2011 yılından beri blog yazıyorum; sanırım 2012 yılından beri de aktif olarak Instagram kullanıyorum. Artık ben tekrar etmekten, siz okumaktan sıkıldınız ama Instagram'da hiçbir zaman takipçi, beğeni, kaydet, görüntülenme vs. almadım. Kendim olarak büyüdüm. Ben olduğum için sevenler takip etmekten, kalpler bırakmaktan, yorum yapmaktan vazgeçmediler. Ta ki Instagram algoritmasını değiştirene kadar. Sonra işler çirkinleşti; herkes birbirini ezerek, en yakın arkadaşının hakkını yiyerek "timeline"da öne çıkmaya, "keşfet"e düşmeye çalıştı. Instagram buna mecbur kıldı tabii, ya "parasını verip" kitlenizi alacaktınız, ya da günde 8 saat elinizden telefon düşmeden önünüze geleni takip edip, "like"layıp Instagram'ın gönlünü hoş tutacaktınız. Hangisi daha üzücü bir tutum, karar veremiyorum. "Neden" olduğunu ise herkes biliyor; "değer mi" sorusunun yanıtı kişiye aittir; benim yanıtım şimdiye kadar anlaşılmıştır diye düşünüyorum.
Ben bunların hiçbirini yapmadım; Instagram da bana "küstü". Paylaşımlarımı akışa atmamaya başladı, takipçilerimi takipten çıkardı. "Prime time" denen zamanda bile fotoğraf paylaştığımda en fazla 1000-2000 kişiye gösterdi; görenler de sağolsun bir 💘 atmaktan erindiler. 7 sene samimiyetle 6000 küsür fotoğraf paylaştığım, güven kazanıp büyüttüğüm, 24bin kişiye ulaşmış (1 ay öncesine kadar 25bin idi; sağolsun Instagram insan koymauyor artık) @larcencielblog hesabım artık beni inanılmaz mutsuz etmeye başladı.
Nedendir, niçindir diye düşünmekten yoruldum; dedim ki, bana ne firma gönderisi, ne çok takipçi lazım! Bana muhabbet, eğlence lazım! Bana "yeni" bir şeyler lazım! Ve tuttum, @basakinsecimleri ni açtım! O kadar da iyi yapmışım ki...
Şu an 1000 kişiye bile ulaşmayan hesabımda öyle mutluyum ki! Paylaşımlarımı daha çok kişi görüyor (inanılmaz ama gerçek), her paylaşımın altında buluşuyor, konuşuyoruz. Daha samimi, daha neşeli, benim de kendimi çok daha rahat hissettiğim bir platform oldu! Yine de Instagram'a, bütün emeklerime bunu yaptığı için kızgınım, öyle bir şey varsa, hakkımı helal etmiyorum. Ha bir de, o düzene uyup da, başkalarının önüne ahlaki olmayan bir yolla geçmiş kim varsa, onlara da etmiyorum.
Firmalara, PR'lara ise hiçbir şey demiyorum; kendi sorunları. Ben bir ürünü alırken, "güvendiğim" biri mi paylaşmış, niçin beğenmiş, benim benzer bir amacım var mı, ona bakıyorum. Ama vahşi reklam dünyası; önemli olan içerik değil, 1 sn'de ürünün ne kadar çok kişi tarafından göründüğü. Bu kadar yüzeysel bir dünyada, derinlikli inceleme yazılarının ticari olarak itibar görmediği gerçeğini geç de olsa anladım neticede. Ama, ben ve diğer ticari olmayan arkadaşlarım sanal değil, gerçek dünyada kendimize, cildimize yatırım yapıyoruz, böyle daha mutluyuz!
Aslında sadece yeni hesabımı size duyuracaktım ama içimi dökesim varmış :) 6000 küsür fotoma kıyamayacağım için @larcencielblog hesabımı kapatmayacağım; bir de Instagram 10000 takipçi altına ve işletme hesabı değilseniz Story'ye link ekletmediği için, blog yazılarına daha kolay ulaşmanız adına yazıları oradan duyurmaya devam edeceğim. Artık hiçbir marka ile işbirliğim kalmadı gibi bir şey; ama eskiden bana iletilen ve henüz paylaşmadığım kalan bir kaç ürünü de hem oradan, hem de yeni hesabımdan paylaşacağım.
Takip etmek isterseniz, kapım açık :) Hepinizi seviyorum ve bugüne kadarki desteğiniz için teşekkür ediyorum!!!