Pino Cosmetics
Pino Cosmetics etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bitirdim #52


6 Nisan 2017 Perşembe

Mart ayının çöpleriyle merhaba! Yine bereketli bir ay değildi; bir süre de böyle gidecek gibi. Ama biraz bir alma bıkkınlığı geldi yine bana. O yüzden azimle elimdekileri kullanmaya devam ediyorum. Cilt bakım ürünlerinde de daldan dala konmadığım için ürünler bitiyor; ama hepsi tam boy ürün olduğu için bitmeleri zaman alıyor. Neyse, en azından ben de bu sayede bitenler yazısı yazarken yorulmamış oluyorum :) 


Cilt Bakımı

1- Sheida Endless Youth Anti-age Day Cream: Yakın zamanda yazısını yazmış olduğum bu gündüz nemlendiricisini çok beğendim. Elimde denemem gereken 35099 tane nemlendirici olmasa yeniden alabilirdim. Gerçi kışa kadar elimdekiler biterse aklımda olacak. Yazısı için TIKTIK.

2- Sheida Endless Youth Anti-age Night Cream: Yukarıdaki nemlendiricinin gece versiyonu; onu da aynı şekilde sevdim. Yukarıdaki yazıdan bu kremle ilgili yorumuma da ulaşabilirsiniz. 

3- Klaproos Hyaluronic Acid Serum: Klaproos çok bilinen bir marka değil; ama, geçen seneden beri bir kaç ürününü deneme şansı buldum. En sevdiğim de hyaluronik asit açısından zengin bu serumu oldu. Daha bilenen bir diğer markanın serumuna göre daha başarılı bulduğumu söylemem lazım (yazısı için TIKTIK). Yalnızca sonuna doğru damlalıkla almak zorlaştı, avucuma dökerek kullandım. Şimdiyse The Ordinary Hyaluronic Acid+B5 Serum'u kullanıyorum ve sanırım daimi favorim o serum olacak...

4- Sephora Green Tea Eye Mask: Sephora'nın bu seneki doğum günü hediyesi kendi markasına ait bir adet yüz ve bir adet de göz maskesi idi. Yurt dışında seyahat boy Tarte makyaj seti veren marka, hem kozmetik fiyatlarının, hem de kozmetiğe uygulanan vergilerin tavan olduğu güzelim ülkemizde bize bu iki ürünü layık görmüş, sağolsun. Tek kullanımlık, yeşil çay içeren ve yorgun gözleri rahatlatıp canlandırmayı vaat eden bu göz maskesinin pek bir yararını görmediğimi söylesem şaşırmazsınız diye düşünüyorum. Ama başka bloglarda, diğer çeşitlerinden birini (İnci olan sanırım) çok sevenler olduğunu okudum. Yeşil çaylı olanını ise gereksiz buldum. 


Saç ve Duş Ürünleri

5- Yves Rocher Armutlu ve Kakaolu Duş Jeli: Yves Rocher'nin yılbaşı koleksiyonunda satışa sunulan bu devasa boyuttaki duş jelini çok çok sevdim. Kokusu tam yeni yıl ruhuna uygun olarak sıcacıktı ve duşta çok severek kullandım. Epey de bereketli bir üründü. Elimde yeniyıl koleksiyonundan bir tane duş jeli var; onu da severek kullanıyorum.

6- Urban Care Style Guide Lock N Roll Spray: Urban Care'in saç şekillendirme ürünleri pek çok yabancı markaya taş çıkarır bana göre. Lock N Roll saç spreyi de saçı yapış yapış bırakmadan yerine mıhlayan tutuşuyla en sevdiğim sabitleyici spreylerden biri oldu. Şimdi elimde fönden önce kullanmak üzere olan sprey versiyonu mevcut; fön çektirmeden deneyip blogda da yer vereceğim.

7- Alterra Baby 2in1 Dusche&Shampoo: Bizim çocuklarda farklı temiz içerikli alternatifleri denemeyi seviyorum. Alterra fiyat olarak diğer şampuanlara göre bir tık pahalı olsa da mis kokusu ve ciltlerinde hiçbir atopik reaksiyona yol açmamasıyla favorilerimizden oldu. Denk geldikçe alacağım. 


Kişisel Bakım

8- Garnier Göz Makyaj Temizleyicisi Express Çift Etki: Evet bu bitmedi; çünkü bitemedi. Daha önceleri çok severek kullandığım bu ürünün en son aldığım kutuları gözlerimde alerji yaptı. Ne zaman kullansam kaşınmaktan delirecek gibi olduğum için ortadan yok edeyim dedim. 

9- Solgar Hyaluroinc Acid Kapsülleri: Üst üste 3 kutu bitirdim ama benim için çok fark yarattığını söyleyemeyeceğim. Şimdi 1 ay ara verip duruma bakacağım. Eksikliğini hissedersem yeniden başlarım.

10- Pino Cosmetics Yumurta Biçimli Fondöten Süngeri: Pino etkinliğinde hediye edilen bu sünger fazlaca sertti, pudrayı göz altlarıma uygulamak için bir dönem kullandım; ama, üstü küflendi ve atıyorum. 

11- İpek Sabun Doğal Deodorant: Resmen kıymetlimis! Yaz kapıdayken, ne olduğunu bilmeyenleri BURADAKİ yazımı okumaya davet ediyorum. Ambalajı kavanoz gibiyken ürünü almak sıkıntılı olduğu için İpek bana en son böyle şişede yollamıştı, çok pratik oldu. Şimdi sanırım daha krem formda yapmış ürünü, yine kavanozda satılıyor gibi. Şekli, şemali ne olursa olsun, ter kokusuna karşı %100 koruyan bu tertemiz ürünü almaya devam edeceğim! Elimde bir şişe daha var, sonra yeni sipariş! 


12- Fresh Line Doğal Sünger: 3-4 sene önce Fresh Line'dan aldığım bu süngeri kil maskelerimi temizlerken kullanıyordum. Fakat artık iyice gözenekleri doldu ve vedalaşma vakti geldi. Fresh Line da yok artık... yerine ne bulacağım bakalım?

13- Cashmere El Kremi -Shea Yağı & Misk: Cashmere el kremlerinin hem ambalajlarını, hem de içeriklerini çok seviyorum. Ama, yapıları birbirinden farklı. Bir önceki sefer bitirdiğim Vanilyalı olan elleri inanılmaz güzel yumuşatırken, bu yalnızca geçici bir rahatlama sağladı. Bir sonraki sefer diğer pembe-siyah desene sahip ambalajı olanı tercih edeceğim. 

14- Lagrita Disk Pamuk: A101'den acil ihtiyaç olarak aldığım bu pamuğu hiç sevmedim. Yeni favorim Isana'nın ekstra soft versiyonu, harika bir şey!

15- Poshé Oje Kurutucu Top Coat: Seche Vite de dahil olmak üzere kullandığı kurutucular arasında en iyisi! Makyaj Saati kampanyalarına denk geldikçe bu minik boyunu almaya çalışıyorum; çünkü, mutlaka tamamı bitmeden kuruyor bu ürünler; minik boyda daha az ziyan oluyor. Bu boyunun normal satış fiyatı 13 TL; ama Makyaj Saati kampanyalarında %50 ve daha fazla indirimle alabiliyorum. Bu ürüne en yakın sonuç veren uygun fiyatlı alternatif ise Flormar Up to 7 Days Top Coat (siyah şişe).

------------------------------

Sizde neler bitti? Sonraki ay görüşmek üzere!







Cecile Cooked Terracotta Allık -07 Pink


3 Şubat 2017 Cuma

Cecile markasını önce rujlarıyla (TIK ve TIK), ardından Extra Asia Waterproof Eyeliner'ıyla (TIKTIK) çok sevmiştim. Bir süredir kullandığım Cooked Terracotta allıklarını ise Pino Cosmetics gezimizde Nilgün'le keşfetmiş, bugün size anlatacağım 07 Pink rengine aşık olmuştuk...


Cecile Cooked Terracotta allıklar sıcak ve parlak tonlarıyla cilde bronz bir görünüm ve ışıltı vermeyi hedefleyen fırınlanmış ürünler. Hepsi kuru ve ıslak kullanıma uygun 10 rengi bulunan ürünlerin benim ilk gördüğüm anda hayran kaldığım rengi ise 07 Pink oldu! Allıkların hepsinin sedefli ve damarlı bir görünümü var, bendeki renk bir miktar tozutma yapsa da yumuşak bir fırçaya aldığımda bu sorun en aza iniyor. 


07 Pink rengi aslında muhteşem bir rose gold. Hem altın, hem de pembe tonları barındıran bu şahane allığa sıradan Pink denmesine resmen üzülmüş olabilirim. Oldukça sedefli, kendiliğinden parlak ve aydınlatıcı bile gerekltirmeyecek bir allık. Pigmentasyonu çok kuvvetli, bu nedenle de pofidik bir fırçaya (Nascita 130 ya da Real Techniques Blush Brush gibi) çok hafif alarak uygulama yapmayı tercih ediyorum. 


Pigmentasyonu kuvvetli olmasına rağmen, doğru fırçayla Heidi'ye çevirmeden, homojen olarak dağılabilen allık, gün boyu cildimde kalıyor. Vaad ettiği gibi çok hoş, güneş dokunmuş bir efekt veriyor. Tüm renklerinin çok tatlı olduğunu düşünüyorum aslında; ama favorilerimiz 07 Pink ve 06 Pinky Bronze oldu. 

Cecile Cooked Terracotta -07 Pink

Cecile Beauty'nin tüm ürünlerine Ankara'da Pino Cosmetics'ten ulaşabilirsiniz. Ya da bu allığı almak isterseniz, online satış sitesinden de şu an indirimle 39,90 TL'ye satın alabilirsiniz (TIKTIK). 







@nily21 ile Pino Cosmetics Turu ve Pino'ya Özel Markalar -Makeup Factory, BeYu, Barbara Bort, Sheida Cosmetics ve Cecile Beauty


9 Aralık 2016 Cuma

Geçtiğimiz hafta sonlarının birinde sevgili Nilgün ile birlikte ne zamandır istediğimiz Pino turunu yaptık sonunda ve Pino'ya özel markaları doya doya inceledik! Daha önceki etkinlikte aklımda kalan Makeup Factory, BeYu, Barbara Bort ve Sheida Cosmetics markaları ile birlikte hepimizin sevdiği Cecile Beauty standlarını doya doya karıştırıp yeni cevherler keşfettik! Eğer benden sonra, Nilgün'ün gözünden de Pino'ya bakmak isterseniz, onun da blogunda şu an aynı günün yazısı mevcut: TIKTIK! 



Makeup Factory

Bir Alman markası olan Makeup Factory, 2005 yılında Artd Eco  (bildiğimiz Artd'eco) kozmetik grubun bir parçası olarak kurulmuş. Türkiye'de yalnızca Pino Cosmetics mağazalarında satılan markanın hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum açıkçası; çünkü, o gün incelediğimizde çok güzel ürünleri olduğunu keşfettik!


Aydınlatıcı ve bronzerlarının olduğu kadar, fırınlanmış ve hem ıslak, hem de kuru kullanıma uygun farları ilk önce dikkatimizi çekti. Ben tabii ki yine en sevdiğim bronz ve taupe tonları bulmayı başardım. Ben farlarla oyalanırken, Nilgün'ün markanın fondötenlerini keşfetmeye başlamıştı bile. İki kuru ciltli olarak dikkatimizi en çok Powder Foundation stick fondötenleri ile -yaş itibariyle- lifting etkili likit fondötenleri çekti. O sırada bize gösterilen Illuminating Skin Perfector/Aydınlatıcı Baz ise cildi aydınlatan yapısıyla tüm ürünlerden rol çaldı! Fakat, son noktayı 3 renkten oluşan ve harika çiçek kabartmalı deseniyle gönlümüze taht kuran Rosy Shine allık koydu...


Makeup Factory markasından en merak ettiğimiz Illuminating Skin Perfector'ı sepetimize atıp, radarımızda bir sonraki marka olan Beyu'ya geçtik. 

BeYu

1999 yılında Almanya'da kurulan BeYu da yine ARTDECO gruba ait bir marka. Kendi gözlük grubu da buluhnan markamız genelde de göz ürünleri konusunda iddialı. Gerçi böyle olsa da, benim ilgimi ilk, allık, bronzer, ve aydınlatıcıdan oluşan, kitap şeklindeki yüz şekillendirme kiti Strobe and Define Palette çekti. Bronzer ve allığını başarılı bulsam da, aydınlatıcı kısımları pek bana hitap etmediğinden, Nilgün'ün o sırada oynuyor olduğu göz kalemlerine, rimellere ve diplinerlara odaklandım.


Göz kalemlerinin renk skalası başarılı olduğu gibi, kalıcılık konusunda inanılmazlar! Nilgün'ün koluna yaptığı swatchları kazımak zorunda kaldık. Fakat bizi asıl kendisine aşık eden eyelinerlar  ve diplinerlar oldu. Bir insan tüm renklerini almak ister mi? Resmen aralarından seçim yapamadığımız için satın alamadık! Favorim ise boz kahve olan mükemmel renk oldu... ama bu demek değildir ki net siyah, lacivert ve ışıltılı gride de aklım kalmadı... 


Barbara Bort

BeYu'dan sonraki markamız ise, benim lise ve ilk üniversite çağlarımda çook severek kullandığım Barbara Bort markası oldu. 1966 yılında kurulan bir İtalyan markası olan Barbara Bort'un ben en çok "pembe" renkli kapatıcısını severdim vaktiyle! Evet, daha "corrector" çılgınlığı dört bir yanı sarmamışken, bu markanın "yeşil" ve "pembe" kapatıcıları vardı ve ben bilmeden kendi kendime "colour correcting" yapıyordum! Bu kapatıcılar, formu değişmiş olarak hala mevcut. Aslında nostalji olsun diye alacaktım; fakat, yapısı kuru geldi. Tabii gençken yağlı cildim ve nemli göz altlarım sağolsun, yapısının kuru olması benim için hiç sorun olmuyordu...


Ben kapatıcılardan kopabildiğim anda, Nilgün'ün "porselen makyajın atası" olan Barbara Bort fondötenlere baktığını gördüm. Likit yapıda olsalar da oldukça kapatıcı ve buna karşın nemli bitiş veren bu fondötenler, günlük makyajda olmasa da, özel günlerde akılda bulunması gereken ürünlerden. Ve markada son olarak, SPF 15 içeren, tamamen doğal dudak balmını inceledik. Aslında elimde çok alm olmasa kesin alırdım; artık yaza saklıyorum hevesimi...


Sheida Cosmetics

Sheida Cosmetics bir Türk markası ve leke açıcı ürünleri ile iddialı! Snow White serisine ait ürünlerin oldukça etkili olduğu söyleniyor. Lekelerden muzdarip olmadığım için, ben daha çok anti-aging etkili serisi Endless Youth'a odaklandım. Bu seride de ilgimi en çok makyaj altına uygulanabilen düzeltici ve aydınlatıcı göz altı roll-onu Radiant Eye Serum çekti! Bitkisel bir kozmetik markası olan Sheida'nın bu serumunun içeriğini de gayet iyi buldum açıkçası... Renkli kozmetikte de eyeliner ve maskaralarıyla iddialı markanın MYscara isimli rimelini bu hafta içinde Instagram'da paylaştığımı ve paylaşımın 70binin üzerinde görüntülenme aldığını da görmüşsünüzdür belki! Ama o maskara bütün övgüleri hak ediyor. Ayrıca bir yazısını hazırlayacağım tabii ki, fakat, aşağıya o çok ilgi gören görseli eklemeden de edemiyorum! Bir de ponponlu şişesiyle acayip şeker bir ışıltılı pudrası vardı ki, tamamen al vitrine koy ürünü!



Cecile Beauty

Gelelim hepimizin sevdiği bir başka Türk markaıs olan Cecile'e. Sevgili Fatma Hanım bize o gün detaylıca yine tüm standı anlattı... ama ben çok ayrıntıya girmeyeceğim; çünkü, önümüzdeki hafta boyunca sizi diğer arkadaşlarımın Cecile yazıları bekliyor olacak (diyerek ufak bir tüyo vereyim). Ben standda önce çok sevdiğim fakat kırılıp tuz buz olan Jeju Pudramın renklerini inceledim. Ne yazık ki yalnızca 05 numarası ışıltılıymış. O yüzden bu pudra alınmak için gelecek yazı bekleyecek. Daha sonra Fatma Hanım bize Long Kisses rujların tüm renklerini gösterdi. 30 farklı rengi bulunan bu rujlar, benim en sevdiğim likit mat ruj formülasyonlarından birine sahip. Aklımda da 16-24 ve 7 numarası kaldı. Bir diğer bayıldığım ruju ise Kiss Me Matte ruju. 306 Desert Brown rengini çok severek kullandığım rujların 310 Milk Chocolate rengi de bir harikaymış. Diğer renkleri bana fazla parlak gelse de, bu iki renk koleksiyonumda olsun yeter, dedim!


Fatma Hanım bize özellikle kremsi kaş kitlerinden ve fırınlanmış teracota allıklarından bahsetti. Hele allıkların bir 07 numarası var kii.... nasıl güzel bir rose gold, swatchlarda görebilirsiniz! Son olarak da yeni çıkan mat diplinerını inceledik. Bu ara dipliner kullanmayı epey seviyorum; fakat bu bende çok kalıcı olmadı. 


Pino'dan ayrılırken, merak edip aldığımız bir kaç parça ürüne, Pino Cosmetics'in nazik hediyeleri de eklendi! Biz de hem mutlulukla, hem de elimiz kolumuz dolu dolu ayrılarak evimizin yolunu tuttuk.


Bu güzel gün için hem Nilgün'e, hem de mağazada bizi hiç yorulmadan ağırlayan Pino Cosmetics'e çok teşekkür ediyorum! 







Pino Cosmetics Pure+ Cocoon Peeling -İpek Kozası Peeling


3 Aralık 2016 Cumartesi

Sevgili Nilgün'ün davetiyle katıldığımız Pino Cosmetic etkinliğimizde bize verilen hediyelerden biri de benim daha önce başka markada gördüğüm ve çok da merak etmiş olduğum Pure+ Cocoon Peeling (İpek Kozası Peeling'i) idi. Hemen kullanmaya başladığım için artık yorumlama zamanım da geldi. Gerçi, ilk kullanımda bile etkisini anlamak mümkün!

%100 saf 12 kozadan oluşan Pure+ Cocoon Peeling, ipek böceğinin salgılarından kaynaklanan güçlü ipek proteinleri ve sericin içeriyor. İpek proteinlerinin tahrip olmuş bağ ve kemik dokularının onarımında kullanılabildiği düşünülürse, ne kadar etkili bir ürün olduğunu az çok tahmin edebiliriz sanırım. Pure+ da bu koza peelingiyle cildimizi beyazlatmayı, gözenekleri temizlemeyi, cildi nemlendirip yumuşatmayı vaad ediyor. Hatta, UV ışınlarına karşı koruduğu ve antioksidan etkisi olduğu da belirtilmiş.


Cilt temizliğiniz için 1 ila 4 adet kozayı önce ılık suyla yıkayıp, daha sonra elinizi yakmayacak sıcaklıkta suyla dolu bir kapta 3-5 dakika bekletiyorsunuz. Daha sonra parmaklarınıza taktığınız kozaları cildinizde nazikçe gezdirerek yüzeydeki ölü derileri atmış oluyorsunuz. Bana iki adet koza yeterli geliyor. Haftada 1 kez kullandığım bu peelingten sonra cildimin anında daha berrak göründüğünü ve çok daha düzgün bir dokuya sahip olduğunu belirtmeliyim.


Kozaları işiniz bittikten sonra yıkayıp kurutarak 2-3 kez daha kullanmanız mümkün. Beklettiğiniz suyu ise dökmemeniz, işlem bittikten sonra yüzünüzü bu suyla durulamanız ve kendi kendine kurumasını beklemeniz öneriliyor. Gerçekten de suya geçen koza maddeleri sayesinde bu su benim cildimi pamuk gibi yapıyor her seferinde. Üzerine sürdüğüm serumun etkisini tabir-i caizse "uzaya çıkarıyor" diyebilirim! Hiç böyle bir etki beklemediğim için inanılmaz şaşırdığımı da itiraf etmek zorundayım! 


Şu an bu peelingleri Pino Cosmetics'in web sayfasında göremiyorum; fakat, normal satış fiyatı 10 TL civarındaydı. Oldukça uygun, değil mi? Ben elimdeki kozaların ömrü dolunca koşarak gidip yeni bir paket almayı düşünüyorum. Siz de benim gibi tanecikli peelinglerden hoşlanmıyor, alternatif ürünler arıyorsanız, bir şans verebilirsiniz.

Mutlu Haftasonları!







Cecile Island of Gods Jeju Pudra (Mineral) -JP05


7 Kasım 2016 Pazartesi

Cecile ard arda yeni ve ilgi çekici ürünler çıkarmaya devam ediyor; bunlardan ikisi de, Instagram'da paylaştıkları anda dikkatimi çeken Island of Gods Jeju Pudrası ile ba özü içeren Super Volume Effect Mascara'sı. Ne şans ki, Pino Cosmetic etkinliğimizde Cecile bu iki ürünü de bize hediye etti ve deneme fırsatı buldum... 


Altın rengi ambalajlarında ikisi de çok şık görünen ürünleri vaatleri de kendileri gibi güzel... Cecile Beauty ürünlerinden daha önce de güzellik blogumda bahsetmiştim hatırlarsanız; son zamanlarda çıkardıkları tüm ürünler çok hoşuma gidiyor. Bu ikili de gidişatı bozmadı doğrusu. Bugün yalnızca Island of Gods Jeju Pudra blogun konuğu, yarın da maskara yorumlarım sizinle olacak.


Şık, altın renginde ve lüks hissettiren ambalajındaki Island of Gods Jeju Pudra, ismi kadar vaatleriyle de iddialı! İçerisindeki yosun ektsratları ve mineraller sayesinde cilde kaybettiği mineralleri geri kazandırmayı vaat ediyor. Yumuşak dokusu ve özel formülü sayesinde cilde kapatıcılık sağlayacağı belirtilen pudranın suya dayanıklı ve ıslak-kuru kullanıma uygun olduğu belirtilmiş.


Mineral pudra daha önce kullanmıştım; fakat sıkıştırılmış formda olup, bu kadar yumuşak olanını daha önce kullanmamıştım. Yapısı gerçekten çok ama çok yumuşak, sanki pigmentler böyle kar kürer gibi iki avucunuzla toparlayıp pana aktarmışsınız gibi duruyor ve dolayısıyla fırça/sünger değdiği anda tozlaşan bir yapıyla karşılaşıyorsunuz. Bu kadar tozlaşmayı dert etmezseniz (ben etmiyordum -neden -di'li geçmiş zaman, yazının sonunda açıklayacağım) oldukça yumuşak, ciltte katman katman durmayan, gerçekten güzel bir uygulama ile baş başa kalıyorsunuz. Süngerle uyguladığınızda oldukça kapatıcı, fırça ile uygularsanız ise daha hafif bir görünüm elde edebilirsiniz. Islak kullanıma da uygun deniliyor; fakat renginin bana bir tık koyu olması ve içindeki ışıltılar nedeniyle ben bu şekilde denemedim...


Işıltılardan bahsetmişken; evet, görsellerde de fark etmişsinizdir, oldukça ışıltılı bir ürün. Islak kullanımda nasıl bir sonuç verir hayal edemiyorum. Kuru kullanımda ise, yüze sürdüğünüzde korktuğunuz kadar sim bombası gibi görünmese de, güneş/ışık değen noktalarda kendilerini epey belli ediyor pırıltılar. Neyse ki iri ve kaba yapıda değil, ufak pırıltılar şeklinde olduğundan az sonra sahneye çıkacakmışsınız gibi de durmuyor. Ama çoğu kişiye bu kadar ışıltının fazla geleceğini düşünüyorum. Cecile keşke bu pudranın bir de mat versiyonunu yapsa...


Pudranın bendeki rengi JP05, 5 rengin en koyusu. Fakat yukarıda, bileğimde gördüğünüz gibi duruyor. Yani çok çok koyu değil; fırça ile hafifçe uygularsam cildimde çok sırıtmıyor. Hatta yazın bronz tenime tam uyacaktır bu renk. Ancak 1 ya da 2 numarası nasıl olur diye merak etmiyor da değilim. Aşağıdaki fotoğraflarda cildimde Rimmel #instaFlawless Renkli Makyaj Bazı üstüne Cecile Island of Gods Jeju Pudra JP05 var. Kapatıcı, vs. yok.


Şimdi gelelim bu pudrayla ilgili uyarıma... yapısı çok çok yumuşak olduğundan çok hassas ve çok kırılgan. Dün yanlışlıkla halının üstüne düşürdüm ve üstü hafifçe çatladı. Üstünün tozunu üfleyerek alamadığım için lavabonun içine hafifçe silkeleyeyim dedim; sonuç...


Evet yani artık güzelim pudram benimle değil :/ O yüzden, alırsanız çok dikkatli ve narin kullanmanızı öneririm. Ben yazın muhtemelen yenisini alacağım; o zaman çok dikkatli olmayı umuyorum. 

Cecile ürünlerine Ankara'da Pino Cosmetic'ten, Eve Shop'tan ve çeşitli parfümerilerden ulaşabilirsiniz; ya da online olarak CecileShop'tan (TIKTIK) satın alabilirsiniz. Bu pudranın normal satış fiyatı 44,95 TL; fakat şu an indirimle 31,50 TL'ye satılıyor. 

Mutlu haftalar!








© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı ✓

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.