Geçtiğimiz hafta sonlarının birinde sevgili Nilgün ile birlikte ne zamandır istediğimiz Pino turunu yaptık sonunda ve Pino'ya özel markaları doya doya inceledik! Daha önceki etkinlikte aklımda kalan Makeup Factory, BeYu, Barbara Bort ve Sheida Cosmetics markaları ile birlikte hepimizin sevdiği Cecile Beauty standlarını doya doya karıştırıp yeni cevherler keşfettik! Eğer benden sonra, Nilgün'ün gözünden de Pino'ya bakmak isterseniz, onun da blogunda şu an aynı günün yazısı mevcut: TIKTIK!
Makeup Factory
Bir Alman markası olan Makeup Factory, 2005 yılında Artd Eco (bildiğimiz Artd'eco) kozmetik grubun bir parçası olarak kurulmuş. Türkiye'de yalnızca Pino Cosmetics mağazalarında satılan markanın hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum açıkçası; çünkü, o gün incelediğimizde çok güzel ürünleri olduğunu keşfettik!
Aydınlatıcı ve bronzerlarının olduğu kadar, fırınlanmış ve hem ıslak, hem de kuru kullanıma uygun farları ilk önce dikkatimizi çekti. Ben tabii ki yine en sevdiğim bronz ve taupe tonları bulmayı başardım. Ben farlarla oyalanırken, Nilgün'ün markanın fondötenlerini keşfetmeye başlamıştı bile. İki kuru ciltli olarak dikkatimizi en çok Powder Foundation stick fondötenleri ile -yaş itibariyle- lifting etkili likit fondötenleri çekti. O sırada bize gösterilen Illuminating Skin Perfector/Aydınlatıcı Baz ise cildi aydınlatan yapısıyla tüm ürünlerden rol çaldı! Fakat, son noktayı 3 renkten oluşan ve harika çiçek kabartmalı deseniyle gönlümüze taht kuran Rosy Shine allık koydu...
Makeup Factory markasından en merak ettiğimiz Illuminating Skin Perfector'ı sepetimize atıp, radarımızda bir sonraki marka olan Beyu'ya geçtik.
BeYu
1999 yılında Almanya'da kurulan BeYu da yine ARTDECO gruba ait bir marka. Kendi gözlük grubu da buluhnan markamız genelde de göz ürünleri konusunda iddialı. Gerçi böyle olsa da, benim ilgimi ilk, allık, bronzer, ve aydınlatıcıdan oluşan, kitap şeklindeki yüz şekillendirme kiti Strobe and Define Palette çekti. Bronzer ve allığını başarılı bulsam da, aydınlatıcı kısımları pek bana hitap etmediğinden, Nilgün'ün o sırada oynuyor olduğu göz kalemlerine, rimellere ve diplinerlara odaklandım.
Göz kalemlerinin renk skalası başarılı olduğu gibi, kalıcılık konusunda inanılmazlar! Nilgün'ün koluna yaptığı swatchları kazımak zorunda kaldık. Fakat bizi asıl kendisine aşık eden eyelinerlar ve diplinerlar oldu. Bir insan tüm renklerini almak ister mi? Resmen aralarından seçim yapamadığımız için satın alamadık! Favorim ise boz kahve olan mükemmel renk oldu... ama bu demek değildir ki net siyah, lacivert ve ışıltılı gride de aklım kalmadı...
Barbara Bort
BeYu'dan sonraki markamız ise, benim lise ve ilk üniversite çağlarımda çook severek kullandığım Barbara Bort markası oldu. 1966 yılında kurulan bir İtalyan markası olan Barbara Bort'un ben en çok "pembe" renkli kapatıcısını severdim vaktiyle! Evet, daha "corrector" çılgınlığı dört bir yanı sarmamışken, bu markanın "yeşil" ve "pembe" kapatıcıları vardı ve ben bilmeden kendi kendime "colour correcting" yapıyordum! Bu kapatıcılar, formu değişmiş olarak hala mevcut. Aslında nostalji olsun diye alacaktım; fakat, yapısı kuru geldi. Tabii gençken yağlı cildim ve nemli göz altlarım sağolsun, yapısının kuru olması benim için hiç sorun olmuyordu...
Ben kapatıcılardan kopabildiğim anda, Nilgün'ün "porselen makyajın atası" olan Barbara Bort fondötenlere baktığını gördüm. Likit yapıda olsalar da oldukça kapatıcı ve buna karşın nemli bitiş veren bu fondötenler, günlük makyajda olmasa da, özel günlerde akılda bulunması gereken ürünlerden. Ve markada son olarak, SPF 15 içeren, tamamen doğal dudak balmını inceledik. Aslında elimde çok alm olmasa kesin alırdım; artık yaza saklıyorum hevesimi...
Ben kapatıcılardan kopabildiğim anda, Nilgün'ün "porselen makyajın atası" olan Barbara Bort fondötenlere baktığını gördüm. Likit yapıda olsalar da oldukça kapatıcı ve buna karşın nemli bitiş veren bu fondötenler, günlük makyajda olmasa da, özel günlerde akılda bulunması gereken ürünlerden. Ve markada son olarak, SPF 15 içeren, tamamen doğal dudak balmını inceledik. Aslında elimde çok alm olmasa kesin alırdım; artık yaza saklıyorum hevesimi...
Sheida Cosmetics
Sheida Cosmetics bir Türk markası ve leke açıcı ürünleri ile iddialı! Snow White serisine ait ürünlerin oldukça etkili olduğu söyleniyor. Lekelerden muzdarip olmadığım için, ben daha çok anti-aging etkili serisi Endless Youth'a odaklandım. Bu seride de ilgimi en çok makyaj altına uygulanabilen düzeltici ve aydınlatıcı göz altı roll-onu Radiant Eye Serum çekti! Bitkisel bir kozmetik markası olan Sheida'nın bu serumunun içeriğini de gayet iyi buldum açıkçası... Renkli kozmetikte de eyeliner ve maskaralarıyla iddialı markanın MYscara isimli rimelini bu hafta içinde Instagram'da paylaştığımı ve paylaşımın 70binin üzerinde görüntülenme aldığını da görmüşsünüzdür belki! Ama o maskara bütün övgüleri hak ediyor. Ayrıca bir yazısını hazırlayacağım tabii ki, fakat, aşağıya o çok ilgi gören görseli eklemeden de edemiyorum! Bir de ponponlu şişesiyle acayip şeker bir ışıltılı pudrası vardı ki, tamamen al vitrine koy ürünü!
Cecile Beauty
Gelelim hepimizin sevdiği bir başka Türk markaıs olan Cecile'e. Sevgili Fatma Hanım bize o gün detaylıca yine tüm standı anlattı... ama ben çok ayrıntıya girmeyeceğim; çünkü, önümüzdeki hafta boyunca sizi diğer arkadaşlarımın Cecile yazıları bekliyor olacak (diyerek ufak bir tüyo vereyim). Ben standda önce çok sevdiğim fakat kırılıp tuz buz olan Jeju Pudramın renklerini inceledim. Ne yazık ki yalnızca 05 numarası ışıltılıymış. O yüzden bu pudra alınmak için gelecek yazı bekleyecek. Daha sonra Fatma Hanım bize Long Kisses rujların tüm renklerini gösterdi. 30 farklı rengi bulunan bu rujlar, benim en sevdiğim likit mat ruj formülasyonlarından birine sahip. Aklımda da 16-24 ve 7 numarası kaldı. Bir diğer bayıldığım ruju ise Kiss Me Matte ruju. 306 Desert Brown rengini çok severek kullandığım rujların 310 Milk Chocolate rengi de bir harikaymış. Diğer renkleri bana fazla parlak gelse de, bu iki renk koleksiyonumda olsun yeter, dedim!
Pino'dan ayrılırken, merak edip aldığımız bir kaç parça ürüne, Pino Cosmetics'in nazik hediyeleri de eklendi! Biz de hem mutlulukla, hem de elimiz kolumuz dolu dolu ayrılarak evimizin yolunu tuttuk.
Bu güzel gün için hem Nilgün'e, hem de mağazada bizi hiç yorulmadan ağırlayan Pino Cosmetics'e çok teşekkür ediyorum!



