. Kullandığım 1-2 leke açıcı üründen de umduğumu bulamadım.

Canım arkadaşım, bu problemimi bildiği için Makyaj Çantam'dan hediye edilen Kiehl's ürünü(Clearly Corrective™ Dark Spot Solution) bana gönderdi sağolsun. Sabah akşam cildimi bir güzel temizleyip, 4-5 damla serumu lekelerin yoğun olduğu bölgeye (elmacık kemikleri ve burun üzeri) uyguladım. Gündüz dışarı çıksam da çıkmasam da SPF50 koruyucu ürün sürdüm. Bu şekilde yaklaşık 1,5 ay kullandım serumu. 



Öncelikle belirteyim ki, ürünün dokusu çok güzel. Ciltte fazlalık hissi uyandırmıyor, kolay emiliyor, kendine has hafif bir kokusu var. Ve çok bereketli. Düzenli kullanmama rağmen, 1,5 ay gibi bir sürede şişenin yarısı ancak bitti.

Sonuca bakarsak, benim için ciddi anlamda bir değişiklik yok malesef. İlkbahar sonu - yaz başı belki de yanlış bir dönemdi uygulama için. Ya da benim cildimdeki lekelerin geçmişi, hani çilleri de sayarsak, epey bir eskiye dayandığı için verimli olmadı benim için.... Fotoğraflara bakıp siz de karar verebilirsiniz.


Şişenin yarısı hala duruyor. Sonbaharın sonuna doğru tekrar kullanmayı deneyeceğim. Dilerim o zaman farklı bir sonuç alıp, sizle paylaşırım :) 

Bu arada, Kiehl's da ürünün kullanım biçimiyle ilgili bir açıklama getirirse çok seviniriz! 







Son Lila Kutu: Temmuz 2012


17 Temmuz 2012 Salı

Eveeet... Lila Kutu ile yolumu ayırdım. Bu kutuyla değil; başka sebepleri vardı:

- İlk aylardaki kaliteden ve "denendiği zaman etkisi anlaşılacak boy ürünlerden" uzaklaşmış olması
- Kutu içerikleri arasında görülen ve güzellik profilindeki seçimlerle uzaktan yakından alakası olmayan -dolayısıyla insanı sinir eden- farklar
- Sürekli çıkan minicik cilt bakım ürünleriyle deney faresine dönmüş olmam ve buna karşılık -defalarca da istenmesine karşın- çok çok az renkli kozmetik ürünü veriyor olması
- Kutudan çıkan ürünlerin yalnızca %1'ini denedikten sonra gidip almış olmam (o poşetlerde gelenlerden yeteri kadar deneyemediğim için gidip almadıklarım da oldu ama)
- Her ay, kullandığımda pek de bir işe yaramayan ürünlere belli bir miktar para vereceğime, o parayı her ay kullanabileceğim tam boy ürünler için harcamak istemem...

Gibi gibi...

Aslında Türkiye'deki kozmetik mağazaları yaptığınız alışverişlere kendiliğinden tester verseler, insanlar bu kutu çılgınlığına kapılmayacaklardı, o ayrı. Mağazalar niye tester vermekten imtina ediyor, müşteriler tek bir ürüne bile fahiş paralar ödediğinde niye o testerları alabilmek için neredeyse yalvarmak zorunda, bilmiyorum. Ya da işte bizim tatlı TNK'mız gibi cevval olacaksın; ama o yetenek de bende yok. Her neyse...

Gelelim Temmuz kutusuna. Bu kutuyu beğendim, hatta aboneliğimi iptal etmese miydim, diye düşünebilirdim de... ufak görünen ama bence büyük bir özensizlik yapmış olmasalardı. 

şirin Lila Kutu kartı...

ürünler ve fiyatları...

Yine poşet tester, ama az.. güzel...

Buraya kadar her şey güzeldi. Sonra karttaki ürünlere bakmaya başladım. İncelerken Chriss Farrell allık, ruj ya da maskara yazan ürün yerine Pourelle marka bir göz kaleminin geldiğini gördüm. Karta bakarsanız, yazılan ürünlerin fiyatları 73-113 TL arası değişiyor. Sıradan bir parfümeri ürünü gibi görünen bu göz kaleminin ise bu tür bir fiyatı, hadi fiyatını da geçtim, özel bir yanı olması da mümkün görünmüyor. Ben de Lila Kutu'ya "kutuma yanlış ürün konulmuş" diye bir e-posta gönderdim. Gelen yanıt ilginçti:

LilaKutu
JUL 16, 2012  |  12:28PM EEST
...... Hanım Selam,

Bu ay sizlerle tanıştırmayı planladığımız Chris Farrell allık-ruj-maskara ürünlerinin kutulama gününe kadar Almanya'dan yeterli sayıda elimize ulaşmaması sebebiyle, yerine yine Chris Farrell'in Pourelle Edition ruj veya göz kalemlerinden bir tanesini gönderdik.

Chris Farrell geniş ürün yelpazesiyle önümüzdeki aylarda LilaKutu'da olmaya devam edecek.

Anlayışınız için teşekkürler :) Ürünlerden keyif alacağınızı umuyoruz.

Sevgilerimizle,
LilaKutu Müşteri Hizmetleri


Hmm... hayır Lila Kutu, keyif alamayacağım sanırım. Zira "ulaşan ürünler kimlerin kutusuna kondu, ya da hiç kimseye mi ulaşmadı?", "madem ulaşmadı, kartı değiştirecek kadar nazik olamaz mıydınız?", "73-113 TL değeri olan (?) ürünlerin muadili sitesinde 1,5 Euroya satılan, parabenli, rengini gözü çıkaracak kadar bastırınca ancak veren göz kalemi midir?" gibi sorular insanın beynine doluşuyor bir kere. 

Tamam, onları da anlıyorum. Tedarikçi firma işinde başarılı olamamış. Ama bu müşterinin sorunu değil. Üstelik "anlayışım için teşekkür edeceklerine" yaptıkları hata için "özür dilemelilerdi"Ama ne bana yazdıkları yanıtta, ne de benim e-postamdan sonra müşterilere topluca gönderdikleri e-postada "özür" kelimesi geçmiyor. "Bir tanesini gönderdik" yerine "göndermek zorunda kaldık" yazabilirlerdi. 

Zerafet, nezaket... ne önemli şeyler, ve ancak ayrıntılarda belli ediyor kendini!

İşte bu yüzden, eğer geçen ay iptal ettirmemiş olsaydım aboneliğimi, bu ay kesin iptal ettirirdim. Kutuyu genel olarak beğenmiş olsam da! Siz ne düşünürsünüz bilmem; ama zerafet, saygı benim için son derece önemli... Lila Kutu için önemli olmayabilir, nasıl olsa abone olmak için bekleyen binlerce kişi var. 

Bu kadar uzattıktan sonra, son kutunun fotoğraflarını da usulen koyayım. Merak edenlerin merakı giderilmiş olsun. 



1- Clarins Lift-Minceur (High Definition Body Lift): Güzel ürün, üstelik 100 mL. Çok uzun yıllar önce selülit ürünlerine karşı inancımı kaybetmiş olsam da yazın hatırına kullanıp bitiririm. Önce-sonra fotoğrafı koyamam ama; artık yorumlarıma güveneceksiniz :)

2- Clarins Sun Wrinkle Control Cream for Face 50+: Sonunda poşet olmayan tester ürün, yaşasın! 5 mL'lik boyuyla sanırım 4 günlük tatilimde yeter. 

3- Guinot Gommage Biologique: 3 mL'lik yüz peelingi ve yine tüpte, yine yaşasın! Herhalde iki sefer kullanılır. Bunu da tatilde deneyeceğim. Minik ürünlerin tek avantajı, tatile giderken makyaj çantasında minimum yer kaplamaları!

4- C-Land Mineral Yüz Çamur Maskesi: Tek kullanımlık, Ölü Deniz'den gelen tuzlarla hazırlandığı söylenen bir maske. Ölü Deniz çamur maskeleri genelde güzel oluyor, umarım bu da öyledir. Elimdeki maske bitince deneyeceğim. Ama, beğensem de yeniden almak konusunda kararsızım; çünkü poşet maskeleri kullanmak çok zor geliyor bana.

5- Pourelle Kajal No. 14: Tam boy bir kalem. Rengi ne siyah ne lacivert, ne füme... Yapısı biraz sert geldi. Zaten başta antipatiyle yaklaştığım için daha sonra, sakin kafayla değerlendirsem, daha iyi :)


6- GlucosCare Bitki Çayı: Kan şekerini düzenleyerek acıkmayı engelliyormuş. Kilo vermek isteseydim hoşuma giderdi. Baba horoza pasladım :)

7- Acnecinamide Gel Cream & Temizleme Jeli: Sivilce ve akneler için bakım. Hayır, tabii ki güzellik profilimde sivilceyle ilgili bir şey yazmıyor. Ama, önemli mi? O profili spor olsun diye doldurduk zaten. PMS döneminden önce çıkan sivilceler için kullanabilirim. 

8- LaNaturel Deo-Wipes: Cilde dost, zararlı maddeler içermeyen, %100 doğal ve bitkisel deodorant serisinin tek kullanımlık deo-mendili. "Gözenekleri kapatmadan ter kokusunu önler" diyor ki bence güzel bir özellik. Keşke şöyle bir 4-5 adet çıksaydı da tatilde işimize yarasaydı. Acil durumlar için çantaya attım.

--------------

Böylelikle bu kutu işlerine de veda etmiş bulunmaktayım. Dönersem de Vanilya Club'a dönerim. VC'nin son kutusunda 5 ürün vardı; ama hepsi deneme boy -yani, kullanıldığında ne olduğu anlaşılacak- ürünlerdi. Hele ki minnacık bilyeli şişedeki CK parfüm testerına bayıldım! 

Lila Kutu'dan ise alışveriş yapabilirim. Alınan her ürünle ücretsiz bir tester ürün gönderiyorlar. En azından işime yarayacağını düşündüğüm bir şeyi seçmiş olurum.

Sevgiler...







Flormar Jewel Gold Oje No: JG451


16 Temmuz 2012 Pazartesi


Flormar’ın yaz koleksiyonu Jewel Gold’u duymayan kalmadı sanırım. Pek çok blogda yüz makyaj ürünlerinin yorumlarını ve swatchlarını görmeniz mümkün. Ben kendime koyduğum “ihtiyacın olmayan ürünü alma” kuralından sonra makyaj ürünlerinin renkleri çok hoşuma gitse de uzak durdum; ama ojelerine kayıtsız kalamadım.

Adıyla uyumlu biçimde, mücevher görünümlü, ışıltılı ojeler çıkarmış Flormar bu koleksiyonda. Toplamda 4 rengivar. Ben 450 ile 451 arasında kalmıştım; ama Pembe Fiyonk’taki swatchtan sonra JG451’de karar kıldım.


Yine bir hatırlatma: böyle güzel koleksiyon çıkarmaya başlamışken, şu numara yerine isim verme işini de tutturursa Türk markaları, gerçekten satışlarını katlayacaklar. Bilgilerine…


JG451 soğuk tonlu, beje çalan, simli-sedefli arası bir dore. Ben aslında biraz daha taupe (boz) görünür umuduyla almıştım, beklediğimden daha açık duran bir renk oldu. Ama tırnakta şık görünen, pek çok renkle de kombine edilebilecek bir tonmuş.


Sürülmesi gayet kolay, tek katta rengini de veriyor. Yapısından ve tek kat uygulamanın yeterli gelmesinden dolayı çabucak da kuruyor. Tırnak uçlarından soyulmama konusunda da başarılı; ama darbelere karşı o kadar dayanıklı değil. İyi bir topcoat’la bu durum çözülebilir. Bendeki topcoat iyi değil…

Her simli yapıdaki oje gibi tırnaktan çıkarılması bir miktar yorucu. Ama simleri kalın olmadığı için çok fazla sorun yaratmıyor.


Ben bu serinin ojelerini beğendim. Aklımda şimdi diğer iki bronz rengini almak var. Turuncusunu kullanamam; ama bronz olanlar tam yaz ojesi olabilir. 

Flormar’ın Jewel Gold koleksiyonundaki ojeleri Flormar kiosklarından (kiosk dışındaki parfümerilerde pek rastlamadım doğrusu)  4,50 TL’ye alabilirsiniz.







© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.