instagram
instagram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çok "Takipçi"yi Değil, Mutlu Olmayı Seçtim: @basakinsecimleri 💁


4 Temmuz 2019 Perşembe

2011 yılından beri blog yazıyorum; sanırım 2012 yılından beri de aktif olarak Instagram kullanıyorum. Artık ben tekrar etmekten, siz okumaktan sıkıldınız ama Instagram'da hiçbir zaman takipçi, beğeni, kaydet, görüntülenme vs. almadım. Kendim olarak büyüdüm. Ben olduğum için sevenler takip etmekten, kalpler bırakmaktan, yorum yapmaktan vazgeçmediler. Ta ki Instagram algoritmasını değiştirene kadar. Sonra işler çirkinleşti; herkes birbirini ezerek, en yakın arkadaşının hakkını yiyerek "timeline"da öne çıkmaya, "keşfet"e düşmeye çalıştı. Instagram buna mecbur kıldı tabii, ya "parasını verip" kitlenizi alacaktınız, ya da günde 8 saat elinizden telefon düşmeden önünüze geleni takip edip, "like"layıp Instagram'ın gönlünü hoş tutacaktınız. Hangisi daha üzücü bir tutum, karar veremiyorum. "Neden" olduğunu ise herkes biliyor; "değer mi" sorusunun yanıtı kişiye aittir; benim yanıtım şimdiye kadar anlaşılmıştır diye düşünüyorum. 

Ben bunların hiçbirini yapmadım; Instagram da bana "küstü". Paylaşımlarımı akışa atmamaya başladı, takipçilerimi takipten çıkardı. "Prime time" denen zamanda bile fotoğraf paylaştığımda en fazla 1000-2000 kişiye gösterdi; görenler de sağolsun bir 💘 atmaktan erindiler. 7 sene samimiyetle 6000 küsür fotoğraf paylaştığım, güven kazanıp büyüttüğüm, 24bin kişiye ulaşmış (1 ay öncesine kadar 25bin idi; sağolsun Instagram insan koymauyor artık) @larcencielblog hesabım artık beni inanılmaz mutsuz etmeye başladı. 

Nedendir, niçindir diye düşünmekten yoruldum; dedim ki, bana ne firma gönderisi, ne çok takipçi lazım! Bana muhabbet, eğlence lazım! Bana "yeni" bir şeyler lazım! Ve tuttum, @basakinsecimleri ni açtım! O kadar da iyi yapmışım ki...


Şu an 1000 kişiye bile ulaşmayan hesabımda öyle mutluyum ki! Paylaşımlarımı daha çok kişi görüyor (inanılmaz ama gerçek), her paylaşımın altında buluşuyor, konuşuyoruz. Daha samimi, daha neşeli, benim de kendimi çok daha rahat hissettiğim bir platform oldu! Yine de Instagram'a, bütün emeklerime bunu yaptığı için kızgınım, öyle bir şey varsa, hakkımı helal etmiyorum. Ha bir de, o düzene uyup da, başkalarının önüne ahlaki olmayan bir yolla geçmiş kim varsa, onlara da etmiyorum. 

Firmalara, PR'lara ise hiçbir şey demiyorum; kendi sorunları. Ben bir ürünü alırken, "güvendiğim" biri mi paylaşmış, niçin beğenmiş, benim benzer bir amacım var mı, ona bakıyorum. Ama vahşi reklam dünyası; önemli olan içerik değil, 1 sn'de ürünün ne kadar çok kişi tarafından göründüğü. Bu kadar yüzeysel bir dünyada, derinlikli inceleme yazılarının ticari olarak itibar görmediği gerçeğini geç de olsa anladım neticede. Ama, ben ve diğer ticari olmayan arkadaşlarım sanal değil, gerçek dünyada kendimize, cildimize yatırım yapıyoruz, böyle daha mutluyuz!

Aslında sadece yeni hesabımı size duyuracaktım ama içimi dökesim varmış :) 6000 küsür fotoma kıyamayacağım için @larcencielblog hesabımı kapatmayacağım; bir de Instagram 10000 takipçi altına ve işletme hesabı değilseniz Story'ye link ekletmediği için, blog yazılarına daha kolay ulaşmanız adına yazıları oradan duyurmaya devam edeceğim. Artık hiçbir marka ile işbirliğim kalmadı gibi bir şey; ama eskiden bana iletilen ve henüz paylaşmadığım kalan bir kaç ürünü de hem oradan, hem de yeni hesabımdan paylaşacağım. 

Takip etmek isterseniz, kapım açık :) Hepinizi seviyorum ve bugüne kadarki desteğiniz için teşekkür ediyorum!!!








Neden Artık Düzenli Blog Yazmıyorum/Yazamıyorum?


17 Nisan 2018 Salı

Aslında çok nedeni var. Konuya bodoslama girdim; farkındayım. Bu sefer de böyle olsun dedim. Düzenli blog yazmak bir ara benim için çok büyük bir keyifti. Her hafta sonu, bir sonraki haftayı planlayıp, fotoğraflarını çekip, yazıların bir kısmını yazmak büyük haz veriyordu. Sonra Instagram çıktı. Hiçbir zaman Instagram ile blogu aynı kefeye koymadım; çünkü Google'da ürün aradığınızda burası çıkıyor, @larcencielblog değil. O nedenle buraya yazmaya devam ettim. Çoğunlukla gece uykumdan fedakarlık edip yazıları tamamladım; fotoğrafları editledim. Tabii ki Instagram trendleri, algoritmesi, instabloggerlar moralimi bozmadı değil; ama, aldırmadan devam etmeye çalıştım.

Son bir kaç aydır ise çok yorgunum. "Emeğimin karşılığı yok" gibi bıdı bıdı yapmayacağım; çünkü ben yazmayı sevdiğim ve yazmaktan keyif aldığım için bu blog var. Bu ara ise, yalnızca dinlenmek istiyorum. Eskiden çocuklar yatınca koşarak bilgisayarımı açıp tıkır tıkır yazılarımı yazardım; bir süredir TV'yi açıp 24 Kitchen'da yemek tarifleri izliyorum (ha, yapıyor muyum? hayır). 

Bazen cilt bakımımı ya da makyajımı yaparken "ya bunu blogda anlatmalıyım mutlaka" diyorum. Ama elim kolum kalkmıyor. Not alıyorum ben de, mutlaka bir gün özleyip yazarım diye düşünüyorum. Hatta belki yarına yazı da bulursunuz burada. Yani bu bir "bloga ara" yazısı değil de, neden eskisi gibi değilim yazısı. 

Tabii ki eskisi kadar keyif almamamın çok sebebi var. Sadece kendi bloglarına yorum yapıldığında dönüp sizin blogunuza yorum bırakanlar, okuduğum pek çok blogun artık ya hiçbir yerde karşıma çıkmayacak etkinlik ürünlerini yazması, ya da PR ürünleri hakkında hiçbir bilgi vermeden iki satır yazıp bırakması, Instagram'da link paylaşmazsam okunma oranının düşmesi... gerçek okuyucunun yorum yapmaması demiyorum; çünkü ben de genelde bilgiyi alıp orada bırakıyorum. Tıklanması bu noktada daha önemli benim için.  

Instagram ise gerçekten çekilmez bir hal aldı. Ne paylaşımlar ilgimi çekiyor, ne kendi hesabımın gidişatıyla ilgileniyorum. Zaten o kadar çok mesai harcamak lazım ki tutunmak için, kim için ne için yani? Hayatımızda bize vaktiyle keyif veren şeylerin evrildiği iğrenç halleri görmek üzücü. Para için, bedava iki ürün için, bakın ne çok kişi beni seviyor demek için girilen şekilleri takip etmek de fazlasıyla sıkıcı ve zaman kaybı.

Instagram demişken, blogger vs olmayan hesaplar canlı yayın yaptığı zaman ne paylaşıyorlar çok merak ediyordum. Bugün tesadüf birinin sonradan kaydına denk geldim. "Akşam ne yemek yapsak" falan diyordu, izleyenler de "ya çok tatlısınız" şeklinde mesajlar atıyorlardı. Bir an cidden inanasım gelmedi. Yani elimizde telefon mu yaşıyoruz gerçekten? O kişinin o canlı yayını yapmaya, diğerlerinin izlemeye ihtiyacı mı var? Ya da varsa da, niye? Zamanımızı neden daha yararlı bir şeylere harcamıyoruz mesela? Popüler olmak, birilerinin bizi görmesi, sevmesi, fotoğraflarımızı beğenmesi neden bu kadar önemli? Mesela neden insanlar "bu fotoğrafıma bi' like'ı çok göreceksiniz biliyorum ama..." diye post atar? Ben seni like'layınca hayatında ne değişiyor? Story'ye attığın son postunu görünce ne değişiyor? Telefonu bıraktığımız noktadaki hayatımızda sahip olduğumuz tatmini mi sorgulamalıyız acaba? Bence sorgulamalıyız. 

Bu arada, gerçekten bir yeri/bir ürünü tanıtmak, bir süreci anlatmak, bilgi vermek amaçlı canlı yayın yapanları ve story atanları tenzih ederim. Onları ben de keyifle izliyorum. Ama evde boş boş otururken "naber ya?" diye canlı yayın açan kişiler ve onları izleyen insanlar olması bana hala tuhaf geliyor, umarım her zaman da tuhaf gelir.

Galiba biraz da bu noktada soğudum bu blog/bloggerlık/instagram işlerinden. Bu demek değil ki sosyal medyayı hayatımdan çıkarmayı düşünüyorum. Aksine, ne Instagram hesabımı kapatmayı, ne de blogu bırakmayı istiyorum. Ama bu ikisini sağlıklı biçimde, olması gerektiği gibi "yalnızca bana keyif verecek" şekilde kullanmak istiyorum. Son zamanlarda da bunu yapıyorum aslında. Canımın istediğini paylaşıp, istemediğini paylaşmıyorum. Güzel bir şey paylaştığımda çok kişi görebilsin diye Instagram'ın pick saatlerinde paylaşma zorunluluğu çok yorucu mesela; onu da yapmayacağım artık. Çünkü yukarıda yazdığım gibi, ben o post için "paylaş" dediğim anda aslında beni mutlu eden şeyi tamamlamış oluyorum; bundan ötesi yalnızca "hırs". Gören görür, yapacak bir şey yok :) İşte yine bu noktada blog çok daha keyifli, çünkü yazdığım hiçbir şey kalabalık arasında kaybolup gitmiyor. Her zaman bulunup okunabilmek üzere sizi bekliyor.

Bu kadar uzun ve görselsiz (görseli sonradan ekledim; telefonumda fotoğraflara bakarken bu fotoğrafın her parçası ayrı hoşuma gitti çünkü) bir yazıyı okuyabilenleri gözlerinden öpüyor, bir ara yeniden görüşmek üzere esen kalın diyorum :)









Instagram Fotoğraflarınız için Gereken Her Şey Gearbest'te!


22 Şubat 2018 Perşembe

Her ne kadar artık Instagram'da "like" almak için göze hitap eden bir paylaşım yapmış olmak yeterli olmasa da (hatta çoğu zaman bunun tersi yeterli olsa da), siz de benim gibi Instagram'ı kendinizi mutlu etmek ve sizi takip edenlere güzel görseller sunabilmek için kullanıyorsanız, fotoğraflarınızı daha güzel çekebilmeniz ve daha şık arka planlar tasarlayabilmeniz için gereken her şeyi bulabileceğiniz bir siteden bahsedeceğim size: Gearbest!


Fotoğraf kalitesi bence instagram ya da blog fotoğrafları için en önemli konu. İstediğiniz aranjmanı yapın, ışığı ve renk dengesi iyi olmayan fotoğraflar okurların ya da takipçilerin gözüne güzel görünmüyor. Fotoğrafı kaliteli çekmenin ilk yolu, profesyonel fotoğraf makinesi edinmek ve ışığı/renkleri manuel ayarlayarak en kaliteli fotoğrafı çekmek tabii ki. Fakat bu makinelerin fiyatlarının ateş pahası olduğu düşünülürse, herkesin bütçesine uygun bir yol olmadığı da ortaya çıkıyor. İkinci seçenek ise cep telefonları. Yine bütçesi uygun olanlar iyi modellere yüksek fiyatlar ödeyebiliyor. Ama artık, harici telefon lensleriyle, ortalama modeldeki telefonunuzu fotoğraf stüdyosuna çevirmeniz mümkün!


Örneğin, yukarıdaki görseldeki lens setinde (APEXEL APL-DG7 7 inç 1 Cep Telefonu Kamera Lens Seti), özel çantasının içinde Iphone, Ipad ve Android telefonların %98'inde kullanabileceğiniz 0.36X Geniş + 2X Zoom + 0.63X Geniş + 15x Makro + 198 Derece Balıkgözü + CPL + Kaleidoscope lens mevcut. Hem çok yakın plan, hem uzak obje çekimini rahatlıkla yapabilir, efektli çekimlerde kullanabilirsiniz. Telefona klipsle tutturulan bu lensleri çantası sayesinde taşımak da çok kolay.


Daha kapsamlı bir set isterseniz de, içinde tripodu, selfie çubuğu ve uzaktan kumandası da bulunan 10'u 1 arada bir Mobil Fotoğraf Seti'ni tercih edebilirsiniz. Parlak Göz Merceği, Uzun Odaklı (Telefoto Objektif), Makro objektif, Geniş Açı-Mercek içeren setin performansını ürün adının üstüne tıkladığınızda açılan sayfadan görebilirsiniz. Açıkçası, ben de bu seti alacak gibi duruyorum...


Yanımda o kadar çok şey taşıyamam diyenler ise, bir önceki setin daha küçük boyutlusu olarak Topaul MSTK004 Telefon Lens Kiti'ni tercih edebilirler. Parlak Göz Merceği, Makro objektif, Geniş Açı-Mercek bulunan sette ayrıca selfie çubuğu, tripod, LED Flaş, USBN uzaktan kumanda ve kılıf da bulunuyor. Fiyatı da gayet uygun.

Fotoğraf çekmek için lenslerimizi ve kameralarımızı ayarladıktan sonra, arka plana yoğunlaşabiliriz artık. Benim bu ara dikkatimi ışıklar ve ışıklı panolar çekiyor. Yine Gearbest'te çok uygun fiyata, çok tatlı alternatifler var. Aşağıda görsellerini, ve görsel altlarına da isimleriyle satın alabileceğiniz linklerini sıralıyorum (sayfaya gitmek için görsel altındaki ürün adına tıklamanız yeterli).







Gearbest'te kargo ücretsiz ve sıklıkla güzel fırsatlar da oluyor (bakınız HOT PROMOTION bölümleri). Üstelik de diğer pek çok sitenin aksine Türkçe. Daha önce bir kazak ve cüzdan aldığım sitenin kargo ulaşma süresi yoğun dönemlerde 1 ayı biraz geçebiliyor. Sipariş verirken göz önünde bulundurmanızı öneririm. Ancak, gelen ürünlerin kalitesiyle ilgili olarak gayet memnun olduğumu da belirtmeliyim.

Umarım yazı Instagram ya da blog fotoğraflarınız için yardımcı olmuştur. Sevgiler!







Make Up Academy (MUA) Eyeshadow Palette -Heaven & Earth


10 Haziran 2015 Çarşamba

MUA'nın bu paletini Makeup Hints'de gördüğümden beri almak istiyor; fakat, gerçek fiyatına yakın mertebede (4 Sterlin = 4*4 = 16 TL) satan kimseyi bulamadığımdan, yurtdışından dönecek bir arkadaşımı bekliyordum. O arada tatlı Coffeeycup kendisinin de vaktiyle bu paleti satışa çıkardığını ama kimsenin almadığını söyledi. Çok az kullanılmış paleti, ederine yakın fiyatta bulunca hemen alıverdim.  


Palet, benim en sevdiğim tonlar olan toprak tonlarında 12 adet sedefli/ışıltılı fardan oluşuyor. Plastik ve pek sağlam olmayan bir ambalajı var. İçinde çift uçlu sünger aplikatör de mevcut; fakat, aynası yok. Sonda yazacağımı başta yazayım; içerik olarak hiç hoş değil; talc, sıvı parafin, petrolatum, paraben... ne ararsanız var.


Palette sıcak ve soğuk toprak tonları bir arada kullanılmış. Farlar biraz tozutuyor ve renk verme konusunda çok başarılı değil. Aurora'dan Cata-Comb'a uzanan soldan ilk altı far bana göre Heaven (cennet), Myan Dust ve Bedrock arasında kalan son altı far ise Earh (dünya, toprak). Bazsız performanslarını ve kalıcıklarını sevmedim. Bir de, 12 renk palet yaparken araya mat ve kullanışlı 2-3 renk ekleyemezler miydi, düşünüyor insan.

Soldan sağa: Aurora, Rift, Amazonian Bronze, Amber Dune, Babylon, Catacomb

Bana göre "Heaven/cennet" grubundaki renkler birbirini çok andırıyor. Göz kapağına uygulandığında renk biraz fark etse de, paletin bu tarafını hoş ama sıkıcı bulduğumu söylemeliyim. Yine de 4-5 gün boyunca sadece bu paleti kullanarak makyaj denemeleri gerçekleştirdim. Bu grupta favorilerim Amazonian Bronze ve Cata-comb. Her ikisi de şahane birer gülkurusu!

Soldan sağa: Bedrock, Golden Sand, Canyon, Valley, Tectonite, Myan Dust

Yine bana göre "Earth/Toprak" olan kısmın renkleri, ilk bölüme göre daha karakteristik ve şık. Duochrome, ışıltılı, ve sedefli farların bir karışımı olmuş. Favorilerim şüphesiz Valley, Myan Dust ve Tectonite. Özellikle yanar döner bir aydınlatıcı renk olan Myan Dust ve yoğun rengiyle Valley övgüyü hak ediyor.

Geçen hafta boyunca bu paleti makyajlarımda kullandım ve sizin için buraya 4 farklı makyajı ekledim.


Baz: Armani Eye&Brow -Auburn
Göz kapağına: Amazonian Bronze
Gözün dış kısmına ve göz altına: Valley
Aydınlatma (kaş ve göz pınarı): Myan Dustr

Baz: Armani Eye&Brow -Auburn
Göz kapağına: Cata-comb
Katlanır bölgeye: Tectonite 
Gözün dış kısmına ve göz altına: Bedrock (ıslak)
Aydınlatma (kaş ve göz pınarı): Myan Dust

Baz: Oriflame the One krem far -Rose Gold
Göz kapağına: Rift
Gözün dış kısmına ve göz altına: Valley
Aydınlatma (kaş ve göz pınarı): Myan Dust

(En havalı makyaj bu olacaktı; ama, Sephora Glitter bazın azizliğine uğradı...)
Baz: Sephora Glitter
Göz kapağına: Golden Sand
Göz kapağının yarısına kadar: Amazonian Bronze 
Gözün dış kısmına ve göz altına: Valley (ıslak)
Aydınlatma (kaş ve göz pınarı): Myan Dust

Toprak tonlu farlardan, kahverengilerden vazgeçemeyeceklerin çok seveceği bir palet olduğunu düşünüyorum. Ben beğendim; ama, dediğim gibi, bir kaç mat renk de olsaymış çok daha iyi olurmuş. Kısacası bana göre olmazsa olmaz bir palet değil; ama, uygun fiyata bulunursa neden alınmasın?

MUA ürünleri ülkemizda satılmıyor; ama, Instagram'daki hesaplardan takip edip satın almak mümkün. Yine de, gerçek fiyatını bilip alışveriş yapmakta da yarar var. Mutlu günler...







Instagram'da Ben: @basakvecinar


26 Eylül 2013 Perşembe

Bugünkü tembelliğimi de böyle kamufle etmiş olayım... Yarın yeni yazı gelecek, söz. 
O zamana kadar, Instagram'da en sevilen @basakvecinar fotoğraflarına göz atmak ister misiniz? 
Sevgiler!











© L'Arc-en-ciel
Maira Gall
L'Arc-en-ciel - ©

Blog Tasarımı

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması
5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.